<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Uğur Medya - Bölgeden Haberler - Uşak Haberleri</title>
    <link>https://www.ugurmedya.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafsız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ugurmedya.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 04 Nov 2026 10:35:44 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayşe Kulin'e “Senden yazar olmaz!” demişler]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/ayse-kuline-senden-yazar-olmaz-demisler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/ayse-kuline-senden-yazar-olmaz-demisler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[O dönemde 43 yaşında olduğunu belirten Kulin, iki öyküsünü götürdüğü yayıncının olumsuz yanıtını hâlâ unutmadığını söyledi. Ünlü yazar, kendisine verilen cevabı şu sözlerle aktardı:

“Beğenmedim dedi adam. Siz yazar olmayın, başka bir şey olmayı düşünün dedi bana.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align: justify;">AYŞE KULİN'E YILLAR ÖNCE “SİZ YAZAR OLMAYIN!” DEMİŞLER</h1><p style="text-align: justify;"><strong>Uşak Belediyesi Kitap Fuarı'nın onur konuğu olarak kente gelen ünlü yazar Ayşe Kulin, Uğur FM'de katıldığı canlı yayında yazarlık serüvenine ilişkin şaşırtıcı bir anısını paylaştı. İlk öykülerini götürdüğü yayıncıdan “Siz yazar olmayın, başka bir şey olmayı düşünün” yanıtını aldığını anlatan Kulin, o dönemde yaklaşık 43 yaşında olduğunu söyledi. Bir zamanlar eserleri geri çevrilen Kulin'in bugün 43 yayımlanmış kitabı bulunuyor.</strong></p><p style="text-align: justify;">Türk edebiyatının en çok okunan yazarlarından Ayşe Kulin, Uşak Belediyesi Kitap Fuarı'nın onur konuğu olarak geldiği Uşak'ta, 97.4 Uğur FM'in canlı yayın konuğu oldu.</p><p style="text-align: justify;">Uğur FM Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Özbek'in hazırlayıp sunduğu <strong>“Hüseyin Özbek ile Şehirde Hayat”</strong> programının özel yayınına katılan Kulin, yazarlık serüveninden çocukluk yıllarına, edebiyat dünyasından özel yaşamına kadar birçok konuda samimi açıklamalarda bulundu.</p><p style="text-align: justify;">Ancak ünlü yazarın yıllar önce yaşadığı bir hayal kırıklığına ilişkin anlattıkları, programın en dikkat çekici anlarından biri oldu.</p><p style="text-align: justify;">Bugün eserleri geniş okur kitlelerine ulaşan Ayşe Kulin'in, yazarlık hayatının başlarında bir yayıncı tarafından geri çevrildiği, hatta kendisine yazarlık yapmamasının tavsiye edildiği ortaya çıktı.</p><h2 style="text-align: justify;">“SİZ YAZAR OLMAYIN, BAŞKA BİR ŞEY OLMAYI DÜŞÜNÜN!”</h2><p style="text-align: justify;">Hüseyin Özbek'in yazarlığa nasıl başladığını sorması üzerine geçmişe dönen Ayşe Kulin, ilk öykülerini yayımlatmak için çeşitli girişimlerde bulunduğunu ancak beklediği karşılığı alamadığını anlattı.</p><p style="text-align: justify;">O dönemde yaklaşık 43 yaşında olduğunu belirten Kulin, iki öyküsünü değerlendirmesi için götürdüğü yayıncının olumsuz yanıtını hâlâ unutmadığını söyledi.</p><p style="text-align: justify;">Ünlü yazar, kendisine verilen cevabı şu sözlerle aktardı:</p><p style="text-align: justify;"><strong>“Beğenmedim dedi adam. Siz yazar olmayın, başka bir şey olmayı düşünün dedi o beyefendi bana.”</strong></p><p style="text-align: justify;">Kulin'in açıklamalarındaki en şaşırtıcı ayrıntı ise bu sözler karşısında gösterdiği tepkiydi.</p><p style="text-align: justify;">Yayıncının değerlendirmesini o dönemde kabul ettiğini anlatan Kulin, <strong>“Ben de kabul ettim yani, yayıncı çünkü. Beğenseydi basardı”</strong> ifadelerini kullandı.</p><p style="text-align: justify;">Hüseyin Özbek'in, öykülerini başka bir yayınevine götürüp götürmediğini sorması üzerine verdiği yanıt da oldukça netti:</p><p style="text-align: justify;"><strong>“Denemedim.”</strong></p><p style="text-align: justify;">Bugün Türkiye'nin tanınmış yazarlarından biri olan Kulin'in, ilk eserlerine yönelik bu olumsuz değerlendirmeden sonra başka bir yayıncıya başvurmayı denememiş olması, yazarlık yolculuğunun pek bilinmeyen ayrıntılarından biri olarak dikkat çekti.</p><h2 style="text-align: justify;">YAZARLIK YETENEĞİNİ ORTAOKULDA KEŞFETMİŞ</h2><p style="text-align: justify;">Ayşe Kulin'in yazarlık serüveni aslında çok daha önce, ortaokul yıllarında başlamıştı.</p><p style="text-align: justify;">Çocukluğunda müzik ve dansla ilgilendiğini ancak müzik konusunda başarılı olamadığını anlatan Kulin, piyano öğretmeninin kendisinde müzik kulağı bulunmadığını söylemesinin ardından hayal kırıklığı yaşadığını belirtti.</p><p style="text-align: justify;">Okul korosunda da sesini kullanmamasının istendiğini anlatan Kulin, kendisini başarılı hissetmediği bu dönemde bir kompozisyon ödevinin hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.</p><p style="text-align: justify;">Ortaokul öğretmeni, öğrencilerinden okudukları bir kitap hakkında özet değil, kitabın kendilerine ne ifade ettiğini anlatan bir yazı hazırlamalarını istemişti.</p><p style="text-align: justify;">Ödevleri değerlendiren öğretmen, sınıfta yalnızca bir öğrencinin isteneni yaptığını açıkladı.</p><p style="text-align: justify;">O öğrenci Ayşe Kulin'di.</p><p style="text-align: justify;">Ünlü yazar, o gün yaşadığı sevinci yıllar sonra şu sözlerle anlattı:</p><p style="text-align: justify;"><strong>“O bana gökyüzünden gönderilen bir kıvılcım gibi oldu. Çünkü ilk defa bir şey başardım.”</strong></p><p style="text-align: justify;">Kulin, bu deneyimin kendisini yazmaya daha fazla yönlendirdiğini, sonraki yıllarda kompozisyonlarının öğretmenleri tarafından beğenildiğini ifade etti.</p><h2 style="text-align: justify;">“DÖRT ÇOCUK BÜYÜTTÜM, ÇALIŞTIM AMA HEP YAZDIM”</h2><p style="text-align: justify;">Yazarlığının neden daha ileri yaşlarda profesyonel bir kariyere dönüştüğünü de anlatan Kulin, hayatındaki sorumlulukların ve çalışma yaşamının bu süreçte belirleyici olduğunu söyledi.</p><p style="text-align: justify;"><strong>“Dört çocuk büyüttüm, evlendim, boşandım, çalışma hayatım oldu ama hep yazdım. Hep yazdım.”</strong></p><p style="text-align: justify;">Genç yaşlardan itibaren kendi geçimini sağladığını belirten Kulin, otel dergilerinde yazı işleri müdürlüğü yaptığını, çeşitli yazılar kaleme aldığını ve çeviri çalışmaları gerçekleştirdiğini anlattı.</p><p style="text-align: justify;">Yazmayı hiçbir zaman tamamen bırakmadığını ancak profesyonel yazarlık kariyerinin daha geç şekillendiğini ifade etti.</p><h2 style="text-align: justify;">TOMRİS UYAR SINIF ARKADAŞIYMIŞ</h2><p style="text-align: justify;">Ayşe Kulin, edebiyat dünyasına adım attığı yıllarda kendisine ilham veren kadın yazarlardan da söz etti.</p><p style="text-align: justify;">Türk edebiyatının önemli isimlerinden Tomris Uyar'ın sınıf arkadaşı olduğunu belirten Kulin, Nazlı Eray ile de kolej yıllarından tanıştıklarını anlattı.</p><p style="text-align: justify;">Ayla Kutlu'nun yazarlık yolculuğunda kendisine ışık tutan isimlerden biri olduğunu söyleyen Kulin, dönemin başarılı kadın yazarlarından etkilendiğini belirtti.</p><p style="text-align: justify;"><strong>“Onlardan çok feyz aldım. Onlar benim öncülerimdi yani.”</strong></p><p style="text-align: justify;">Kulin'in açıklamaları, yazarlığa duyduğu ilginin yalnızca çocukluk yıllarında keşfedilen bir yetenekten değil, çevresindeki güçlü edebiyat birikiminden de beslendiğini ortaya koydu.</p><h2 style="text-align: justify;">“ADI AYLİN” HAYATINI DEĞİŞTİRDİ</h2><p style="text-align: justify;">Yazarlık öncesinde kamera arkasında çalıştığını, film ve reklam yapım süreçlerinde görev aldığını da anlatan Ayşe Kulin, kariyerindeki önemli dönüm noktalarından birinin <i>Adı Aylin</i> romanı olduğunu söyledi.</p><p style="text-align: justify;">Romanın elde ettiği ticari başarının ardından daha önce sürdürdüğü yan işlerini bıraktığını belirten Kulin, bu süreci şu sözlerle ifade etti:</p><p style="text-align: justify;"><strong>“Adı Aylin bana çok para kazandırınca yapmakta olduğum bütün yan işlerimi bıraktım.”</strong></p><p style="text-align: justify;">Böylece yıllarca farklı işlerde çalışırken yazmayı sürdüren Kulin, geçimini eserlerinden sağlayabildiği bir döneme adım attı.</p><p style="text-align: justify;">Yazarlığa geç başladığını ancak ardından düzenli biçimde kitap yayımladığını belirten Kulin, bugüne kadar 43 eserinin yayımlandığını açıkladı.</p><h2 style="text-align: justify;">BİR ZAMANLAR YAZAR OLMAMASI SÖYLENMİŞTİ, BUGÜN 43 KİTABI VAR</h2><p style="text-align: justify;">Ayşe Kulin'in Uğur FM'de anlattığı bu anı, sanat ve edebiyat dünyasında başarıya giden yolun her zaman kolay olmadığını gösteren dikkat çekici bir örnek oluşturdu.</p><p style="text-align: justify;">Çocukluk yıllarında yeteneğini keşfeden, yaşamının farklı dönemlerinde yazmayı sürdüren ancak ilk öykülerini yayımlatmak istediğinde olumsuz karşılanan Kulin, yıllar içinde Türk edebiyatının geniş okur kitlelerine ulaşan isimlerinden biri hâline geldi.</p><p style="text-align: justify;">Bir zamanlar kendisine <strong>“Siz yazar olmayın”</strong> denilen Ayşe Kulin, bugün yayımlanmış 43 kitabıyla edebiyat yaşamını sürdürüyor.</p><p style="text-align: justify;">Uşak Belediyesi Kitap Fuarı vesilesiyle kente gelen Kulin'in, Hüseyin Özbek ile Şehirde Hayat programında paylaştığı bu anı, ünlü yazarın başarılarla dolu kariyerinin ardındaki az bilinen hayal kırıklıklarından birini de gün yüzüne çıkardı.</p><p style="text-align: justify;"></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Uşak'ta Yaşam-Kültür/Sanat</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/ayse-kuline-senden-yazar-olmaz-demisler</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/11/ugur-fmde-ayse-kulin-soylesisi.png" type="image/jpeg" length="79959"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TUNAHAN ÖZKAN KİMDİR?]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/tunahan-ozkan-kimdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/tunahan-ozkan-kimdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UŞŞAK SANAT AKADEMİ KURUCUSU TUNAHAN ÖZKAN KİMDİR?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>Tunahan Özkan Kimdir?</h1><p><strong>Tunahan Özkan, 5 Kasım 1999 doğumlu Türk müziği sanatçısı, besteci, söz yazarı, şair ve müzik eğitimcisidir. Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü mezunu olan Özkan, Uşak'ta faaliyet gösteren Uşşak Sanat Akademi'nin kurucusudur.</strong> Müzik çalışmalarının yanı sıra edebiyatla da ilgilenen sanatçı, çocukların ve gençlerin sanatla buluşmasına yönelik eğitim faaliyetleri yürütmektedir.</p><h2>Çocukluk yılları ve müzikle tanışması</h2><p>Tunahan Özkan'ın müzikle ilişkisi ilkokul yıllarında başlamıştır. Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulunda öğrenim gördüğü dönemde müzik öğretmeni Alim Kargın'ın bağlamayla seslendirdiği türkülerden etkilenmiş, Türk halk müziğine ve bağlamaya ilgi duymaya başlamıştır.</p><p>Öğretmeninin müzik derslerinde bağlama çalması ve türküler söylemesi, Özkan'ın sanat hayatındaki ilk önemli etkenlerden biri olmuştur. Henüz küçük yaşlardayken ailesinden bağlama kursuna gitmek istediğini söylemiş, öğretmeni Alim Kargın'ın yönlendirmesiyle Mehmet Karadedeli'den bağlama eğitimi almaya başlamıştır. İlkokul öğreniminin sonuna kadar bu eğitimi sürdürmüştür.</p><p>Özkan'ın müziğe duyduğu ilgi yalnızca enstrüman çalmakla sınırlı kalmamıştır. Okul yıllarında türkü söylemekten hoşlanmış, öğretmenlerinden derslerde kendisine türkü söyleme fırsatı vermelerini istemiştir. Arkadaşları gelecekte doktor, avukat veya mühendis olmak istediklerini söylerken kendisi sanatçı olacağını ifade etmiştir.</p><p>Çocukluk döneminden itibaren müziği gelecekteki mesleği olarak görmesi, sonraki yıllarda aldığı eğitim ve yaptığı çalışmaların temelini oluşturmuştur.</p><h2>Sekiz yaşında başlayan çalışma hayatı</h2><p>Tunahan Özkan'ın çocukluk yılları müzik eğitiminin yanında çalışma hayatıyla da şekillenmiştir.</p><p>Babası mermercilikle uğraşan Özkan, henüz sekiz yaşındayken babasının iş yerinin karşısındaki çay ocağında çalışmaya başlamıştır. Yaklaşık iki yıl boyunca, özellikle yaz dönemlerinde çay dağıtarak çalışma hayatını tanımıştır.</p><p>Babası, oğlunun bir meslek öğrenmesini istediği için daha sonra onu marangozluk yapan bir ustanın yanına çırak olarak vermiştir. Özkan, lise yılları da dâhil olmak üzere yaz tatillerinde marangoz çırağı olarak çalışmayı sürdürmüştür.</p><p>Ancak kendisinin geleceğe ilişkin hayali farklıdır. Ailesinin meslek edinmesine yönelik beklentilerine rağmen müzik alanında ilerlemek istediğini belirterek sanatçılığı seçmiştir.</p><p>Bu dönemde yaşadığı deneyimleri, çalışma disiplini kazanmasına ve yaşamın güçlüklerini erken yaşta tanımasına katkı sağlayan bir süreç olarak değerlendirmektedir.</p><h2>Konservatuvar eğitimi ve sanat yaşamı</h2><p>Tunahan Özkan, <strong>Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümünden mezun olmuştur.</strong></p><p>Konservatuvar eğitimi boyunca Türk müziğinin makam yapısı, teorisi ve icra geleneği üzerine akademik bilgi edinmiş; çocukluk yıllarında bağlamayla başlayan müzik deneyimini profesyonel düzeye taşımıştır.</p><p>Sanat yaşamında Türk halk müziği önemli bir yere sahiptir. Özkan, geleneksel müzik kültürünü korumayı ve yeni eserlerle geliştirmeyi önemsemekte; yorumculuğunun yanında söz yazarlığı ve bestecilik çalışmaları da yapmaktadır.</p><p>Müzik kariyeri boyunca çeşitli sanatçılarla, bestecilerle, aranjörlerle ve yapımcılarla iş birlikleri gerçekleştirmiştir.</p><p>Uşaklı söz yazarı ve besteci Muhammed Parlak'ın eseri olan <strong>“Bir Zaman”</strong> türküsünü seslendirmiştir. Eserin düzenleme ve kayıt çalışmaları İstanbul'da aranjör İsmail Ergenler ile gerçekleştirilmiş, klip çalışmasında yapımcı Elmar Alizade ile birlikte çalışılmıştır.</p><p>Sanatçı, kendi söz ve müziğini hazırladığı eserler üzerinde de çalışmaktadır. Beste ve söz yazarlığını, ses sanatçılığının yanında sürdürdüğü bağımsız bir üretim alanı olarak görmektedir.</p><h2>Esrarengiz Türküler ve müzik çalışmaları</h2><p>Tunahan Özkan'ın müzik çalışmalarından biri <strong>“Esrarengiz Türküler”</strong> adlı beş eserlik projedir. Projenin adı, eşi Esra'nın isminden esinlenerek oluşturulmuştur.</p><p>Türk müziğinin Uşşak makamıyla da ilişkilendirdiği bu çalışma, sanatçının geleneksel müziğe yaklaşımını yansıtan projeleri arasında yer almaktadır.</p><p>Özkan, sanatçı Ahmet Şafak'ın kendisine seslendirmesi için verdiği <strong>“Sana Kıyıp Gidemiyorum”</strong> adlı eseri de yorumlamıştır.</p><p>Kendi söz ve müziğine ait eserleri arasında <strong>“İki Gözümün Sûdesi”</strong> de bulunmaktadır.</p><p>Sanatçı, mevcut eserlerinin yanı sıra henüz yayımlamadığı çok sayıda bestesi ve şarkı sözü bulunduğunu, bunları ilerleyen dönemlerde dinleyicilerle buluşturmayı hedeflediğini belirtmektedir.</p><h2>Edebiyat çalışmaları</h2><p>Tunahan Özkan, müziğin yanı sıra şiir ve roman yazarlığıyla da ilgilenmektedir.</p><p><strong>2020 yılında “Son Sözüm” adlı şiir kitabını yayımlamıştır.</strong> Aynı dönemde müzik çalışmalarını da sürdüren Özkan, sanatın farklı alanlarında üretim yapmayı benimsemiştir.</p><p>Şiir kitabının ardından roman çalışmalarına yönelmiş, <strong>“Barbaros”</strong> adını verdiği bir roman yazmaya başlamıştır. 2026 yılı itibarıyla kitabın tamamlanma aşamasında olduğunu ifade etmiştir.</p><p>Müzik ve edebiyatı birbirini besleyen iki sanat alanı olarak değerlendiren Özkan, hem söz yazarlığını hem de edebî çalışmalarını sürdürmektedir.</p><h2>Uşşak Sanat Akademi'nin kuruluşu</h2><p>Tunahan Özkan'ın sanat yaşamındaki önemli girişimlerden biri, kurucusu olduğu <strong>Uşşak Sanat Akademi</strong>'dir.</p><p>Uzun yıllardır kendi sanat eğitim merkezini kurma düşüncesi bulunan Özkan, bu hayalini Uşak'ta gerçekleştirmiştir.</p><p>Akademinin kuruluş süreci, bir okul konserine ilişkin davetiyeyi Ali Mutlu'ya ulaştırmak amacıyla gerçekleştirdiği görüşmede başlamıştır. Görüşme sırasında daha önce dershane olarak kullanılan bir binanın devredileceğini öğrenmiş, binanın sanat akademisine dönüştürülmesi fikrini gündeme getirmiştir.</p><p>Fikrin olumlu karşılanmasının ardından çalışmalara başlanmış ve kısa süre içerisinde binanın devri gerçekleştirilmiştir.</p><p>Özkan, akademiyi kurarken yeterli sermayeye sahip olmadığını, girişimini ailesinin ve Ali Mutlu'nun desteğiyle hayata geçirdiğini anlatmaktadır.</p><p>Başlangıçtaki maddi güçlükleri aşarak çok katlı bir binada farklı sanat dallarının eğitimini verebilen bir merkez oluşturmuştur.</p><p>Uşşak Sanat Akademi, yalnızca bir enstrüman kursu olarak değil, farklı yaş gruplarını sanat, kültür ve eğitim faaliyetleriyle buluşturan çok yönlü bir kurum olarak yapılandırılmıştır.</p><h2>Uşşak Sanat Akademi'nin eğitim faaliyetleri</h2><p>Tunahan Özkan'ın kuruculuğunu üstlendiği Uşşak Sanat Akademi'de başta piyano ve bağlama olmak üzere gitar, keman, ukulele, yan flüt, bateri, kanun ve klarnet gibi çeşitli enstrümanların eğitimi verilmektedir.</p><p>Müzik dışındaki faaliyetler arasında resim, dans, drama, oyunculuk, satranç, akıl oyunları ve yabancı dil eğitimleri bulunmaktadır.</p><p>Akademi, okul öncesi çocuklardan yetişkinlere kadar farklı yaş gruplarına hitap etmektedir. Eğitim dönemlerinin yanı sıra yaz okulu programları da düzenlenmektedir.</p><p>Özkan'ın açıklamalarına göre akademi, 2026 yılı öncesindeki eğitim sezonunu yaklaşık <strong>100 öğrenciyle</strong> tamamlamıştır.</p><p>Kurumda farklı branşlarda görev yapan eğitmenlerle birlikte çalışan Özkan, sanat eğitiminin yalnızca meslek edinmeye yönelik olmadığını; bireylerin kendilerini geliştirmelerine, özgüven kazanmalarına ve farklı yeteneklerini keşfetmelerine de katkı sağladığını düşünmektedir.</p><p>Sanat eğitiminde doğuştan gelen yeteneğin tek başına belirleyici olmadığı görüşünü benimsemektedir. Düzenli çalışma, doğru eğitim ve öğrencinin ilgisinin desteklenmesini, başarılı bir öğrenme sürecinin temel unsurları olarak değerlendirmektedir.</p><h2>Uşak'a konservatuvar kazandırma hedefi</h2><p>Tunahan Özkan'ın uzun vadeli hedeflerinden biri, Uşak Üniversitesi bünyesinde bir devlet konservatuvarı kurulmasına katkı sağlamaktır.</p><p>Türk halk müziği geleneği, yetiştirdiği ozanlar ve müzisyenlerle önemli bir kültürel geçmişe sahip olan Uşak'ta konservatuvar bulunmamasını eksiklik olarak değerlendirmektedir.</p><p>Bu doğrultuda yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamlayarak akademik çalışmalarını ilerletmeyi, ilerleyen yıllarda Uşak Üniversitesi ve ilgili kurumlar nezdinde konservatuvar kurulmasına yönelik girişimlerde bulunmayı hedeflemektedir.</p><p>Özkan'ın bu hedefi, özel bir konservatuvar kurmaktan ziyade Uşak'taki gençlerin üniversite bünyesinde akademik müzik eğitimi alabilecekleri bir kurumun oluşturulmasına yöneliktir.</p><h2>Uluslararası eğitim hedefleri</h2><p>Tunahan Özkan, Uşşak Sanat Akademi'nin eğitim faaliyetlerini uluslararası alana taşımayı da hedeflemektedir.</p><p>Bu kapsamda yabancı dil programlarını geliştirmeye, uluslararası sertifika programları düzenlemeye ve yurt dışındaki eğitim kurumlarıyla iş birlikleri oluşturmaya yönelik çalışmalar yürütmektedir.</p><p>2026 yılı itibarıyla İtalya'da eğitim gören eski öğrencilerinden Ege ile birlikte bir eğitim programı hazırlanması üzerinde çalıştığını açıklamıştır.</p><p>Planlanan program kapsamında Uşşak Sanat Akademi öğrencilerinin İtalya'da eğitim ve kültürel etkinliklere katılabilmeleri amaçlanmaktadır.</p><p>Bu çalışma, sanatçının Uşak'ta yürüttüğü eğitim faaliyetlerine uluslararası bir boyut kazandırma hedefinin parçasıdır.</p><h2>Sanat ve eğitim anlayışı</h2><p>Tunahan Özkan, sanatın yalnızca profesyonel sanatçılar yetiştirmek amacıyla öğretilmemesi gerektiğini savunmaktadır.</p><p>Müzik öğrenmek isteyen bireylerin mutlaka doğuştan özel bir yeteneğe sahip olmasının gerekmediğini, doğru yöntemlerle ve düzenli çalışmayla enstrüman çalma becerisinin geliştirilebileceğini düşünmektedir.</p><p>Bu yaklaşımında kendi öğrencilik deneyimleri ve yıllar içinde yetiştirdiği öğrenciler belirleyici olmuştur.</p><p>Sanat eğitiminin çocukların kişisel gelişiminde olduğu kadar yetişkinlerin yaşamında da önemli bir yeri bulunduğunu vurgulamaktadır.</p><p>Kendisinin müziğe yönelmesinde öğretmenlerinin desteği önemli bir rol oynadığı için, genç öğrencilerin yeteneklerini keşfetmelerine ve sanatla bağ kurmalarına yardımcı olmayı mesleki sorumluluklarından biri olarak görmektedir.</p><h2>Kişisel yaşamı</h2><p>Tunahan Özkan, Esra Özkan ile evlidir. Eşinin adı, sanatçının “Esrarengiz Türküler” projesinin isimlendirilmesine de esin kaynağı olmuştur.</p><p>Uşak'la güçlü bir kültürel ve kişisel bağ kuran Özkan, sanat çalışmalarını ve eğitim faaliyetlerini bu şehirde sürdürmektedir.</p><p><strong>Tunahan Özkan, Türk müziği alanındaki yorumculuğu, besteciliği, edebiyat çalışmaları ve Uşşak Sanat Akademi çatısı altında yürüttüğü eğitim faaliyetleriyle sanat yaşamına devam etmektedir.</strong></p><p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Uşak'ta Yaşam-Kültür/Sanat</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/tunahan-ozkan-kimdir</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 16:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/11/tunahan-ozkandan-konservatuvar-hedefi.png" type="image/jpeg" length="43489"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TUNAHAN ÖZKAN: 8 YAŞINDA SANAYİDE ÇIRAKTI, ŞİMDİ UŞAK'A KONSERVATUVAR KURMAYI HEDEFLİYOR!]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/tunahan-ozkan-8-yasinda-sanayide-cirakti-simdi-usaka-konservatuvar-kurmayi-hedefliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/tunahan-ozkan-8-yasinda-sanayide-cirakti-simdi-usaka-konservatuvar-kurmayi-hedefliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Tunahan Özkan, Uğur FM'de sanat yolculuğunu, Uşşak Sanat Akademi'yi, konservatuvar hayalini ve İtalya'daki eğitim planlarını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Uşşak Sanat Akademi Kurucusu, sanatçı ve müzik eğitimcisi Tunahan Özkan, Uğur FM'de yayınlanan “Hüseyin Özbek ile Şehirde Hayat” programına konuk oldu. Çocukluk yıllarında başlayan müzik tutkusundan kendi sanat akademisini kurmasına uzanan yolculuğunu anlatan Özkan, Uşak'a konservatuvar kazandırma hayalini ve öğrencileri için hazırladıkları uluslararası eğitim projelerini de ilk kez kamuoyuyla paylaştı.</strong></p><p style="text-align: justify;"><strong>[related-posts id="7915" color="bg-warning"][/related-posts]</strong></p><p style="text-align: justify;">Uğur FM Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Özbek'in hazırlayıp sunduğu <strong>“Hüseyin Özbek ile Şehirde Hayat”</strong> programı, bu hafta Uşak'ın sanat yaşamına katkılarıyla tanınan sanatçı ve müzik eğitimcisi Tunahan Özkan'ı ağırladı.</p><p style="text-align: justify;">97.4 Uğur FM'de canlı yayımlanan programda müzik, sanat eğitimi, çocukların yeteneklerinin keşfedilmesi ve Uşak'ın kültürel geleceği konuşuldu. Sohbet boyunca kendi hayatından samimi kesitler paylaşan Özkan, bir çocuğun müzikle kurduğu bağın yıllar içinde nasıl bir mesleğe, ardından başkalarının hayatına dokunan bir eğitim kurumuna dönüşebileceğini anlattı.</p><h2 style="text-align: justify;">“BEN MÜZİSYEN OLACAĞIM DEDİM”</h2><p style="text-align: justify;">Tunahan Özkan'ın müzikle tanışması, Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulunda okuduğu yıllara dayanıyor. Müzik öğretmeni Alim Kargın'ın derslerde bağlama çalıp türküler söylemesinden etkilenen Özkan, ailesinden kendisini bağlama kursuna göndermesini istedi.</p><p style="text-align: justify;">Öğretmeninin yönlendirmesiyle Mehmet Karadedeli'den bağlama dersleri almaya başlayan Özkan, henüz ilkokul yıllarında gelecekte sanatçı olmak istediğine karar verdi.</p><p style="text-align: justify;">Programda çocukluk anılarını anlatırken, öğretmenlerin öğrencilere gelecekte hangi mesleği yapmak istediklerini sorduklarında arkadaşlarının doktorluk, avukatlık ve mühendislik gibi meslekleri saydığını, kendisinin ise sanatçı olmak istediğini söylediğini hatırlattı.</p><p style="text-align: justify;">Ancak sanatçının çocukluğu yalnızca müzikle geçmedi. Mermercilikle uğraşan babası, oğlunun küçük yaşta çalışma hayatını tanımasını istedi. Özkan, henüz sekiz yaşındayken sanayide çay dağıtmaya başladığını, daha sonra da marangoz çırağı olarak çalıştığını anlattı.</p><p style="text-align: justify;">Yaz tatillerinde lise yıllarına kadar marangozluk yaptığını belirten Özkan, meslek öğrenmesini isteyen babasıyla kendisinin hayallerinin farklı olduğunu ifade etti.</p><p style="text-align: justify;"><strong>“Ben artık yapmayacağım. Ben müzisyen olacağım. Kesin kararım bu.”</strong></p><p style="text-align: justify;"><strong>[related-posts id="7915" color="bg-warning"][/related-posts]</strong></p><p style="text-align: justify;">Özkan, bugün geldiği noktada çocukluk yıllarında yaşadığı güçlüklerin ve çalışma hayatından edindiği tecrübelerin kendisine önemli katkılar sağladığını düşünüyor.</p><h2 style="text-align: justify;">UŞŞAK SANAT AKADEMİ'NİN KURULUŞ HİKÂYESİNİ ANLATTI</h2><p style="text-align: justify;">Programın dikkat çeken bölümlerinden biri de Uşşak Sanat Akademi'nin kuruluş hikâyesi oldu.</p><p style="text-align: justify;">Özkan, uzun süredir bir sanat akademisi kurma hayali bulunduğunu, ancak bu hayalin beklenmedik bir karşılaşmanın ardından gerçeğe dönüştüğünü anlattı.</p><p style="text-align: justify;">Bir okul konserinin davetiyesini teslim etmek için görüştüğü Ali Mutlu'nun yanında, daha önce dershane olarak kullanılan bir binanın devredileceğini öğrendiğini söyleyen Özkan, o anda binanın sanat akademisine dönüştürülmesi fikrini ortaya attığını belirtti.</p><p style="text-align: justify;">Fikrin olumlu karşılanması üzerine hızla harekete geçtiklerini anlatan sanatçı, yaklaşık iki gün içerisinde binayı devralarak çalışmalara başladıklarını söyledi.</p><p style="text-align: justify;">Akademinin kuruluşunda maddi imkânlarının oldukça sınırlı olduğunu da gizlemedi.</p><p style="text-align: justify;"><strong>“Akademiyi ilk açarken açık konuşayım, param yoktu. Sıfırdan başladık. Eksiden başladım diyeyim.”</strong></p><p style="text-align: justify;">Babasının, ailesinin ve Ali Mutlu'nun desteğiyle Uşşak Sanat Akademi'yi hayata geçirdiğini belirten Özkan, bugün farklı katlarında farklı sanat dallarının öğretildiği bir eğitim kurumu oluşturduklarını anlattı.</p><h2 style="text-align: justify;">100 ÖĞRENCİYE ULAŞAN SANAT AKADEMİSİ</h2><p style="text-align: justify;">Uşşak Sanat Akademi'nin yalnızca müzik eğitimi veren bir kurum olmadığını belirten Tunahan Özkan, piyano, bağlama, gitar, keman, ukulele, yan flüt, bateri, kanun ve klarnet gibi enstrümanların yanında resim, dans, drama, satranç, akıl oyunları ve yabancı dil eğitimlerine de yer verdiklerini söyledi.</p><p style="text-align: justify;">Özkan, akademinin önceki eğitim sezonunu yaklaşık <strong>100 öğrenciyle tamamladığını</strong> açıkladı.</p><p style="text-align: justify;">Çocuklar ve gençlerin yanı sıra yetişkinlere de eğitim verdiklerini anlatan Özkan, sanatla tanışmak için belirli bir yaş sınırı bulunmadığını vurguladı.</p><p style="text-align: justify;">Hüseyin Özbek de yakın zamanda ziyaret ettiği akademide farklı katlardan piyano, keman ve gitar seslerinin yükseldiğini anlatarak sanat merkezlerinin Uşak'taki kültürel yaşam açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.</p><h2 style="text-align: justify;">“YETENEK OLMASA DA ÇALIŞARAK BAŞARILABİLİR”</h2><p style="text-align: justify;">Programda çocukların sanat eğitimine yönlendirilmesi konusu da geniş yer buldu.</p><p style="text-align: justify;">Tunahan Özkan, bir çocuğun enstrüman çalabilmesi için mutlaka doğuştan özel bir yeteneğe sahip olması gerekmediğini belirtti. Yeteneğin öğrenme sürecini hızlandırabileceğini ancak düzenli çalışmanın belirleyici olduğunu vurguladı.</p><p style="text-align: justify;">Bu düşüncesini öğrencilerinden birinin hikâyesiyle örneklendirdi. Bağlama kursunda parmaklarını yeterince kullanamadığı için başlangıçta zorlanan bir öğrencisinin, yarıyıl tatilinde yoğun biçimde çalışarak sınıfın en başarılı öğrencileri arasına girdiğini anlattı.</p><p style="text-align: justify;"><strong>“Yeteneği olan çocuk daha hızlı ilerler, yeteneği olmayan çocuk daha yavaş ilerler. Ama işin sonunda ikisi de ilerler.”</strong></p><p style="text-align: justify;">Özkan, yalnızca yeteneğe güvenmenin yeterli olmadığını, başarılı bir müzisyen olabilmek için enstrümanla vakit geçirmenin ve sürekli çalışmanın şart olduğunu söyledi.</p><p><strong>[related-posts id="7915" color="bg-warning"][/related-posts]</strong></p><h2 style="text-align: justify;">“UŞAK'A KONSERVATUVAR AÇMA HAYALİM VAR”</h2><p style="text-align: justify;">Programın en dikkat çekici açıklamalarından biri, Tunahan Özkan'ın Uşak Üniversitesi bünyesinde konservatuvar kurulmasına yönelik hedefiydi.</p><p style="text-align: justify;">Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü mezunu olduğunu belirten Özkan, çok sayıda halk ozanı ve müzisyen yetiştiren Uşak'ta bir konservatuvar bulunmamasını önemli bir eksiklik olarak değerlendirdi.</p><p style="text-align: justify;">Şehrin kültürel geçmişine ve müzik geleneğine dikkat çeken Özkan, gelecekte akademik çalışmalarını ilerleterek bu alanda girişimlerde bulunmak istediğini söyledi.</p><p style="text-align: justify;"><strong>“Yüksek lisansımı, doktoramı tamamlayıp inşallah memleketimize bir konservatuvar açma hayalim var.”</strong></p><p style="text-align: justify;">Hedefinin özel bir konservatuvar kurmak değil, Uşak Üniversitesi bünyesinde bir konservatuvar açılması için çalışmak olduğunu açıklayan Özkan, ilerleyen yıllarda YÖK nezdinde gerekli girişimlerin yapılmasını arzuladığını ifade etti.</p><p style="text-align: justify;">Hüseyin Özbek de Uşak'taki sanatçıların ve genç yeteneklerin akademik eğitimlerini kendi şehirlerinde sürdürebilmelerinin önemli olduğunu belirterek yerel yöneticilere, milletvekillerine ve sanat çevrelerine bu konuda destek çağrısında bulundu.</p><h2 style="text-align: justify;">UŞŞAK SANAT AKADEMİ'DEN İTALYA'YA EĞİTİM HAZIRLIĞI</h2><p style="text-align: justify;">Tunahan Özkan, akademinin uluslararası eğitim alanındaki hedeflerine ilişkin de açıklamalarda bulundu.</p><p style="text-align: justify;">Yabancı dil eğitimini geliştirdiklerini ve uluslararası sertifika programları yürüttüklerini söyleyen Özkan, okul öncesinden yetişkinlere kadar farklı yaş gruplarına hitap ettiklerini belirtti.</p><p style="text-align: justify;">Yurt dışındaki eğitim kurumlarıyla ortak çalışmalar yapmayı planladıklarını anlatan sanatçı, geçmişte öğrencileri arasında bulunan ve bugün İtalya'da eğitim gören Ege isimli öğrencileriyle birlikte yeni projeler üzerinde çalıştıklarını açıkladı.</p><p style="text-align: justify;"><strong>“Yakında da İtalya'da bir eğitim programı hazırlıyoruz. Öğrencilerimizi İtalya'ya götüreceğiz.”</strong></p><p style="text-align: justify;">Özkan'ın bu açıklaması, Uşak'taki bir sanat akademisinin öğrencilerine uluslararası eğitim deneyimi kazandırma hedefini ortaya koydu.</p><h2 style="text-align: justify;">MÜZİĞİN YANI SIRA EDEBİYATLA DA İLGİLENİYOR</h2><p style="text-align: justify;">Programda Tunahan Özkan'ın edebiyat çalışmaları da gündeme geldi.</p><p style="text-align: justify;">Özkan, <strong>“Son Sözüm”</strong> isimli şiir kitabını 2020 yılında yayımladığını belirterek müzik dışında yazmaya da ilgi duyduğunu anlattı.</p><p style="text-align: justify;">Sanatçı, <strong>“Barbaros”</strong> adını taşıyan bir roman üzerinde çalıştığını ve kitabını tamamlamaya yaklaştığını söyledi.</p><p style="text-align: justify;">Müzik çalışmalarından da söz eden Özkan, Ahmet Şafak'ın kendisine seslendirmesi için verdiği “Sana Kıyıp Gidemiyorum” isimli eseri, Uşaklı Muhammed Parlak'ın söz ve müziğini hazırladığı “Bir Zaman” türküsünü ve kendi bestelerini anlattı.</p><p style="text-align: justify;">Yayın sırasında sanatçının farklı eserlerine de yer verilirken dinleyicilerden gelen mesajlar sohbetin samimi atmosferini güçlendirdi.</p><h2 style="text-align: justify;">HÜSEYİN ÖZBEK: “BU ŞEHRİN GÜÇLÜ YÖNLERİNİ KONUŞUYORUZ”</h2><p style="text-align: justify;">Uğur FM Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Özbek, program boyunca sanat eğitiminin yalnızca bireysel bir hobi olmadığını, şehirlerin kültürel gelişiminde de önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.</p><p style="text-align: justify;">Uşak'ın yetiştirdiği sanatçıların desteklenmesi, gençlerin yeteneklerinin erken yaşlarda keşfedilmesi ve sanat kurumlarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Özbek, Şehirde Hayat programının bu konulara alan açmaya devam edeceğini söyledi.</p><p style="text-align: justify;"><strong>“Biz bu şehri konuşuyoruz. Bu şehrin güçlü yönlerini konuşuyoruz. Varsa sıkıntısı, sorunları, zayıf yönlerini de konuşuyoruz.”</strong></p><p style="text-align: justify;">Yaklaşık bir buçuk saat süren program, Tunahan Özkan'ın sanat yolculuğuna ilişkin samimi anıları, Uşşak Sanat Akademi'nin çalışmaları ve Uşak'ın kültürel geleceğine yönelik hedeflerin konuşulmasıyla sona erdi.</p><p style="text-align: justify;">Uşak'ta sanatsal yeteneklerin desteklenmesi ve genç kuşakların kültürle buluşturulmasının öneminin vurgulandığı yayın, dinleyicilerden gelen mesajlarla da renkli anlara sahne oldu.</p><p style="text-align: justify;"><strong>Hüseyin Özbek ile Şehirde Hayat, her salı saat 21.00'de 97.4 Uğur FM'de dinleyicileriyle buluşuyor.</strong><br><br></p><p style="text-align: justify;"><img src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/11/tunahan-ozkandan-konservatuvar-hedefi.png" alt="Tunahan Özkan’dan Konservatuvar Hedefi" style="" width="1672" height="941"></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Uşak'ta Yaşam-Kültür/Sanat</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/tunahan-ozkan-8-yasinda-sanayide-cirakti-simdi-usaka-konservatuvar-kurmayi-hedefliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/11/tunahan-ozkandan-konservatuvar-hedefi.png" type="image/jpeg" length="39665"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UŞAK VALİLİĞİ BİNASI NİÇİN YIKILACAK, BİLEN VAR MI?]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/usak-valiligi-binasi-nicin-yikilacak-bilen-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/usak-valiligi-binasi-nicin-yikilacak-bilen-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü olan 29 Ekim'de gerçekleştirilen programa, Uşak Mimarlar Odası İl Temsilcisi Yüksek Mimar Cemal Aydemir, İnşaat Mühendisleri Odası Uşak Şube Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Dağgezen ve Uşak Kent Hafızası Topluluğu Sözcüsü Nihal Öztürk Cingöz konuk oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Uğur FM Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Özbek'in hazırlayıp sunduğu “Şehir ve İnsan” programında, yıkılması gündemde olan Uşak Hükümet Konağı'nın geleceği tartışıldı. Mimarlar, mühendisler ve kent hafızası savunucuları, geri dönüşü olmayan bir karar verilmeden önce bütün seçeneklerin değerlendirilmesini istedi.</p>

