“Yeni Şeyler Söylemek Lazım” Derken… Suç Sadece Basın'ın Değil

"Özellikle hesapların birbirine karıştırıldığı bir ortamda Mali Hizmetler Müdürlüğü, kayıtdışı bir çok personelin konuşulduğu İnsan Kaynakları Müdürlüğü ve hukuksuz bir çok işlemin yapıldığı bir ortamda Hukuk İşleri Müdürlüğü'nün bağlı olduğu başkan yardımcısının görevden alınmasının yerinde olduğu kanaatindeyim. Çünkü bugün ortaya çıkan tablonun yalnızca bir kişinin bilgisiyle oluştuğunu düşünmek gerçekçi olmaz"

Abone Ol

Özkan Yalım hakkında uzun uzun konuşuldu, yazıldı, çizildi. Önce Uşak Belediyesi, belediye şirketleri ve Uşakspor hesaplarının birbirine karıştırıldığı iddiaları gündeme geldi. Ardından gözaltı süreci yaşandı, tutuklama kararı geldi ve nihayetinde görevden uzaklaştırıldı.

Biz Uğur Medya olarak bu süreçte kamuoyunu ilgilendiren tüm gelişmeleri haberleştirdik. Ancak özellikle dikkat ettiğimiz bir konu vardı: Özkan Yalım’ın özel hayatını gündem haline getirmemek. Çünkü kamu adına sorgulanması gereken şey; şahsi ilişkiler değil, kamu gücünün nasıl kullanıldığıdır.

Zaten süreç ilerledikçe Özkan Yalım’ın kendi ifadelerinde de bazı gerçekler ortaya çıkmaya başladı. Hesapların birbirine karıştırıldığı, belediye imkanlarının şahsi çıkarlarla ilişkilendirildiği yönünde ifadeler kamuoyuna yansıdı. Ama mesele artık yalnızca Özkan Yalım meselesi değil.

Çünkü Uşak Belediyesi’nde yaklaşık iki yıl boyunca bir düzen kuruldu. Belediye başkan yardımcılarıyla, müdürlerle, teknik ekiplerle birlikte işleyen bir yapı oluştu. Özkan Yalım her ne kadar kamuoyunda çoğu zaman şehir dışında ya da yurt dışında görüntü verse de, belediyedeki sistem işlemeye devam etti. Bugün artık o sistemin sonuçları konuşuluyor.

Görevden uzaklaştırılmasının ardından yerine Hatice Terekeci Özkan seçildi. Hatice Hanım’ın göreve gelir gelmez yaptığı ilk işlerden biri ise kadro değişiklikleri oldu. Belediye başkan yardımcılarında değişiklik yapıldı, bazı müdürlüklerde yeni görevlendirmelere gidildi. Açık konuşmak gerekirse, bu değişikliklerin önemli bir kısmını şahsen doğru buluyorum.

Özellikle hesapların birbirine karıştırıldığı bir ortamda Mali Hizmetler Müdürlüğü, kayıtdışı bir çok personelin konuşulduğu İnsan Kaynakları Müdürlüğü ve hukuksuz bir çok işlemin yapıldığı bir ortamda Hukuk İşleri Müdürlüğü'nün bağlı olduğu başkan yardımcısının görevden alınmasının yerinde olduğu kanaatindeyim. Çünkü bugün ortaya çıkan tablonun yalnızca bir kişinin bilgisiyle oluştuğunu düşünmek gerçekçi olmaz.

Bir belediyede yanlış işler oluyorsa; Bunu görenler vardır. Sessiz kalanlar vardır. Göz yumanlar vardır.

Ve işte tam bu noktada başka bir problem başladı. Görevden alınan ya da etkisi azalan bazı isimlerin, aynı partiden olmalarına rağmen Hatice Hanım’a karşı bir direnç göstermeye başladıkları konuşuluyor. Hatta kulislerde; belediye içindeki bazı bilgilerin özellikle basına servis edildiği, dedikodu niteliğindeki bazı iddiaların bilinçli şekilde yayıldığı ifade ediliyor.

Daha da vahimi… Bazı iddialara göre, olumsuz haber yapılmaması karşılığında para talep edenler bile olmuş. Eğer bu iddialar doğruysa, bu durum en az geçmişte konuşulan usulsüzlükler kadar tehlikelidir.

Çünkü basın; kişisel hesaplaşmaların aparatı olamaz. Evet, yerel basının ayakta kalması çok zor. Uşak gibi ekonomik olarak sınırlı bir şehirde gazetecilik yapmak, televizyonu, radyoyu, internet haber sitesini döndürmek kolay değil. Reklam gelirleri yetersiz, destek sınırlı.

Ama bütün bunlar, basın gücünün şantaj aracına dönüşmesini asla meşru hale getirmez.

Bir gazeteci için en büyük ayıp; Kalemini kişisel menfaat için kullanmaktır. Elbette ki Basın olaral eleştiri yapacak, eksikleri dile getirecek veya güzel şeyleri ön plana çıkarak. Ama buradaki tek kritik nokta, bu haberi yazarkenki amaç. "Kişisel Çıkar" mı? "Kamu Menfaati" mi?

Hatta daha açık söyleyeyim: Bir gazetecinin sahip olduğu kamu gücünü ekonomik çıkar için kullanması, mesleğin ruhuna ihanettir.

Ama burada suç yalnızca bunu yapan gazetecide değildir.

Eğer sırf “kuyruk acısı” nedeniyle belediye içinden bilgi sızdıranlar varsa, dedikodu üretip yönlendirme yapanlar varsa, onlar da aynı derecede sorumludur. Çünkü kişisel hırslarla belediye yönetimini sabote etmeye çalışmak da en az yanlış habercilik kadar zararlıdır.

Biz ilk günden beri şunu söyledik:

“Dün dünde kaldı, artık yeni şeyler söylemek lazım.”

Geçmiş tamamen unutulsun demiyoruz. Hukuk zaten gereğini yapacaktır. Suç varsa ortaya çıkacaktır. Ama Uşak halkı artık sürekli aynı pislikleri konuşmaktan yoruldu.

İnsanlar biraz umut görmek istiyor.
Biraz düzen görmek istiyor.
Biraz hizmet görmek istiyor.

Zaten bugün vatandaşın beklentisi devasa projeler değil. Belediyenin temel görevlerini düzgün yapması bile insanları memnun etmeye yetebilir.

Bu yüzden Hatice Hanım’ın işi gerçekten zor. Allah yardımcısı olsun.

Ama şunu da açık söylemek gerekir:

Bugün Hatice Hanım’ın başarısız olması için çaba harcamak, aslında doğrudan Uşak’a zarar verir.

Siyasi görüşümüz ne olursa olsun, artık kişisel hesaplaşmaları değil, şehrin geleceğini düşünmek zorundayız.

Çünkü bu şehir daha fazla kavga değil; biraz huzur, biraz düzen ve biraz da umut hak ediyor.