Uşak Belediyesi’nin son dönemde şehir merkezinde uyguladığı yoğun dekoratif aydınlatma çalışmaları, ilk bakışta dikkat çekici bir görüntü oluştursa da; çevre, kent estetiği, enerji tüketimi ve ağaç sağlığı açısından ciddi tartışmaları beraberinde getiriyor.
Şehir genelinde OEDAŞ tarafından sürdürülen sokak aydınlatmalarının led armatürlere dönüştürülmesinin ardından, Uşak Belediyesinin de Atapark içerisinde yaklaşık 100 metrelik bir yürüyüş hattında uygulanan ağaçların dallarına asılarak yapılan aydınlatmalar, başlangıçta sınırlı ve lokal kullanımı nedeniyle şehir estetiğine farklı bir hava katmıştı. Ancak daha sonra uygulamanın parkın neredeyse tamamına, yürüyüş yollarına ve çevredeki ağaçlara yayılmasıyla birlikte ortaya çıkan yoğun ışık kullanımı, ilk oluşturduğu özel atmosferi de büyük ölçüde ortadan kaldırdı.
Uzmanlara göre kent aydınlatmalarında estetik etki; her alanı aynı yoğunlukta ışığa boğmakla değil, belirli noktalarda yapılan ölçülü ve dikkat çekici uygulamalarla sağlanabiliyor. Bir zamanlar “ışıklı sokak” havası oluşturan bölgesel uygulamalar, bugün parkın tamamının panayır alanı gibi sürekli aydınlatılması nedeniyle sıradanlaşmış durumda.
Daha da önemlisi, bu sistemlerin uygulanış biçimi doğrudan ağaçlara zarar veriyor.
Ağaç Gövdelerine Çakılan Vidalar ve Teller Risk Oluşturuyor
Atapark içerisindeki birçok ağacın gövdesine teller bağlandığı, dallarına kablolar sarıldığı ve “wallvasher” olarak adlandırılan bu tür dekoratif aydınlatmalar için gövdelere çok sayıda büyük vida ve çivi çakıldığı, toprağın altına elektrik kabloları yerleştirildiği görülüyor. Benzer uygulamalar şehir genelindeki sedir, ladin ve diğer iğne yapraklı ağaçlarda da yapılıyor.
Oysa ormancılık ve bitki sağlığı uzmanları; ağaç gövdelerine çivi ve vida saplanmasının, özellikle genç ağaçlarda ciddi zarar oluşturabileceğini belirtiyor. Ağacın kabuk altında bulunan kambiyum tabakası, su ve besin iletimini sağlayan hayati bölgedir. Çivi ve vidalar bu dokuyu zedeleyerek mantar, böcek ve çürüme riskini artırabiliyor.
Özellikle ladin ve sedir gibi reçineli türlerde gövde yaralanmaları uzun vadede gelişim bozukluklarına, dal kurumalarına ve yapısal zayıflığa yol açabiliyor. Ağaca bağlanan tellerin zamanla gövdeyi sıkıştırması ise halk arasında “ağacın boğulması” olarak bilinen ciddi deformasyonlara neden olabiliyor.
Sürekli Yapay Işık Ağaçların Doğal Döngüsünü Bozuyor
Kent genelinde yapılan uygulamalarda yalnızca gövdeler değil, ağaç dipleri de güçlü projektörlerle sürekli aydınlatılıyor. Uzmanlara göre ağaçların gece boyunca yoğun yapay ışığa maruz bırakılması da önemli bir çevresel sorun.
Ağaçlar, gece karanlığına göre dinlenme, büyüme ve mevsimsel hazırlık süreçlerini düzenliyor. Sürekli ışık altında kalan ağaçlarda biyolojik ritim bozulabiliyor; kışa hazırlık gecikebiliyor, zamansız sürgün oluşumu görülebiliyor ve don dayanıklılığı azalabiliyor.
Ayrıca yoğun ışık böcek popülasyonunu artırırken, ekolojik dengeyi de olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle sıcak beyaz ve güçlü LED sistemlerinin tüm gece boyunca açık kalması; yalnızca ağaçları değil, kuşları ve gece yaşayan canlıları da etkiliyor.
Elektrik Tüketimi ve Belediyeye Ek Maliyet
Uşak’ta yalnızca Atapark değil; İsmet Paşa Caddesi, Şeref Caddesi, İbrahim Tahtakılıç Caddesi, Nuri Şeker Caddesi ve Zübeyde Hanım Caddesi gibi birçok güzergah ve parklarda benzer uygulamaların yaygınlaştığı görülüyor. TEDAŞ tarafından kurulan güçlü LED sokak aydınlatmaları zaten geceleri büyük ölçüde gündüze çevirirken, buna ek olarak yapılan dekoratif sistemler enerji tüketimini daha da artırıyor.
Açık kaynaklarda yer alan verilere göre dekoratif dış mekân LED projektörleri ortalama 20 ila 100 watt arasında elektrik tüketiyor. Yüzlerce armatürün gece boyunca ortalama 10-12 saat çalıştırılması durumunda, aylık tüketim on binlerce kilowatt saate ulaşabiliyor.
Örneğin yalnızca 300 adet 50 watt’lık dekoratif aydınlatmanın gecelik 12 saat çalıştırılması halinde:
• Saatlik tüketim: 15 kW
• Gecelik tüketim: 180 kWh
• Aylık tüketim: yaklaşık 5.400 kWh
• Yıllık tüketim: yaklaşık 64.800 kWh
Türkiye’de ticari elektrik birim fiyatları dikkate alındığında bunun belediye bütçesine yılda yüz binlerce liralık ek maliyet oluşturabileceği değerlendiriliyor. Üstelik bu rakamlar yalnızca sınırlı sayıdaki dekoratif armatür hesabına dayanıyor. Şehir genelindeki toplam uygulamanın maliyeti çok daha yüksek olabilir.
Vatandaşlar bu aydınlatma çılgınlığının nereye kadar gideceğini soruyor
Şehir estetiği; her ağacı, her caddeyi ve her parkı yoğun ışık altında bırakmak anlamına gelmiyor. Dünyadaki modern kent tasarım anlayışında öne çıkan yaklaşım; doğayı koruyan, enerji tasarrufu sağlayan ve belirli bölgelerde sınırlı vurgu yapan aydınlatma sistemleri.
Uşak Belediyesi’nin, ağaçlara zarar veren montaj yöntemlerinden vazgeçmesi; çivi, vida ve sıkı tel uygulamalarını sonlandırması; zaman ayarlı, düşük yoğunluklu ve çevre dostu sistemlere yönelmesi gerektiği ifade ediliyor.
Uygulamadan rahatsızlık duyan Uşaklı vatandaşlar da kentlerin güzelliği yalnızca daha fazla ışıkta değil; ölçülü kullanımda, doğal dokunun ve estetik dengenin korunmasıyla ortaya çıkacağını belirterek, aydınlatma çılgınlığının nerede sona ereceğini merakla beklediklerini, Belediye Başkan Vekili Hatice Terekeci Özkan'ın konuya müdahale etmesi gerektiğini ifade ediyorlar.