<p>Uşak'ın son dönemde en çok tartışılan konularından biri olan Hükümet Konağı'nın yıkılması meselesi, Uğur FM ve Uğur TV ortak yayınında masaya yatırıldı.</p>

<p><strong>Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü olan 29 Ekim'de gerçekleştirilen programa, Uşak Mimarlar Odası İl Temsilcisi Yüksek Mimar Cemal Aydemir, İnşaat Mühendisleri Odası Uşak Şube Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Dağgezen ve Uşak Kent Hafızası Topluluğu Sözcüsü Nihal Öztürk Cingöz konuk oldu.</strong></p>

<p>Hüseyin Özbek'in moderatörlüğünde yaklaşık iki saat süren programda, Hükümet Konağı'nın mimari değeri, deprem güvenliği, kültürel miras niteliği ve yeniden kullanım olanakları ele alındı.</p>

<p>YIKIM DA NEREDEN ÇIKTI? YIKMAK YERİNE YENİ BİR İŞLEV KAZANDIRILSIN</p>

<p>Programda, 1956 yılında yapımına başlanan ve 1960 yılında tamamlanan Hükümet Konağı'nın Uşak'ın Cumhuriyet dönemi mimarlık mirasının önemli örneklerinden biri olduğu vurgulandı.</p>

<p>Mimarlar Odası İl Temsilcisi Cemal Aydemir, binanın korunması amacıyla yürütülen tescil girişimlerinin sürdüğünü, ayrıca yapının müze, sanat galerisi ve öğrenci çalışma alanları gibi işlevlerle yeniden değerlendirilmesini öngören bir proje hazırladıklarını açıkladı.</p>

<p>İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı İbrahim Dağgezen ise binanın yalnızca yaşı nedeniyle yıkılmasının doğru olmayacağını belirterek güncel deprem performans raporlarının hazırlanması ve kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Uşak Kent Hafızası Topluluğu Sözcüsü Nihal Öztürk Cingöz de Hükümet Konağı'nın yalnızca bir kamu binası olmadığını, Uşaklıların ortak hatıralarını taşıdığını ifade ederek binanın korunmasına yönelik imza kampanyası ve fotoğraf sergisi çalışmalarını anlattı.</p>

<p>STK’LAR, MÜHENDİS VE MİMARLARDAN ORTAK ÇAĞRI: YIKILMASIN, YAŞATILSIN!</p>

<p>Hükümet Konağı'nda Basın ve Halkla İlişkiler İl Müdürlüğünde 13 yıl görev yaptığını belirten <strong>Hüseyin Özbek, yapının geçmişte Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar ve çok sayıda devlet büyüğünü ağırladığını, Uşak’ın gelişme ve kalkınması için çok önemli kararların bu binada alındığını, yüzbinlerce vatandaşa da yine bu binada hizmet sunulduğunu hatırlattı.</strong></p>

<p dir="ltr">Programın sonunda, geri dönüşü olmayan bir karar verilmeden önce gerekçeli teknik belgelerin açıklanması, kamuoyuyla paylaşılması, yıkım veya koruma seçeneklerinin açıkça ve bilimsel olarak karşılaştırılarak tartışılması vurgusu yinelendi.</p>

