<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Uğur Medya - Bölgeden Haberler - Uşak Haberleri</title>
    <link>https://www.ugurmedya.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafsız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ugurmedya.com.tr/rss/turkiye-gundemi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 19 Jun 2026 23:33:34 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/rss/turkiye-gundemi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[ÖSYM Yine Şaşırttı: Bu Yıl da Sınav Salonlarında Sürpriz yaptı !]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/osym-yine-sasirtti-bu-yil-da-sinav-salonlari-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/osym-yine-sasirtti-bu-yil-da-sinav-salonlari-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Her yıl yüksek sınav ücret zamlarıyla gündeme gelen ÖSYM bu yıl oturum başına 700 TL alırken, üç oturuma giren aday 2100 TL ödemek zorunda. Adayların büyük bölümünün ortak şikâyetleri arasında yıllardır değişmeyen küçücük okul sıraları, asla silmeyen ve leke bırakan sert silgiler, ince uçlu kalemler ve sınav paketinden çıkan birkaç gramlık şekerler yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin en büyük sınav organizasyonlarından biri olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde milyonlarca aday giriş belgelerini incelemeye başladı. Ancak adayların dikkatini bu yıl sorulardan önce sınav yerleri çekti.</p>

<p>20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek YKS'nin giriş belgelerinin yayımlanmasıyla birlikte, ÖSYM'nin son yıllarda alışılan uygulamalarından birini sessiz sedasız değiştirdiği ortaya çıktı. Üç yıldır büyük ölçüde sürdürülen "aynı okul ve aynı sınıf" düzeni bu yıl sona erdi.</p>

<p>ÖSYM'nin neden böyle bir değişikliğe gittiği ise adaylar arasında merak konusu oldu.</p>

<h2>Bu Yıl Aynı Sınıfta Sınava Giren Neredeyse Yok</h2>

<p>Geçmiş yıllarda adayların önemli bir bölümü cumartesi günü yapılan TYT ile pazar günü yapılan AYT oturumlarına aynı okulda, çoğu zaman da aynı sınıfta giriyordu. Bu durum hem adayların ulaşım planlamasını kolaylaştırıyor hem de sınav stresini bir miktar azaltıyordu.</p>

<p>Ancak 2026 YKS giriş belgeleri incelendiğinde, çok sayıda adayın TYT ve AYT için farklı okul binalarına yönlendirildiği görüldü. Aynı okulda sınava girecek adaylar için bile farklı sınıf ve sıra uygulaması dikkat çekti.</p>

<p>Sosyal medya platformlarında birçok aday, "Geçen yıl aynı sıradaydım, bu yıl şehrin diğer ucuna gönderildim" yorumları yaparken, bazı adaylar ise iki oturum arasında farklı ilçelere yönlendirildiklerini belirtti.</p>

<h2>Yerleştirme Algoritmasında Radikal Revizyon İddiası</h2>

<p>Eğitim çevrelerinde konuşulan iddialara göre ÖSYM, sınav güvenliği ve ölçme-değerlendirme süreçlerini güçlendirmek amacıyla yerleştirme algoritmasında kapsamlı bir güncelleme gerçekleştirdi.</p>

<p>Yeni sistemle birlikte adayların iki farklı oturumda aynı derslikte ve aynı oturma düzeninde bulunmasının önüne geçildiği belirtiliyor. Böylece TYT ve AYT oturumlarında aynı sırada oturan aday sayısının yok denecek kadar az olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>ÖSYM tarafından konuya ilişkin özel bir açıklama yapılmasa da giriş belgelerindeki değişiklik uygulamanın ülke genelinde yaygın şekilde hayata geçirildiğini gösteriyor.</p>

<h2>2,4 Milyondan Fazla Aday Sınava Girecek</h2>

<p>ÖSYM verilerine göre 2026 YKS'ye toplam 2 milyon 425 bin 628 aday başvurdu. Bunların 921 bin 248'i ilk kez üniversite sınavına girecek. Sınav, Türkiye'nin 81 ili ve KKTC Lefkoşa dahil olmak üzere 254 sınav merkezinde gerçekleştirilecek. Üç oturumda görev yapacak personel sayısının ise 600 bini aşacağı belirtiliyor.</p>

<p>TYT oturumu 20 Haziran Cumartesi günü saat 10.15'te başlayacak. AYT 21 Haziran Pazar günü saat 10.15'te, YDT ise aynı gün saat 15.45'te uygulanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>ÖSYM'nin Sürprizleri Bitmiyor</h2>

