Şehirde Hayat programının sunucusu Hüseyin Özbek, günümüz savaşlarının yalnızca insan hayatlarını değil, insanlığın ortak kültürel ve medeniyet birikimini de hedef aldığına dikkat çekti.
Dünyanın pek çok coğrafyasında alevlenen çatışmalar ve savaşlar, sivil kayıpların yanı sıra binlerce yıllık kültür ve medeniyet mirasını da yerle bir ediyor. Şehirde Hayat programında bu gerçeğe dikkat çeken sunucu Hüseyin Özbek, yaşananların rastlantısal değil, bilinçli bir yıkım politikasının parçası olduğunu vurguladı.
Özbek, Bosna Savaşı'nı hatırlatarak, "Önce camiler, ardından kütüphaneler topçu atışlarıyla yerle bir edildi" dedi ve bu tahribatın kültürel mirası hedef alan sistematik bir stratejiyi yansıttığını ifade etti.
Mezopotamya'dan Günümüze: Medeniyet Coğrafyası Ateş Altında
Ortadoğu'nun üç büyük dinin ve insanlık tarihinin beşiği olduğunu vurgulayan Özbek, Mezopotamya'nın medeniyetin yeşerdiği, geliştiği ve dünyaya yayıldığı kadim bir coğrafya olduğunu hatırlattı. İran ve Suriye başta olmak üzere bölgenin sayısız kültür ve sanat hazinesi barındırdığını sözlerine ekledi.
Özbek'e göre bugün bu coğrafyaya İsrail ve ABD tarafından yağdırılan bombalar yalnızca askeri hedefleri değil, UNESCO güvencesi altındaki eserleri, tarihi yapıları ve kültürel mirası da tahrip ediyor. "Bomba ayırt etmiyor" diyen Özbek, şu çarpıcı tespiti dile getirdi:
"O bomba atıldığında sadece askeri hedefler yok olmuyor. Aynı zamanda o bölgedeki kültür ve medeniyet eserleri de yok ediliyor. Bilinçli olarak bu coğrafyadaki medeniyetin kökü kazınmaya çalışılıyor."
Emperyalizmin Gizli Hedefi: Kökleri Koparmak
Hüseyin Özbek, savaşların arka planında yalnızca askeri ve siyasi hesapların değil, toplumların tarihsel hafızasını silmeye yönelik derin bir stratejinin yattığını savundu. Kapitalizm ve emperyalizmin iç içe geçtiği bu düzende savaşların hiç durmaksızın sürdüğü bir coğrafyada yaşadıklarını hatırlatan Özbek, "Bu kavramları unutmayalım, okuyalım, araştıralım" çağrısında bulundu.
Özbek ayrıca günümüz dünyasında insanlığın hâlâ özgürlük, adalet, eşitlik ve kardeşlik ideallerini gerçeğe dönüştüremediğini, güçlünün değil haklının kazandığı bir dünya özleminin ise insanlığın ortak hayali olmayı sürdürdüğünü de sözlerine ekledi.
Radyo: Özgürlüğün Sesi
Savaş ve çatışma ortamında sözün ve düşüncenin önemine ayrıca vurgu yapan Özbek, radyonun bu bağlamda toplumlar için kritik bir özgürlük alanı oluşturduğunu belirtti. "Radyo yalnızca bir eğlence aracı değil, aynı zamanda özgürlüğün de sesidir" diyen Özbek, insanların birbirini dinleyebildiği, fikirlerin özgürce dolaşabildiği bu alanların korunması ve güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Ramazan ayının son günlerine girildiği bu dönemde yaklaşan bayramın tüm dünyada barışa vesile olmasını dileyen Şehirde Hayat programının yapımcı ve sunucusu Hüseyin Özbek, "Silahların sustuğu, çocukların korkmadan oynayabildiği, insanların birbirine kardeş gözüyle bakabildiği bir dünya hepimizin ortak duasıdır" diyerek sözlerini noktaladı.





