Uşak Millet Bahçesi’ne cami yapılması tartışmaları devam ederken, Uşak Belediye Başkan Yardımcısı ve eski Mimarlar Odası Başkanı Çağlar Samancı da tartışmaya katıldı.

Samancı, Uğur Medya’da 15 Eylül’de yayımlanan “Mesele Cami Değil, Mesele Millet Bahçesi” başlıklı köşe yazısının sosyal medya paylaşımına yaptığı yorumla, Millet Bahçesi’nin geçmişten bugüne uzanan planlama sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çağlar Samancı YorumSöz konusu köşe yazısında, 2014 seçimleri öncesinde kamuoyuna “Kentpark” olarak anlatılan projenin şehir merkezinde geniş bir yeşil alan oluşturacağı beklentisi yarattığı, bugün ortaya çıkan Millet Bahçesi'nin ise ağırlıklı olarak taş ve sert zeminlerden oluştuğu eleştirisi dile getirilmişti. Yazıda ayrıca tartışmanın “cami yapılsın mı, yapılmasın mı?” noktasından ziyade, yeni bir camiye ihtiyaç olup olmadığı ve Millet Bahçesi'nin bunun için doğru yer olup olmadığı üzerinden yürütülmesi gerektiği savunulmuştu.

Samancı: “Kentpark Projesiyle Seçildikten Sonra Köklü Okullar Yıkıldı”

Çağlar Samancı ise yanıtında tartışmayı projenin daha eski dönemlerine taşıdı. Seçim döneminde Kentpark görsellerinin kamuoyuna sunulduğunu hatırlatan Samancı; Uşak Lisesi, Besim Atalay Lisesi ve Kız Meslek Lisesi'nin bulunduğu alanların projeye dahil edildiğini belirtti.

Samancı, dönemin projesinde alanın ortasına tabanda yaklaşık 3 bin metrekareye ulaşan, 5 bin kişi kapasiteli bir cami planlandığını ve projesinin çizdirildiğini öne sürdü. Ancak söz konusu planın kamuoyundan gelen tepkiler sonrasında hayata geçirilmediğini ifade etti.

Mesele Cami Değil, Mesele Millet Bahçesi
Makale: Mesele Cami Değil, Mesele Millet Bahçesi
İçeriği Görüntüle

Tepkilerin siyasi görüş ayrımı olmaksızın Uşak'ın farklı kesimlerinden geldiğini belirten Samancı, eleştirilerin özellikle eğitim yapılarının yıkılmasının ardından yeşil alan olması beklenen bölgede büyük ölçekli yeni bir yapı oluşturulması üzerinde yoğunlaştığını savundu.

“Kente 5 Bin Kişilik Cami Lazımsa Yapmak Gereklidir; Ancak Yeri Bu Alan mıdır?”

Samancı, açıklamasında cami ihtiyacı ile caminin yapılacağı yerin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“Kente 5 bin kişilik cami lazımsa onu da yapmak gereklidir” diyen Samancı, asıl tartışılması gereken konunun böyle bir yapıya gerçekten ihtiyaç bulunup bulunmadığı ve ihtiyaç varsa doğru yerin Millet Bahçesi olup olmadığı olduğunu ifade etti.

Bu noktada Samancı'nın yaklaşımı, köşe yazısında dile getirilen “Önce ihtiyacı konuşalım, sonra yerini” görüşüyle de kesişti. Yazıda da yeni bir ibadethane ihtiyacının verilerle ortaya konulması ve yer seçiminin şehir plancıları, mimarlar ve ilgili kurumlarla değerlendirilmesi gerektiği savunulmuştu.

Türkiye’de Eşi Benzeri Yok: İçinde Oturacak Tek Bir Bankın Bile Olmadığı Park
Türkiye’de Eşi Benzeri Yok: İçinde Oturacak Tek Bir Bankın Bile Olmadığı Park
İçeriği Görüntüle

Samancı’dan Mevcut Millet Bahçesi'ne de Sert Eleştiri

Çağlar Samancı yalnızca geçmişteki cami projesini değil, Millet Bahçesi'nin bugün ortaya çıkan halini de eleştirdi.

Yaklaşık 90 bin metrekarelik alanın önemli bölümünün “yeraltı otopark üstü beton” bir alana dönüştüğünü savunan Samancı, çevresinin duvar ve korkuluklarla çevrildiğini, alanın yeterince kullanılmadığını ve yeşil dokudan yoksun kaldığını ifade etti.

Samancı, bu sonucun ortaya çıkmasında yalnızca projeyi hazırlayanların değil, projeyi onaylayan yerel yöneticiler ile süreçte sesini yükseltmeyenlerin de sorumluluğu bulunduğunu ileri sürdü.

“Katılımcı Planlama Yapmazsanız Sonuç Bu Şekilde Olur”

Eski Mimarlar Odası Başkanı da olan Samancı, açıklamasının sonunda şehir planlamasında katılımcılığa dikkat çekti.

Millet Bahçesi gibi Uşak'ın merkezindeki değerli bir alanın nasıl kullanılacağı konusunda halkın, sivil toplum kuruluşlarının ve meslek odalarının görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini belirten Samancı, eleştirilerin görmezden gelindiği bir planlama anlayışının benzer sonuçlar doğuracağını savundu.

Samancı,

“Bu kadar kıymetli bir alanın kente kazandırılması mümkünken halkın tepkisini, sivil toplum kuruluşlarını ve muhaliflerin eleştirilerini yok sayıp katılımcı bir planlama yapmazsanız sonuç bu şekilde olmaya devam eder”

ifadelerini kullandı.