Ortadoğu'yu kana bulamaya devam eden İsrail ordusu, 10 Ekim 2025'te Türkiye, Mısır ve Katar'ın garantörlüğünde imzalanan ateşkes anlaşmasını bir kez daha açıkça çiğneyerek 11 Mart 2026'da Gazze Şeridi'nde yerinden edilmiş sivillerin sığındığı bir binayı hava saldırısıyla yerle bir etti.
Gazze kentinde onlarca yerinden edilmiş ailenin barındığı hükümet binasına yapılan saldırı sonrası binada büyük bir yangın çıktı; alevler çevredeki çadırlara da sıçradı. Gazze Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri yangını kontrol altına almaya çalışırken enkaz ve çevrede arama çalışmaları sürdürüldü. Resmi can kaybı rakamları henüz açıklanmamış olsa da bölgedeki yerel kaynaklar onlarca masum sivilin yaşamını yitirdiğini bildirdi.
Bu vahşi saldırı, İsrail'in aylardır sürdürdüğü sistematik katliam politikasının yeni bir halkasından ibarettir. Ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 650'yi aşkın Filistinli hayatını kaybetti, 1.732 kişi ise yaralandı. Kağıt üzerinde var olan ateşkes, İsrail tarafından fiilen tanınmamakta; Gazze, her geçen gün yeni bombalar ve yeni cenazelerle karşı karşıya kalmaktadır.
Ateşkesin yürürlükte olmasına rağmen İsrail, bu dönemde yaklaşık 1.000 kez ateşkesi ihlal etmiştir. Bu rakam, uluslararası hukukun ve insanlığın gözü önünde yaşanan utanç verici bir gerçeği belgeler niteliktedir.
Saldırıların boyutu son günlerde de durmaksızın genişledi. İsrail savaş uçakları Gazze kentinin çeşitli mahallelerini, Han Yunus'u ve Şeridi'nin orta kesimlerini bombalamayı sürdürürken İsrail Deniz Kuvvetleri de Gazze kıyılarına rastgele ateş açmaya devam etti.
Bölgenin genel tablosu ise insanlık vicdanını derinden yaralamaya devam etmektedir. İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 72 bin 134'e ulaşırken yaralı sayısı 171 bini geçti. Enkaz altında ise hâlâ binlerce cenaze bulunmaktadır.
Uluslararası toplumun bu vahşet karşısındaki sessizliği ve eylemsizliği, zaten kırılgan olan ateşkes sürecini anlamsız kılmaktadır. İmzalanan anlaşmalar İsrail tarafından defalarca çiğnenmiş, yüzlerce masum can alınmış; yine de hesap sorulmamıştır. Bu sorumsuzluk ortamı, katliamın sürmesini mümkün kılan temel etkendir.
Uluslararası hukuk açısından savaş suçu niteliği taşıyan siyonist İsrail'in bu saldırıları derhal durdurulmalı; ateşkes fiilen uygulanmalı ve failleri uluslararası yargı önüne çıkarılmalıdır.