<p></p>

<p dir="ltr">NOT: Programın tamamı Uğur Radyo TV YouTube kanalından izleyebilirsiniz.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Uşak'ta Gündem</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/usak-valiligi-binasi-nicin-yikilacak-bilen-var-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 00:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/valilikyenilogo.jpg" type="image/jpeg" length="44133"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erman Karakaya Kimdir?]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/erman-karakaya-kimdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/erman-karakaya-kimdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erman Karakaya: Tahtaya Çizilen Piyano Tuşlarından Konser SalonlarınaPiyano sanatçısı ve müzik eğitimcisi Erman Karakaya'nın yaşamı, sanat yolculuğu ve müzik anlayışıUşak'ta müzik denildiğinde akla gelen isimlerden biri olan Erman Karakaya'nın piyano ile kurduğu bağ, bir konservatuvarın sınıflarında...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>Erman Karakaya: Tahtaya Çizilen Piyano Tuşlarından Konser Salonlarına</h1><p style="text-align: justify;">Piyano sanatçısı ve müzik eğitimcisi Erman Karakaya'nın yaşamı, sanat yolculuğu ve müzik anlayışı</p><p style="text-align: justify;">Uşak'ta müzik denildiğinde akla gelen isimlerden biri olan Erman Karakaya'nın piyano ile kurduğu bağ, bir konservatuvarın sınıflarında değil, 1980'li yılların sınırlı imkânları içinde, bir çocuğun merakıyla başladı. Henüz gerçek bir piyanoya dokunma fırsatı bulamadan ansiklopedilerden piyano tuşlarını araştıran, bulduğu bir tahtayı siyah ve beyaza boyayarak kendisine hayali bir enstrüman yapan Karakaya, yıllar sonra aynı enstrümanın başında yüzlerce dinleyiciye ulaşan bir sanatçıya dönüştü.</p><p style="text-align: justify;">Onun hikâyesi yalnızca bir müzik eğitiminin değil; çocukluk merakının, aile desteğinin, hayal kırıklıklarının, sahne deneyiminin ve akademik birikimin iç içe geçtiği uzun bir yolculuğun hikâyesi.</p><h2 style="text-align: justify;">Çocukluğu ve müzikle ilk tanışması</h2><p style="text-align: justify;">Erman Karakaya'nın müziğe ilgisi, kendi anlatımına göre 1985–1986 yıllarında belirginleşti. Türkiye'de televizyon yayınlarının tek kanalla sınırlı olduğu dönemde, hafta sonları yayımlanan konserler onun müzik dünyasına açılan ilk penceresi oldu.</p><p style="text-align: justify;">Özellikle farklı enstrümanların bir araya gelerek oluşturduğu çok sesli müzik, çocuk yaşta dikkatini çekti. Birbirinden farklı seslerin aynı eser içinde buluşması, onda yalnızca dinleme isteği değil, bu müziğin nasıl yapıldığını öğrenme merakı da uyandırdı.</p><p style="text-align: justify;">O yıllarda Uşak'ta piyano bulmak kolay değildi. Bir piyanoya sahip olmak ise pek çok aile için ulaşılması güç bir imkândı. Karakaya, bu eksikliği kendi yöntemleriyle aşmaya çalıştı. Kütüphaneye giderek Meydan Larousse ansiklopedisinden piyanoyu araştırdı, tuşlarının sayısını öğrendi. Ardından bulduğu bir tahta üzerine siyah ve beyaz tuşlar çizerek kendisine hayali bir piyano yaptı.</p><p style="text-align: justify;">Henüz ses çıkaramayan bu tahta üzerinde piyano çaldığını hayal ediyor, müzik merakını kendi imkânlarıyla besliyordu.</p><p style="text-align: justify;">Çocuğunun ilgisini fark eden babası Yüksel Karakaya, ona küçük bir org aldı. Böylece Erman Karakaya, hayali tuşlardan gerçek bir klavyeye geçti. Sanatçı, ilk orgunun bugün elinde bulunmadığını ancak müzik hayatındaki yerinin büyük olduğunu anlatıyor.</p><h2 style="text-align: justify;">Ailesi ve öğrencilik yılları</h2><p style="text-align: justify;">Erman Karakaya'nın babası Yüksel Karakaya, Uşak'ta belediyede görev yapmış eski nikâh memurlarından biridir. Programda aktarıldığına göre 1996–1999 yılları arasında nikâh memurluğu yapmış, yaklaşık 2.000–2.500 çiftin nikâhını kıymıştır. Karakaya, babasının 1999 yılında emekli olduğunu belirtmektedir.</p><p style="text-align: justify;">Annesinin müzik zevki de sanatçının çocukluk hafızasında önemli bir yere sahiptir. Evde Zeki Müren'in sevildiğini, annesinin bu eserleri dinlediğini anlatan Karakaya, bugün bile bir Zeki Müren veya Yıldırım Gürses şarkısı duyduğunda çocukluğuna döndüğünü söylüyor.</p><p style="text-align: justify;">Müzikle yoğun biçimde ilgilendiği öğrencilik yıllarında ise akademik başarısı her zaman aynı düzeyde değildi. Aklının fikrinin müzikte olduğunu söyleyen sanatçı, okulun 23 Nisan, 19 Mayıs ve 29 Ekim gibi özel günlerinde öğretmenleri tarafından sahneye çıkarılıyordu. Müzik alanındaki becerisi okul etkinliklerinde değerlendirilirken derslerindeki başarısızlık ailesi için ayrı bir sorun oluşturuyordu.</p><p style="text-align: justify;">İlk dönem karnesinde yedi zayıf bulunması üzerine babası, çok sevdiği orgunu çatıya sakladı. Karakaya, yıllar sonra bu anıyı gülümseyerek anlatırken ikinci dönem teşekkür belgesi aldığını da özellikle vurguladı.</p><p style="text-align: justify;">Bu olay, müzikle eğitim hayatı arasında denge kurmaya çalıştığı çocukluk yıllarının dikkat çekici anılarından biri olarak kaldı.</p><h2 style="text-align: justify;">Uşak Lisesi'nden konservatuvara uzanan yol</h2><p style="text-align: justify;">Erman Karakaya, ortaöğreniminin ardından Uşak Lisesi'nden mezun oldu. Güzel sanatlar lisesinde okumamış olması, onun müzik eğitimindeki yolculuğunu farklılaştıran önemli ayrıntılardan biridir.</p><p style="text-align: justify;">Gençlik yıllarında müzik alanında akademik eğitim almak istedi. Ancak katıldığı bir müzik eğitimi fakültesi giriş sınavında, kendi değerlendirmesine göre liyakatle bağdaşmayan uygulamalarla karşılaştı. Bu deneyimi bir haksızlık olarak gördüğünü ve hevesinin kırıldığını anlattı.</p><p style="text-align: justify;">Karakaya, yaklaşık 18 yaşından 25–26 yaşına kadar geçen dönem için müziğe bir süre küstüğünü ifade ediyor. Burada sözünü ettiği uzaklaşma, müziği tamamen bırakmasından çok, akademik müzik eğitimi hedefinden uzaklaşması olarak anlaşılmalıdır. Çünkü aynı yıllarda müzik icra etmeye devam etti.</p><p style="text-align: justify;">Daha sonra Afyon'da konservatuvar eğitimi alma imkânı ortaya çıkınca yeniden sınava girmeye karar verdi. 26 yaşında Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nın Klasik Batı Müziği Piyano Bölümünü kazandı.</p><p style="text-align: justify;">2002–2006 yılları arasında dört yıllık konservatuvar eğitimini tamamladı ve kendi ifadesiyle 30 yaşında mezun oldu.</p><p style="text-align: justify;">Bu eğitim, Karakaya'nın yalnızca piyano tekniğini geliştirmesine değil, müziğe ilişkin teorik ve akademik bilgisini güçlendirmesine de katkıda bulundu.</p><h2 style="text-align: justify;">Düğün sahnelerinden akademik müzik eğitimine</h2><p style="text-align: justify;">Erman Karakaya'nın sanat yaşamında iki farklı dönem bulunuyor. Bunlardan ilki, çocukluk yıllarından konservatuvar eğitimine kadar uzanan ve büyük ölçüde uygulamalı sahne deneyimiyle şekillenen dönemdir.</p><p style="text-align: justify;">Küçük yaşlardan itibaren org çalarak düğünlerde sahne aldı. Bu çalışmalar sayesinde hem kendi harçlığını kazandı hem de farklı müzik türleriyle doğrudan temas kurdu.</p><p style="text-align: justify;">Konservatuvar öncesindeki bu deneyimini bugün sanat hayatının önemli bir kazanımı olarak değerlendiriyor.</p><p style="text-align: justify;">İkinci dönem ise konservatuvar eğitimiyle başlayıp günümüze uzanan akademik ve profesyonel piyano çalışmalarıdır.</p><p style="text-align: justify;">Karakaya, bu iki dönemin birbirini tamamladığını düşünüyor. Düğünlerde kazandığı pratik müzik deneyimi, konservatuvarda öğrendiği armoni, teknik ve teorik bilgilerle birleştiğinde kendine özgü yorum anlayışının gelişmesine katkı sağladı.</p><p style="text-align: justify;">Programda kendisini hem alaylı hem de mektepli olarak tanımlayan bu yaklaşımı benimsedi.</p><h2 style="text-align: justify;">Klasik Batı müziği ile Anadolu ezgilerini buluşturan sanat anlayışı</h2><p style="text-align: justify;">Erman Karakaya'nın müzikal kimliğinin belirgin özelliklerinden biri, piyanoyu yalnızca klasik Batı müziği eserlerini seslendiren bir enstrüman olarak görmemesidir.</p><p style="text-align: justify;">Sanatçı, piyanonun geniş ses ve armoni olanaklarından yararlanarak Türk müziğini farklı bir yorumla dinleyiciye ulaştırmayı amaçlıyor.</p><p style="text-align: justify;">Bu kapsamda repertuvarında klasik Batı müziğinin yanı sıra Yeşilçam melodileri, Türk sanat müziği, Türk halk müziği ve Anadolu ezgilerine yer veriyor. Erol Evgin şarkılarından Neşet Ertaş türkülerine kadar farklı müzik geleneklerini piyano üzerinde yeniden yorumlamaya çalışıyor.</p><p style="text-align: justify;">Karakaya'ya göre piyanoya yönelik bazı önyargıların aşılabilmesi için dinleyicinin aşina olduğu melodiler önemli bir köprü oluşturuyor. Beethoven, Chopin veya Mozart gibi bestecilerin eserleriyle sınırlı bir repertuvar yerine, insanların kendi kültürel hafızalarında yer etmiş melodileri piyano aracılığıyla sunmayı önemsiyor.</p><p style="text-align: justify;">Bu çalışmalarını yalnızca bilinen eserleri piyanoda çalmak olarak değil; armonik düzenlemeler, çeşitlemeler ve doğaçlama unsurlarıyla yeni yorumlar geliştirmek olarak değerlendiriyor.</p><p style="text-align: justify;">Konservatuvar eğitiminin sağladığı teorik birikim ile önceki yıllarda edindiği sahne deneyiminin birleşmesini, bu yorumların ortaya çıkmasında belirleyici görüyor.</p><h2 style="text-align: justify;">Uşak'taki konserleri ve dinleyicileriyle kurduğu bağ</h2><p style="text-align: justify;">Erman Karakaya, Uşak'ta gerçekleştirdiği piyano dinletileriyle farklı yaş gruplarından müzikseverleri bir araya getiriyor.</p><p style="text-align: justify;">Özellikle Atatürk Kültür Merkezi'ndeki konserleri, sanatçının kentteki müzik çalışmalarının görünür örnekleri arasında bulunuyor. </p><p style="text-align: justify;">Karakaya'nın dinletileri yalnızca klasik müzik eserlerinden oluşmuyor. Farklı dönemlerin sevilen melodilerini aynı konser programında buluşturarak dinleyicileri kimi zaman çocukluklarına, kimi zaman gençliklerine götüren bir müzik yolculuğu oluşturmayı amaçlıyor.</p><p style="text-align: justify;">Sanatçı, müziğin insanlar üzerindeki etkisini yalnızca eğlence veya estetik beğeniyle sınırlamıyor. Müziğin insanın ruhuna dokunduğunu, geçmişle bağ kurmasını sağladığını ve farklı kuşakları ortak duygularda buluşturabildiğini düşünüyor.</p><p style="text-align: justify;">Çocukluğunda annesinin dinlediği şarkıların bugün kendisini geçmişe götürmesi, bu yaklaşımın kişisel yaşamındaki karşılıklarından biri.</p><h2 style="text-align: justify;">Müzik eğitimciliği ve genç yeteneklere yaklaşımı</h2><p style="text-align: justify;">Erman Karakaya, sahne çalışmalarının yanında müzik eğitimciliğiyle de ilgileniyor.</p><p style="text-align: justify;">Genç öğrencilerin müzik alanındaki gelişimini yakından takip ediyor; onların yalnızca teknik becerilerinin değil, müzik sevgilerinin de gelişmesini önemsiyor.</p><p style="text-align: justify;">Programda, öğrencisi Elvin'in annesi Melek Doğru'nun gönderdiği mesaj üzerine kendi öğrencilik yıllarındaki yedi zayıf hikâyesi yeniden gündeme geldi. Elvin'in, piyano öğretmeninin de öğrencilik yıllarında akademik güçlükler yaşadığını öğrenince verdiği tepki, sanatçıyla öğrencileri arasındaki samimi ilişkinin örneklerinden biri oldu.</p><p style="text-align: justify;">Karakaya ayrıca genç müzisyen Mete Yarar'ın bestecilik alanındaki yarışma başarılarından söz ederek genç yeteneklerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.</p><p style="text-align: justify;">Müzik eğitiminde öğrencinin kendi isteğini ve ilgisini önemli gören Karakaya'nın bu yaklaşımı, aile yaşamına da yansıyor.</p><h2 style="text-align: justify;">Eşi Semiha Karakaya ve kızı Öykü</h2><p style="text-align: justify;">Erman Karakaya, 2004 yılında Semiha Hanım ile evlendi. Evliliği, Afyon'daki konservatuvar eğitiminin ikinci yılına denk geliyor.</p><p style="text-align: justify;">Çiftin 2007 doğumlu kızları Öykü Karakaya da müzikle ilgileniyor. Programın yapıldığı tarihte Marmara Üniversitesi'nde müzik eğitimi alanında ikinci sınıf öğrencisi olduğunu belirten Karakaya, kızının piyano çalmayı kendi isteğiyle seçtiğini anlattı.</p><p style="text-align: justify;">Eşiyle birlikte kızını belirli bir mesleğe yönlendirmek için baskı yapmadıklarını, onun mutlu olacağı alanı seçmesini istediklerini ifade etti. Öykü'nün çocukluğundan beri müzikle iç içe büyüdüğünü ve kendisine piyano çalışmasını söylemesine gerek kalmadan enstrümanın başına geçtiğini belirtti.</p><p style="text-align: justify;">Karakaya, program sırasında eşinin ve kızının İstanbul'da bulunduğunu, kendisinin ise Uşak ile İstanbul arasında gidip geldiğini de anlattı.</p><h2 style="text-align: justify;">Sahnede yaşadığı sıra dışı bir anı: Üç ayrı arı karşılaşması</h2><p style="text-align: justify;">Karakaya'nın sanat yaşamındaki ilginç olaylardan biri, farklı yıllarda piyano çalarken yaşadığı arı karşılaşmalarıdır.</p><p style="text-align: justify;">Kendi anlatımına göre ilk olay 2004 yılında bir sınav sırasında gerçekleşti. Piyano eserini icra ederken sol kulağının çevresinde bir arının dolaştığını hissetti. Değerlendirme komisyonunun karşısında olduğu için çalmayı bırakmadı. Eseri tamamladıktan hemen sonra arı sol kulağını soktu.</p><p style="text-align: justify;">İkinci olay 2019 yılında Uşak Atatürk Kültür Merkezi'ndeki bir dinletide yaşandı. Frédéric Chopin'in bir noktürnünü seslendirirken yine sol kulağının yakınında bir arı belirdi. Karakaya'nın anlatımına göre arı, eser sona erdikten sonra kulağını soktu.</p><p style="text-align: justify;">Üçüncü olay ise programdan önce gerçekleştirdiği bir başka konserde yaşandı. Bu kez “Kimseye Etmem Şikâyet” eserini çalarken sol kulağının çevresinde bir arı dolaştı. Eserin sonunda hafif bir acı hissettiğini, ancak önceki olaylardaki gibi belirgin bir sokma veya şişlik yaşamadığını anlattı.</p><p style="text-align: justify;">Karakaya, birbirinden yıllarla ayrılan bu üç olayın aynı kulağının çevresinde ve piyano icrası sırasında yaşanmasını ilginç bir tesadüf olarak değerlendiriyor.</p><h2 style="text-align: justify;">Uşak'a, kültüre ve sanata bakışı</h2><p style="text-align: justify;">Erman Karakaya'nın Uşak'la ilişkisi, yalnızca burada yaşayan ve konser veren bir sanatçı olmanın ötesine uzanıyor.</p><p style="text-align: justify;">Kentte kültür ve sanat etkinliklerinin gelişmesini, insanların farklı müzik türleriyle buluşmasını ve genç yeteneklerin desteklenmesini önemsiyor.</p><p style="text-align: justify;">Piyanonun geniş dinleyici kitlelerine ulaşabileceğini, bunun için insanların aşina olduğu melodilerle klasik müzik arasında bağ kurulabileceğini düşünüyor.</p><p style="text-align: justify;">Uşak'taki konserlerine gösterilen ilgi, sanatçının bu yaklaşımını sürdürmesinde önemli bir motivasyon oluşturuyor. Özellikle yalnızca piyano dinlemek için bir konser salonunun dolmasını, kentte sanatın geleceği bakımından umut verici buluyor.</p><p style="text-align: justify;">Karakaya'nın programdaki açıklamalarında sanatın insanları bir araya getiren yönü, kültürel çeşitliliğin korunması ve genç kuşakların müzikle buluşması öne çıkıyor.</p><h2 style="text-align: justify;">Tahtaya çizilen tuşlardan bugüne</h2><p style="text-align: justify;">Erman Karakaya'nın yaşam öyküsü, erken yaşta keşfedilen bir ilginin her zaman düz bir çizgide ilerlemediğini gösteriyor.</p><p style="text-align: justify;">Bir tarafta televizyon ekranındaki konserlerden etkilenerek ansiklopedilerden piyano araştıran, tahta üzerine tuşlar çizen bir çocuk; diğer tarafta gençlik yıllarında yaşadığı hayal kırıklığı nedeniyle akademik müzik eğitimine ara veren, düğünlerde org çalarak deneyim kazanan bir genç bulunuyor.</p><p style="text-align: justify;">Ardından 26 yaşında başlayan konservatuvar eğitimi, yıllar içinde gelişen bir piyano yorumculuğu, konserler ve müzik eğitimciliği geliyor.</p><p style="text-align: justify;">Bugün Erman Karakaya'nın sanat anlayışında, çocukluk yıllarında dinlediği çok sesli müziğin etkisiyle Anadolu'nun tanıdık melodileri yan yana duruyor.</p><p style="text-align: justify;">Onun hikâyesindeki en dikkat çekici noktalardan biri de bu: Bir zamanlar gerçek bir piyanosu olmadığı için tahtaya çizdiği tuşlarla müzik yapan çocuk, yıllar sonra piyanosuyla insanların anılarına ve duygularına seslenen bir sanatçıya dönüşüyor.</p><p style="text-align: justify;"><img src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/erman-karakayaya-yogun-ilgi.png" alt="Erman Karakaya’ya Yoğun İlgi" style="" width="1672" height="941"><img src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/erman-karakaya-1-1.jpeg" alt="Erman Karakaya (1)-1" style="" width="1600" height="1200"><img src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/erman-karakaya-5.jpeg" alt="Erman Karakaya (5)" style="" width="1600" height="1066"><img src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/erman-karakaya-4.jpeg" alt="Erman Karakaya (4)" style="" width="1600" height="1066"><img src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/erman-karakaya-3.jpeg" alt="Erman Karakaya (3)" style="" width="1600" height="1200"><img src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/erman-karakaya-2.jpeg" alt="Erman Karakaya (2)" style="" width="1600" height="1200"><img src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/erman-karakaya-1.jpeg" alt="Erman Karakaya (1)" style="" width="1600" height="1200"></p><p style="text-align: justify;"></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kimdir?</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/erman-karakaya-kimdir</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/erman-karakaya-1-1.jpeg" type="image/jpeg" length="80631"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÜNLÜ PİYANO SANATÇISININ ORGUNA BABASI EL KOYMUŞ!]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/unlu-piyano-sanatcisinin-orguna-babasi-el-koymus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/unlu-piyano-sanatcisinin-orguna-babasi-el-koymus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uğur FM'de yayınlanan Hüseyin Özbek ile Şehirde Hayat programının 50. bölümüne konuk olan Karakaya, çocukluk yıllarından müzik serüvenine uzanan samimi açıklamalarıyla dikkat çekti. Ancak sanatçının anlattığı bir karne hikâyesi, sohbetin en renkli anlarından birine dönüştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bugün piyanosunun başına geçtiğinde klasik müzikten Yeşilçam melodilerine, Türk müziğinden Anadolu ezgilerine uzanan geniş bir repertuvarla dinleyicilerin karşısına çıkan piyano sanatçısı ve müzik eğitimcisi Erman Karakaya'nın öğrencilik yıllarında dersleriyle arasının pek de iyi olmadığı ortaya çıktı.</p><p style="text-align: justify;">Uğur FM'de yayınlanan <strong>Hüseyin Özbek ile Şehirde Hayat</strong> programının 50. bölümüne konuk olan Karakaya, çocukluk yıllarından müzik serüvenine uzanan samimi açıklamalarıyla dikkat çekti. Ancak sanatçının anlattığı bir karne hikâyesi, sohbetin en renkli anlarından birine dönüştü.</p><p style="text-align: justify;">[related-posts id="7912" color="bg-danger"][/related-posts]</p><h2 style="text-align: justify;">PİYANO BULAMAYINCA TAHTAYA TUŞ ÇİZMİŞ!</h2><p style="text-align: justify;">Karakaya'nın müzik tutkusu, henüz gerçek bir piyanoya sahip olamadığı çocukluk yıllarında başlamış. O dönem piyano bulmanın bile oldukça güç olduğunu anlatan sanatçı, bir ansiklopediden piyano tuşlarının sayısını öğrenip bulduğu bir tahtayı siyah ve beyaza boyayarak kendisine hayali bir piyano yaptığını söyledi.</p><p style="text-align: justify;">Küçük Erman'ın müzik merakını gören babası ise ona bir org aldı. Artık hayali piyano tuşlarının yerini gerçek bir enstrüman almıştı. Ne var ki müziğe olan bu büyük ilgi, okul derslerini biraz gölgede bırakmıştı.</p><h2 style="text-align: justify;">7 ZAYIF GELİNCE ORG ÇATIYA ÇIKTI!</h2><p style="text-align: justify;">Okulun özel günlerinde sahneye çıkan, 23 Nisan'dan 29 Ekim'e kadar pek çok törende müzik yapan Karakaya, derslerinden aynı başarıyı gösterememişti. Öyle ki ilk dönem karnesinde tam yedi zayıf vardı!</p><p style="text-align: justify;">Bu karne karşısında babasının aldığı önlem ise oldukça dikkat çekiciydi. Oğlunun çok sevdiği orgu alıp çatıya saklamıştı.</p><p style="text-align: justify;">Yıllar sonra bu anıyı canlı yayında hatırlayan Karakaya, babasının orgu kendisinden uzaklaştırdığını gülerek anlattı.</p><h2 style="text-align: justify;">ÖĞRENCİSİ DUYUNCA GÖZLERİ PARLADI!</h2><p style="text-align: justify;">Hikâyenin en eğlenceli kısmı ise canlı yayına gelen bir dinleyici mesajıyla yaşandı.</p><p style="text-align: justify;">Erman Karakaya'nın öğrencisi Elvin'in annesi Melek Doğru, programı dinlerken kızının verdiği tepkiyi Uğur FM'e iletti. Meğer Elvin, piyano öğretmeninin öğrencilik yıllarında yedi zayıf getirdiğini duyunca oldukça şaşırmış, hatta gözleri parlamıştı.</p><p style="text-align: justify;">Hüseyin Özbek, küçük Elvin'in tepkisini canlı yayında aktarırken, “Erman hocam bile buralara kolay gelmedi. Onun bile yedi zayıfı varmış” sözleriyle stüdyoda gülüşmelere neden oldu.</p><p style="text-align: justify;">Ancak Karakaya'nın genç öğrencisine vereceği bir cevap vardı:</p><p style="text-align: justify;"><strong>“Ama şunu söyleyeyim Melek Hanım, ikinci dönemde teşekkür aldım yani.”</strong></p><p style="text-align: justify;">Böylece ilk dönem yedi zayıf getiren küçük Erman'ın, ikinci dönem teşekkür belgesi alarak derslerini de toparladığı ortaya çıktı.</p><p style="text-align: justify;">[related-posts id="7912" color="bg-danger"][/related-posts]</p><h2 style="text-align: justify;">7 ZAYIFTAN PİYANO SANATÇILIĞINA…</h2><p style="text-align: justify;">Bir zamanlar tahtaya çizdiği tuşlarla piyano çalmaya çalışan, babasının aldığı orga karnesi yüzünden bir süre veda etmek zorunda kalan Erman Karakaya, bugün piyano sanatçısı ve müzik eğitimcisi olarak çalışmalarını sürdürüyor.</p><p style="text-align: justify;">Karakaya'nın yıllar sonra öğrencisinin de dinlediği bir radyo programında anlattığı bu anı, sanatçının müzik yolculuğunun pek bilinmeyen, bir o kadar da tebessüm ettiren sayfalarından biri oldu.</p><p style="text-align: justify;"><strong>Erman Karakaya'nın konuk olduğu Hüseyin Özbek ile Şehirde Hayat programının 50. bölümü, Uğur Radyo TV YouTube kanalından izlenebilir.</strong></p><p style="text-align: justify;">https://www.youtube.com/watch?v=UYThJpWQHiU</p><p style="text-align: justify;"></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Uşak'ta Yaşam-Kültür/Sanat</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/unlu-piyano-sanatcisinin-orguna-babasi-el-koymus</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/erman-karakaya-org.png" type="image/jpeg" length="32082"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UŞAK’IN HÜKÜMET KONAĞI ŞEHİR VE İNSAN’DA MASAYA YATIRILACAK]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/usakin-hukumet-konagi-sehir-ve-insanda-masaya-yatirilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/usakin-hukumet-konagi-sehir-ve-insanda-masaya-yatirilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Açık oturuma Uşak Mimarlar Odası İl Temsilcisi Yüksek Mimar Cemal Aydemir, İnşaat Mühendisleri Odası Uşak Şube Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Dağgezen ve Uşak Kent Hafızası Topluluğu Sözcüsü Nihal Öztürk Cingöz katılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Uşak’ın kent hafızası, deprem güvenliği ve kamusal alan tartışmalarının odağındaki Hükümet Konağı’nın geleceği, 29 Ekim Perşembe günü Şehir ve İnsan programında ele alınacak.</strong></p>

