Uşak'ın Bağbaşı köyünde güneş enerjisi santrali (GES) projesi nedeniyle yaşanan tartışmalar sürerken, Av. Hüseyin Ufuk Uğur'dan mahkeme kararının uygulanmasına ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi.

Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda hukuk devleti ilkesine vurgu yapan Uğur, mahkeme kararlarının uygulanmasının idarenin tercihine bırakılamayacağını hatırlattı.

Ancak açıklamanın en çarpıcı bölümü, Uğur'un Bağbaşı köyünün ismi üzerinden yaptığı kelime oyunu oldu.

“Dağbaşı Değil, Bağbaşı! Dağbaşında Değiliz!”

Açıklamasına “DAĞBAŞI değil, BAĞBAŞI” sözleriyle başlayan Uğur, mahkeme kararının uygulanmamasına yönelik eleştirisini oldukça sert bir ifadeyle dile getirdi.

Uğur, paylaşımında şu sözlere yer verdi:

“Hukuk devletiyiz. Mahkeme kararının uygulanması veya uygulanmaması konusunda idarenin takdir yetkisi yok.”

Mahkeme kararlarını yerine getirmekle yükümlü olan kamu makamlarının sorumluluğuna dikkat çeken Uğur, şu soruyu yöneltti:

“Bizatihi mahkeme kararını uygulamak zorunda olanlar, kararı uygulamayacaklar mı?”

“Bugün 36. Gün!”

Uğur'un paylaşımında dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise geçen süreye ilişkin yaptığı hatırlatma oldu.

“Bugün 36. gün” diyen Uğur, Bağbaşı'ndaki hukuki sürecin geldiği noktayı sorguladı.

BBP Uşak İl Başkanı Ali Karaca’dan Dikkat Çeken Çıkış: “Cumhurbaşkanımızın İtibarını Kimse Kendisine Siper Edemez”
BBP Uşak İl Başkanı Ali Karaca’dan Dikkat Çeken Çıkış: “Cumhurbaşkanımızın İtibarını Kimse Kendisine Siper Edemez”
İçeriği Görüntüle

Bağbaşı köyünde planlanan GES projelerine ilişkin açılan iki ayrı davada yürütmenin durdurulmasına karar verilmişti. Mahkeme kararlarında, mera alanlarının işlevini kaybetme riski ile projelerin doğal yaşam üzerindeki olası etkileri değerlendirilmişti.

Buna rağmen köylüler ve çevre savunucuları, kararların sahada uygulanmadığını ve proje kapsamında faaliyetlerin sürdüğünü ileri sürüyor.

Mahkeme Kararını Uygulamak İdarenin Tercihi Değil

Uğur'un açıklaması, yalnızca çevre mücadelesini değil, idarenin yargı kararlarına uyma yükümlülüğünü de yeniden gündeme getirdi.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesine göre idare, yürütmenin durdurulması kararları dahil olmak üzere mahkeme kararlarının gereğini gecikmeksizin yerine getirmek zorunda. Kanunda belirtilen azami süre, kararın ilgili idareye tebliğinden itibaren 30 gün.

Dolayısıyla burada cevap bekleyen soru yalnızca mahkeme kararının ne zaman verildiği değil, ilgili kurumlara ne zaman tebliğ edildiği ve kararın gereğinin neden henüz yerine getirilmediğinin ileri sürüldüğü.

“Müstemleke Memleket Değiliz!”

Uğur, paylaşımında Türkiye'nin bağımsızlığına ve devlet kurumlarına duyduğu güvene de vurgu yaptı.

“Hiç endişe etmeyin. Müstemleke memleket değiliz. Çok şükür tam bağımsız, yerli ve millî bir devletiz. Sömürge yönetiminde değiliz! Dağbaşında değiliz!”

Bu sözlerin ardından devletin ilgili kurum ve yöneticilerine seslenen Uğur, açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü:

“Şüphesiz, devletimiz işin takibindedir. Bizim devletimiz, bizim valimiz, bizim vekilimiz, bizim başkanımız, bizim müdürümüz. Gereğini, gereği gibi yerine getirecektir.”

Paylaşımını “Tereddüt yok, elhamdülillah” sözleriyle tamamlayan Uğur, yetkililerin mahkeme kararının gereğini yerine getireceğine olan inancını dile getirdi.

Bağbaşı'nda Asıl Soru: Mahkeme Kararını Kim Uygulayacak?

Bağbaşı köyünde GES projesi nedeniyle yaşananlar, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına rağmen çalışmaların sürdüğü yönündeki iddialarla gündemdeki yerini koruyor.

Av. Hüseyin Ufuk Uğur'un açıklaması ise tartışmanın merkezine son derece önemli bir soruyu taşıdı:

Mahkeme kararlarına uymak herkes için zorunluysa, bu kararların uygulanmasını sağlamakla görevli makamlar neden hâlâ tartışmaların odağında?