<p>Üniversite adayları arasında yıllardır esprilere konu olan bir başka gerçek ise ÖSYM'nin her yıl farklı bir uygulamayla gündeme gelmesi.</p>

<p><strong>Kimi yıllar sınav giriş prosedürleri, kimi yıllar bina uygulamaları, kimi yıllar da adaylara dağıtılan sınav setleri konuşuluyor. Her yıl yüksek sınav ücret zamlarıyla gündeme gelen ÖSYM bu yıl oturum başına 700 TL alırken, üç oturuma giren aday 2100 TL ödemek zorunda. Adayların büyük bölümünün ortak şikâyetleri arasında yıllardır değişmeyen asla silmeyen ve leke bırakan sert silgiler, ince uçlu kalemler ve sınav paketinden çıkan birkaç gramlık şekerler yer alıyor.</strong></p>

<p>Bu yılın sürprizi sınav salonları olurken, öğrenciler şimdiden "Acaba gelecek yıl bizi ne bekliyor?" sorusunu sormaya başladı.</p>

<h2>Milyonlarca Kişinin Merak Ettiği Soru</h2>

<p>ÖSYM'nin sınav güvenliği açısından aldığı önlemler kuşkusuz önemli. Ancak milyonlarca adayın merak ettiği asıl konu, yıllardır alışılan sistemin neden değiştirildiği.</p>