<p>Uğur FM Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Özbek’in sunuculuğunu ve moderatörlüğünü üstlendiği <strong>Şehir ve İnsan</strong>, bu hafta Uşak’ın gündemindeki önemli konulardan biri olan Hükümet Konağı’nın yıkılması veya korunarak yeniden işlevlendirilmesi tartışmasını gündemine taşıyor. Program, 29 Ekim Perşembe günü saat 21.15’te Uğur TV’de canlı yayınlanacak.</p>

<h2>Binanın geleceği, kentin geleceğiyle birlikte değerlendirilecek</h2>

<p>Yapımına 1956 yılında temeli atılan ve 1960’lı yılların ortalarından itibaren vilayet binası olarak hizmet veren Uşak Hükümet Konağı, uzun yıllar boyunca Uşak’ın idari ve toplumsal yaşamına tanıklık etti. Valiliğin yeni hizmet binasına taşınmasının ardından yapının geleceği, yıkılarak alanın meydana katılması ve mevcut binanın korunarak farklı işlevlerle değerlendirilmesi seçenekleri üzerinden tartışılıyor.</p>

<p>Programda binanın mimari özellikleri, kent hafızasındaki yeri, deprem güvenliği, güçlendirme olanakları, yıkımın ekonomik boyutu ve alanın gelecekte nasıl kullanılabileceği değerlendirilecek. Ayrıca binanın kent tarihi, kültür-sanat etkinlikleri, araştırma ve eğitim faaliyetlerine hizmet edecek bir merkeze dönüştürülmesi önerisi de ele alınacak.</p>

<h2>Üç farklı uzmanlık alanından değerlendirmeler</h2>

<p>Açık oturuma <strong>Uşak Mimarlar Odası İl Temsilcisi Yüksek Mimar Cemal Aydemir, İnşaat Mühendisleri Odası Uşak Şube Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Dağgezen ve Uşak Kent Hafızası Topluluğu Sözcüsü Nihal Öztürk Cingöz</strong> katılacak.</p>

<p>Cemal Aydemir mimari koruma ve yeniden işlevlendirme, İbrahim Dağgezen yapının teknik durumu ve deprem güvenliği, Nihal Öztürk Cingöz ise kent belleği, toplumsal katılım ve kültürel kullanım olanakları açısından değerlendirmelerde bulunacak.</p>

<p>Programda, yıkımın sağlayacağı olası kazanımlar ile binanın korunması durumunda elde edilebilecek kamusal faydalar karşılaştırılacak; karar öncesinde teknik verilerin, alternatif projelerin ve kamu yararının açıklıkla değerlendirilmesinin önemi üzerinde durulacak.</p>

<p><strong>Uşak’ın geçmişini, bugününü ve geleceğini ilgilendiren bu önemli tartışmayı takip etmek isteyen tüm izleyiciler, 29 Ekim Perşembe günü saat 21.15’te Uğur TV’de yayınlanacak Şehir ve İnsan programına davetlidir.</strong></p>

<p>CANLI GERÇEKLEŞTİRİLECEK YAYINI UĞUR MEDYA'NIN <span><strong>@ugurradyotv </strong></span>SOSYAL MEDYA HESAPLARINDAN İZLEYEBİLİRSİNİZ.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Uşak'ta Gündem</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/usakin-hukumet-konagi-sehir-ve-insanda-masaya-yatirilacak</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 23:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/sehir-ve-insan-hukumet-konagi-ozel.png" type="image/jpeg" length="34757"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakan Savaş Hükümet Konağı Önünden Seslendi: “Uşak’ın Hafızası Yıkılmasın”]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/hakan-savas-hukumet-konagi-onunden-seslendi-usakin-hafizasi-yikilmasin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/hakan-savas-hukumet-konagi-onunden-seslendi-usakin-hafizasi-yikilmasin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aktivist Hakan Savaş, yıkılması planlanan Uşak Hükümet Konağı önünde kamera karşısına geçti. Eski fotoğraflarla binanın geçmişini yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uşak'ta yaklaşık 70 yıllık Hükümet Konağı'nın yıkılması tartışmaları devam ederken, aktivist <strong>Hakan Savaş</strong> bu kez doğrudan binanın önünde kamera karşısına geçti.</p>

<p>Kentin Cumhuriyet dönemi mimarisinin önemli örneklerinden biri olarak gösterilen Hükümet Konağı önünde çekilen videoda Savaş'ın açıklamasına, yapının inşa edildiği yıllardan bugüne uzanan arşiv görüntüleri eşlik etti.</p>

<h3>Bir Binadan Daha Fazlası: Uşak'ın Hafızası</h3>

<p>Hakan Savaş, Hükümet Konağı'nın korunması gerektiği yönündeki görüşünü daha önce de kamuoyuyla paylaşmıştı. Ocak 2026'da yaptığı açıklamada, binanın yalnızca kamu hizmeti verilen bir yapı olarak değil, Uşak'ın kültürel ve tarihî hafızasının bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştu.</p>

<p>Savaş, geçmişteki açıklamasında Afyonkarahisar'da korunan tarihî kamu binalarını örnek göstererek Uşak'taki yapının da yıkılmak yerine yaşatılmasını istemişti.</p>

<p>Bu kez Hükümet Konağı önünde çekilen videoda kullanılan tarihî fotoğraflar da tartışmanın bir başka yönünü gündeme getiriyor: Bir zamanlar şehrin gelişiminin simgesi olarak inşa edilen yapılar, bugün korunması gereken kent mirası olarak görülüyor.</p>

<h3>1956'da Başlayan Hikâye Sona mı Erecek?</h3>

<p>Uşak'ın 1953 yılında il statüsünü kazanmasının ardından, 1956'da inşasına başlanan Hükümet Konağı'nda 1960 yılında kamu kurumları hizmet vermeye başladı. Yapı, 1966'dan itibaren Hükümet Konağı olarak kullanıldı.</p>

<p>İkinci Ulusal Mimarlık Akımı'nın özelliklerini taşıdığı belirtilen bina, geçen yıllar içerisinde Uşak'ın merkezindeki en tanınan yapılardan biri haline geldi.</p>

<p>Ancak Millet Bahçesi ve kent meydanı düzenlemesi kapsamında Hükümet Konağı'nın yıkılması gündeme geldi. Valilik hizmetlerinin başka bir binaya taşınmasıyla birlikte yapının geleceği daha fazla tartışılmaya başlandı.</p>

<h3>Uşak'ta Koruma Çağrıları Artıyor</h3>

<p>Hükümet Konağı'nın yıkılmasına karşı çıkanlar arasında yalnızca Hakan Savaş bulunmuyor.</p>

<p>Uşak Kent Hafızası Topluluğu, 21 ve 22 Ekim tarihlerinde Tiritoğlu Parkı'nda fotoğraf sergisi ve imza kampanyası düzenleyerek yapının korunmasını istedi.</p>

<p>Mimarlar Odası temsilcileri de binanın mimari niteliğine ve Cumhuriyet dönemi mirasına dikkat çekerek korunması gerektiğini savundu.</p>

<p>Buna karşılık, mevcut yapının kaldırılmasıyla kent meydanının genişletilmesini hedefleyen proje, kamuoyuna daha önce açıklanan düzenlemeler arasında yer alıyor.</p>

<h3>Yıkmak mı, Yaşatmak mı?</h3>

<p>Uşak'ta Hükümet Konağı tartışması artık yalnızca eski bir kamu binasının kullanılıp kullanılmayacağı sorusundan ibaret değil.</p>

<p>Binanın güvenliği, mimari değeri, kent meydanının ihtiyaçları ve alternatif kullanım imkânları birlikte değerlendirilmesi gereken başlıklar arasında bulunuyor.<img alt="Hakan Savaş’tan Hükümet Konağı Çağrısı" height="941" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/hakan-savastan-hukumet-konagi-cagrisi.png" width="1672" /></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Uşak'ta Gündem</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/hakan-savas-hukumet-konagi-onunden-seslendi-usakin-hafizasi-yikilmasin</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/hakan-savastan-hukumet-konagi-cagrisi.png" type="image/jpeg" length="91710"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["HÜSEYİN ÖZBEK İLE ŞEHİRDE HAYAT" PROGRAMI 50’NCİ YAYININA ULAŞTI]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/huseyin-ozbek-ile-sehirde-hayat-programi-50nci-yayinina-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/huseyin-ozbek-ile-sehirde-hayat-programi-50nci-yayinina-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[97.4 Uğur Fm'de devam eden, özgür basın ve özgür yayıncılık anlayışının önemine dikkat çeken program, söyleşi ve müzik eşliğinde Uşak’ı konuşmaya, kentin değerlerini ve sorunlarını gündeme taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Uşak’ın gündemini, kültürünü, sanatını ve insan hikâyelerini mikrofonuna taşıyan “Hüseyin Özbek ile Şehirde Hayat”, 50’nci yayınıyla dinleyicileriyle buluşuyor. Program, farklı alanlardan konukları ve şehrin meselelerine odaklanan söyleşileriyle Uşak’ın yaşamına ışık tutmayı sürdürüyor.</strong></p>

<p>97.4 Uğur FM’de yayınlanan <strong>“Hüseyin Özbek ile Şehirde Hayat”</strong>, 50’nci programına ulaşmanın mutluluğunu yaşıyor. Söyleşi ve müziği bir araya getiren programda, bugüne kadar farklı meslek gruplarından, kültür ve sanat dünyasından, akademik çevrelerden ve kent yaşamının çeşitli alanlarından konuklar ağırlandı.</p>

<p>Hüseyin Özbek’in hazırlayıp sunduğu programda Uşak’ın yalnızca günlük gündemi değil; tarihinden kültürüne, sanatından ekonomisine, çevre sorunlarından toplumsal yaşamına kadar pek çok konu ele alındı. Konukların bilgi, deneyim ve görüşlerini dinleyicilerle paylaştığı yayınlarda, şehrin geçmişiyle bugünü arasında bağ kurulması ve geleceğine ilişkin düşüncelerin gündeme taşınması amaçlandı.</p>

<h2>“Şehri konuşmak adına üzerime düşeni yapıyorum”</h2>

<p>50’nci yayın dolayısıyla değerlendirmede bulunan Hüseyin Özbek, programın kendisi için yalnızca bir yayın sayısından ibaret olmadığını, Uşak’ı ve kentte yaşayan insanları farklı yönleriyle konuşmak için sürdürülen bir çabanın önemli durağı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Özbek, Uşak hakkında söyleyecek sözü olan, düşüncelerini paylaşmak ve kentin gündemine katkı sunmak isteyen herkese mikrofonunu açmaya çalıştığını belirterek şehrine sahip çıkmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Herkesin kendi gücü, bilgisi, tecrübesi ve memleketine bağlılığı ölçüsünde yaşadığı şehre katkı sağlayabileceğini vurgulayan Özbek, farklı düşüncelerin bir araya gelebildiği, karşılıklı anlayış ve diyalogla yürütülen bir yayıncılık anlayışını önemsediklerini dile getirdi.</p>

<h2>Konuklara, sponsorlara ve dinleyicilere teşekkür</h2>

<p>Özbek, programın 50 yayınlık yolculuğuna katkıda bulunan bütün konuklara, sponsor ve reklamverenlere, yayınları takip eden dinleyicilere teşekkür etti. Dinleyicilere ayrıca programın daha geniş kitlelere ulaşabilmesi için sosyal medya paylaşımlarını beğenme, paylaşma ve yorumlarla destekleme çağrısında bulundu.</p>

<p>97.4 Uğur Fm'de devam eden, özgür basın ve özgür yayıncılık anlayışının önemine dikkat çeken program, söyleşi ve müzik eşliğinde Uşak’ı konuşmaya, kentin değerlerini ve sorunlarını gündeme taşıyor.</p>

