Uzman Psikolojik Danışman Melek Hüsen: “Gerçek mutluluk, insanın iç dünyasıyla kurduğu dengede saklı”

Uğur Fm'de Radyo programcısı Hüseyin Özbek’in hazırlayıp sunduğu “Şehirde Hayat” programının bu haftaki bölümünde, Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Danışmanı Melek Hüsen konuk oldu. Programda modern insanın mutluluk arayışı, manevi psikoloji perspektifinden ele alınırken; birey, aile ve toplum arasındaki denge, düşünce alışkanlıkları, konfor algısı ve Ramazan ayının ruhsal etkileri kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Programın başlangıcında mesleki yolculuğunu anlatan Uzman Psikolojik Danışman Melek Hüsen, modern hayatın hızının insanı kendi iç dünyasından uzaklaştırabildiğini belirterek, psikolojiye yönelmesinde insanın anlam arayışını anlama isteğinin etkili olduğunu ifade etti. Uzman Psikolojik Danışman Hüsen, insanların çoğu zaman dış dünyaya odaklandığını, ancak asıl belirleyici olanın iç dünyadaki denge olduğunu vurguladı.

“Mutluluk sahip olmak değil, anlam bulmaktır”

Programın ana temasını oluşturan mutluluk kavramına değinen Uzman Psikolojik Danışman Melek Hüsen, günümüzde mutluluğun çoğu zaman başarı, haz ve sahip olmakla eş anlamlı düşünüldüğünü ancak bunun kalıcı bir iç huzur sağlamadığını söyledi. Gerçek mutluluğun insanın kendisiyle, değerleriyle ve hayatın anlamıyla kurduğu bağdan doğduğunu belirten Uzman Psikolojik Danışman Hüsen, “İnsan her şeye sahip olabilir ama iç huzuru yoksa mutlu hissetmeyebilir. Çünkü mutluluk sadece dış koşullarla değil, insanın içsel dengesiyle ilgilidir” dedi.

Manevi psikoloji perspektifinden insanın sadece biyolojik ve psikolojik bir varlık olmadığını belirten Melek Hüsen, insanın aynı zamanda anlam arayan bir varlık olduğuna dikkat çekti. Bu nedenle kalıcı mutluluğun, insanın kendini tanıması ve hayatına anlam katmasıyla mümkün olduğunu ifade etti.

“Kalıcı huzur, bakış açısının değişmesiyle mümkün”

Programda sıkça dile getirilen “daimi mutluluk mümkün mü?” sorusunu da değerlendiren Melek Hüsen, mutluluğun sürekli bir neşe hali olmadığını, ancak kalıcı bir iç huzurun mümkün olduğunu söyledi. Bunun ise insanın düşünce alışkanlıklarını ve olaylara bakış açısını değiştirmesiyle mümkün olabileceğini belirtti.

Günümüzde sıkça kullanılan “anı yaşamak” kavramına da değinen Melek Hüsen, bunun yüzeysel bir haz arayışı olarak anlaşılmaması gerektiğini vurguladı. Gerçek anlamda anı yaşamanın, farkındalıkla ve bilinçli bir şekilde hayatın içinde bulunmak anlamına geldiğini ifade etti.

Aile huzuru, toplumsal huzurun temelidir

Programda birey, aile ve toplum arasındaki ilişkiye de dikkat çekildi. Melek Hüsen, bireyin iç huzurunun aileye, ailedeki huzurun ise topluma yansıdığını belirterek, sağlıklı bir toplumun temelinin sağlıklı bireyler ve ailelerden geçtiğini söyledi.

Modern çağda konfor arttıkça mutluluğun da artacağı yönündeki yaygın inanışa değinen Melek Hüsen, konforun tek başına mutluluk getirmediğini ifade ederek, “İnsan ruhu sadece konforla tatmin olmaz. Anlam, aidiyet ve değer duygusu, mutluluğun vazgeçilmez unsurlarıdır” dedi.

Servet Kuş Oda Başkanlığına Aday
Servet Kuş Oda Başkanlığına Aday
İçeriği Görüntüle

Ramazan ayı ruhsal denge için bir fırsat

Ramazan ayının manevi ve psikolojik etkilerine de değinilen programda Melek Hüsen, orucun sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal bir arınma süreci olduğunu ifade etti. Bu dönemin insanın kendini gözden geçirmesi, iç dünyasını güçlendirmesi ve farkındalığını artırması için önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.

Program boyunca ayrıca aile danışmanlığı süreçleri, insanların en çok hangi konularda destek aradığı, müziğin ruh sağlığı üzerindeki etkileri, ekran bağımlılığı, kitap okuma alışkanlıkları ve modern yaşamın psikolojik yansımaları da ele alındı.

Dinleyicilerden yoğun ilgi gören programda, mutluluğun dış koşullardan çok insanın iç dünyasıyla ilgili olduğu mesajı öne çıkarken, manevi ve psikolojik dengenin bireysel ve toplumsal huzur için temel bir unsur olduğu vurgulandı.