Ama Barış Manço 56 yıllık yaşamında gelecekteki bizler için çok şey sığdırdı. Ezbere bildiğimiz çok kıymetli şarkılar, eğlenirken öğren ışığında ilerleyen programlar, hikayeler ve öğütler bırakmıştır bizlere.

Peki, Barış Manço’yu daha yakından tanımaya ne dersiniz?

Tam ismi Tosun Yusuf Mehmet Barış Manço olan sanatçı, Barış ismini alan ilk kişidir. Peki, bu isimlerin anlamı nedir? İkinci dünya savaşının sonlarına doğru insanlar Barış özlemi duyarken Barış Manço’ya ilk olarak Barış ismini koyuyorlar. Daha sonra ise Mehmet ismini yani dedesinin ismini alıyor. Bunların ardından ailede çok sevilen bir bireyin vefat etmesi üzerine ismini hep anmak için Barış Manço’ya Yusuf ismi de koyulmuştur. Peki, Tosun ismi? Barış Manço, doğduğunda 5.5 kiloya yakın olduğu için hastanedeki hemşirelerde bu bebeğin ismi Tosun olmuş demişler ve Tosun Yusuf Mehmet Barış Manço kayıtlara geçmiştir. Ama daha sonra okul yıllarında yaşayabileceği zorluklardan dolayı Mehmet Barış Manço olarak yeniden değiştirilmiştir.

Henüz 1.5 yaşındayken müziğe ilgisi başlayan Barış Manço, ilk kez 1957’de amatör olarak müzik hayatına ilk adımını attı ve hiç silinmeyecek izlerin temelini işte bu yıllarda attı.

Kimdi Barış Manço?

Müzisyendi, Seyyahtı, Siyasetçiydi, bilgeydi ve bir ülke dolusu çocuğun babasıydı.

El hareketleriyle hafızamıza kazınan Barış Manço, işitme engelliler için işaret dilini öğrenmiş dünyadaki ilk sanatçıydı.

69 Eserinde 38 atasözü, 283 deyim kullanarak dilimizin, kültürümüzün öneminin altını çizmiştir.

Yaşamış, yaşadıkça hikayeler bulmuş hikayeler buldukça da sevenlerine her cümlesi bir anlam taşıyan şarkılar bırakmıştır. Benim Rüyam olarak isimlendirdiği besteleriyle, sonu gelmeyen koca bir neslin rüyalarına ortak olmuştur.

7 den 77 ye herkesin gönlünde taht kuran Barış Manço, herkese hitap etmeyi başarabilmiş nadir sanatçılardan bir tanesidir.

İzmir’de Denizin Rengi Yeşile Döndü İzmir’de Denizin Rengi Yeşile Döndü

Adam Olacak çocuklar programında her çocuğun eline 10’ar puanlık kartlar verir her çocuğu 50 tam puan ile şampiyon olarak uğurlardı. Çünkü her çocuk kendi hayatının kahramanıydı. Çünkü önemli olan yarış değil Barıştı.

Adam Olacak Çocuklar programını yapmadığı zamanlar da ise yaşlılar için kahvaltı programı yapardı.

Hem çocuklara hem de yaşlılara aynı özenle yaklaşırdı. Bizlere de aslında hep bunu öğütlerdi.

Şarkılarıyla elimizden tutup bizi hiç girmediğimiz yollara, bilmediğimiz masallara götürürdü. Barış Manço’nun herkese ve her şeye yazılacak bir şarkısı vardı.

Babaannesin vefatından sonra yazdığı Gülpembe hepimizin hala ezbere bildiği bir şarkıdır. Ya da Bremen mızıkaları masalının kovulmuş eşeğini konu edinen arkadaşım eşek şarkısı hala hepimizin dilindedir.

Şarkılarıyla, sözleriyle herkesi kendine hayran bırakan Barış Manço günün birinde bir kadına aşık olmuştur. Dayanamayıp kadının kapısını çalmış eve aşkını itiraf etmek istemiştir. Tam aşkını itiraf edecekken arkadan geçen seyyar bir satıcı Domates biber patlıcan diye bağırmıştır. O heyecanla söyleceklerini unutan Barış Manço aşkını itiraf etme fırsatını da kaçırmıştır.

Aşkı da yazmıştır Barış Manço, iki düğme iki ayrı kolda bizim gibi ayrı yolda diyerek iki kol düğmesiyle ayrılığı da anlatmıştır. Unutmanın ne kadar zor olduğunu da es geçmemiş, ben nasıl unuturum seni can bedenden çıkmayınca demiştir.

Yine çocukları da unutmamış günaydın çocuklar şarkısıyla çocuklara savaşın kötülüğünden bahsedip, sevgisini sözlere sığdırmış öyle uyandırmıştır çocukları.

Nane limon kabuğu bir güzel kaynasın diyerek bir kış gününde hasta olanları da unutmamıştır.

Tüm Dünyayı gezmiş her ülkede kendi izini bırakmıştır. Hatta Hemşerim Memleket Nire şarkısıyla dünya barışını desteklemiş ve ırkçılığa hayır demiştir.

Ve her şarkısında, her sözünde bize hep bir şeyler anlatmış geriye bir Barış bırakmıştır.

Vefat ettiği günün akşamında Modadaki evinin önünde toplanan tüm sevenlerininin arasından bir hanımefendi bence yaşatacağız onu hiç öldürmeyeceğiz derken çok haklıydı.

Hatırlıyor musunuz, bu ülkeden bir Barış geçti demeyeceğim sizlere çünkü unutulan hatırlanır.

Biz Barış Manço’yu yaşayan ve yaşatan adam olacak çocukları olarak onu hiç unutmayacağız.

Editör: Duru Akyar