<p><strong>“Hüseyin Özbek ile Şehirde Hayat”, her salı saat 21.00’de 97.4 Uğur FM’de canlı yayınla dinleyicileriyle buluşuyor.</strong></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Uşak'ta Gündem</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/huseyin-ozbek-ile-sehirde-hayat-programi-50nci-yayinina-ulasti</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/sehirde-hayat-50-program.png" type="image/jpeg" length="32532"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emre Yeşilçiçek’ten Valilik Binası İçin “Geçmişten Ders Alın” Çağrısı]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/emre-yesilcicekten-valilik-binasi-icin-gecmisten-ders-alin-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/emre-yesilcicekten-valilik-binasi-icin-gecmisten-ders-alin-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak’ın eski Vali Konağı’nın 1983’te yıkılmasını hatırlatan Emre Yeşilçiçek, mevcut Hükümet Konağı için uyardı: “Son pişmanlık fayda etmez.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Uşak’ta mevcut Hükümet Konağı’nın yıkılması tartışmaları sürerken, Emre Yeşilçiçek’in sosyal medya paylaşımı kentin geçmişinde yaşanan ve bugün hâlâ üzüntüyle hatırlanan bir yıkımı yeniden gündeme getirdi.</p><p style="text-align: justify;">Uşak’ın eski kaymakamlık ve valilik yıllarına uzanan hatıralarını anlatan Yeşilçiçek, bir zamanlar kentin önemli mimari yapılarından biri olan Vali Konağı’nın ortadan kaldırıldığını hatırlatarak, bugünkü Hükümet Konağı için aynı hatanın tekrarlanmamasını istedi.</p><p style="text-align: justify;">Yeşilçiçek’in sözleri yalnızca nostaljik bir hatırlatma değil. Araştırmalar, Uşak’ın gerçekten de geçmişte önemli bir kamu yapısını kaybettiğini, bugünse başka bir Cumhuriyet dönemi binasının geleceğinin tartışıldığını ortaya koyuyor.</p><h3 style="text-align: justify;">Bir Zamanlar Tiritoğlu Parkı’nda Vali Konağı Vardı</h3><p style="text-align: justify;">Yeşilçiçek'in çocukluk hatıralarında önemli yer tutan yapı, Uşak'ın il olmasından önce Kaymakam Evi, daha sonra ise Vali Konağı olarak kullanılan binaydı.</p><p style="text-align: justify;">Uşaklı araştırmacı ve belgeselci Alp Arslan Dur'un Eski Uşak Serisi kapsamında aktardığı bilgilere göre bu bina, bugünkü Tiritoğlu Parkı'nın köşesinde, parkın havuzunun bulunduğu noktada yer alıyordu.</p><p style="text-align: justify;">Tarihî yapı 1983 yılında yıkıldı. Bugün o binadan geriye Uşaklıların hatıraları ve eski fotoğraflar kaldı.</p><div></div><p style="text-align: justify;">Yeşilçiçek paylaşımında bu kaybı, dönemin Uşak yaşamından kesitlerle anlattı. Gençlerin caddede volta attığı, yolların çift yönlü trafiğe açık olduğu yılları hatırlatarak eski yapının müze olarak değerlendirilebilecek nitelikte olduğunu savundu.</p><p style="text-align: justify;">Binanın dönemin valisi Kemal Esensoy tarafından yıktırıldığını düşündüğünü belirten Yeşilçiçek, eski binanın yıkılmasına duyduğu üzüntüyü bugünkü tartışmaya bağlayarak çağrıda bulundu:</p><blockquote><p style="text-align: justify;">“Gelin yol yakın iken şimdiki yıkılması söz konusu olan vilayet binasını yıkmayı gündemden kaldıralım. Son pişmanlık fayda etmez.”</p></blockquote><h3 style="text-align: justify;">Yıkılması Gündemdeki Hükümet Konağı 1956'da İnşa Edilmeye Başlandı</h3><p style="text-align: justify;">Bugün yıkılması tartışılan Hükümet Konağı ise 1983'te ortadan kaldırılan eski Vali Konağı'ndan farklı bir yapı.</p><p style="text-align: justify;">Uşak Kent Hafızası Topluluğu'nun paylaştığı tarihî bilgilere göre mevcut Hükümet Konağı'nın inşasına 1956 yılında başlandı. Bazı kamu birimleri 1960 yılında hizmete girerken, yapının 1966'dan itibaren Hükümet Konağı olarak kullanıldığı belirtiliyor.</p><p style="text-align: justify;">İkinci Ulusal Mimarlık Akımı'nın özelliklerini taşıdığı ifade edilen bina, Uşak'ın il statüsü kazanmasının ardından kent merkezinde şekillenen Cumhuriyet dönemi mimarisinin örneklerinden biri olarak gösteriliyor.</p><div></div><h3 style="text-align: justify;">Yeni Valilik Binasına Taşınma Başladı, Eski Binanın Yerine Meydan Planlandı</h3><p style="text-align: justify;">Mevcut Hükümet Konağı'nın geleceğine ilişkin tartışmaların temelinde, Millet Bahçesi Projesi kapsamında yapılan yeni düzenleme bulunuyor.</p><p style="text-align: justify;">Daha önce İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak kullanılan tarihî yapının Valilik hizmet binasına dönüştürülmesiyle kamu birimlerinin taşınma süreci başladı.</p><p style="text-align: justify;">Uşak Valisi Dr. Serdar Kartal, 12 Ağustos 2026 tarihindeki açıklamasında Valilik bünyesindeki birimlerin yeni hizmet binasına taşındığını, kendi makamının bulunduğu bölümde ise çalışmaların devam ettiğini bildirmişti.</p><div><div><div></div></div></div><p style="text-align: justify;">Mevcut Hükümet Konağı'nın yıkılarak kent meydanının genişletilmesi ise daha önce kamuoyuna açıklanan projenin parçalarından biri.</p><div><div><div></div></div></div><h3 style="text-align: justify;">Mimarlar Odası Korunmasını İstedi, Tescil Talebi Kabul Edilmedi</h3><p style="text-align: justify;">Hükümet Konağı'nın korunmasına yönelik girişimler yeni değil.</p><p style="text-align: justify;">Mimarlar Odası Uşak İl Temsilciliği, yapının Cumhuriyet dönemi mimarisini yansıttığını savunarak kültür varlığı olarak tescil edilmesi için Koruma Kuruluna başvurmuştu.</p><p style="text-align: justify;">Ancak Kütahya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, binanın kültür varlığı olarak tescil edilmesini uygun bulmadı. Kurulun, 2014 yılında verilen aynı yöndeki kararın geçerliliğini koruduğunu değerlendirdiği bildirildi.</p><div><div><div></div></div></div><p style="text-align: justify;">Bu karar, binanın korunması yönündeki talepleri sona erdirmedi. Mimarlar Odası, yapının yalnızca mimari özellikleriyle değil, Uşak'ın kent belleğindeki yeriyle de değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.</p><h3 style="text-align: justify;">Dört Kadın Harekete Geçti: “Uşak'ımız Alzheimer Olmasın!”</h3><p style="text-align: justify;">Yeşilçiçek'in paylaşımı, Uşak'ta Hükümet Konağı için başlatılan sivil girişimle de aynı döneme denk geldi.</p><p style="text-align: justify;">Dört emekli kadının öncülüğünde kurulan Uşak Kent Hafızası Topluluğu, 21 ve 22 Ekim tarihlerinde Tiritoğlu Parkı'nda fotoğraf sergisi düzenleyerek imza kampanyası başlattı.</p><p style="text-align: justify;">Topluluk adına açıklama yapan Nihal Öztürk Cingöz, tarihî binanın yıkılmak yerine korunmasını ve gelecek kuşaklara aktarılmasını istedi.</p><p style="text-align: justify;">Mimarlar Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası temsilcilerinin de aralarında bulunduğu çeşitli kuruluşların destek verdiği girişimde toplanan imzaların Uşak Valiliği aracılığıyla İçişleri Bakanlığı'na ulaştırılması planlanıyor.</p><p style="text-align: justify;">Kampanyanın sloganı ise dikkat çekici:</p><p style="text-align: justify;"><strong>“Kentlerimiz, Uşak'ımız Alzheimer olmasın!”</strong></p><div></div><h3 style="text-align: justify;">“Uşak'ın Otogarı, Stadı, Çevre Yolu Hâlâ Gündemde”</h3><p style="text-align: justify;">Emre Yeşilçiçek, paylaşımında yalnızca Valilik binasını değil, Uşak'ın uzun yıllardır çözüme kavuşmasını beklediği sorunları da sıraladı.</p><p style="text-align: justify;">Yeni otogar ve stadyum ihtiyacına dikkat çeken Yeşilçiçek, çevre yolu ile Eşme ve Sivaslı yollarındaki çalışmaların uzamasını eleştirdi. Kentte hekim temini ve sanayi işletmelerinin yaşadığı ekonomik sıkıntıları da gündeme getirdi.</p><p style="text-align: justify;">Yeşilçiçek, özellikle uzun süredir iktidarda bulunan AK Parti dönemindeki yatırımları sorgulayarak Uşak'ın diğer illere kıyasla beklediği gelişimi gösteremediği görüşünü dile getirdi.</p><p style="text-align: justify;">Ulaşım yatırımlarıyla ilgili güncel bilgiler de eleştirisinin dayandığı bazı sorunların devam ettiğini gösteriyor.</p><p style="text-align: justify;">AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, projenin 2027'nin ilk çeyreğinde tamamlanmasının hedeflendiğini bildirdi. </p><div></div><h3 style="text-align: justify;">“Önce Vergi Dairesi Bitirilsin, PTT'nin Durumu da Değerlendirilsin”</h3><p style="text-align: justify;">Yeşilçiçek'in paylaşımının son bölümünde ise kent merkezindeki kamu binalarının geleceğine ilişkin öneriler bulunuyor.</p><p style="text-align: justify;">Hükümet Konağı'nın yıkılmasına karşı çıkan Yeşilçiçek, kamu kurumlarının taşınması planlanıyorsa öncelikle yeni Vergi Dairesi binasının tamamlanmasını istedi.</p><p style="text-align: justify;">PTT binasının da depreme dayanıklılık bakımından değerlendirilmesi gerektiğini savunan Yeşilçiçek, mevcut binanın dayanıklılığına ilişkin şüphesini dile getirdi.</p><h3 style="text-align: justify;">Uşak Aynı Pişmanlığı İkinci Kez Yaşayacak mı?</h3><p style="text-align: justify;">Emre Yeşilçiçek'in paylaşımı, Uşak'ın geçmişiyle bugününü buluşturan bir soruyu yeniden gündeme taşıdı.</p><p style="text-align: justify;">1983 yılında yıkılan eski Vali Konağı, bugün yalnızca eski fotoğraflarda ve Uşaklıların hatıralarında yaşıyor. Aradan 43 yıl geçtikten sonra, bu kez Cumhuriyet döneminde inşa edilen Hükümet Konağı'nın geleceği tartışılıyor.</p><p style="text-align: justify;">Bir tarafta kent meydanını genişletmek amacıyla hazırlanan proje, diğer tarafta binanın mimari ve toplumsal değerini korumak isteyen vatandaşlar bulunuyor.</p><p style="text-align: justify;">Yeşilçiçek'in yıllar önce yıkılan Vali Konağı'nı hatırlatarak yaptığı çağrı ise oldukça açık:</p><p style="text-align: justify;"><strong>“Gelin yol yakın iken şimdiki yıkılması söz konusu olan vilayet binasını yıkmayı gündemden kaldıralım. Son pişmanlık fayda etmez.”</strong></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Uşak'ta Gündem</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/emre-yesilcicekten-valilik-binasi-icin-gecmisten-ders-alin-cagrisi</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/emre-yesilcicek-eski-yikim-yeni-endise.png" type="image/jpeg" length="22728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Av. Hüseyin Ufuk Uğur’dan 36. Günde Sert Çıkış: “Dağbaşında Değiliz, Hukuk Devletiyiz!”]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/av-huseyin-ufuk-ugurdan-36-gunde-sert-cikis-dagbasinda-degiliz-hukuk-devletiyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/av-huseyin-ufuk-ugurdan-36-gunde-sert-cikis-dagbasinda-degiliz-hukuk-devletiyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağbaşı’ndaki GES projesinde mahkeme kararının uygulanmadığını belirten Av. Hüseyin Ufuk Uğur, dün yaptığı payulaşım ile  36. günde yetkililere seslendi: “Dağbaşında değiliz!”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uşak'ın Bağbaşı köyünde güneş enerjisi santrali (GES) projesi nedeniyle yaşanan tartışmalar sürerken, <strong>Av. Hüseyin Ufuk Uğur'dan mahkeme kararının uygulanmasına ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi.</strong></p><p>Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda hukuk devleti ilkesine vurgu yapan Uğur, mahkeme kararlarının uygulanmasının idarenin tercihine bırakılamayacağını hatırlattı.</p><p>Ancak açıklamanın en çarpıcı bölümü, Uğur'un Bağbaşı köyünün ismi üzerinden yaptığı kelime oyunu oldu.</p><h3>“Dağbaşı Değil, Bağbaşı! Dağbaşında Değiliz!”</h3><p>Açıklamasına <strong>“DAĞBAŞI değil, BAĞBAŞI”</strong> sözleriyle başlayan Uğur, mahkeme kararının uygulanmamasına yönelik eleştirisini oldukça sert bir ifadeyle dile getirdi.</p><p>Uğur, paylaşımında şu sözlere yer verdi:</p><p><strong>“Hukuk devletiyiz. Mahkeme kararının uygulanması veya uygulanmaması konusunda idarenin takdir yetkisi yok.”</strong></p><p>Mahkeme kararlarını yerine getirmekle yükümlü olan kamu makamlarının sorumluluğuna dikkat çeken Uğur, şu soruyu yöneltti:</p><p><strong>“Bizatihi mahkeme kararını uygulamak zorunda olanlar, kararı uygulamayacaklar mı?”</strong></p><h3>“Bugün 36. Gün!”</h3><p>Uğur'un paylaşımında dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise geçen süreye ilişkin yaptığı hatırlatma oldu.</p><p><strong>“Bugün 36. gün”</strong> diyen Uğur, Bağbaşı'ndaki hukuki sürecin geldiği noktayı sorguladı.</p><p>Bağbaşı köyünde planlanan GES projelerine ilişkin açılan iki ayrı davada yürütmenin durdurulmasına karar verilmişti. Mahkeme kararlarında, mera alanlarının işlevini kaybetme riski ile projelerin doğal yaşam üzerindeki olası etkileri değerlendirilmişti.</p><p>Buna rağmen köylüler ve çevre savunucuları, kararların sahada uygulanmadığını ve proje kapsamında faaliyetlerin sürdüğünü ileri sürüyor.</p><h3>Mahkeme Kararını Uygulamak İdarenin Tercihi Değil</h3><p>Uğur'un açıklaması, yalnızca çevre mücadelesini değil, idarenin yargı kararlarına uyma yükümlülüğünü de yeniden gündeme getirdi.</p><p>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesine göre idare, yürütmenin durdurulması kararları dahil olmak üzere mahkeme kararlarının gereğini gecikmeksizin yerine getirmek zorunda. Kanunda belirtilen azami süre, kararın ilgili idareye tebliğinden itibaren 30 gün.</p><p>Dolayısıyla burada cevap bekleyen soru yalnızca mahkeme kararının ne zaman verildiği değil, <strong>ilgili kurumlara ne zaman tebliğ edildiği ve kararın gereğinin neden henüz yerine getirilmediğinin ileri sürüldüğü.</strong></p><h3>“Müstemleke Memleket Değiliz!”</h3><p>Uğur, paylaşımında Türkiye'nin bağımsızlığına ve devlet kurumlarına duyduğu güvene de vurgu yaptı.</p><p><strong>“Hiç endişe etmeyin. Müstemleke memleket değiliz. Çok şükür tam bağımsız, yerli ve millî bir devletiz. Sömürge yönetiminde değiliz! Dağbaşında değiliz!”</strong></p><p>Bu sözlerin ardından devletin ilgili kurum ve yöneticilerine seslenen Uğur, açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü:</p><p>“Şüphesiz, devletimiz işin takibindedir. Bizim devletimiz, bizim valimiz, bizim vekilimiz, bizim başkanımız, bizim müdürümüz. Gereğini, gereği gibi yerine getirecektir.”</p><p>Paylaşımını <strong>“Tereddüt yok, elhamdülillah”</strong> sözleriyle tamamlayan Uğur, yetkililerin mahkeme kararının gereğini yerine getireceğine olan inancını dile getirdi.</p><h3>Bağbaşı'nda Asıl Soru: Mahkeme Kararını Kim Uygulayacak?</h3><p>Bağbaşı köyünde GES projesi nedeniyle yaşananlar, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına rağmen çalışmaların sürdüğü yönündeki iddialarla gündemdeki yerini koruyor.</p><p>Av. Hüseyin Ufuk Uğur'un açıklaması ise tartışmanın merkezine son derece önemli bir soruyu taşıdı:</p><p><strong>Mahkeme kararlarına uymak herkes için zorunluysa, bu kararların uygulanmasını sağlamakla görevli makamlar neden hâlâ tartışmaların odağında?</strong></p><p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Uşak'ta Gündem</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/av-huseyin-ufuk-ugurdan-36-gunde-sert-cikis-dagbasinda-degiliz-hukuk-devletiyiz</guid>
      <pubDate>Sat, 24 Oct 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/hukuk-devleti-icin-36-gun.png" type="image/jpeg" length="84670"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salih Kılınç’tan Uşak’ın Bitmeyen Sorunlarına Sert Tepki: “Meramız SİT’TİR, Git GES’ini Başka Yerde Kur!”]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/salih-kilinctan-usakin-bitmeyen-sorunlarina-sert-tepki-meramiz-sittir-git-gesini-baska-yerde-kur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/salih-kilinctan-usakin-bitmeyen-sorunlarina-sert-tepki-meramiz-sittir-git-gesini-baska-yerde-kur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Salih Kılınç, Uşak’ın yıllardır çözülemeyen sorunlarını sıraladı: “Uşaklı mı devlete inat ediyor, devlet mi Uşaklıyla inatlaşıyor?”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uşak'ın deneyimli gazetecilerinden, <a href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakli-niye-olmasin-derse-o-olsun-diyorlar" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">Yeşil Sivaslı</a> Gazetesi yazarı Salih Kılınç,  son köşe yazısında kentte yıllardır tartışılan ancak çözüme kavuşmayan sorunları gündeme taşıdı.</p><p>“Uşaklı Niye Olmasın Derse ‘O Olsun’ Diyorlar” başlıklı yazısında okul yıkımlarından çevre yoluna, Millet Bahçesi'nden Murat Dağı'na, Bağbaşı'ndaki GES tartışmalarından tarihi Hükümet Konağı'na kadar birçok konuyu ele alan Kılınç, yöneticilerle vatandaşlar arasında bir inatlaşma yaşandığını savundu.</p><p>Kılınç, yazısına “Bu işte bir terslik var ama çözemedim gitti” sözleriyle başladı.</p><h3>“Okullar Yıkılmasın Dedik, Yıktılar!”</h3><p>Uşaklıların yıllardır dile getirdiği taleplerin karşılıksız kaldığını savunan Kılınç, kentte yaşanan tartışmaları peş peşe sıraladı.</p><blockquote><p>“Uşaklı olarak ‘Okullar yıkılmasın’ dedik. Yıktılar. ‘Çevre Yolumuz yapılsın’ dedik. 15 yıldır yapılmadı. ‘Millet Bahçesine cami yapılmasın’ dedik. ‘Yapacağız’ dediler. ‘Murat Dağı’na dokunmayın’ dedik. ‘Dokunacağız’ diye inat ediyorlar.”</p></blockquote><p>Uşak'ın altyapı ihtiyacını, yeni otogar ve stadyum taleplerini de hatırlatan Kılınç, ilçe yollarının yıllardır tamamlanamadığını ve tarihi Hükümet Konağı'nın geleceğine ilişkin tartışmaları da gündeme getirdi.</p><h3>Bağbaşı Köylülerinin GES Tepkisini Hatırlattı: “Meramız SİT’TİR!”</h3><p>Kılınç'ın yazısındaki en çarpıcı ifadelerden biri, Bağbaşı köylülerinin güneş enerji santrali (GES) projesine yönelik itirazını aktarırken kullandığı sözler oldu.</p><p>Köylülerin mera alanlarının korunmasını istediğini belirten Kılınç, onların tepkisini şu sözlerle aktardı:</p><blockquote><p>“Meramız ‘SİT’ TİR git GES’ini başka yerde kur.”</p></blockquote><p>Kılınç, Bağbaşı köylülerinin mahkeme kararına rağmen gözaltına alındıklarını da ileri sürdü.</p><p>Böylece çevre ve mera alanlarına ilişkin tartışmayı Uşak genelinde yaşandığını düşündüğü yönetim anlayışının bir başka örneği olarak gösterdi.</p><h3>“Uşaklı mı Devlete İnat Ediyor, Devlet mi Uşaklıyla İnatlaşıyor?”</h3><p>Kentteki sorunları sıraladıktan sonra yöneticilere dikkat çekici sorular yönelten Kılınç, yaşananların yalnızca Uşak'a özgü olup olmadığını sorguladı.</p><blockquote><p>“Gerçekten bu işte bir terslik var. Ama anlamadım gitti. Tüm Türkiye’de mi böyledir? Yoksa devlet büyüklerimiz Uşak’ı ve Uşaklıyı mı sevmiyor? Uşaklı mı devlete inat ediyor? Devlet mi Uşaklıyla inatlaşıyor? Anlayan beri gelsin.”</p></blockquote><h3>“Gazetecileri İçeri Alınca Tırsmıştım”</h3><p>Salih Kılınç'ın köşe yazısında yalnızca Uşak'ın sorunları değil, gazetecilerin yaşadığı baskılara ilişkin endişeleri de yer aldı.</p><p>Son dönemde gazetecilere yönelik işlemler nedeniyle yazı yazmaktan çekindiğini ifade eden Kılınç, bunu kendine özgü mizahi üslubuyla anlattı.</p><blockquote><p>“Ne yalan söyleyeyim, son günlerde haber yapan yazı yazan gazetecileri hep içeri alınca tırsmış ve bir daha yazı yazmamaya karar vermiştim.”</p></blockquote><p>Ancak susmanın da çözüm olmadığını belirten Kılınç, Uşak'a özgü deyimlere yer verdiği yazısında, “Oldu olacak kırıldı nacak” diyerek yeniden kaleme sarıldığını ifade etti.</p><h3>“İnsanı Yaşat Ki Devlet Yaşasın” Sözünü Hatırlattı</h3><p>Kılınç, yazısının sonunda Şeyh Edebali'ye atfedilen “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözünü hatırlattı.</p><p>Yöneticilerin insana ve doğaya yaklaşımını eleştiren gazeteci, bu sözün günümüzde adeta tersine çevrildiğini savunarak şu ifadeyi kullandı:</p><blockquote><p>“Galiba devletlilerimiz bu sözü yanlış anlayıp şöyle uygulamaya başlamışlar: ‘İnsanı ve doğayı öldür ki devlet yaşasın.’”</p></blockquote><p>Yazısını başladığı soruyla tamamlayan Kılınç, Uşak'ta yaşanan çelişkileri bir türlü anlayamadığını belirterek, “Uşak ve Uşaklıda bir terslik var ama çözerseniz bana da haber verin. Beynim yandı” dedi.</p><p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Uşak'ta Gündem</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/salih-kilinctan-usakin-bitmeyen-sorunlarina-sert-tepki-meramiz-sittir-git-gesini-baska-yerde-kur</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/salih-kilinctan-carpici-ges-mesaji.png" type="image/jpeg" length="21185"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erman Karakaya’dan Uşak’ta Unutulmaz Piyano Dinletisi: Alkışlar Dinmedi, Salon Yetmedi!]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/erman-karakayadan-usakta-unutulmaz-piyano-dinletisi-alkislar-dinmedi-salon-yetmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/erman-karakayadan-usakta-unutulmaz-piyano-dinletisi-alkislar-dinmedi-salon-yetmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erman Karakaya’nın “Retro Esintiler” piyano dinletisinde AKM balkonlarıyla birlikte doldu. Marşlarla yapılan finalde alkışlar uzun süre devam etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Uşak Atatürk Kültür Merkezi, dün akşam müzikseverlerin yoğun ilgi gösterdiği özel bir konsere ev sahipliği yaptı. Piyanist Erman Karakaya, “Retro Esintiler” adlı piyano dinletisiyle geçmişin unutulmayan melodilerini yeniden dinleyicilerle buluşturdu.</p><p style="text-align: justify;">19 Ekim Pazartesi günü gerçekleştirilen etkinliğe ilgi beklenenin de üzerine çıktı. Atatürk Kültür Merkezi'nin balkonları da dahil olmak üzere bütün koltukları dolarken, bileti olmayan bazı sanatseverler salona giremedi.</p><h3 style="text-align: justify;">Bir Piyano, Birbirinden Farklı Müzik Türleri</h3><p style="text-align: justify;">Erman Karakaya, sahnede adeta "dostum" dediği piyanosuyla müzikseverlere nostalji dolu bir akşam yaşattı.</p><p style="text-align: justify;">Sanat müziğinden Türk pop müziğine, klasik müzikten geçmişin hafızalara kazınmış eserlerine uzanan repertuvarıyla farklı kuşakları aynı salonda buluşturan Karakaya, eski ama unutulmamış şarkıları piyanosuyla yeniden yorumladı.</p><p style="text-align: justify;">Dinleti boyunca kimi zaman hüzünlü, kimi zaman hareketli melodilerle salondaki atmosfer değişirken, yıllar öncesinin tanıdık ezgileri dinleyicileri geçmişe götürdü.</p><h3 style="text-align: justify;">Müziğin Görünmez Bağı Sahnede Hayat Buldu</h3><p style="text-align: justify;">Gecenin anlamlı anlarından biri de Erman Karakaya'ya kemanı ve sesiyle eşlik eden Gamze Hanım'ın performansı oldu. BİLSEM'de kamu personeli olarak görev yapan, Güzel Sanatlar Lisesi mezunu görme engelli sanatçı, Karakaya ile birlikte dinleyicilere özel bir müzik deneyimi yaşattı.</p><p style="text-align: justify;">İki sanatçının sahnedeki uyumu, müziğin insanları birbirine bağlamak için gözle görülmeye ihtiyaç duymayan evrensel bir dil olduğunu bir kez daha hatırlattı. Piyano, keman ve insan sesi aynı duyguda buluşurken, müziğin görünmez bağı salondaki dinleyicilere de ulaştı.</p><h3 style="text-align: justify;">Dr. Hatice Karahan’ı “Kimseye Etmem Şikâyet” ile Andı</h3><p style="text-align: justify;">Gecenin duygusal anlarından biri de Prof. Dr. Servet Rüştü Karahan'ın katıldığı konserde yaşandı.</p><p style="text-align: justify;">Erman Karakaya, müzik yaşamında üzerinde büyük emeği bulunduğunu ifade ettiği Hatice Karahan'ı, Türk sanat müziğinin unutulmaz eserlerinden “Kimseye Etmem Şikâyet” ile andı.</p><p style="text-align: justify;">Dinletinin bu bölümü, müziğin yalnızca notalardan değil, insan hayatında iz bırakan kişilerden ve hatıralardan da beslendiğini bir kez daha hissettirdi.</p><h3 style="text-align: justify;">“Memleketim”, “İzmir Marşı” ve “Mehter Marşı” ile Muhteşem Final</h3><p style="text-align: justify;">Gecenin en çok beğenilen bölümü ise konserin finalinde yaşandı.</p><p style="text-align: justify;">Erman Karakaya, “Memleketim”, “İzmir Marşı” ve “Mehter Marşı” eserlerini bir araya getirerek dinletisini coşkulu bir müzik şöleniyle tamamladı.</p><p style="text-align: justify;">Birbirinden farklı karakterlere sahip görünmesine rağmenbu topraklara ait eserlerin piyano üzerinde buluştuğu final, dinleyicilerden büyük alkış aldı. Eserlerin tamamlanmasının ardından salondaki alkışlar uzun süre devam etti.</p><h3 style="text-align: justify;">Uşak'ta Sanata İlgi Salona Sığmadı</h3><p style="text-align: justify;">“Retro Esintiler” dinletisinin belki de en dikkat çekici yönlerinden biri, Uşaklı sanatseverlerin gösterdiği yoğun ilgiydi.</p><p style="text-align: justify;">Balkonlar dahil bütün koltukların dolması ve biletsiz dinleyicilerin salona alınamaması, kentte bu tür müzik etkinliklerine duyulan ilgiyi ortaya koydu.</p><p style="text-align: justify;">Erman Karakaya, tek bir piyanoyla farklı dönemlerin ve müzik türlerinin eserlerini aynı sahnede buluştururken, Uşaklı müzikseverler de gece boyunca kendisine alkışlarıyla eşlik etti.</p><p style="text-align: justify;">“Retro Esintiler”, yalnızca geçmişin şarkılarının yeniden seslendirildiği bir konser değil, Uşak'ta müziğin kuşakları ve hatıraları bir araya getirdiği özel bir gece olarak hafızalarda yerini aldı.</p><p style="text-align: justify;"><img src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/erman-karakaya-1.jpeg" alt="Erman Karakaya (1)" style="" width="1600" height="1200"><img src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/erman-karakaya-2.jpeg" alt="Erman Karakaya (2)" style="" width="1600" height="1200"><img src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/erman-karakaya-3.jpeg" alt="Erman Karakaya (3)" style="" width="1600" height="1200"><img src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/erman-karakaya-4.jpeg" alt="Erman Karakaya (4)" style="" width="1600" height="1066"><img src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/erman-karakaya-5.jpeg" alt="Erman Karakaya (5)" style="" width="1600" height="1066"></p><p style="text-align: justify;"></p><p style="text-align: justify;"></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Uşak'ta Yaşam-Kültür/Sanat, Uşak'ta Gündem</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/erman-karakayadan-usakta-unutulmaz-piyano-dinletisi-alkislar-dinmedi-salon-yetmedi</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/erman-karakayaya-yogun-ilgi.png" type="image/jpeg" length="68202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BAĞBAŞI’NDA KÖYLÜLERİN BEKLENTİSİ NET: MAHKEME KARARI UYGULANSIN!]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/bagbasinda-koylulerin-beklentisi-net-mahkeme-karari-uygulansin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/bagbasinda-koylulerin-beklentisi-net-mahkeme-karari-uygulansin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[18 Ekim’de GES sahasına malzeme taşımak isteyen tırların köylülerin tepkisiyle karşılaşması üzerine bölgede gerginlik yaşandı. Yerel basına yansıyan bilgilere göre vatandaşlar, araçların geçişini engelleyerek çalışmaların sürdürülmesine karşı çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Uşak’ın Bağbaşı köyünde Taykar Enerji’nin GES projesi nedeniyle yaşanan gerginlik büyüyor. Yürütmeyi durdurma kararına rağmen sahaya malzeme getirildiğini gören köylüler, tırların geçişine karşı çıktı. Olay sosyal medyada ve yerel basında geniş yankı bulurken gözler mülki amirlere, milletvekillerine ve ilgili kurumlara çevrildi.</strong></p>

