Uşşak Sanat Akademi Kurucusu, sanatçı ve müzik eğitimcisi Tunahan Özkan, Uğur FM'de yayınlanan “Hüseyin Özbek ile Şehirde Hayat” programına konuk oldu. Çocukluk yıllarında başlayan müzik tutkusundan kendi sanat akademisini kurmasına uzanan yolculuğunu anlatan Özkan, Uşak'a konservatuvar kazandırma hayalini ve öğrencileri için hazırladıkları uluslararası eğitim projelerini de ilk kez kamuoyuyla paylaştı.
Uğur FM Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Özbek'in hazırlayıp sunduğu “Hüseyin Özbek ile Şehirde Hayat” programı, bu hafta Uşak'ın sanat yaşamına katkılarıyla tanınan sanatçı ve müzik eğitimcisi Tunahan Özkan'ı ağırladı.
97.4 Uğur FM'de canlı yayımlanan programda müzik, sanat eğitimi, çocukların yeteneklerinin keşfedilmesi ve Uşak'ın kültürel geleceği konuşuldu. Sohbet boyunca kendi hayatından samimi kesitler paylaşan Özkan, bir çocuğun müzikle kurduğu bağın yıllar içinde nasıl bir mesleğe, ardından başkalarının hayatına dokunan bir eğitim kurumuna dönüşebileceğini anlattı.
“BEN MÜZİSYEN OLACAĞIM DEDİM”
Tunahan Özkan'ın müzikle tanışması, Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulunda okuduğu yıllara dayanıyor. Müzik öğretmeni Alim Kargın'ın derslerde bağlama çalıp türküler söylemesinden etkilenen Özkan, ailesinden kendisini bağlama kursuna göndermesini istedi.
Öğretmeninin yönlendirmesiyle Mehmet Karadedeli'den bağlama dersleri almaya başlayan Özkan, henüz ilkokul yıllarında gelecekte sanatçı olmak istediğine karar verdi.
Programda çocukluk anılarını anlatırken, öğretmenlerin öğrencilere gelecekte hangi mesleği yapmak istediklerini sorduklarında arkadaşlarının doktorluk, avukatlık ve mühendislik gibi meslekleri saydığını, kendisinin ise sanatçı olmak istediğini söylediğini hatırlattı.
Ancak sanatçının çocukluğu yalnızca müzikle geçmedi. Mermercilikle uğraşan babası, oğlunun küçük yaşta çalışma hayatını tanımasını istedi. Özkan, henüz sekiz yaşındayken sanayide çay dağıtmaya başladığını, daha sonra da marangoz çırağı olarak çalıştığını anlattı.
Yaz tatillerinde lise yıllarına kadar marangozluk yaptığını belirten Özkan, meslek öğrenmesini isteyen babasıyla kendisinin hayallerinin farklı olduğunu ifade etti.
“Ben artık yapmayacağım. Ben müzisyen olacağım. Kesin kararım bu.”
Özkan, bugün geldiği noktada çocukluk yıllarında yaşadığı güçlüklerin ve çalışma hayatından edindiği tecrübelerin kendisine önemli katkılar sağladığını düşünüyor.
UŞŞAK SANAT AKADEMİ'NİN KURULUŞ HİKÂYESİNİ ANLATTI
Programın dikkat çeken bölümlerinden biri de Uşşak Sanat Akademi'nin kuruluş hikâyesi oldu.
Özkan, uzun süredir bir sanat akademisi kurma hayali bulunduğunu, ancak bu hayalin beklenmedik bir karşılaşmanın ardından gerçeğe dönüştüğünü anlattı.
Bir okul konserinin davetiyesini teslim etmek için görüştüğü Ali Mutlu'nun yanında, daha önce dershane olarak kullanılan bir binanın devredileceğini öğrendiğini söyleyen Özkan, o anda binanın sanat akademisine dönüştürülmesi fikrini ortaya attığını belirtti.
Fikrin olumlu karşılanması üzerine hızla harekete geçtiklerini anlatan sanatçı, yaklaşık iki gün içerisinde binayı devralarak çalışmalara başladıklarını söyledi.
