Uşak’ta maden sahası ihalesine yönelik tepkiler büyürken, Uğur Medya’da Funda Ozakcura imzasıyla yayımlanan “TÜPRAG Murat Dağı’na mı göz dikti?” başlıklı haberin ardından, Yaşamışlar Köyü Muhtarlığı da harekete geçti. Söz konusu haberin kamuoyunda oluşturduğu hassasiyet sonrası köy tüzel kişiliği, ihale sürecine ilişkin resmi itiraz başvurusunda bulundu.
Uşak’ta Maden İhalesine Çevreci İtiraz: “Doğa ve Su Kaynakları Tehlikede”
Uşak merkeze bağlı Yaşamışlar Köyü’nü kapsayan maden sahası ihalesine karşı köy tüzel kişiliği tarafından dikkat çeken bir itiraz yapıldı. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne sunulan dilekçede, ihale sürecinin hem çevresel hem de hukuki açıdan ciddi eksiklikler içerdiği öne sürülerek ihalenin iptali talep edildi.
“Tüm köyü kapsayan ihale, halktan gizlendi”
Köy adına Av. Hüseyin Ufuk Uğur tarafından yapılan başvuruda, ihale sürecinin köy halkına yeterince duyurulmadığı belirtildi.
Dilekçede, yalnızca Resmi Gazete ilanıyla sınırlı kalan duyuruların, doğrudan etkilenecek köy halkının bilgilendirilmesi için yeterli olmadığı vurgulanarak, şeffaflık ilkesinin ihlal edildiği ifade edildi.
Tarım, hayvancılık ve su kaynakları risk altında
İtirazın en dikkat çeken kısmını çevresel etkiler oluşturdu. İhale sahasının;
Tarım alanlarını, meraları ve yaylaları,
İçme ve sulama suyu kaynaklarını,
Gediz ve Menderes nehirlerini besleyen dereleri
kapsadığı belirtilerek, olası bir madencilik faaliyetinin geniş bir coğrafyayı etkileyebileceği ifade edildi.
Bölgede yaşayanların temel geçim kaynağının tarım ve hayvancılık olduğuna dikkat çekilen dilekçede, bu faaliyetlerin zarar görebileceği uyarısı yapıldı.
“Doğa harikası alan tehdit altında”
Dilekçede, ihale sahasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda doğal zenginlikler açısından da kritik bir bölgede yer aldığı vurgulandı.
Murat Dağı ve Elma Dağı eteklerinde bulunan alanın;
Ormanlık bölgeler,
Göletler ve akarsular,
Yaylalar ve doğal sit alanları
ile çevrili olduğu belirtilerek, bölgenin “eşsiz bir ekosistem” barındırdığı ifade edildi.
“Bilimsel ve çevresel etütler yapılmadı” iddiası
Başvuruda, ihale öncesinde yapılması gereken;
Çevresel etki analizleri,
Su havzaları incelemeleri,
Tarım ve orman alanı tespitleri,
Kültürel ve doğal sit alanı kontrolleri
gibi çalışmaların yeterince yapılmadığı ya da şartnameye yansıtılmadığı ileri sürüldü.
Ayrıca ihale şartnamesinin genel ve yüzeysel olduğu, bölgeye özgü hiçbir özel kısıtlamaya yer verilmediği savunuldu.
İçme suyu projeleriyle çelişki iddiası
Dilekçede, Devlet Su İşleri’nin bölgede yürüttüğü içme ve sulama projeleri ile maden ihalesinin çeliştiği de belirtildi. Özellikle Güldezler Barajı ve Diken Dere Projesi gibi su kaynaklarının bu alandan beslendiği ifade edilerek, su güvenliği açısından risk oluşabileceği kaydedildi.
“Halk sağlığı ve yerleşim alanları göz ardı edildi”
İtirazda, ihale sahasının yerleşim alanlarını da kapsadığına dikkat çekilerek, sağlık ve güvenlik açısından gerekli mesafe ve koruma kriterlerinin dikkate alınmadığı iddia edildi.
Bu durumun, insan sağlığı açısından ciddi riskler doğurabileceği belirtildi.
İptal talebi ve “kamu yararı” vurgusu
Yaşamışlar Köyü tüzel kişiliği, tüm bu gerekçeler doğrultusunda ihalenin iptal edilmesini ve sürecin yeniden değerlendirilmesini talep etti.
Dilekçede, kamu yararının yalnızca ekonomik kazançla sınırlı olmadığı vurgulanarak, çevre, su kaynakları ve insan sağlığının öncelikli olması gerektiği ifade edildi.
Geniş etki uyarısı
İtirazda, olası bir madencilik faaliyetinin yalnızca köyü değil;
Uşak kent merkezi başta olmak üzere Gediz ve Menderes havzasını kapsayan geniş bir bölgeyi etkileyebileceği belirtilerek, sürecin “toplumsal tepkiye açık” olduğu vurgulandı.
Gözler şimdi Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nin vereceği cevaba çevrildi.