<p>Uşak merkeze bağlı Bağbaşı köyünde kurulmak istenen Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesiyle ilgili tartışmalar yeni bir boyuta taşındı. Projeye karşı hukuki mücadele yürüten köylüler, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararının sahada da uygulanmasını istiyor.</p>

<p>18 Ekim’de GES sahasına malzeme taşımak isteyen tırların köylülerin tepkisiyle karşılaşması üzerine bölgede gerginlik yaşanırken, köylüler araçların geçişini engelleyerek çalışmaların sürdürülmesine karşı çıktı.</p>

<h2>“HEPİMİZİ ALIN, TIRI GEÇİRTMEYECEĞİZ!”</h2>

<p>Sosyal medyada canlı olarak yayınlanan ve kısa sürede tüm Uşaklıların yakından takip ettiği yaşanan olayda köylüler ile jandarma ekipleri arasında gerginlik yaşandığı bildirildi. Sosyal mecralardan edinilen bilgilere göre jandarma ekipleri, “Burası devletin yolu, izin vermezseniz hepinizi alacağız” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Köylüler buna karşılık, “Bizim hepimizi alın ama biz tırı buradan geçirtmeyeceğiz” diyerek tepki gösterdi. Muhtar Ahmet Karakuş’un azaları ile birlikte tırların geçişine engel olmak isterken, üzerlerine kepçe sürüldüğü iddia edildi.</p>

<h2>MAHKEME KARARI VAR, KÖYLÜLER UYGULANMASINI İSTİYOR</h2>

<p>Bağbaşı’ndaki gerilimin temelinde, GES projesi hakkında verilen yürütmeyi durdurma kararı bulunuyor.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, Bağbaşı’ndaki GES projelerine ilişkin iki ayrı davada yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, Mahkeme sürecinde gündeme gelen bilirkişi değerlendirmelerinde mera alanları, hayvancılık ve doğal yaşam üzerindeki olası etkiler de ele alındı.</p>

<p>Ancak 18 Ekim’de sahaya malzeme götürülmek istenmesi, köylülerin kararın uygulanmasına ilişkin kaygılarını yeniden gündeme getirdi. Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Sözcüsü Funda Öz Akcura’nın yerel basına yansıyan açıklamalarında, şirketin kararın kendisine tebliğ edilmediğini gerekçe gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Haber merkezimizin edindiği bilgelere göre kamuoyu şu soruların aydınlatılmasını bekliyor:</p>

<p>Yürütmeyi durdurma kararının kapsamı ve hukuki sonuçlarının neler?</p>

<p>Karar ilgili şirket ve kurumlara ne zaman tebliğ edildi?</p>

<p>Sahada devam ettiği öne sürülen faaliyetler mahkeme kararının kapsamına giriyor mu?</p>

<p>Kararın uygulanması için yetkili kurumlar hangi işlemleri gerçekleştirdi?</p>

<p>Kamuoyun, bu soruların bir an önce yanıtlanmasını ve mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesini talep ediyor.</p>

<h2>UŞAK’TA GÖZLER MÜLKİ AMİRLERDE, MİLLETVEKİLLERİNDE VE İLGİLİ KURUMLARDA</h2>

<p>Bağbaşı’nda yaşananlar yalnızca köy sakinlerinin gündeminde değil. Konu, sosyal medya paylaşımlarında, yerel haber sitelerinde ve Uşaklı gazetecilerin haber ve değerlendirmelerinde yakından takip ediliyor.</p>

<p>Mahkeme kararına rağmen sahada faaliyetlerin sürdürüldüğü iddiası, köylülerin tepkisi ve yaşanan gerginlik, kamuoyunda açıklığa kavuşturulması gereken başlıklar olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Uşak kamuoyu şimdi Valilik başta olmak üzere mülki amirlerden, milletvekillerinden ve ilgili kamu kurumlarından daha kapsamlı, açık ve somut açıklamalar bekliyor. Özellikle mahkeme kararının uygulanması, sahadaki faaliyetlerin hukuki durumu ve yaşanan olaylarla ilgili hangi işlemlerin yapıldığı konusunda yetkili makamların kamuoyunu bilgilendirmesi isteniyor.</p>

<h2>TARTIŞMANIN MERKEZİNDE SU KAYNAKLARI, MERALAR VE DOĞAL YAŞAM VAR</h2>

<p>Bağbaşı’ndaki GES projesine yönelik itirazların arka planında yalnızca saha çalışmaları bulunmuyor. Köylüler ve projeye karşı çıkan çevre platformları; mera alanları, hayvancılık, su kaynakları ve bölgenin doğal yaşamı üzerindeki olası etkiler konusunda kaygılarını dile getiriyor.</p>

<p>Bakanlığın Uşak İl Müdürlüğü tarafından yayımlanan bilgilere göre Taykar Enerji’nin Uşak-1 GES ve elektrik depolama tesisi projesi için 13 Mart 2025’te Bağbaşı Köy Konağı’nda halkın bilgilendirilmesi ve sürece katılım toplantısı düzenlendi.</p>

<p>Daha sonra <strong>projeye ilişkin hukuki itirazlar ve bilirkişi incelemeleri gündeme geldi. Eylül ve ekim aylarında yerel basında yayımlanan haberlerde, Bağbaşı’ndaki GES projeleri hakkında verilen yürütmeyi durdurma kararları kamuoyuyla paylaşıldı.</strong></p>

<p>Bölgede yaşayan vatandaşların talepleri, doğal kaynakların korunması ve kırsal yaşamın geleceği bakımından tartışmanın önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu nedenle hukuki sürecin şeffaf biçimde yürütülmesi ve yöre halkının kaygılarının dikkate alınması önem taşıyor.</p>

<h2>KAMUOYUNUN BEKLENTİSİ: BELİRSİZLİK GİDERİLSİN, OLAY AYDINLATILSIN</h2>

<p>Bağbaşı’nda yaşanan gerginliğin ardından kamuoyunun beklentisi, tarafların karşı karşıya gelmesini önleyecek ve hukuki belirsizlikleri giderecek adımların atılması.</p>

<p>Mahkeme kararının tam kapsamının açıklanması, kararın uygulanmasına ilişkin işlemlerin kamuoyuyla paylaşılması ve kepçe iddiası dâhil yaşanan olayların araştırılması gerekiyor.</p>

<p>Yenilenebilir enerji yatırımları kadar bu yatırımların hukuka uygun yürütülmesi, doğal kaynakların korunması ve vatandaşların haklarının gözetilmesi de önem taşıyor.</p>

<p>Sosyal medyada, yerel haber sitelerinde ve Uşaklı gazeteciler tarafından yakından takip edilen olayda şimdi gözler mülki amirlerden, milletvekillerinden ve ilgili kurumlardan gelecek açıklamalarda. Bağbaşı’nda yaşananların nasıl sonuçlanacağı ve yargı kararının sahaya nasıl yansıyacağı gecenin ilerleyen saatlerinde merakla bekleniyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Uşak'ta Gündem</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/bagbasinda-koylulerin-beklentisi-net-mahkeme-karari-uygulansin</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 23:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/muratdagi-2.jpg" type="image/jpeg" length="41801"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Öz Sağlık-İş Sendikası Uşak Şubesi’nde Yönetim Değişti: Uğur Demir Başkan Seçildi]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/oz-saglik-is-sendikasi-usak-subesinde-yonetim-degisti-ugur-demir-baskan-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/oz-saglik-is-sendikasi-usak-subesinde-yonetim-degisti-ugur-demir-baskan-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Öz Sağlık-İş Sendikası Uşak Şubesi’nde iki adayın yarıştığı seçimde Uğur Demir 36, Nazan Özkan Elmas 32 oy aldı. Demir, 4 oy farkla başkan seçildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Öz Sağlık-İş Sendikası Uşak Şubesi’nde gerçekleştirilen başkanlık seçiminde mevcut yönetim değişti. <strong>Nazan Özkan Elmas ile Uğur Demir'in yarıştığı seçimde, delegelerin çoğunluğunun desteğini alan Uğur Demir yeni şube başkanı oldu.</strong></p><p>Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı <strong>Emre Kocaman’ın</strong> da katıldığı seçimde iki aday arasında çekişmeli bir yarış yaşandı.</p><h3>68 Oy Kullanıldı, Başkanlık 4 Oy Farkla El Değiştirdi</h3><p>Seçimde Uğur Demir 36, Nazan Özkan Elmas ise 32 oy aldı. Açıklanan sonuçlara göre Demir, rakibine 4 oy fark atarak başkanlık görevine seçildi.</p><p>Böylece Öz Sağlık-İş Sendikası Uşak Şubesi’nde mevcut yönetime karşı yarışan Uğur Demir ve ekibi yeni dönemin yönetimini üstlendi.</p><p>Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından konuşan Demir, kendisine destek veren delegelere teşekkür ederek yeni dönemde birlik ve beraberlik içerisinde çalışacaklarının mesajını verdi.<br><img src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/oz-saglik-is.jpeg" alt="Öz Sağlık İş" style="width: 500px !important;" width="1600" height="1066"></p><h3>“Bu Sonuç Yalnızca Bir Seçimin Kazanılması Değil”</h3><p>Yeni Şube Başkanı Uğur Demir, seçim sonrası yaptığı konuşmada elde edilen sonucu yalnızca bir yönetim değişikliği olarak görmediğini belirtti.</p><p>Demir, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p><blockquote><p>“Bu sonuç, yalnızca bir seçimin kazanılması değil; birliğin, kardeşliğin, emeğin ve ortak inancımızın zaferidir.”</p></blockquote><p>Başkanlık görevini bir makamdan çok sorumluluk olarak gördüğünü söyleyen Demir, kendisine güvenen delegelerin beklentilerini karşılamak için çalışacağını ifade etti.</p><h3>“Ayrışmadan Değil, Birleşerek Çalışacağız”</h3><p>Uğur Demir'in konuşmasında en dikkat çeken mesajlardan biri de seçim sonrasında izlenecek yönetim anlayışına ilişkin oldu.</p><p>Demir, seçim yarışının geride kaldığını belirterek:</p><blockquote><p>“Bugünden itibaren ayrışmadan değil birleşerek, kırmadan ve kırılmadan; herkesin sesi olan, emeğin hakkını savunan, adaleti ve hakkaniyeti esas alan bir anlayışla çalışacağız.”</p></blockquote><p>dedi.</p><h3>“Kazanan Uşak, Kazanan Emekçilerimiz Olsun”</h3><p>Sendika üyelerinin haklarını korumak ve çalışma hayatında adil bir yaklaşım sergilemek için mücadele edeceklerini belirten Demir, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</p><blockquote><p>“Kazanan Uşak, kazanan emekçilerimiz, kazanan birlik ve beraberliğimiz olsun! Rabbim bizleri mahcup etmesin; çıktığımız bu yolda hayırlı hizmetler yapmayı nasip etsin.”</p></blockquote><p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Uşak'ta Gündem</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/oz-saglik-is-sendikasi-usak-subesinde-yonetim-degisti-ugur-demir-baskan-secildi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/usakta-oz-saglik-is-yonetimi-toplandi.png" type="image/jpeg" length="51878"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karun Hazinesi Yılmaz Erdoğan'ın dizisine konu oldu ama ekranda Uşak'tan tek kare görülmedi]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/karun-hazinesi-usaktan-cikmadi-netflix-hazineyi-baska-yerde-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/karun-hazinesi-usaktan-cikmadi-netflix-hazineyi-baska-yerde-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yılmaz Erdoğan sineması her zaman kendi kurmaca evrenini gerçeğin önüne koymayı sever; bu yüzden Uşak’ı merkeze almak yerine "Karun" adını zenginliğin fantastik bir metaforu olarak kullanmayı tercih etti. Hakkını yemeyelim yine de dizinin 5. bölümünde 10:50'de Meftun isimli karakter "1965 yılında Uşak'ın Güre Köyünde köylünün biri tarlasını eşelerken bir yüzük buldu..." diye köydeki ikiz tepelerde gerçekleşen talanı anlatmış...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><strong jsaction="" jscontroller="tP2kf#s32ZS" jsuid="yGapFd_u">Paha biçilemeyen Karun Hazinesi, Uşak’ın Güre Köyü tümülüslerinde değil, İstanbul’un dehlizlerinde Asım Noyan’ın kucağına doğmuş! Netflix’in yeni dizisi <i jsaction="" jscontroller="LFsGHb#ycPkjf" jsuid="yGapFd_v">Organize İşler: Karun Hazinesi<!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[false,&quot;&quot;,false,{&quot;u&quot;:0},false,{&quot;u&quot;:0},{&quot;u&quot;:0}]--><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--></i>, 16 Ekim'de vizyona girdi.<!--TgQPHd|||[]--></strong><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Türk sinemasında "<u jsaction="" jscontroller="akSuzb#zJGFRe" jsuid="yGapFd_13"><a href="https://www.google.com/search?kgmid=%2Fm%2F0vbknvf&amp;q=Kelebe%C4%9Fin+R%C3%BCyas%C4%B1" rel="nofollow">Kelebeğin Rüyası</a><!--TgQPHd|||[[[&quot;/m/0vbknvf&quot;,&quot;Kelebeğin Rüyası&quot;,0,&quot;ErcHCvcGQUppVDR0SV9veUV1WkxkRUI1WXNXUTh3UmVyTmhNTm4tTEQyVmpOWkdPX2dXUXRHNEh4LXo1Ml9xWmxrYUV0dDhaZU42STBpb0d3Y2pIdG50a2hLeGN5MFJvSHAyaloybFJHREFoelppeEItV1Z0UmIxMkc5TW9zTzJsbHF6bGZfb0xLUkdfLThzNVVBY2lBaS1Xd0dYLTFXbE5Gc1FBcGdmVjgtQVpQd0xiaFpjVlhEaFc0QnB2SDR3ZE9BRldDRFVodnNPN1FjNVphbnhuM0R1YTVGSlRtb01mVXpMZFRIUWNOa2VMX1BObUpRUVl3REp1cTdXdjd6cVdBUExKSV8yeXRDUzhxa2tTS0JESDRwUzE5eUdXRDlLT3R4blQzUnBQZFRZLXJvZTRadjdjWjEzZnJTc09Tc1AwVFVGc3FwNGFrR0RBanhXNDN5MEpROHVtTkhzcWFocEthUW4wQkR5dnVja1VQMHpVU1FlZVRFX1YzNXNGSFk3aUs2S0k4U0IyUjlEYVhtVWxva2RZbFZKVjRJUWxpaElsZzlrNWRfYUNnTFdoLVBNcVZITWc2QUxSbGNhYllsOTJXNW1pb3JxdTh3bHctei1ZQjREUFhZZFZJZlhQMVlxb2lYZjRTSTNtTGR2MU9zWnRqeE9TNzZtcWxNX1hXMDFWVzFSdzF3RERqaFkydzVZTXdPZFRzZEZhRjZBck0wa09wZXREZFFRa2RqX0dXMUEyT1l1WDBFaF9MWDk1eG05RmVxUUFZY2hqUjUzMzUxSnBBcTlxSkF3QXcybmVxOE96RHhlaXkxNXJ4UzRFVWJqNUpuNUtma1JlRWJGMzFDanBXZDF4QnNPMWZzOFR2UmpGM2RJVHZqanFaVWYtRURSaGhvLUVzV0JfQWJZYldTbU9tRDVOY3huSVVrOGc1Zk1UVWN2MjQtZlVMNGZiMGdWZHk3eDBSUzAzNUNvZXpReDlYNjVNX3VLT1Z3R2xDSFhCTmlNNlNMR290cG55dHlQUWxLWUhrTE9CWnpGMWZoQng1U3FSQU1XMVBLcXU0U0x1WTY4VzBNTEJCcFVIY01WdS1kU1A0T2dQMjc3bU0zYXdRMmplNnhST1J2Zk9CeTg5bUR6cUpoWFl3Mm5URmVWdHJGWEs1dmhBVjZEWG1hVEgxemIzZGQ4anlkQ28SF3RXWFNhc3ViSDhXeWktZ1BrdHplb0EwGiJBRHNyOWZSS2lPUUMwSlhGMlNydTRvSUZWb0Q2bDdNMjFB&quot;,&quot;TV/MOVIE&quot;,null,null,&quot;tr&quot;],&quot;&quot;,0,[null,null,null,1,null,null,null,null,null,null,null,null,[291933,null,1,1],null,null,[{&quot;205&quot;:[null,&quot;/m/0vbknvf&quot;],&quot;1219&quot;:[null,null,&quot;TV/MOVIE&quot;,null,null,&quot;/m/0vbknvf&quot;],&quot;3524&quot;:[69]}]],null,0,null,&quot;&quot;,0]]--><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--></u>", "<u jsaction="" jscontroller="akSuzb#zJGFRe" jsuid="yGapFd_19"><a href="https://www.google.com/search?kgmid=%2Fm%2F02pyt3d&amp;q=Vizontele" rel="nofollow">Vizontele</a><!--TgQPHd|||[[[&quot;/m/02pyt3d&quot;,&quot;Vizontele&quot;,0,&quot;EowHCswGQUppVDR0SWY1UWhfZWkzSk12MGhvNmtGbm1FclJCOGN4bXpwVElKcDlZREpLM2lzakJoVlBvaDNFOEtmUnFfcnFyZ2ZhalM2SExYZUJUcF9vckJSQS1MZkxBWUtmVlpNRWNYQjFPRE5MQWcxaUNYdllxc2FDaXlYN0xiUVFuV2FrN2lYaUpaTmtCQnhZZGU2VWxoeHJVLVFXMmlPWThHNDk0Ukp5SmhPVFY0SUlLY1dpYnZSaGVZWUthMjdZR0pzRXVGQUpTV1JjZjVXa0U2NnZ0QlBUU2ZyQkdsWXVlSFlvbktzUjd6c2RjQlVlZkZFSTd6M3ZMNXlsMS1WUjNGV0lVUm1mX0ZhV1ZibHVwUU5XOEFXdkNFMUJleG1WSnltdUtRMEx0d096Uk5pMG1YSFVPb0VRc1VoaW5BbHdScVpYdlRZNWVoSVJqNk5hWk9FU0Qza1pydHp1RU1zdDVZX0tMTC1aQXZUZjE0TTZlcWZjdWdlSWpGbVBmdmFuQ3NzTk9PLTBFam40eWx2SHNEak0zclBPZVpGemRTY0dycm9lbVJacTZqdWpoM2lwcHNkNnNRSmJlRTF1LXJnZFpFTHlaMnl6c2dqaFAyQnZGUmtuVVZ0MmtVbFcybVcyeUV5Ylg3TjVEdWxxUjNhSFZhMFRhU3ZHa0Q0NGVyUll2cUgzNkNualFBRmhqR2JRR2tNcHIyWnp4cF80Nl9mWkUxbm9QRC0xQ01Za2ZtdkpGMXNUWHVWVldlNzV1X3RPNUF4dmJoVFdIbDFQQXo4QVROYng3cHhSQlhQdlRFamZiLU04X01YdEhab0tqRXI4RlRsQjRPMmxqUFl3MnNKYTBLT0ZidG4yMC1reUJXaXVqRjlGOUU0MF8zQnVDNDdRUjk2V1N0bnZvTGl0WEw5ZXhnZ01lLXFtaUxGYmZMM2hiX1Q4NE11NVVkQWtxbjdYU2dXZjEwZ3NodGExdFZ1MlNIQTB6ZmhkaGozbFJ1Mjg5QUVKdTQzS1hJajcyZnMzbXdmQUdaV2k3WVRJMlI5Wk0xTzdyVmloRWlmWGZyWWtkMEUycWxLM3VzeWFfQnBuWVBZcWRqcjNXVUozalB4Zm1ndkhjMk95RlhQTUtmQxIXdFdYU2FzdWJIOFd5aS1nUGt0emVvQTAaIkFEc3I5ZlNTTzV4MGt2STJZX3lYdmpORmF6blJvWG5mLXc&quot;,&quot;TV/MOVIE&quot;,null,null,&quot;tr&quot;],&quot;&quot;,0,[null,null,null,1,null,null,null,null,null,null,null,null,[291933,null,1,1],null,null,[{&quot;205&quot;:[null,&quot;/m/02pyt3d&quot;],&quot;1219&quot;:[null,null,&quot;TV/MOVIE&quot;,null,null,&quot;/m/02pyt3d&quot;],&quot;3524&quot;:[69]}]],null,0,null,&quot;&quot;,0]]--><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--></u>" ve "<u jsaction="" jscontroller="akSuzb#zJGFRe" jsuid="yGapFd_1f"><a href="https://www.google.com/search?kgmid=%2Fm%2F0v24dkm&amp;q=Bir+Demet+Tiyatro" rel="nofollow">Bir Demet Tiyatro</a><!--TgQPHd|||[[[&quot;/m/0v24dkm&quot;,&quot;Bir Demet Tiyatro&quot;,0,&quot;EqIHCuIGQUppVDR0SzdsaEJXTk5VYWtuLWt6dUZ4Uml0MXYxNWhiTnQ0anlPVjJGU3JxcVluWE1JYjVYOElHVFZncUZhZkdLME9GOWYxWjJQUExnVzc5czQ4OGFFelhTRURyNWFYSGxJaHFhVFhmUUZzUDNsUVRKN2lkd1NZM3F6OXhwSm5yYWhkdHB0OGplWnZCcFV5eFk4aG1IZVZyVzRrTGJUVVhFQVUtS2hRVkdvcFdCZ0dNZFV6d3ZxMl9lWFdtbEdBRUhzVlJleG5xbGdsdW56cHBZYWFBaXR6VVFZdmd5YzMyamctNTFfcmQtVVdDRTRoMWdTM1ZwRGJnVGRZRXRNeW5RR1NmUXJXcWpZU1Ewd295Rk1tNlI1VTdlZVZyMjdaWE5MLVMyU1g4czNORDVjYVBYbHA4RHJMcGlhY3A1RjdTcW1yeXlqVGthRC1MN25Za0R3RzhlZWZWOWZyVWotZmJGUWlVMWpfSDh6cUx3bmUyMG44cGtGR2dZYUxHdWxhTmtMeEw0SGd2anVCQWxsY24xX0l4TlRpQ0pDTDM0bm53bV84UlV2LVRpTW5HeXhWMjMzRzB5a0owaHhXODhaWDNSMFdIa0VtWjk5VXlBanRCYXpXSXZYSVFMY2REb0tNTWtSTjJEbVlTTS1ncnJ0UlU5enowOU5Ed2lxY2Z3ckdpd2JNaTlBWXltaUtRRUxVZUlKUFROcTFkQzlxNDJfeTUtRmROVlFvZlFIWGt3SDE2VjUzZWpwSTdnYWM2QjhFV1VrYVJxUHBWLUNac01xcEhjNG90cU9BZE16NmVxNzg3VTR5YTExRnFQdWpXbGFQY0owbnYyUEM2S2duc0N6Ml9pVjF6TDMwS3g0QVZJUjRRU3o5LUpQd0Vuckl4SEFUQXQ0cTgxaFRjbTVJcktxZXdyNy1Yb3otclRaSUxDZkdFSWhhem5OdzFPbS1kaFFBNlBSd2d0LTZwYnplQWNOeF9BSFVTVDd4dUV2NVdSQ2wtLUZIXzVTV2VQNUp1eHZNQlhaalJKa3Q3R0tHOGxuOTNUM3VubU03LVpjY2xLenpGa0Q0eS13SnI0aG41ZVk0OExTN2NRbWd4RlJUY1lSZkRZbDdUM3RJbUl2NFdQS1M1b0FpVzZCdXNKZmpGb3ZzaWcSF3RXWFNhc3ViSDhXeWktZ1BrdHplb0EwGiJBRHNyOWZUVllXdEdIa2oyYTFGV2hzR1o3ZEZheUFza3pB&quot;,&quot;TV/MOVIE&quot;,null,null,&quot;tr&quot;],&quot;&quot;,0,[null,null,null,1,null,null,null,null,null,null,null,null,[291933,null,1,1],null,null,[{&quot;205&quot;:[null,&quot;/m/0v24dkm&quot;],&quot;1219&quot;:[null,null,&quot;TV/MOVIE&quot;,null,null,&quot;/m/0v24dkm&quot;],&quot;3524&quot;:[69]}]],null,0,null,&quot;&quot;,0]]--><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--></u>" gibi başyapıtlarla kalbimize dokunan, kalemiyle ve vizyonuyla sektörü her dönem şekillendiren <!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--><strong jsaction="" jscontroller="tP2kf#s32ZS" jsuid="yGapFd_1k">Yılmaz Erdoğan<!--TgQPHd|||[]--></strong>, bu kez de ekranı ateşe verdi. Yıllardır sinemada hayranlıkla izlediğimiz <i jsaction="" jscontroller="LFsGHb#ycPkjf" jsuid="yGapFd_1l"><u jsaction="" jscontroller="akSuzb#zJGFRe" jsuid="yGapFd_1n"><a href="https://www.google.com/search?kgmid=%2Fm%2F0g9x2s&amp;q=Organize+%C4%B0%C5%9Fler" rel="nofollow">Organize İşler</a><!--TgQPHd|||[[[&quot;/m/0g9x2s&quot;,&quot;Organize İşler&quot;,0,&quot;EqIHCuIGQUppVDR0TFBITjZhX29xU0JJM2N2ZlZVMlA4TURaX2xLeVJkS0JNdWw0RGlHNm1DVzJUXzRmSzEyVG5PenpmU3dnall3LUdxam1aM3VuRWVvV1dSckFEbzhrT2psNEhLNGwzN2QtU2FtUFB6NWFiSEpPVGxCajJBMGtWTll5YUo0RVJnbkRhZDl5QjdyR0RlQTk4emkzRnVHSUJSclg3YTh1NWJoWTBLYnBvRHRVS29KbG5qTlFaX1Nnbl96eFFPaUx4eGpReG1OZnFmZ1JIUjRTeVhHaTIzNFhTdGt1R3BvZ29wVTVTZjlOQ3dNZWlQZTJYSkFFc2JVQ1BYV0M0VWdMZUtzeHpYcFlNdE5vQ2xFbFRlUF9XV2Y4SWkxaW83TUFtWGp6dWZOWEtoZnF1RWFzVXVrR3o2QV9HY0taUjEzSXlQT2xsUjhLeXZrNnJLbU5RUDdQb2pnN3M0OWN4dWp2Vi1VQWRkWW9UR2lqM0VxckJBSnVqNlh1ZGFBOVc1cm5tcThvWF9pSmNkRXRmWEVIak90MHZGel9VNlpvR3BocnJtNzgyYk9salREYzNjRGZlWTMtX2lYdFh1cDREaUMtQTVSNHFfUGZJbUlsaHBhcjVPeWgzZmZZYVhPLTEtSjcwZ0M0VnFLeHZ3VFlkcDF4S192czRBd0xWakJOY0lqWnV0dGVlVzZDREE1X09WS0lWRk1yOVRNZmlveXdZdVhVaFROejl5ZzRKbkVjNnlQWF9CTWpLWmVHUjNESnZTQ2oyTUpPaFZnOGJ6VkxwTlFwZXJSanFQaXVJREFzampxMjVxb2RVV25XbFh5V20yVXRHRWdjNWhySXJLMXRVcHZETmlyMnVUVlJqRFFQczJOaUZubzJvTzU1UHExQVRRai1oVDdqc1pGTnZNa3BUVTQyaE54SUxXM0MzdUlqVWhFT1dNYVFEdEZSRTdPbldDdTdpY29Xc2tlazY0QVJuTEF5TFh0SnA2MzJaZVcwSlRBakdqVmdhUUhpWlg1V0JVOWwxWVhPNTJDWFNYUjJJSzNqMlQ3SEdDR0FyTkpmSWFkeG05SGE0aV9KTzF5Y3VaUzhxNDBSUmFOd0s0RldiUEh6bWlXal9kQmZ6TTJXandsblJrRGxNSXpkSFZxRi1PbUESF3RXWFNhc3ViSDhXeWktZ1BrdHplb0EwGiJBRHNyOWZTUnRpcFZUVkZoOWg3WFpIdjFQZ3JFalNHS3F3&quot;,&quot;TV/MOVIE&quot;,null,null,&quot;tr&quot;],&quot;&quot;,0,[null,null,null,1,null,null,null,null,null,null,null,null,[291933,null,1,1],null,null,[{&quot;205&quot;:[null,&quot;/m/0g9x2s&quot;],&quot;1219&quot;:[null,null,&quot;TV/MOVIE&quot;,null,null,&quot;/m/0g9x2s&quot;],&quot;3524&quot;:[69]}]],null,0,null,&quot;&quot;,0]]--><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--></u><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--></i> evrenini 8 bölümlük dev bir Netflix dizisine dönüştüren usta sanatçı, hikayeyi öyle fantastik bir noktaya taşıdı ki magazin kulisleri yıkılıyor!<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><strong>Uşak Arkeoloji Müzesi Alarmda: Hazine İstanbul’da Çıktı!</strong><!--TgQPHd|||[[2,[null,null,null,null,null,null,null,null,null,null,null,null,[351768,null,0]],[],null,1]]--></p>

