Uşak’ta faaliyet gösteren Murat Dağı Yok Olmasın Platformu, çevre mücadelesi kapsamında tutuklanan Esra Işık’a destek vermek ve bölgedeki madencilik faaliyetlerine dikkat çekmek amacıyla Atatürk Anıtı önünde basın açıklaması yaptı. Platform üyeleri, Uşak başta olmak üzere çevre illerdeki tarım alanları, su kaynakları ve ormanların madenciliğe açılmaması çağrısında bulundu.
Platform sözcüsü Funda Öz Akcura, açıklamasında Murat Dağı üzerindeki madencilik baskısına dikkat çekerek, bölgede üç ayrı maden şirketinin beklediğini belirtti. Akcura, söz konusu şirketlerden ikisinin altın, birinin ise nikel madenciliği için girişim hazırlığında olduğunu ifade etti.
Açıklamada, Akbelen Ormanı’nda yürütülen çevre mücadelesi sırasında gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Esra Işık’ın durumuna da değinildi. Platform üyeleri, “Esra yalnız değildir” mesajı vererek Işık’ın serbest bırakılmasını talep etti.
Funda Öz Akcura, Esra Işık’ın tutuklanmasının arkasında madencilik ve enerji projeleri olduğunu öne sürerek, acele kamulaştırma uygulamalarını eleştirdi. Köylülerin yaşadığı mağduriyetlere dikkat çeken Akcura, “Bir maden şirketi istediği için insanların köylerine el konuluyor, zeytinliklerini terk etmeleri isteniyor. Esra mahkemedeyken evine girilerek eşyalarına değer biçildi” dedi.
Yeni maden düzenlemelerinin risklerine de işaret eden Akcura, Uşak’taki Kışladağ Altın Madeni üzerinden örnek verdi. Mevcut yasal düzenlemelerin, maden sahalarının genişletilmesine imkân tanıdığını belirten Akcura, benzer bir durumun Murat Dağı için de geçerli olabileceğini dile getirdi.
Akcura, “Eğer bu yasa iptal edilmezse, şirketler belirli köyleri talep edebilir ve bir kararnameyle insanlar yerlerinden edilebilir. Murat Dağı’nın tamamı madenciliğe açılabilir” uyarısında bulundu.
Platform, taleplerini “Esra Işık’ın derhal serbest bırakılması, maden yasasının iptal edilmesi ve acele kamulaştırma yetkisinin kaldırılması” şeklinde sıraladı. Açıklamada ayrıca, köylülerin toprak, su ve üretim haklarının korunmasının, toplumun gıda güvenliği açısından da hayati önemde olduğu vurgulandı.



