TEMA Vakfı Uşak İl Temsilcisi Prof. Dr. Barış Metin, tarım, mera ve hayvancılığın stratejik önemine dikkat çekerek yaptığı açıklamada, Uşak özelinde sürdürülebilir üretim ve çevre yönetimi konusunda çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Metin, “Meralarımız, tarım alanlarımız ve hayvancılığımız; bir ülkenin geleceğini şekillendiren ana geçim ve üretim sektörleridir” diyerek gıda güvenliğinin doğrudan toprakla ilişkili olduğunu vurguladı.
Uşak’ta tarım ve mera gerçeği
Türkiye genelinde yaklaşık 23 milyon hektar tarım arazisi ve 14 milyon hektar mera alanı bulunduğuna dikkat çeken Metin, son yıllarda bu alanların amaç dışı kullanım nedeniyle daraldığını ifade etti. Uşak ölçeğinde ise yaklaşık 240 bin hektar tarım arazisi ve 90 bin hektar civarında mera alanı bulunduğunu belirten Metin, özellikle küçükbaş hayvancılık açısından meraların kritik rol oynadığını söyledi.
Uşak’ta öne çıkan üretim kalemleri arasında buğday, arpa, şeker pancarı ve haşhaş yer alırken, ilin hayvancılık kapasitesinin büyük ölçüde mera varlığına bağlı olduğuna işaret eden Metin, şu uyarıyı yaptı:
“Meraların daralması ya da verimsizleşmesi, doğrudan yem maliyetlerini artırır. Bu da üreticinin rekabet gücünü zayıflatır ve tüketiciye pahalı gıda olarak yansır.”
Sanayi–tarım dengesi hayati önemde
Uşak’ta özellikle tekstil ve geri dönüşüm sanayisinin geliştiğini hatırlatan Metin, sanayi yatırımlarının plansız büyümesi halinde tarım alanları üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Verimli ovaların ve su kaynaklarının korunmasının altını çizen Metin, “Sanayi kuruluşları, tarım ve mera alanlarıyla uyum içinde planlanmalıdır. Aksi halde kısa vadeli kazançlar uğruna uzun vadeli kayıplar kaçınılmaz olur” dedi.
Uzmanlara göre yanlış arazi kullanımı; toprak organik maddesinin azalmasına, erozyona ve yer altı su seviyelerinde düşüşe yol açıyor. Bu durum ise birkaç yıl içinde verim kaybını yüzde 20–30 seviyelerine kadar çıkarabiliyor.
Atık yönetimi tarımı doğrudan etkiliyor
Prof. Dr. Metin, açıklamasında atık yönetimi konusuna da geniş yer verdi. Uşak’ta özellikle sanayi ve evsel atıkların kontrolsüz bırakılmasının tarım arazilerini tehdit ettiğini belirterek şu bilgileri paylaştı:
Türkiye’de yılda yaklaşık 30 milyon ton evsel atık üretiliyor
Bunun yalnızca %12-15’i geri dönüştürülebiliyor
Geri kalan büyük kısmı depolama alanlarına gidiyor ya da çevreye karışıyor
Uşak gibi sanayi ve geri dönüşüm faaliyetlerinin yoğun olduğu şehirlerde bu oranın daha kritik hale geldiğini vurgulayan Metin, kontrolsüz atıkların toprak ve yer altı sularında ağır metal birikimine neden olabileceğini ifade etti.
“Gerçek güç doğayla dengede”
Metin açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Çöp ve atık yönetimi en az üretim kadar ciddiyetle ele alınmalıdır. Gelişigüzel bırakılan atıklar doğayı tahrip ederken tarım ve hayvancılığı da doğrudan olumsuz etkiler. Artık dünyanın kaynaklarını tüketerek değil, doğa ile uyum içinde yaşayarak ilerlemek zorundayız. Gerçek güç; toprağı koruyan, üretimi sürdüren ve doğayla dengeli bir yaşam kurabilen toplumların elinde olacaktır.”
Uzmanlardan çözüm önerileri:
Uzmanlar, Uşak için çözümün üç temel başlıkta toplandığını belirtiyor:
Mera ıslah projelerinin artırılması ve kaçak kullanımın önlenmesi
Tarım arazilerinin imara açılmasının sınırlandırılması
Yerel ölçekte güçlü bir geri dönüşüm ve atık ayrıştırma altyapısının kurulması
Tüm bu adımların hayata geçirilmesi halinde Uşak’ın hem tarım hem de sanayi alanında sürdürülebilir bir model şehir olabileceği ifade ediliyor.