<p>Şimdilik bu sorunun net bir cevabı bulunmuyor.</p>

<p>Fakat kesin olan bir şey var:</p>

<p>2026 YKS'de adaylar sadece sorularla değil, sınav yerleriyle de karşılarına çıkan sürprizlerle mücadele edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/osym-yine-sasirtti-bu-yil-da-sinav-salonlari-degisti</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 23:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/06/osym-2026.jpg" type="image/jpeg" length="33963"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaşlıların teknolojiyle sınavı, ne yapacak bu insanlar?]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/yaslilarin-teknolojiyle-sinavi-ne-yapacak-bu-insanlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/yaslilarin-teknolojiyle-sinavi-ne-yapacak-bu-insanlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Bir gün sıra bize de gelecek. Bir gün biz de geride kalacağız. Ve o zaman şunu geç fark edeceğiz: Hiçbir uygulama, uzatılmış bir insan eli kadar değerli değildir."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sosyal medyada sıkça dönen bir yazıyı Uğur Medya editoryal masamız da yayınlamaya karar verdi. Kaynağı belli olmayan yazının faydalı olacağını yetkililere de uyarı niteliği taşıdığını belirtmek isteriz:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"80 yaşındaki bir insanı, en temel haklarını kullanabilmek için akıllı telefon kullanmaya mecbur bırakan bir ülke modern değildir.<br />
O, kendisini inşa eden insanlara sırtını dönmüş bir ülkedir.<br />
2026’da her hak bir uygulamaya, her hizmet bir şifreye, her ihtiyaç ise ekrana bakarak ilerleyen soğuk bir prosedüre dönüştü.<br />
Bir yaşlıyı elinde telefonla izleyin.<br />
Bir zamanlar taş kıran o eller şimdi doğru tuşa basmakta zorlanıyor.<br />
Savaş görmüş gözler artık ekrandaki küçücük yazıları okuyamıyor.<br />
Peki biz ne yapıyoruz?<br />
Onları sessizce yalnız bırakıyoruz.<br />
Bir cihazın karşısında pes etmelerini izliyoruz.<br />
Bu bize gerçekten insani geliyor mu?<br />
Bizi büyüten insanlara böyle davranmak doğru mu?<br />
Doktor randevusu için torununu arıyor.<br />
Emekli maaşı işlemi için oğlunu bekliyor.<br />
Fatura ödemek için komşusunun kapısını çalıyor.<br />
Bir tahlil sonucunu anlamak için birinden yardım istemek zorunda kalıyor.<br />
Çünkü günlük hayat artık onların hiç öğrenemediği bir dili konuşuyor.<br />
Peki torun işteyse?<br />
Çocuklar başka şehirdeyse?<br />
Evde sadece sessizlik varsa?<br />
İşte o zaman hak da ortadan kayboluyor.<br />
Tren gişesi yok artık.<br />
Uygulama var.<br />
Market kasası insan değil.<br />
Makine var.<br />
Kimlik bile elektronik oldu.<br />
Ama onu aktif etmek için gereken dijital doğrulama sistemi yine aynı ekrandan geçiyor.<br />
Yani zaten zorlanan bir insanın önüne yeni bir engel daha konuyor.<br />
Günlük yaşamın içindeki insan temasını tek tek sildiler.<br />
Sonra da bunu bize gülümseyerek anlattılar:<br />
“Bu sizin için bir kolaylık.”<br />
Kimin için kolaylık?<br />
Bir masanın arkasında oturup bu sistemleri tasarlayanlar kendilerini yenilik dahisi sanıyor.<br />
Ama çoğu, babasını bir devlet dairesine götürmemiş insanlar.<br />
Çoğu, annesinin bir gün sessizce:<br />
“Ben artık hiçbir işe yaramıyorum galiba…”<br />
dediğini duymamış insanlar.<br />
O cümle, bizi büyüten bir ağızdan çıktığında, her yasadan daha ağır olmalı.<br />
Ama kimse duymuyor.<br />
Ve bu sırada binlerce yaşlı insan sağlık hakkından, emeklilik işlemlerinden, vatandaş gibi hissedebilme onurundan vazgeçiyor.<br />
Çünkü önlerine dijital bir kapı koyuldu.<br />
Ve onlar o kapıyı açamıyor.<br />
Bizden önce gelenleri geride bırakmak ilerleme değildir.<br />
Teknoloji destek olmak için vardı.<br />
İnsanların sağlık, saygınlık ve temel haklara ulaşabilmek için geçmek zorunda olduğu bir sınav olsun diye değil.<br />
Ama sistem başka bir şeyi seçti:<br />
İnsanlığı değil verimliliği…<br />
İnsanı değil algoritmayı…<br />
Ve en çok dinlenmesi gereken insanlar şimdi sessizce bir köşede kaldı.<br />
Bir şifreyi hatırlayamadıkları için.<br />
Bir gün sıra bize de gelecek.<br />
Bir gün biz de geride kalacağız.<br />
Ve o zaman şunu geç fark edeceğiz:<br />
Hiçbir uygulama, uzatılmış bir insan eli kadar değerli değildir."<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/yaslilarin-teknolojiyle-sinavi-ne-yapacak-bu-insanlar</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 00:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/06/yaslilar.png" type="image/jpeg" length="89466"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak'ta şok karar: "Mahkeme, tavukçuları haklı buldu"]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/usakta-sok-karar-mahkeme-tavukculari-hakli-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/usakta-sok-karar-mahkeme-tavukculari-hakli-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında alınan tedbir kararlarına karşı yapılan itirazları değerlendiren mahkeme, Gedik Piliç başta olmak üzere dört büyük üretici firmanın taleplerini haklı bularak kayyım uygulamasını sona erdirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yargıdan Beyaz Et Sektörüne Nefes Aldıran Karar: Gedik Piliç Hakkındaki Kayyım Tedbiri Kaldırıldı</p>

<h2>Mahkeme, tavukçuları haklı buldu</h2>

<p>Türkiye'nin önde gelen beyaz et üreticileri arasında yer alan ve Uşak'ın Eşme ilçesinde önemli yatırımları bulunan Gedik Piliç hakkında uygulanan denetim kayyımı tedbirinin kaldırılması, sektörde memnuniyetle karşılandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında alınan tedbir kararlarına karşı yapılan itirazları değerlendiren mahkeme, <strong>Gedik Piliç başta olmak üzere dört büyük üretici firmanın taleplerini haklı bularak kayyım uygulamasını sona erdirdi.</strong></p>

<p>Karar, yalnızca şirketler açısından değil, sektörle birlikte çalışan binlerce üretici, çiftçi, tedarikçi ve çalışan açısından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Mahkemenin verdiği karar, beyaz et sektöründe faaliyet gösteren firmaların ticari faaliyetlerinin ve üretim süreçlerinin kesintiye uğramaması gerektiği yönünde güçlü bir mesaj olarak yorumlandı.</p>

<h2>Eşme ekonomisinin önemli aktörlerinden biri</h2>

<p>Uşak'ın Eşme ilçesinde üretim faaliyetleriyle bölge ekonomisine önemli katkı sağlayan Gedik Piliç, yıllardır yüzlerce kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağlıyor. Şirketin üretim ağı içerisinde yer alan çok sayıda yetiştirici ve sözleşmeli üretici de alınan karardan olumlu etkilenecek kesimler arasında bulunuyor.</p>

