Okulların açılmasıyla birlikte çocukların ders programları, sınavları ve akademik başarıları yeniden ailelerin gündeminin ilk sıralarına yerleşirken, Uşşak Sanat Akademi Kurucusu Sanatçı Tunahan Özkan, çocukların gelişiminin yalnızca okul başarısıyla değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Çocukluk yıllarının yeteneklerin ve ilgi alanlarının keşfedilmesinde önemli bir dönem olduğunu belirten Özkan, ailelerin çocuklarına müzikten resme, danstan tiyatroya kadar farklı alanları deneyimleyebilecekleri fırsatlar sunmasının önemli olduğunu söyledi.
“Her çocuk aynı alanda başarılı olmak zorunda değil”
Her çocuğun kendisini ifade etme biçiminin farklı olabileceğini belirten Tunahan Özkan, ailelerin öncelikle çocuğun neye ilgi duyduğunu gözlemlemesi gerektiğini söyledi.
Özkan, “Her çocuğun içinde keşfedilmeyi bekleyen bir yetenek olduğuna inanıyorum. Kimi çocuk müzikle kendini ifade eder, kimi resimle, kimi dansla, kimi tiyatroyla... Çocuğu bizim istediğimiz alana yönlendirmekten çok, onun hangi alanda mutlu olduğunu görebilmek önemli” dedi.
Enstrüman eğitiminde seçenek oldukça geniş
Özkan, çocukların sanatla tanışmasının en yaygın yollarından birinin müzik olduğunu ancak müzik eğitiminin yalnızca piyano ya da gitarla sınırlı düşünülmemesi gerektiğini söyledi.
Uşşak Sanat Akademi’de piyano, gitar, bağlama, keman, bateri, ud ve kanun başta olmak üzere farklı enstrümanlarda eğitim verildiğini belirten Özkan, eğitimlerin yaş ve seviyeye göre birebir veya butik sınıflarda gerçekleştirilebildiğini ifade etti.
Özkan, burada önemli olanın çocuğa mutlaka bir enstrüman çaldırmak değil, hangi enstrümana veya sanat dalına ilgi duyduğunu keşfetmesine fırsat vermek olduğunu söyledi.
Sanatın yanında satranç, drama ve akıl oyunları da var
Çocukların gelişimini yalnızca müzik üzerinden değerlendirmediklerini anlatan Özkan, Uşşak Sanat Akademi'de resim, satranç, akıl ve zekâ oyunları, drama, dans, ritim ve halk oyunları gibi farklı çalışmaların da gerçekleştirildiğini belirtti.
Özkan'a göre bu çeşitliliğin temel amacı çocukların mümkün olduğunca farklı alanlarla tanışabilmesi.
“Bir çocuk piyanonun başına oturduğunda kendisini bulamayabilir ama resim yaparken saatlerin nasıl geçtiğini fark etmeyebilir. Bir başkası sahneye çıktığında değişebilir. Çocuğun yeteneğini anlamanın yolu ona seçenek sunmaktan geçiyor” diyen Özkan, ailelere çocuklarını başka çocuklarla kıyaslamamaları konusunda da tavsiyede bulundu.
İngilizcede de konuşma odaklı eğitim
Uşşak Sanat Akademi'nin çalışma alanlarının yalnızca sanatla sınırlı olmadığını belirten Tunahan Özkan, yabancı dil eğitimine de yer verdiklerini söyledi.
Akademide 4 yaşından itibaren çocukların yanı sıra yetişkinlere de İngilizce eğitimi verildiğini anlatan Özkan; birebir ve butik sınıfların yanı sıra konuşma odaklı çalışmalar yapıldığını, yetişkinlere yönelik iş İngilizcesi ve IELTS hazırlık programlarının da bulunduğunu ifade etti.
“Sanatı çocuğun hayatına bir ders daha eklemek gibi görmeyelim”
Sanat eğitiminde ailelere de önemli görev düştüğünü belirten Özkan, çocuğun okuldan çıktıktan sonra programının kurslarla tamamen doldurulmasının da doğru yaklaşım olmadığını söyledi.
Özkan şöyle konuştu:
“Sanatı çocuğun hayatına bir ders daha eklemek gibi görmemek gerekiyor. Çocuk piyano çalarken, resim yaparken, dans ederken ya da sahneye çıktığında bundan keyif almalı. Bazen anne babanın hayaliyle çocuğun yeteneği aynı şey olmayabilir. Bizim yapmamız gereken çocuğa farklı kapıları göstermek. Hangisinden gireceğine biraz da o karar vermeli.”
“Bir çocuğun ‘Ben bunu yapabiliyorum’ demesi çok değerli”
Uşşak Sanat Akademi'de çocukların yalnızca belirli bir branşta eğitim almasını değil, kendilerini tanımalarını da önemsediklerini ifade eden Özkan, sanat eğitiminin sonucunun mutlaka profesyonel sanatçılık olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
“Her piyano öğrenen çocuk piyanist, her resim yapan çocuk ressam olmak zorunda değil” diyen Özkan sözlerini şöyle tamamladı:
“Belki mesleği bambaşka olacak. Ama çocukken bir enstrüman çalmış, sahneye çıkmış, resim yapmış veya üretmenin mutluluğunu yaşamış olacak. Bizim için bir çocuğun kendisini keşfetmesi, özgüven kazanması ve ‘Ben bunu yapabiliyorum’ diyebilmesi çok değerli. Velilerden istediğimiz, çocuklarına bu keşif için fırsat vermeleri.”