Endonezya'da Uluslararası Konferansta Dikkat Çeken Sunum: Uşaklı Uzman Psikolojik Danışman Melek Hüsen, Yoga ve Meditasyonu İslami İnanç ile Modern Psikiyatri Perspektifinden Değerlendirdi
Endonezya'nın saygın yükseköğretim kurumlarından PTIQ University Jakarta tarafından düzenlenen uluslararası akademik konferansta, Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Danışmanı Melek Hüsen, yaptığı sunumla konferansın dikkat çeken isimleri arasında yer aldı. Hüsen, "Doğu Mistisizminin Okült Uygulamaları, Kutsal Kur'an tarafından onaylanmamış şeytani tuzaklar olarak: İslami İnanç ve Modern Psikiyatri Merceğinden Meditasyon ve Yoganın Eleştirisi" başlıklı bildirisinde, son yıllarda dünya genelinde hızla yaygınlaşan yoga ve meditasyon uygulamalarını hem psikolojik hem de teolojik açıdan değerlendirdi.
Uluslararası akademisyenlerin, araştırmacıların ve din bilimcilerinin katıldığı konferansta konuşan Hüsen, günümüzde yoga ve meditasyonun çoğunlukla sağlık, rahatlama, stres yönetimi ve kişisel gelişim faaliyetleri olarak tanıtıldığını belirtti. Bu uygulamaların küresel ölçekte yaygınlaşmasının New Age akımının yükselişiyle ve sağlık sektörünün bu uygulamaları dinler üstü, bilimsel ve tarafsız aktiviteler olarak pazarlamasıyla yakından ilişkili olduğunu ifade etti.
"Bilimsel Veriler Daha Eleştirel Bir Yaklaşımı Gerektiriyor"
Sunumunda modern psikoloji literatürüne de yer veren Melek Hüsen, meditasyon uygulamalarının her birey için aynı sonucu doğurmadığını, bazı klinik araştırmalarda ciddi psikolojik yan etkilerin rapor edildiğini söyledi.
Hüsen, özellikle yoğun meditasyon uygulamalarının bazı bireylerde akut anksiyete, panik atak, depersonalizasyon, dissosiyatif belirtiler ve hatta psikotik semptomlara kadar uzanabilen psikolojik tablolar oluşturabileceğine ilişkin bilimsel yayınların bulunduğunu ifade ederek, bu nedenle söz konusu uygulamaların yalnızca rahatlama yöntemi olarak değerlendirilmesinin eksik bir yaklaşım olacağını dile getirdi.
Konuşmasında yalnızca psikolojik etkilerin değil fiziksel risklerin de göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Hüsen, özellikle ileri düzey esneklik gerektiren yoga hareketlerinin kas-iskelet sistemi üzerinde oluşturabileceği olumsuzluklara değindi.
Tıbbi araştırmalarda diz, omuz, bel ve omurga yaralanmaları başta olmak üzere kronik ağrılar ve çeşitli kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının yoga uygulamalarıyla ilişkilendirildiğini belirten Hüsen, özellikle bilinçsiz veya kontrolsüz yapılan uygulamalarda risklerin artabildiğini söyledi.
"Spiritüel Arka Planı Göz Ardı Edilemez"
Sunumunun önemli bölümünü uygulamaların dini ve felsefi kökenlerine ayıran Melek Hüsen, yoga ve meditasyonun tarihsel olarak Doğu mistik geleneklerinden tamamen bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
Mantra, çakra, kundalini ve kozmik enerjiyle birleşme gibi kavramların belirli metafizik ve dini sistemlerin temel unsurları olduğuna dikkat çeken Hüsen, bu kavramların yalnızca fiziksel egzersiz kapsamında ele alınmasının doğru olmayacağını savundu.
İslam inancında insanın manevi huzura ulaşmasının yolunun dua, zikir, tefekkür ve tevekkül gibi ibadetlerden geçtiğini belirten Hüsen, İslam'ın zihni boşaltmayı veya görünmeyen enerjileri yönlendirmeyi değil, Allah'ın zikriyle kalbin huzura kavuşmasını esas aldığını ifade etti.
Modern Spiritüel Akımlar da Değerlendirildi
Konferanstaki sunumunda yalnızca yoga ve meditasyona değil, son yıllarda popüler hale gelen çeşitli spiritüel uygulamalara da değinen Hüsen; reiki, aura temizliği, astroloji, numeroloji, tarot, manifestasyon ve enerji temelli çeşitli terapi uygulamalarının da eleştirel bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu tür uygulamaların zaman zaman terapi veya kişisel gelişim söylemleriyle sunulduğunu belirten Hüsen, özellikle dini hassasiyet taşıyan bireylerin bu alanlarda bilinçli hareket etmelerinin önemine dikkat çekti.
Endonezya Örneğine Dikkat Çekti
Sunumunda Endonezya'daki uygulamalara da değinen Hüsen, Endonezya Ulema Konseyi'nin (MUI) özellikle dini ritüeller, mantra ve ruhsal arınma unsurları içeren yoga uygulamalarına ilişkin yayımladığı fetvaya atıfta bulundu.
Sosyal medya, dijital platformlar ve popüler yaşam tarzı içerikleri aracılığıyla özellikle genç nesillere ulaşan modern spiritüel akımların daha dikkatli incelenmesi gerektiğini belirten Hüsen, sağlık turizmi ve manevi turizm alanındaki gelişmelerin de akademik çalışmaların konusu olması gerektiğini ifade etti.
Disiplinlerarası İş Birliği Çağrısı
Sunumunun sonunda akademisyenlere ve uzmanlara çağrıda bulunan Melek Hüsen, modern maneviyat akımlarının bireyler üzerindeki psikolojik, sosyolojik ve dini etkilerinin daha kapsamlı araştırılması gerektiğini söyledi.
Psikologlar, psikiyatristler, ilahiyatçılar, eğitim bilimciler ve sosyal bilimcilerin ortak çalışmalar yürütmesinin önemine işaret eden Hüsen, toplumda hem dini hem de psikolojik okuryazarlığın güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bireylerin iyileşme, şifa veya ruhsal gelişim vaat eden uygulamalara eleştirel bakış açısıyla yaklaşmasının önemine dikkat çeken Hüsen, bilimsel veriler ile dini referansların birlikte değerlendirilmesinin sağlıklı karar verme süreçlerine katkı sağlayacağını ifade etti.
Konferansın Öne Çıkan Bildirileri Arasında Yer Aldı
Uluslararası konferansın dikkat çeken sunumlarından biri olarak değerlendirilen bildiri; Kur'an, İslam inancı, modern psikoloji ve günümüz dünyasında hızla yaygınlaşan küresel spiritüel akımlar arasındaki ilişkiyi çok disiplinli bir yaklaşımla ele aldı.
PTIQ University Jakarta tarafından düzenlenen akademik forumda farklı ülkelerden bilim insanları çağdaş dini ve toplumsal meseleleri tartışırken, Melek Hüsen'in sunumu da özellikle modern psikoloji ile İslam düşüncesini birlikte değerlendiren yaklaşımıyla katılımcıların ilgi gösterdiği bildiriler arasında yer aldı.