<p>Soruşturma sürecinde uygulanan kayyım tedbirinin özellikle ihracat bağlantıları, finansal işlemler ve ticari ilişkiler üzerinde baskı oluşturduğu belirtilirken, mahkemenin son kararıyla birlikte şirket yönetiminin yeniden tam yetkiyle faaliyetlerini sürdürmesinin önü açılmış oldu.</p>

<h2>Üretimin aksaması kamu yararına aykırı bulundu</h2>

<p>Mahkeme kararının gerekçesinde, büyük ölçekli entegre tesislerin üretim kabiliyetlerinin zedelenmesinin yalnızca şirketleri değil, tüm gıda tedarik zincirini etkileyebileceği vurgulandı. Günlük kesim kapasitesi yüksek olan tesislerde yaşanabilecek bürokratik gecikmelerin hem yetiştiricileri hem de tüketicileri mağdur edebileceğine dikkat çekildi.</p>

<p>Bu değerlendirme, özellikle beyaz etin Türkiye'de milyonlarca vatandaşın en ulaşılabilir protein kaynaklarından biri olması nedeniyle ayrı bir önem taşıyor. Mahkeme, soruşturmanın devam etmesinin önünde bir engel bulunmadığını ancak üretimin ve ticari hayatın olağan akışının korunmasının da kamu yararı açısından gerekli olduğunu ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Sektör için emsal karar</h2>

<p><strong>Gedik Piliç ile birlikte Erpiliç, Keskinoğlu ve Lezita</strong> hakkında uygulanan denetim kayyımlığı kararlarının kaldırılması, sektörde emsal niteliğinde bir gelişme olarak görülüyor. Hukuk çevreleri, aynı soruşturma kapsamında bulunan diğer firmaların itirazlarının da benzer gerekçelerle değerlendirilmesinin beklendiğini ifade ediyor.</p>

<p>Tarım ve gıda sektörünü yakından takip eden uzmanlar ise alınan kararın, üretim ve istihdamın korunması açısından kritik bir dönüm noktası olduğunu belirtiyor. Özellikle beyaz et sektörünün son yıllarda artan yem, enerji ve üretim maliyetleri nedeniyle zaten ciddi bir ekonomik baskı altında bulunduğuna dikkat çekiliyor.</p>

<h2>Eşme'de memnuniyet yarattı</h2>

<p>Kararın ardından gözler yeniden Uşak'ın Eşme ilçesindeki üretim faaliyetlerine çevrildi. İlçe ekonomisinin önemli sanayi kuruluşlarından biri olan Gedik Piliç'in faaliyetlerini herhangi bir yönetim kısıtlaması olmaksızın sürdürmeye devam edecek olması, bölgedeki üreticiler ve çalışanlar tarafından olumlu karşılandı.</p>

<p>Mahkemenin son kararıyla birlikte, soruşturma süreci devam etse de yargının ilk değerlendirmesinde sektör temsilcilerinin itirazlarını haklı bulduğu ve üretimin devamlılığını önceleyen bir yaklaşım sergilediği görülüyor. Beyaz et sektöründe bundan sonraki süreçte diğer firmalarla ilgili verilecek kararlar da yakından takip edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/usakta-sok-karar-mahkeme-tavukculari-hakli-buldu</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 00:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/06/gedik.jpg" type="image/jpeg" length="41238"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Funda Öz Akcura: “Bağbaşı’ndaki Yaşam Hakkı Kaygı Verici Bir Noktaya Ulaştı”]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/funda-oz-akcura-bagbasindaki-ges-sureci-cevre-ve-yasam-hakki-acisindan-kaygi-verici-bir-noktaya-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/funda-oz-akcura-bagbasindaki-ges-sureci-cevre-ve-yasam-hakki-acisindan-kaygi-verici-bir-noktaya-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akcura, su kaynaklarının zarar görmesinin hem biyolojik çeşitlilik hem de kırsal üretim açısından uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak'ta Bağbaşı Köyü mevkiinde yaklaşık 60 hektarlık alanda planlanan <strong>Güneş Enerjisi Santrali (GES) </strong>projesine ilişkin tartışmalar sürerken, Aktivist Funda Akcura sosyal medya hesabından önemli açıklamalarda bulundu. Akcura, Dünya Çevre Günü kapsamında çevre hassasiyeti üzerine yapılan açıklamaları hatırlatarak, aynı duyarlılığın Bağbaşı Köyü’nde yaşanan süreç için de gösterilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Funda 1" class="detail-photo img-fluid" height="1500" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/funda-1.jpg" width="2000" /></p>