<p>Biz yıllardır Karun Hazinesi’ni 1960'larda Uşak’tan kaçırılan, sonra binbir emekle geri getirilip müzede sergilenen o tarihi eserler sanıyorduk, değil mi? Yılmaz Erdoğan’ın kurgusal dehası, hazineyi Uşak'ın 25 km batısından alıp İstanbul’un göbeğine, Asım Noyan’ın radarındaki gizemli dehlizlere taşıdı.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Dizide her şey, Asım Noyan ve ekibinin eline geçen mistik ve fantastik bir haritayla başlıyor. İstanbul sokaklarında başlayan bu çılgın define avı, karakterlerimizi Uşak’a değil, efsane kadronun yer aldığı bambaşka maceralara ve Köyceğiz’in derinliklerine sürüklüyor. Yani anlayacağınız; Netflix dizisi hazineyi çok başka bir yerde, yeraltı dünyasının kalbinde buldu!<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><strong>Karun Hazinesi Bu Kez Bambaşka!</strong><!--TgQPHd|||[[2,[null,null,null,null,null,null,null,null,null,null,null,null,[351768,null,0]],[],null,1]]--></p>

<p>Bu seferki hazine sadece altın ve gümüşten ibaret değil; içinde bolca aksiyon, Kıvanç Tatlıtuğ’un ters köşe karakteri, Demet Akbağ’ın muazzam enerjisi ve Uraz Kaygılaroğlu’nun temposu var! Yılmaz Erdoğan, sinematik zekasını konuşturarak gerçek tarihe eğlenceli ve fantastik bir çalım atıyor. "Karun gibi zengin olmak" deyimi, Asım Noyan’ın dolandırıcılık dehasıyla birleşince ortaya tam anlamıyla bir görsel şölen çıkıyor.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Tarihçiler ne der bilinmez ama izleyiciler bu "alternatif tarih" kurgusuna bayıldı. Peki siz Asım Noyan’ın bu seferki büyük vurgununa hazır mısınız? <i jsaction="" jscontroller="LFsGHb#ycPkjf" jsuid="yGapFd_21">Organize İşler: Karun Hazinesi<!--TgQPHd|||[]--></i>, ezber bozan hikayesiyle şimdi sadece Netflix’te!</p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[[1,1,1,0]]--></p>

<p><!--TgQPHdyGapFd_2c/eGiyHb|||[[3,1],{&quot;u&quot;:0},{&quot;s&quot;:false,&quot;i&quot;:&quot;yGapFd_2c/eGiyHb&quot;},false,true,{&quot;u&quot;:0},{&quot;u&quot;:0},{&quot;u&quot;:0}]--><!--TgQPHdyGapFd_29/Qok6p|yGapFd_2c/eGiyHb||[{&quot;s&quot;:null,&quot;i&quot;:&quot;yGapFd_29/ns9scf&quot;},1,{&quot;s&quot;:true,&quot;i&quot;:&quot;yGapFd_29/Qok6p&quot;},false]--><!--qkimaf yGapFd_2m/HugV6--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><strong jsaction="" jscontroller="tP2kf#s32ZS" jsuid="gxUrue_q">UŞAKLILAR YİNE ŞAŞKIN: "Hazine Bizim, Hikaye Neden İstanbul’un?"<!--TgQPHd|||[]--></strong><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><strong jsaction="" jscontroller="tP2kf#s32ZS" jsuid="gxUrue_t">Tarih ezberini bozan Netflix dizisi <i jsaction="" jscontroller="LFsGHb#ycPkjf" jsuid="gxUrue_u">Organize İşler: Karun Hazinesi<!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[false,&quot;&quot;,false,{&quot;u&quot;:0},false,{&quot;u&quot;:0},{&quot;u&quot;:0}]--><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--></i>, yayına girdiği andan itibaren sosyal medyayı ikiye böldü! <a aria-label="Uşak yerel medyasında ve sosyal medyada. Bağlantı önizleme. Site: egedeyenigun. Başlık: Organize İşler: Karun Hazineleri bugün Netflix'te izlenebilecek. URL: https://www.egedeyenigun.com/organize-isler-karun-hazineleri-bugun-netflixte-izlenebilecek." href="https://www.google.com/url?sa=i&amp;source=web&amp;rct=j&amp;url=https://www.egedeyenigun.com/organize-isler-karun-hazineleri-bugun-netflixte-izlenebilecek&amp;ved=2ahUKEwizh8qmk7-XAxWl8gIHHV_bA_wQy_kOegYIAAgMEAI&amp;opi=89978449&amp;cd&amp;psig=AOvVaw37GE53DI9MfsUkAQvLyuVX&amp;ust=1792261174853000" rel="noopener" target="_blank">Uşak yerel medyasında ve sosyal medyada</a><!--TgQPHd|||[[&quot;https://www.egedeyenigun.com/organize-isler-karun-hazineleri-bugun-netflixte-izlenebilecek&quot;,null,null,[null,null,null,null,null,null,null,null,null,null,null,null,null,null,null,[{&quot;1218&quot;:[16,null,null,null,[1]]}]],16,null,&quot;Organize İşler: Karun Hazineleri bugün Netflix&#39;te izlenebilecek&quot;,&quot;UŞAK&#39;IN OLUP OLMAYACAĞI BUGÜN GÖRÜLECEK Netflix&#39;te yayınlanacak olan Organize İşler: Karun Hazineleri&#39;nde hazinelerin bulunduğu il Uşak&#39;ın yer alıp almayacağı da bugün netleşecek. Fakat fragman ve tanıtımlarda pek Uşak&#39;ın adının geçtiği görülmezken, dizinin Karun Hazineleri&#39;yle ne kadar ilgili olup olmadığı da saat 20.00 itibariyle Netflix&#39;e yüklenecek bölümlerle ortaya çıkacak.&quot;,&quot;https://encrypted-tbn1.gstatic.com/images?q\u003dtbn:ANd9GcRvhRwhYmSfb349VSiNoTPtwCt8foWoXavd-hPsTP5XsRgvqpfrt83KJSbUozWDo4t-3xCZgZ0TM3Fgis8&quot;,&quot;egedeyenigun&quot;,&quot;https://encrypted-tbn1.gstatic.com/faviconV2?url\u003dhttps://www.egedeyenigun.com\u0026client\u003dAIM\u0026size\u003d128\u0026type\u003dFAVICON\u0026fallback_opts\u003dTYPE,SIZE,URL&quot;,[[1792174774715315,117633701,4228111199],null,null,null,null,[[0,11]]],null,&quot;b96c3c69-2d80-43a5-aef3-e0e1dc450b91&quot;]]--> yankılanan tek bir soru var: Realitede Uşak’ın bağrından çıkan, toprağından fışkıran bu paha biçilemeyen mirasa neden dizide küçücük bir Uşak vurgusu yapılmadı?</strong><strong jsaction="" jscontroller="tP2kf#s32ZS" jsuid="gxUrue_t"><!--TgQPHd|||[]--></strong><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Usta kalem <strong jsaction="" jscontroller="tP2kf#s32ZS" jsuid="gxUrue_13">Yılmaz Erdoğan<!--TgQPHd|||[]--></strong>, imzasını attığı projelerle hikayenin coğrafyasını bükmeyi iyi bilir. Ancak bu kez izleyici, ismi "Karun Hazinesi" olan bir yapımda, hazinenin gerçek kalbi olan <strong jsaction="" jscontroller="tP2kf#s32ZS" jsuid="gxUrue_14">Uşak’ın Güre Köyü tümülüslerine<!--TgQPHd|||[]--></strong> bir ucundan da olsa dokunulmasını; Asım Noyan’ın o efsane çetesinin en azından Uşak Arkeoloji Müzesi'nin önünden geçmesini bekliyordu. Dizi tamamen İstanbul’un yeraltı dehlizlerine sıkışınca, "Hazine Uşak'tan çıkmadı, Netflix hazineyi başka yerde buldu" eleştirileri de kaçınılmaz oldu.<!--TgQPHd|||[]--></p>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p>

<p>Peki, Uşak Hikayenin Merkezine Konulabilir miydi?<!--TgQPHd|||[[2,[null,null,null,null,null,null,null,null,null,null,null,null,[351768,null,0]],[],null,1]]--></p>

<p><strong jsaction="" jscontroller="tP2kf#s32ZS" jsuid="gxUrue_18">Kesinlikle evet ve ortaya muazzam bir Anadolu suç-komedisi çıkabilirdi!<!--TgQPHd|||[]--></strong> İşte magazin masasında konuşulan o "Keşke Uşak merkezde olsaydı" senaryoları:<!--TgQPHd|||[]--></p>

<ul jsaction="" jscontroller="wiLEJc#NS0kde" jsuid="gxUrue_19">
 <li jsaction="" jscontroller="oSLmPe#HokZ0d" jsuid="gxUrue_1c"><strong jsaction="" jscontroller="tP2kf#s32ZS" jsuid="gxUrue_1e">Gerçek Kaçakçılık Hikayesinin Eğlenceli Kurgusu:<!--TgQPHd|||[]--></strong> 1960'lı yıllarda Uşak'ta köylülerin ve definecilerin hazineyi bulma süreçleri, eserin Amerika'daki Metropolitan Müzesi'ne kaçırılması ve yıllar süren iade davası başlı başına uluslararası bir soygun filmi dinamiğine sahip. Asım Noyan ve ekibi, İstanbul'un egzoz dumanından sıyrılıp bu gerçek kaçakçılık ağının izini sürmek için Ege topraklarına çıkarma yapabilirdi.<!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--></li>
 <li jsaction="" jscontroller="oSLmPe#HokZ0d" jsuid="gxUrue_1g"><strong jsaction="" jscontroller="tP2kf#s32ZS" jsuid="gxUrue_1i">Köyceğiz Yerine Uşak Tümülüsleri:<!--TgQPHd|||[]--></strong> Dizinin çekimleri İstanbul’un ardından Muğla Köyceğiz’de Yılmaz Erdoğan’ın çiftliğinde kurulan platoda yapıldı. Oysa bu setler ve macera, doğrudan hazinenin çıktığı <strong jsaction="" jscontroller="tP2kf#s32ZS" jsuid="gxUrue_1j">Güre'deki Tümülüs</strong> çevresine kurulsaydı, dizi hem görsel hem de atmosfer olarak fantastik bir Anadolu Western'ine dönüşebilirdi.<!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--></li>
 <li jsaction="" jscontroller="oSLmPe#HokZ0d" jsuid="gxUrue_1l"><strong jsaction="" jscontroller="tP2kf#s32ZS" jsuid="gxUrue_1n">"Sarı Saruhan" Uşak Sokaklarında:<!--TgQPHd|||[]--></strong> Kıvanç Tatlıtuğ’un hayat verdiği efsane "Sarı Saruhan" karakterinin o yırtıcı enerjisini İstanbul sokakları yerine, Uşak’ın tarihi sokaklarında ya da kanyonlarında izlemek, <i jsaction="" jscontroller="LFsGHb#ycPkjf" jsuid="gxUrue_1o"><u jsaction="" jscontroller="akSuzb#zJGFRe" jsuid="gxUrue_1q"><a href="https://www.google.com/search?kgmid=%2Fm%2F0g9x2s&amp;q=Organize+%C4%B0%C5%9Fler" rel="nofollow">Organize İşler</a><!--TgQPHd|||[[[&quot;/m/0g9x2s&quot;,&quot;Organize İşler&quot;,0,&quot;EowGCswFQUppVDR0Sm9fWlF2amFZMi1BZGYyc0s3bnBPcGdUTVZmdmVWeWE1ZUxQQmgtNm5sVVA0MHU5R29jNjBxWWdmZENNdk5Va3NTc2Q2WnZ1WGdCUHZBREpUaW9SdGFVaEw4LU9sY3ZHUzdFbUpSclF6YmRiYWpIa0N5WnlqYkdCZWthQk9SeGI5SHdOT3BoblhDRkJDQ3p6TjJUVWpRczVCSXhFYkdBVGMwbEU4RzFwOWd5dWFTZDJJY0JPdWtYSDdvNVJVZk9vQ2I3UHo2cUh5dGd5X3M2UzN5YnRhYTRQT1pJVmN0WFpiLXZPOGZTS2FqZ0dRMm0tRjJjU2Q3VDlJMEFpN0Y2QlY4RHN6aHRGakpGZkVacEZpQXI0cThwWWF0eE9laTBlSzJLTzNFQm13SkpqUWVaaUpGemF6eUdxX0QtRjRIX2NpLU9ET1poQTdOd0pPUlJwdXBJU2hjOE1oV1BfYlU3U2xIZjFSN0xxVUlzdXVkWkhWM2tJeGQtZFN2cmpfVFdoNjhiamtIdlAtcDRpemMtcTlocU8ta3NrbmR2MHRScVlWRFZScU12d3d0LVB5Q3phbkpoMHF0MDN2V3E1cHFUdnkxNkZiTE5Ta1VZOFN4ZW1YeEp5Zm5XaDgwNFpQYi1kU0JmRXdxejVaUkEwcUlCZDdZUm13LWJZYm0yNlFsV0MtdzNPWDhQRmh2c2NKSVJ3eXVPbkljdXJkeURQY2hEOEZ6cVl6bFVvcTltNGQ2RmI5RVBmWUJKd3pOc0tiWmJ4TmhmTGFfbzRuRDlpUmRFY2ZwaGtvOEVvdXJrTFlsZG1sWFhvbUZWZ1lLTWNqUmFfVVd5OWNITFVZb3p4WjZVdlZfakhsRXkzdTQ0V25iQVNiRjFjcTM4b0RPTmY0OTNiRGphN3Utcm1yTmM2elJCRURXTHI4cktZckRodnJqeE0zQTREejQSF3RtclNhclBVSzZYbGktZ1AzN2FQNEE4GiJBRHNyOWZSUzlqT0FBXzZUbGEzVEVXZkhBdl9EVVhDODhn&quot;,&quot;TV/MOVIE&quot;,null,null,&quot;tr&quot;],&quot;&quot;,0,[null,null,null,1,null,null,null,null,null,null,null,null,[291933,null,1,1],null,null,[{&quot;205&quot;:[null,&quot;/m/0g9x2s&quot;],&quot;1219&quot;:[null,null,&quot;TV/MOVIE&quot;,null,null,&quot;/m/0g9x2s&quot;],&quot;3524&quot;:[69]}]],null,0,null,&quot;&quot;,0]]--><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--></u><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--></i> evrenine bambaşka bir derinlik ve kültürel vizyon katabilirdi.<!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--><!--TgQPHd|||[]--></li>
 <!--TgQPHd|||[]-->
</ul>

<p>Yılmaz Erdoğan sineması her zaman kendi kurmaca evrenini gerçeğin önüne koymayı sever; bu yüzden Uşak’ı merkeze almak yerine "Karun" adını zenginliğin fantastik bir metaforu olarak kullanmayı tercih etti. <strong>Hakkını yemeyelim yine de dizinin 5. bölümünde 10:50'de Meftun isimli karakter "1965 yılında Uşak'ın Güre Köyünde köylünün biri tarlasını eşelerken bir yüzük buldu..." diye köydeki ikiz tepelerde gerçekleşen talanı anlatmış...</strong></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/karun-hazinesi-usaktan-cikmadi-netflix-hazineyi-baska-yerde-buldu</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 21:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/altin-tilsimli-organize-isler.png" type="image/jpeg" length="35812"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İMO UŞAK ŞUBE BAŞKANI İBRAHİM DAĞGEZEN: “2019’DA BELEDİYE BAŞKANI SEÇİLSEYDİM YAPACAĞIM İLK İŞ ..."]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/imo-usak-sube-baskani-ibrahim-daggezen-2019da-belediye-baskani-secilseydim-yapacagim-ilk-is</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/imo-usak-sube-baskani-ibrahim-daggezen-2019da-belediye-baskani-secilseydim-yapacagim-ilk-is" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kent yönetiminin yalnızca yol ve bina yapmakla sınırlı olmadığını vurgulayan İMO Uşak Şube Başkanı Dağgezen; kültür, sanat, spor, bisiklet yolları ve sosyal yaşam alanlarının geliştirilmesi gerektiğini de söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3>İMO UŞAK ŞUBE BAŞKANI İBRAHİM DAĞGEZEN: “2019’DA BELEDİYE BAŞKANI SEÇİLSEYDİM YAPACAĞIM İLK İŞİM YAPI STOĞUNU ÇIKARMAK OLURDU!”</h3>