Akademinin kuruluşunda maddi imkânlarının oldukça sınırlı olduğunu da gizlemedi.
“Akademiyi ilk açarken açık konuşayım, param yoktu. Sıfırdan başladık. Eksiden başladım diyeyim.”
Babasının, ailesinin ve Ali Mutlu'nun desteğiyle Uşşak Sanat Akademi'yi hayata geçirdiğini belirten Özkan, bugün farklı katlarında farklı sanat dallarının öğretildiği bir eğitim kurumu oluşturduklarını anlattı.
100 ÖĞRENCİYE ULAŞAN SANAT AKADEMİSİ
Uşşak Sanat Akademi'nin yalnızca müzik eğitimi veren bir kurum olmadığını belirten Tunahan Özkan, piyano, bağlama, gitar, keman, ukulele, yan flüt, bateri, kanun ve klarnet gibi enstrümanların yanında resim, dans, drama, satranç, akıl oyunları ve yabancı dil eğitimlerine de yer verdiklerini söyledi.
Özkan, akademinin önceki eğitim sezonunu yaklaşık 100 öğrenciyle tamamladığını açıkladı.
Çocuklar ve gençlerin yanı sıra yetişkinlere de eğitim verdiklerini anlatan Özkan, sanatla tanışmak için belirli bir yaş sınırı bulunmadığını vurguladı.
Hüseyin Özbek de yakın zamanda ziyaret ettiği akademide farklı katlardan piyano, keman ve gitar seslerinin yükseldiğini anlatarak sanat merkezlerinin Uşak'taki kültürel yaşam açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
“YETENEK OLMASA DA ÇALIŞARAK BAŞARILABİLİR”
Programda çocukların sanat eğitimine yönlendirilmesi konusu da geniş yer buldu.
Tunahan Özkan, bir çocuğun enstrüman çalabilmesi için mutlaka doğuştan özel bir yeteneğe sahip olması gerekmediğini belirtti. Yeteneğin öğrenme sürecini hızlandırabileceğini ancak düzenli çalışmanın belirleyici olduğunu vurguladı.
Bu düşüncesini öğrencilerinden birinin hikâyesiyle örneklendirdi. Bağlama kursunda parmaklarını yeterince kullanamadığı için başlangıçta zorlanan bir öğrencisinin, yarıyıl tatilinde yoğun biçimde çalışarak sınıfın en başarılı öğrencileri arasına girdiğini anlattı.
“Yeteneği olan çocuk daha hızlı ilerler, yeteneği olmayan çocuk daha yavaş ilerler. Ama işin sonunda ikisi de ilerler.”
Özkan, yalnızca yeteneğe güvenmenin yeterli olmadığını, başarılı bir müzisyen olabilmek için enstrümanla vakit geçirmenin ve sürekli çalışmanın şart olduğunu söyledi.
“UŞAK'A KONSERVATUVAR AÇMA HAYALİM VAR”
Programın en dikkat çekici açıklamalarından biri, Tunahan Özkan'ın Uşak Üniversitesi bünyesinde konservatuvar kurulmasına yönelik hedefiydi.
Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü mezunu olduğunu belirten Özkan, çok sayıda halk ozanı ve müzisyen yetiştiren Uşak'ta bir konservatuvar bulunmamasını önemli bir eksiklik olarak değerlendirdi.
Şehrin kültürel geçmişine ve müzik geleneğine dikkat çeken Özkan, gelecekte akademik çalışmalarını ilerleterek bu alanda girişimlerde bulunmak istediğini söyledi.
“Yüksek lisansımı, doktoramı tamamlayıp inşallah memleketimize bir konservatuvar açma hayalim var.”
Hedefinin özel bir konservatuvar kurmak değil, Uşak Üniversitesi bünyesinde bir konservatuvar açılması için çalışmak olduğunu açıklayan Özkan, ilerleyen yıllarda YÖK nezdinde gerekli girişimlerin yapılmasını arzuladığını ifade etti.