<p>Bağbaşı Köyü yakınlarında planlanan ve halen yargı süreci devam eden <strong>GES projesinin</strong> inşaatına, açılan iptal davasının sonucu beklenmeden başlandığını belirten Akçura, köylülerden gelen şikâyetlerin ciddi boyutlara ulaştığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Köylülerimizin aktardıklarına göre proje sahasında yürütülen çalışmalar sırasında en az dört-beş köyün ortak kullanımındaki meralar zarar görmüş, hayvanların su ihtiyacını karşıladığı göletler ortadan kaldırılmış, çok sayıda çeşme kullanılamaz hale gelmiş ve doğal su akışını sağlayan dere yatağı taş ve toprakla doldurulmuştur” diyen Akcura, bu iddiaların kamu kurumları tarafından titizlikle araştırılması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2>“Mera ve Su Kaynakları Kırsal Yaşamın Temelidir”</h2>

<p>GES yatırımlarının yenilenebilir enerji açısından önemli olduğunu ancak çevresel etkilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Akcura, özellikle kırsal alanlarda mera ve su kaynaklarının korunmasının hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Uzmanların da mera alanlarının yalnızca otlatma sahası değil, aynı zamanda bölgesel ekosistemin önemli bir parçası olduğuna dikkat çektiğini belirten Akçura, su kaynaklarının zarar görmesinin hem biyolojik çeşitlilik hem de kırsal üretim açısından uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Ges1" class="detail-photo img-fluid" height="1513" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/06/ges1.jpg" width="1148" /></p>

<h2>“Köylüler Üzerinde Baskı Oluşturulduğu İddiaları Aydınlatılmalıdır”</h2>

<p>Akcura, köylüler tarafından dile getirilen bazı iddiaların da kamuoyu vicdanını rahatsız ettiğini belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“<strong>Hayvanlarını otlatmaya götüren kadınlar</strong>ın fotoğraflarının çekildiği, köylüler ile şirket çalışanları arasında zaman zaman gerginlikler yaşandığı ve şirket temsilcilerinin siyasi destek imasında bulunan ifadeler kullandığı yönünde beyanlar bulunmaktadır. Eğer bu iddialar doğruysa, bu durum yalnızca bir çevre meselesi olmaktan çıkmakta, yurttaşların devlete ve hukuk sistemine duyduğu güveni de etkilemektedir.”</p>

<h2>“Siyasi İktidarın Adı Kullanılarak Baskı Kurulamaz”</h2>

<p>Taykar Enerji tarafından davalık sahada kurulan yemekhane çadırında iktidar partisini çağrıştıran ve üzerinde “Türkiye Yüzyılı” ifadesi bulunan materyallerin kullanıldığı yönündeki iddialara da değinen Akcura, bu durumun köylülerde şirket faaliyetlerinin siyasi destekle yürütüldüğü yönünde bir algı oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>“Bir şirketin, siyasi iktidarın desteğini arkasına aldığı izlenimi vererek vatandaşlar üzerinde baskı kurmaya çalışması kabul edilemez. Böyle bir durumda ilk tepkiyi göstermesi gerekenler, adı kullanılan siyasi partinin yöneticileri ve seçilmiş temsilcileridir” ifadelerini kullanan Akcura, AK Parti il ve ilçe yöneticileri ile milletvekillerini köylülerin dile getirdiği baskı ve tehdit iddiaları karşısında açık tavır almaya davet etti.</p>

<p><img alt="Ges3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/06/ges3.jpg" width="1280" /></p>

<h2>“Uşak’ın Doğal Varlıkları Korunmalıdır”</h2>

<p>Geçtiğimiz hafta “Dünya Çevre Günü” nedeniyle çevre konusunda çok değerli paylaşım yapan AKP il ve ilçe yöneticileri ile milletvekillerinin Uşak için daha duyarlı olması gerektiğini vurgulayan Akcura; <strong>Uşak’ın son yıllarda yoğun maden ve enerji yatırımlarının baskısı altında bulunduğunu, özellikle Kanada merkezli Eldorado Gold Corporation TÜPRAG Kışladağ Altın Madeni ve benzeri projelerin çevresel etkilerinin kamuoyunda uzun süredir tartışıldığını hatırlattı.</strong></p>