<p><strong>“Depremden sonra eyvah demektense depremden önce tedbir almak daha önemli.” Uşak’ın deprem güvenliği konusunda dikkat çeken açıklamalarda bulunan İMO Uşak Şube Başkanı İbrahim Dağgezen, "Belediye başkanı seçilmiş olsaydım işe ilk olarak kentteki yapı stokunu inceletmekle başlardım" dedi. Dağgezen, Uşak’ın deprem hazırlığının yalnızca bugünün koşullarına göre değil, bilimsel veriler ve uzun vadeli şehir planlamasıyla ele alınması gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p>97.4 Uğur FM’de Hüseyin Özbek ile Şehirde Hayat programına konuk olan İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Uşak Şube Başkanı İbrahim Dağgezen, 2019 yılında belediye başkanı seçilmiş olsaydı hayata geçireceği öncelikli projeleri anlattı. Dağgezen’in açıklamalarında, deprem öncesi hazırlık ve Uşak’ın mevcut yapı stokunun durumu öne çıktı.</p>

<h3>“DEPREMİ BEKLEMEDEN YAPI STOĞUNU İNCELETİRDİM”</h3>

<p>Hüseyin Özbek’in, “2019 yılında belediye başkanı seçilseydiniz bugün Uşak için ilk hangi adımları atardınız?” sorusunu yanıtlayan Dağgezen, ilk işinin kentteki yapı stokunu belirlemek olacağını söyledi.</p>

<p>Mimarlar Odası, İnşaat Mühendisleri Odası ve Jeoloji Mühendisleri Odasıyla birlikte kapsamlı bir çalışma başlatacağını belirten Dağgezen, <strong>“Depremden sonra eyvah demektense depremden önce tedbiri almak daha önemli”</strong> dedi.</p>

<p>Böyle bir çalışmanın yalnızca binaların sayısını belirlemekten ibaret olmaması gerektiğine işaret eden değerlendirmeler, yapıların mevcut durumunun, taşıyıcı sistemlerinin, zemin özelliklerinin ve deprem karşısındaki performanslarının incelenmesinin önemini gündeme getirdi.</p>

<h3>“UŞAK MERKEZ DE DEPREME KARŞI HAZIRLIĞINI YAPMALI”</h3>

<p>Uşak’ın deprem tehlikesine dikkat çeken Dağgezen, kent merkezinin çevresindeki fay sistemleri nedeniyle deprem hazırlığının ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Dağgezen, çevrede birinci derece deprem kuşağındaki bölgelerin bulunduğunu hatırlatarak Uşak’ın da bu gerçeklik dikkate alınarak hazırlanması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>AFAD’ın güncel deprem tehlike haritasında eski derece sınıflandırması yerine yer hareketi parametreleri kullanılıyor. Bu nedenle Uşak’ın gerçek deprem tehlikesinin değerlendirilmesinde güncel haritalar, bölgesel fay verileri ve yerel zemin etütleri birlikte ele alınmalı.</p>

<p>Deprem tehlikesinin yanı sıra mevcut binaların dayanıklılığı da belirleyici önem taşıyor. Zemin koşulları, yapı kalitesi ve taşıyıcı sisteme sonradan yapılan müdahaleler, olası bir depremde oluşabilecek hasarın boyutunu etkileyebiliyor.</p>

<h3>UŞAK’IN GELİŞİM YÖNÜ İÇİN EYBEK TEPESİ ÖNERİSİ</h3>

<p>Dağgezen, belediye başkanı seçilmiş olsaydı ikinci önceliğinin otopark sorununu çözmek olacağını belirtti. Atapark’ın altının büyük bir otopark olarak değerlendirilebileceğini ifade eden Dağgezen, şehrin Eybek Tepesi ve kuzey yönüne doğru gelişmesinin de teşvik edilmesini önerdi.</p>

<p>Ancak yeni yerleşim alanlarının belirlenmesinde yalnızca yön seçiminin yeterli olmayacağını ortaya koyan teknik gereklilikler bulunuyor. Zemin taşıma gücü, yerel deprem etkileri, altyapı kapasitesi, ulaşım ve afet anında tahliye olanaklarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<h3>“ÇOCUKLARIMIZA YAŞANABİLİR BİR UŞAK BIRAKMALIYIZ”</h3>

<p>Kent yönetiminin yalnızca yol ve bina yapmakla sınırlı olmadığını vurgulayan Dağgezen; kültür, sanat, spor, bisiklet yolları ve sosyal yaşam alanlarının geliştirilmesi gerektiğini de söyledi.</p>

<p>Dağgezen’in açıklamaları, Uşak’ta henüz deprem yaşanmadan yapı stokunun ne durumda olduğunun belirlenmesi ve riskli yapıların tespit edilmesi konusunu yeniden gündeme taşıdı. <strong>Asıl soru ise şu: Uşak, olası bir depremin sonuçlarıyla karşılaşmadan önce mevcut yapılarını ve şehirleşme kararlarını bilimsel veriler ışığında değerlendirebilecek mi?</strong></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Uşak'ta Gündem</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/imo-usak-sube-baskani-ibrahim-daggezen-2019da-belediye-baskani-secilseydim-yapacagim-ilk-is</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/daggezenhaber.jpeg" type="image/jpeg" length="30173"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP’den İstifa Eden Karahallı Belediye Başkanı Ramazan Karakaya’ya Destek Mesajları Yağdı]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/chpden-istifa-eden-karahalli-belediye-baskani-ramazan-karakayaya-destek-mesajlari-yagdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/chpden-istifa-eden-karahalli-belediye-baskani-ramazan-karakayaya-destek-mesajlari-yagdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’den istifa ederek bağımsız devam etme kararı alan Karahallı Belediye Başkanı Ramazan Karakaya’ya vatandaşlardan dikkat çeken destek mesajları geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karahallı Belediye Başkanı Ramazan Karakaya, dün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa ettiğini ve belediye başkanlığı görevini bağımsız olarak sürdüreceğini duyurdu.</p><p>2024 yerel seçimlerinde CHP’den belediye başkanı seçilen Karakaya’nın kararı ilçede dikkat çekerken, sosyal medya paylaşımının altına yazılan destek mesajları da öne çıktı.</p><h3>“Seni Başkan Olduğun İçin Sevmiyoruz, Sevdiğimiz İçin Başkan Oldun”</h3><p>Ramazan Karakaya’nın istifa açıklamasının ardından sosyal medyada yapılan yorumlarda, vatandaşların belediye başkanına yönelik kişisel destekleri dikkat çekti.</p><p>Özellikle bir vatandaşın, “Seni başkan olduğun için sevmiyoruz, sevdiğimiz için başkan oldun” sözleri, Karakaya’ya verilen desteği özetleyen yorumlardan biri oldu.</p><p>Paylaşımın altına yazılan diğer mesajlarda da benzer ifadeler yer aldı:</p><ul><li><p></p></li></ul><div><div><p>“Biz seni partinden ötürü değil, şahsından ötürü destekliyoruz.”</p></div></div><ul><li><p></p></li></ul><div><div><p>“Duruşunuz Karahallı halkına gösterdiğiniz saygıyı fazlasıyla açıklıyor.”</p></div></div><ul><li><p></p></li></ul><div><div><p>“Partin önemli değil, biz seni Ramazan Amcamız olduğun için destekliyoruz.”</p></div></div><h3>“Makamlar Geçicidir, Milletin Emaneti Kalıcıdır”</h3><p>İstifa açıklamasında belediye başkanlığını siyasi kariyer basamağı olarak görmediğini belirten Karakaya, şu ifadeleri kullandı:</p><blockquote><p>“Benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir. Makamlar geçicidir. Siyasi şartlar değişebilir. Ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez.”</p></blockquote><p>Karakaya, CHP üyeliğinden üç belediye meclis üyesiyle birlikte, siyasi anlayışlarındaki görüş ayrılıkları nedeniyle istifa ettiğini açıkladı.</p><h3>Karahallı’ya Bağımsız Başkan Olarak Hizmet Edecek</h3><p>Kendisine bugüne kadar destek veren Karahallı halkına ve partili yol arkadaşlarına teşekkür eden Karakaya, belediye başkanlığı görevine aynı ilkeli, adil ve şeffaf hizmet anlayışıyla devam edeceğini belirtti.</p><p>Karakaya’nın istifasıyla birlikte Karahallı Belediyesi’nde bağımsız başkan dönemi başlarken, sosyal medyadaki destek yorumlarında parti kimliğinden çok Ramazan Karakaya’nın şahsına duyulan güvenin öne çıkması dikkat çekti.</p><p><img src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/ramazan-karakayaya-destek-mesajlari.png" alt="Ramazan Karakaya’ya Destek Mesajları" width="1672" height="941"></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Uşak'ta Gündem</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/chpden-istifa-eden-karahalli-belediye-baskani-ramazan-karakayaya-destek-mesajlari-yagdi</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 09:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/ramazan-karakayaya-destek-mesajlari.png" type="image/jpeg" length="93189"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 EKİM: ZULME KARŞI BOYKOT VE DUYARLILIK GÜNÜ]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/7-ekim-zulme-karsi-boykot-ve-duyarlilik-gunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/7-ekim-zulme-karsi-boykot-ve-duyarlilik-gunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail’in soykırım ve saldırılarını, sivillere yönelik politikalarını protesto etmek isteyen vatandaşlar, İsrail veya ABD menşeli olduğu bilinen ya da İsrail'e ekonomik destek sağladığına ilişkin güvenilir bilgiler bulunan ürün ve markalar konusunda kendi tercihlerini gözden geçirebilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>Gazze’de üç yılın ardından değişmeyen gerçek: Siviller hâlâ ölüm, açlık ve yıkımla karşı karşıya</h1>

<p>7 Ekim 2023’te başlayan süreç, üç yılın ardından Gazze’de milyonlarca insanın hayatını derinden etkileyen soykırım büyük bir insani trajediye dönüştü. Çocuk, kadın, yaşlı ya da genç demeden sivillerin yaşamını yitirdiği; evlerin, hastanelerin, okulların, altyapının ve yaşam alanlarının ağır biçimde tahrip edildiği Gazze’de insanlık adına cevaplanması gereken sorular hâlâ ortada duruyor.</p>

<p>Bugün 7 Ekim.</p>

<p>Bu tarih, yalnızca bir saldırının ya da savaşın yıl dönümü olarak değil; <strong>insanların yaşama hakkının, güvenliğinin ve temel ihtiyaçlara erişiminin hatırlanması gereken bir farkındalık günü</strong> olarak da değerlendirilmelidir.</p>

<h3>Asıl mesele insanın yaşam hakkıdır</h3>

<p>Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Sudan’da, İran’da, Ukrayna’da, Afrika’nın farklı bölgelerinde ya da dünyanın herhangi bir yerinde…</p>

<p><img alt="Gazze Cocuklar" class="detail-photo img-fluid" height="722" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/gazze-cocuklar.jpg" width="1302" /></p>

<p>İnsan haklarının ölçüsü coğrafyaya göre değişmemelidir.</p>

<p>Bir çocuğun yaşam hakkı hangi ülkede doğduğuna göre değer kazanmamalı ya da kaybetmemelidir. İnsanların güven içinde yaşama, eğitim alma, sağlık hizmetine ulaşma, temiz suya erişme ve barınma hakkı evrenseldir.</p>

<p>Bu nedenle Gazze’de yaşanan soykırım ve katliama aynı yıllar önce Bosna'da yaşandığı gibi tepki göstermek yalnızca Filistin meselesine ilişkin bir siyasi tercih değil, <strong>insan hayatının değerini savunma meselesidir.</strong></p>

<h3>Dünya kurumları sessiz kaldıkça sorumluluk büyüyor</h3>

<p>Gazze’de yaşanan ağır insani tablo karşısında Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların, Avrupa ülkelerinin, insan hakları mekanizmalarının ve uluslararası siyasetin etkili bir çözüm ortaya koymakta yetersiz kalması, dünyanın vicdanında ciddi bir soru işareti oluşturuyor.</p>

<p>Aynı şekilde 57 İslam ülkesinin de ortaya koyduğu cılız tepkinin, yaşanan acıların büyüklüğü karşısında yeterli olup olmadığı tartışılıyor.</p>

<p>Çünkü insan hakları yalnızca güçlü ülkelerin ihtiyaç duyduğunda hatırlayacağı bir kavram değildir.</p>

<p><strong>İnsan hakkı, herkes için insan hakkıdır.</strong></p>

<h3>Üç yıl önce başlamadı</h3>

<p>7 Ekim 2023, Gazze’deki yıkımın dünya gündeminde yeni bir döneme girdiği tarih olabilir. Ancak Filistin topraklarında yaşanan işgalin, yerinden edilmelerin ve ağır insani sorunların tarihi çok daha gerilere uzanıyor.</p>

<p>Bu nedenle bugün yalnızca son üç yılda yaşananları değil, bölgedeki uzun süreli çatışma ve mağduriyet döngüsünü de hatırlamak gerekiyor.</p>

<p>Ama bugün yapılması gereken, geçmişin bütün tartışmalarında kaybolmak değil; <strong>bugün yaşayan insanların hayatını kurtarmaya ve gelecekte benzer acıların yaşanmasını engellemeye odaklanmak.</strong></p>

<h3>“Ben ne yapabilirim?” diyenlere: Boykot</h3>

<p>Peki sıradan vatandaş ne yapabilir?</p>

<p>Siyasetçi değiliz. Devlet yönetmiyoruz. Uluslararası kuruluşlara yön vermiyoruz.</p>

<p>Ama <strong>tüketiciyiz.</strong></p>

<p>Satın aldığımız ürünler ve kullandığımız markalar üzerinden ekonomik tercihlerimizi ortaya koyabiliriz.</p>

<p>Bu nedenle 7 Ekim, <strong>“Boykot ve Duyarlılık Günü”</strong> olarak değerlendirilebilir.</p>

<p>İsrail’in soykırım ve saldırılarını, sivillere yönelik politikalarını protesto etmek isteyen vatandaşlar, İsrail veya ABD menşeli olduğu bilinen ya da İsrail'e ekonomik destek sağladığına ilişkin güvenilir bilgiler bulunan ürün ve markalar konusunda kendi tercihlerini gözden geçirebilir.</p>

<p>Buradaki amaç herhangi bir ülkenin halkına, herhangi bir dine veya topluluğa karşı düşmanlık oluşturmak değil; <strong>savaş politikalarına, sivillerin öldürülmesine ve insan hakları ihlallerine karşı barışçıl ve ekonomik bir tepki ortaya koymaktır.</strong></p>

<h3>Boykot, vatandaşın elindeki barışçıl güçtür</h3>

<p>Bir ürünün satın alınmaması küçük bir hareket gibi görünebilir.</p>

<p>Bir kişinin tercihi belki büyük şirketlerin bilançosunu değiştirmez.</p>

<p>Ancak milyonlarca insan aynı tercihi yaptığında tüketici davranışı ekonomik bir mesaja dönüşebilir.</p>

<p>Dünyanın farklı yerlerinde tüketici boykotlarının şirketleri açıklama yapmaya, kampanyalarını değiştirmeye veya bazı uygulamalarından geri adım atmaya zorladığı örnekler bulunuyor.</p>

<p>Bu nedenle boykot, elinden çok fazla şey gelmediğini düşünen sıradan vatandaşın ortaya koyabileceği <strong>barışçıl, demokratik ve bireysel bir protesto biçimi</strong> olarak değerlendirilebilir.</p>

<h3>Bir günlüğüne bile olsa farkındalık</h3>

<p>Bugün herkes hayatını değiştirmek zorunda değil.</p>

<p>Ama herkes bir günlüğüne bile olsa ne satın aldığını, parasının nereye gittiğini ve tüketiminin hangi şirketleri desteklediğini sorgulayabilir.</p>

<p>Bir kahve…</p>

<p>Bir hamburger…</p>

<p>Bir ayakkabı…</p>

<p>Bir telefon…</p>

<p>Bir kıyafet…</p>

<p>Bir temizlik ürünü…</p>

<p>Bir günlük tercih bile, insanın kendi vicdanıyla yaptığı bir muhasebenin başlangıcı olabilir.</p>

<h3>7 Ekim’de çağrı: Sessiz kalmayalım</h3>

<p>7 Ekim’i bir kavga, nefret veya düşmanlık günü haline getirmek yerine <strong>insanlık, vicdan ve duyarlılık günü</strong> olarak değerlendirebiliriz.</p>

<p>Gazze’deki çocukların, kadınların, yaşlıların ve sivillerin yaşam hakkını savunabiliriz.</p>

<p>Dünyanın neresinde olursa olsun masum insanların öldürülmesine karşı çıkabiliriz.</p>

<p>Ve bunu yaparken kimseye düşman olmadan, kimseyi ötekileştirmeden, yalnızca <strong>“Siviller ölmesin, çocuklar ölmesin, insanlar güven içinde yaşasın”</strong> diyebiliriz.</p>

<p>Çünkü dünya gerçekten daha güzel, daha adil ve daha huzurlu bir yer olabilir.</p>

<p>Bunun için bazen büyük makamlar, büyük ordular veya büyük siyasi güçler gerekmiyor.</p>

<p>Bazen bir insanın verdiği küçük bir karar yeterlidir.</p>

<p><strong>7 Ekim’i unutmayalım.<br />
7 Ekim’i duyarlılık günü yapalım.<br />
7 Ekim’i boykot günü olarak değerlendirelim.<br />
Ve zulme karşı, insanlık adına, vicdanımızla sessiz kalmayalım.</strong></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/7-ekim-zulme-karsi-boykot-ve-duyarlilik-gunu</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2024/01/gazze-3.PNG" type="image/jpeg" length="99385"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bir Eylül’de “İcra” Haberinin Perde Arkası: Borç Yeni Yönetimin Değil, Eski Dönemin Tartışmalı Faturaları]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/bir-eylulde-icra-haberinin-perde-arkasi-borc-yeni-yonetimin-degil-eski-donemin-tartismali-faturalari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/bir-eylulde-icra-haberinin-perde-arkasi-borc-yeni-yonetimin-degil-eski-donemin-tartismali-faturalari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Yeni yönetim ödeme yapamadı, kooperatife icra geldi” algısına Bir Eylül yönetiminden belgeli yanıt geldi: Faturaların önceki yönetim dönemine ilişkin olduğu açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir Eylül Karma Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi hakkında bazı sosyal medya hesapları ve yayın organlarında <strong>“Yeni yönetim ödemeleri yapamadı, kooperatife icra geldi”</strong> şeklinde bir algı oluşturulurken, yeni yönetimin yaptığı açıklama işin perde arkasını ortaya koydu.</p><p>Yönetimin açıklamasına göre icraya konu edilen faturalar, yeni yönetimin yaptığı işlerden değil, <strong>önceki yönetim döneminden tahsil edilemediği yüklenici firma tarafından ileri sürülen bedellerden</strong> kaynaklanıyor.</p><h3>Yeni Yönetim Faturaları Neden Ödemedi?</h3><p>Yeni yönetim, göreve geldikten sonra kendisinden talep edilen bu bedelleri doğrudan ödemek yerine incelemeye aldı. Çünkü açıklamaya göre, 27 Haziran'daki Genel Kurul öncesinde eski yönetimden alınan belgeler ile göreve başladıktan sonra ulaşılan belgeler arasında <strong>farklılıklar tespit edildi.</strong></p><p>Konu bunun üzerine <strong>Cumhuriyet Başsavcılığı ve yargı mercilerine taşındı.</strong> “Mobilyacılar” olarak bilinen projeyle ilgili ayrıca seviye tespit davası açıldı ve bilirkişi raporu bekleniyor.</p><p>Yeni yönetim de yargıya taşınmış işlerle bağlantılı olduğunu belirttiği faturaları <strong>kabul etmeyerek iade etti.</strong></p><h3>Önce Faturalar İade Edildi, Sonra İcra Geldi</h3><p>Yüklenici firma, iade edilen bu faturalara dayanarak 29 Eylül'de kooperatif hakkında icra takibi başlattı. Yeni yönetim ise süresi içerisinde takibe itiraz etti.</p><p>Dolayısıyla kamuoyuna yansıtıldığı gibi basitçe <strong>“Yeni yönetim borcunu ödeyemedi, icralık oldu”</strong> şeklinde bir tablo bulunmadığını savunan yönetim, ortada eski yönetim döneminden gelen ve bugün hukuki uyuşmazlık konusu olan talepler bulunduğunu açıkladı.</p><p>Kooperatifte ayrıca eski döneme ilişkin <strong>iç denetim başlatıldığı</strong> ve sonuçların tamamlandığında ortaklarla paylaşılacağı bildirildi.</p><p>Şimdi gözler, eski yönetim dönemindeki belgeler arasında bulunduğu açıklanan farklılıkların ne olduğuna ve devam eden yargı ile iç denetim süreçlerinden nasıl bir sonuç çıkacağına çevrildi.</p><p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Uşak'ta Gündem</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/bir-eylulde-icra-haberinin-perde-arkasi-borc-yeni-yonetimin-degil-eski-donemin-tartismali-faturalari</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/10/icranin-perde-arkasi-belgeler-ve-van.png" type="image/jpeg" length="30398"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efrahim Alkın Sezon Sonuna Kadar Görevde!]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/foto-galeri/efrahim-alkin-sezon-sonuna-kadar-gorevde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/foto-galeri/efrahim-alkin-sezon-sonuna-kadar-gorevde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber Görselleri</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/foto-galeri/efrahim-alkin-sezon-sonuna-kadar-gorevde</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jan 2025 20:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ugurmedya.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" type="image/jpeg" length="78911"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uşak’ta Modernleşme Hayali Patlat Vermeye Devam Ediyor.]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/foto-galeri/usakta-modernlesme-hayali-patlat-vermeye-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/foto-galeri/usakta-modernlesme-hayali-patlat-vermeye-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber Görselleri</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/foto-galeri/usakta-modernlesme-hayali-patlat-vermeye-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jan 2025 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ugurmedya.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" type="image/jpeg" length="97701"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
