Uşak’ın kırsal yerleşimlerinden Bağbaşı köyünde planlanan Güneş Enerji Santrali (GES) projesi, köylüler ile proje sahibi şirket arasında gerilime yol açtı. Mevne Enerji Anonim Şirketi tarafından hayata geçirilmek istenen proje için düzenlenmesi planlanan “Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılım Toplantısı”, yoğun itirazlar nedeniyle yapılamadı. Sahadan izlenimlerini aktaran Uğur TV ekipleri, köy meydanında yaşanan tartışmaları ve köylülerin tepkilerini yerinde görüntüledi.
Toplantı yapılamadı, tutanak tartışması yaşandı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı İl Müdürlüğü tarafından organize edilen toplantının saat 14.30’da yapılacağı duyurulmuştu. Ancak köylülerin yoğun katılımıyla başlayan süreç, toplantının fiilen gerçekleştirilememesiyle sonuçlandı. Güvenlik amacıyla bölgede jandarma ekipleri hazır bulundu.
Toplantı sırasında en dikkat çeken çıkışlardan biri, “Murat Dağı Yok Olmasın Platformu” sözcüsü Funda Öz Akçura’dan geldi. Akçura, yetkililere hitaben İl Müdürlüğü’nün bu süreçte “taraf değil, noter” görevi gördüğünü vurgulayarak, toplantının yapılmadığına dair açık ve net bir tutanak tutulmasını talep etti.
Funda Öz Akcura, "Toplantı yapılmamıştır ve halk bilgilendirilmek istememiştir"
-
“Mesele GES’e karşı olmak değil; mesele insanların yaşam alanlarının ortadan kalkması.”
-
“Meralar, tarım alanları yok edilirse bu insanlar nasıl geçinecek?”
-
“Toplantı yapılmamıştır ve halk bilgilendirilmek istememiştir ibaresi açıkça yazılmalıdır.”
Yetkililerin hazırladığı tutanakta “bilgilendirme yapılamamıştır” ifadesinin yer aldığı, ancak köylülerin talep ettiği “halk bilgilendirilmek istememiştir” vurgusunun eklenmediği belirtildi. Bu durum, ilerleyen süreçte hukuki bir itirazın gündeme gelebileceğinin sinyalini verdi.
Muhtar Karakuş: “3 yıldır mücadele ediyoruz”
Bağbaşı Köyü Muhtarı Ahmet Karakuş ise sürecin yeni olmadığını, şirket yetkililerinin ilk olarak 2022 yılında köye geldiğini ifade etti. Karakuş, o günden bu yana ilgili kurumlarla görüşmeler yaptığını ve projeye karşı çıktığını belirterek şu sözlerle tepkisini dile getirdi:
-
“Bize hiçbir bilgi verilmeden bu proje getirildi.”
-
“Valiliğe, Tarım İl Müdürlüğü’ne gittim; 3 yıldır uğraşıyoruz.”
-
“Köylü istemiyor, ben de yaptırmam.”
Karakuş’un açıklamaları, yerel yönetim ile köylü arasında güçlü bir birliktelik olduğunu ortaya koydu.
Ümit Alp: “9 milyon metrekarelik alan söz konusu”
Toplantıda teknik değerlendirmelerde bulunan inşaat mühendisi Ümit Alp ise projenin büyüklüğüne dikkat çekti. Alp, yaklaşık 9 milyon metrekarelik bir alanın projeye konu olduğunu ifade ederek, bunun bölgedeki mera ve yaşam alanları üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini savundu.
Alp, özellikle hayvancılıkla geçinen köylüler açısından şu sorunun cevapsız kaldığını dile getirdi:
“Hayvanlar nerede otlayacak? Bu kadar büyük bir alanın dönüşümü, köy yaşamını doğrudan etkiler.”