Hüseyin Özbek de Uşak'taki sanatçıların ve genç yeteneklerin akademik eğitimlerini kendi şehirlerinde sürdürebilmelerinin önemli olduğunu belirterek yerel yöneticilere, milletvekillerine ve sanat çevrelerine bu konuda destek çağrısında bulundu.
UŞŞAK SANAT AKADEMİ'DEN İTALYA'YA EĞİTİM HAZIRLIĞI
Tunahan Özkan, akademinin uluslararası eğitim alanındaki hedeflerine ilişkin de açıklamalarda bulundu.
Yabancı dil eğitimini geliştirdiklerini ve uluslararası sertifika programları yürüttüklerini söyleyen Özkan, okul öncesinden yetişkinlere kadar farklı yaş gruplarına hitap ettiklerini belirtti.
Yurt dışındaki eğitim kurumlarıyla ortak çalışmalar yapmayı planladıklarını anlatan sanatçı, geçmişte öğrencileri arasında bulunan ve bugün İtalya'da eğitim gören Ege isimli öğrencileriyle birlikte yeni projeler üzerinde çalıştıklarını açıkladı.
“Yakında da İtalya'da bir eğitim programı hazırlıyoruz. Öğrencilerimizi İtalya'ya götüreceğiz.”
Özkan'ın bu açıklaması, Uşak'taki bir sanat akademisinin öğrencilerine uluslararası eğitim deneyimi kazandırma hedefini ortaya koydu.
MÜZİĞİN YANI SIRA EDEBİYATLA DA İLGİLENİYOR
Programda Tunahan Özkan'ın edebiyat çalışmaları da gündeme geldi.
Özkan, “Son Sözüm” isimli şiir kitabını 2020 yılında yayımladığını belirterek müzik dışında yazmaya da ilgi duyduğunu anlattı.
Sanatçı, “Barbaros” adını taşıyan bir roman üzerinde çalıştığını ve kitabını tamamlamaya yaklaştığını söyledi.
Müzik çalışmalarından da söz eden Özkan, Ahmet Şafak'ın kendisine seslendirmesi için verdiği “Sana Kıyıp Gidemiyorum” isimli eseri, Uşaklı Muhammed Parlak'ın söz ve müziğini hazırladığı “Bir Zaman” türküsünü ve kendi bestelerini anlattı.
Yayın sırasında sanatçının farklı eserlerine de yer verilirken dinleyicilerden gelen mesajlar sohbetin samimi atmosferini güçlendirdi.
HÜSEYİN ÖZBEK: “BU ŞEHRİN GÜÇLÜ YÖNLERİNİ KONUŞUYORUZ”
Uğur FM Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Özbek, program boyunca sanat eğitiminin yalnızca bireysel bir hobi olmadığını, şehirlerin kültürel gelişiminde de önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.
Uşak'ın yetiştirdiği sanatçıların desteklenmesi, gençlerin yeteneklerinin erken yaşlarda keşfedilmesi ve sanat kurumlarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Özbek, Şehirde Hayat programının bu konulara alan açmaya devam edeceğini söyledi.
“Biz bu şehri konuşuyoruz. Bu şehrin güçlü yönlerini konuşuyoruz. Varsa sıkıntısı, sorunları, zayıf yönlerini de konuşuyoruz.”
Yaklaşık bir buçuk saat süren program, Tunahan Özkan'ın sanat yolculuğuna ilişkin samimi anıları, Uşşak Sanat Akademi'nin çalışmaları ve Uşak'ın kültürel geleceğine yönelik hedeflerin konuşulmasıyla sona erdi.
Uşak'ta sanatsal yeteneklerin desteklenmesi ve genç kuşakların kültürle buluşturulmasının öneminin vurgulandığı yayın, dinleyicilerden gelen mesajlarla da renkli anlara sahne oldu.
Hüseyin Özbek ile Şehirde Hayat, her salı saat 21.00'de 97.4 Uğur FM'de dinleyicileriyle buluşuyor.



