Uşak’ın doğasına, suyuna ve toprağına sahip çıkmak amacıyla uzun süredir çalışmalar yürüten Prof. Dr. Barış Metin, Funda Öz Akçura ve Ümit Alp, Yaşamışlar Köyü’nde vatandaşlarla bir araya geldi. Köy kahvesinde gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısına çevre köy muhtarları ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Toplantıda, bölgede kurulması planlanan altın madeni işletmesinin doğa, tarım ve su kaynakları üzerindeki olası etkileri ele alındı. Katılımcılar, özellikle Murat Dağı ve çevresinin yalnızca Uşak için değil, Gediz ve Büyük Menderes havzaları açısından da hayati öneme sahip olduğuna dikkat çekti.
Prof. Dr. Barış Metin, Funda Öz Akçura ve Ümit Alp tarafından yapılan kapsamlı sunumlarda, madencilik faaliyetlerinin tarım alanları, meralar, yaylalar, ormanlık bölgeler ve su kaynakları üzerinde oluşturabileceği riskler değerlendirildi. Bölge halkı ise geçim kaynaklarının büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayandığını belirterek, doğanın korunmasının aynı zamanda yaşamın korunması anlamına geldiğini ifade etti.

Toplantıda “Murat Dağı su ve yaşam kaynağımızdır, altından değerlidir” mesajı öne çıktı. Vatandaşlar, içme ve sulama suyu kaynaklarının korunmasının yalnızca köyler için değil, tüm bölgenin geleceği açısından kritik olduğuna vurgu yaptı.
Bölgenin; ormanlar, göletler, akarsular ve doğal yaşam alanlarıyla eşsiz bir ekosistem barındırdığı belirtilirken, olası madencilik faaliyetlerinin geniş bir coğrafyada çevresel etkiler oluşturabileceği kaydedildi. Özellikle Gediz ve Menderes nehirlerini besleyen su kaynaklarının zarar görmesinin, uzun vadede ciddi sonuçlar doğurabileceği dile getirildi.

Köylüler ve çevre yerleşimlerden gelen vatandaşlar, doğanın kısa vadeli ekonomik kazanç uğruna feda edilmemesi gerektiğini belirterek, yaşam alanlarını koruma konusunda ortak hareket edeceklerini ifade etti. Yaşamışlar Köyü’nde başlayan bilgilendirme toplantılarının önümüzdeki günlerde çevre köylerde de devam edeceği öğrenildi.
Toplantının sonunda yapılan ortak değerlendirmede ise doğa, su kaynakları ve insan sağlığının korunmasının toplumsal bir sorumluluk olduğu vurgulanarak, gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakmanın önemine dikkat çekildi.