Köylüler: “Geçim kaynağımız elimizden alınır”
Köy meydanında toplanan vatandaşlar ise oldukça net bir tavır ortaya koydu. Uğur TV mikrofonlarına konuşan köylüler, geçim kaynaklarının hayvancılık ve tarım olduğunu vurgulayarak projeye karşı olduklarını dile getirdi.
Köylülerin öne çıkan endişeleri şöyle sıralandı:
-
Meraların kaybı ve hayvancılığın bitme riski
-
Tarım alanlarının zarar görmesi
-
Ağaç kesimleri ve çevresel tahribat
-
Sosyal baskı ve güvenlik kaygıları
Bazı köylüler, geçmişte bölgede ağaç kesimleri yaşandığını iddia ederek doğanın geri dönülmez şekilde zarar gördüğünü ifade etti.
Türkiye’de GES yatırımları ve yerel tartışmalar
Türkiye genelinde yenilenebilir enerji yatırımları son yıllarda hız kazanmış durumda. Özellikle güneş enerjisi, karbon emisyonlarının azaltılması ve enerji bağımsızlığı açısından önemli bir kaynak olarak görülüyor. Ancak bu tür projelerin yer seçimi, özellikle tarım arazileri ve meralar söz konusu olduğunda ciddi tartışmalara yol açabiliyor.
Uzmanlar, GES projelerinin planlanmasında:
-
Tarım dışı arazilerin tercih edilmesi
-
Yerel halkın sürece etkin katılımının sağlanması
-
Çevresel etki değerlendirmelerinin şeffaf yürütülmesi
gerektiğini vurguluyor.
Süreç nasıl ilerleyecek?
Bağbaşı köyünde yaşanan bu gelişmeler, projenin ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) sürecinin tartışmalı ilerleyeceğini gösteriyor. Köylülerin ve sivil toplum temsilcilerinin, tutulacak tutanaklara itiraz ederek hukuki süreç başlatabileceği ifade ediliyor.
Özellikle Funda Öz Akçura’nın dile getirdiği “birlik olursak bu projeyi durdurabiliriz” çağrısı, sahadaki direncin organize bir yapıya dönüşebileceğinin işareti olarak yorumlanıyor.
Bağbaşı köyünde yaşanan bu gelişme, Türkiye’de enerji yatırımları ile yerel yaşam alanları arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme taşıdı. Önümüzdeki günlerde hem idari hem de hukuki süreçlerin nasıl şekilleneceği merakla takip ediliyor.
YAPILMASI PLANLANAN İŞİN MAHİYETİ:
"Uşak İli, Merkez İlçesi, Bağbaşı Köyü sınırları içinde Mevne Enerji Anonim Şirketi tarafından yaklaşık 430 bin m2 alanda 30,001 MWm/30 MWe kurulu gücünde Mevne Güneş Enerjisi Santrali (GES) ve 30 MWh/30 MWe kapasiteli Elektrik Depolama (EDT) Tesisi Projesi kurulması planlanıyor.
480 milyon TL değerindeki proje kapsamında kurulacak santralde 635 W panel güçlü toplamda 47.840 adet güneş paneli ve 200 adet 200 KW güçte evirici (inverter) bulunacak. Güneş panelleri Optimum Açıda Sabitlenmiş Fotovoltaik Sistemler olup 30,001 MWm /30 MWe kurulu güç ile 60 milyon kWh/yıl elektrik enerjisi üretilmesi planlanıyor. Ayrıca lityum bataryaları kullanılarak enerji depolama sistemi kurulması planlanıyor.
Proje alanının mülkiyeti, Devletin Hüküm ve Tasarrufu altında olup 1/100.000 ölçekli onaylı çevre düzeni planında Tarımsal ve kısmen Mera Nitelikli Alan olarak gözüküyor. İnşaat aşamasında 8 kişi, faaliyet sırasında 5 kişi çalışması planlanıyor. Projenin ekonomik ömrü ise 49 yıl öngörülüyor."




