Uşak’ın suyuna yeni bir tehdit daha
Uşak’ın Banaz ilçesine bağlı Bahadır Köyü mevkiinde, su kaynaklarının hemen yanı başında çinko, bakır, gümüş ve altın içeren IV. Grup Yeraltı Maden Ocağı ile cevher zenginleştirme tesisi kurulmasına yönelik bir ÇED başvurusu daha yapıldı. Projeyi yürütecek SOYAP Madencilik San. ve Tic. A.Ş. Bahadır Köyü mevkiinde arama faaliyetlerini 2012’den bu yana sürdürüyor ve 2017’de bölgede sondaj çalışmalarını tamamladığını duyurmuş durumda.
Yeni sunulan ÇED başvuru dosyasına göre, 201200919 ruhsat numaralı sahada yeraltı madenciliği ile birlikte kırma, eleme ve cevher zenginleştirme tesislerinin kurulması planlanıyor. Toplam yatırım bedeli yaklaşık 90 milyon TL olarak belirtiliyor.
TEMA’dan kritik uyarı
Uşak TEMA Vakfı İl Temsilcisi Prof. Dr. Barış Metin, projenin yalnızca bir “madencilik faaliyeti” olmadığını, “entegre endüstriyel tesis” olacağını ifade ediyor. Metin’e göre bu tür tesisler yoğun su kullanımı, kimyasal işlem gereksinimi ve atık üretimi nedeniyle bulunduğu havza üzerinde uzun vadeli çevresel baskı yaratma potansiyeline sahip.
Bahadır bölgesi, Banaz havzası olarak hem içme suyu hem de tarım açısından kritik öneme sahip bir coğrafya. Metin, havzanın gelecekteki su ve ekosistem dengesi için yaşamsal olduğunu vurgulayarak su güvenliği, halk sağlığı ve doğal yaşam bütünlüğü açısından sürecin yalnızca ekonomik değil toplumsal bir mesele olarak ele alınması gerektiğini belirtiyor.
"Madenler barajların temeline dinamit koyuyor"
Bölgede planlanan Gökkaya Barajı, suyu korumaya ve tarımsal kalkınmayı desteklemeye yönelik bir kamu yatırımı olarak programa alındı. Ancak aynı coğrafyaya ağır madencilik tesisinin gündeme gelmesi çevreciler tarafından “barajın temeline dinamit koymak” olarak yorumlanıyor. Su yatırımı yapılırken aynı havzada kimyasal prosesler yürütecek tesisin kurulmasının riskler oluşturacağı ifade ediliyor.
Uşak’ta Madencilik: Son 25 Yılda Artan Tehditler
TEMA Vakfı raporlarına göre Uşak ve çevresi devlet verilerine göre madencilik ruhsatlarıyla ciddi şekilde kaplı durumda: çalışma alanındaki arazilerin yaklaşık %80’i IV. Grup maden ruhsatlarıyla çevrelenmiş. Bu ruhsatlar orman, mera ve tarım alanlarının önemli bir kısmını içeriyor.
Raporda, ruhsat alanlarının büyük bölümü henüz işletme aşamasına geçmemiş olsa da bu alanların madencilik tehdidi altında olduğunu ve ekosistem, orman ve tarımsal üretim için ciddi risk oluşturduğunu ortaya koyuyor.
“ÇED Gerekli Değil” kararları ve denetim zafiyeti
Geçmişte Uşak’ta farklı madencilik projeleri için “ÇED gerekli değildir” kararları verildiği görülüyor; bu tür kararlar bazı projelerin çevresel etki değerlendirmesi olmadan yürütülmesine yol açabiliyor. Uzmanlar, ÇED sürecinin çoğu zaman etkisiz bırakıldığı ve projelerin çevresel risklerini yeterince değerlendirmeden onaylandığına dikkat çekiyor. Bazı kaynaklara göre bundan kaynaklı yanlış uygulamalar yeraltı sularının kirlenmesi, tarım arazilerinin yok olması ve habitat tahribatıyla sonuçlanabiliyor.
Uşak’ın Doğasını Ne Bekliyor?
Uşak’ın dağları, ormanları ve verimli tarım arazileri, halkın yaşam kaynağı oldu. Ancak bölge, son yıllarda artan madencilik ruhsatları ve tesis planlarıyla karşı karşıya. Bahadır köyünde planlanan maden projesi faaliyetleri, su havzalarına yakınlıkları, kimyasal işlemlerle çalışacak tesisleri ve yoğun su gereksinimiyle çevreciler tarafından ciddi çevresel riskler olarak görülüyor.
Uşak’ın suyu, toprağı ve dağları yalnızca ekonomik kaynak değil; gelecek nesillerin yaşam kaynağıdır. Bu nedenle bölge halkı ve çevre savunucuları, doğanın korunması adına ÇED sürecinin şeffaf, bilimsel ve etkili çevresel değerlendirmelerle yürütülmesini, olası risklere karşı somut koruma politikalarının hayata geçirilmesini talep ediyor.
Uğur Medya haber merkezi araştırma notu :
IV. Grup Yeraltı Maden Ocağı NEDİR?
Türkiye’deki Maden Kanunu sınıflandırmasına göre metal içeren, yüksek çevresel risk barındıran madencilik faaliyetlerini ifade eder.
IV. Grup madenler Altın, gümüş, bakır, kurşun, çinko, demir gibi metal madenleri ve bunların bulunduğu kompleks cevherleri kapsar.
Yeraltı maden ocağı ne demektir?
Madenin açık ocakla değil, yerin altına galeriler açılarak çıkarılmasıdır. Bu yöntem; Patlatma (dinamit), Yoğun su kullanımı, Kimyasal zenginleştirme süreçleri gerektirir.
Neden tartışmalıdır?
IV. Grup yeraltı madenciliği: Yeraltı ve yerüstü su kaynaklarını kirletme riski taşır, Ağır metaller (kurşun, arsenik vb.) nedeniyle halk sağlığı için tehlike oluşturabilir, Orman, tarım alanı ve ekosistem üzerinde kalıcı tahribat yaratabilir
Bu nedenle: IV. Grup Yeraltı Maden Ocağı, metal madeni çıkarılan, patlatmalı ve kimyasal işlemler içeren, çevresel etkisi yüksek ve sıkı denetim gerektiren bir madencilik faaliyetidir.