<p>“Su kaynaklarının, tarım alanlarının ve meraların giderek daha fazla baskı altında olduğu bir süreçten geçiyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımları elbette önemlidir ancak bu yatırımlar planlanırken çevresel sürdürülebilirlik, kırsal yaşamın devamlılığı ve halkın katılımı ilkeleri göz ardı edilmemelidir” diyen Akcura, tüm siyasi partileri ve seçilmişleri, temsil ettikleri halkın yanında durmaya ve kamu yararını önceleyen bir tutum sergilemeye çağırdı.</p>

<p>Akcura, <strong>Bağbaşı Köyü’nde yaşanan sürecin yalnızca bir enerji yatırımı meselesi olmadığını, aynı zamanda yaşam alanlarının, su kaynaklarının ve kırsal üretimin korunması mücadelesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini</strong> sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/funda-oz-akcura-bagbasindaki-ges-sureci-cevre-ve-yasam-hakki-acisindan-kaygi-verici-bir-noktaya-ulasti</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 23:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/06/ges2.jpg" type="image/jpeg" length="43384"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rasim Ozan Kütahyalı’nın Para Trafiği Tartışma Yarattı]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/rasim-ozan-kutahyalinin-para-trafigi-tartisma-yaratti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/rasim-ozan-kutahyalinin-para-trafigi-tartisma-yaratti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rasim Ozan Kütahyalı’nın kamuoyundaki tartışmalı imajı yeni değil. Özellikle Ergenekon ve Balyoz süreçlerinde kullandığı dil uzun yıllardır eleştiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde yasa dışı bahis ve kara para aklama soruşturması kapsamında adı yeniden gündeme gelen Rasim Ozan Kütahyalı, bu kez televizyon ekranlarındaki tartışmalarıyla değil, banka hesaplarındaki milyonlarca liralık para hareketleriyle kamuoyunun odağında. Soruşturma dosyasına yansıyan MASAK raporları ve emniyet ifadeleri, yıllardır “provokatif televizyon figürü” olarak anılan Kütahyalı’nın medya gücü ile ekonomik ilişkileri arasındaki bağı yeniden tartışmaya açtı. </p>

<h2>ONLAR Kanalındaki Tartışma: “Bu Sadece Bir Televizyon Hikâyesi Değil”</h2>

<p>YouTube’daki ONLAR kanalında yayınlanan “Rasim Ozan Kütahyalı’nın Hesabındaki Paranın Sırrı” başlıklı videoda yorumcuların dikkat çektiği temel nokta, Türkiye’de medya, siyaset ve sermaye arasındaki ilişkilerin yıllardır şeffaf biçimde denetlenememesi oldu.</p>

<p>Programdaki değerlendirmelerde, Kütahyalı’nın yalnızca bir spor yorumcusu ya da televizyon figürü olmadığı; iktidar merkezli medya düzeninin en agresif aktörlerinden biri haline geldiği vurgulandı. Yorumcular, yıllardır ekranlarda sert söylemleriyle öne çıkan bir ismin ekonomik ilişkilerinin bugün soruşturma konusu olmasının tesadüf olmadığını savundu.</p>

<h2>Geçmişten Gelen Tartışmalı Sicil</h2>

<p><strong>Rasim Ozan Kütahyalı’nın kamuoyundaki tartışmalı imajı yeni değil. Özellikle Ergenekon ve Balyoz süreçlerinde kullandığı dil, televizyon ekranlarındaki hedef gösterici açıklamaları ve sosyal medya paylaşımları uzun yıllardır eleştiriliyor.</strong></p>

<p>Muhalif gazetecilere, siyasetçilere ve farklı toplumsal kesimlere yönelik sert çıkışları nedeniyle sık sık tepki çeken Kütahyalı, birçok kesim tarafından Türkiye’de kutuplaştırıcı medya dilinin sembol isimlerinden biri olarak görülüyor.</p>

<p>Bugün ortaya çıkan mali soruşturma ise kamuoyunda şu soruyu yeniden gündeme taşıyor:</p>

<p>“Yıllarca <strong>siyasi güç </strong>odaklarına yakın duran medya figürleri, ekonomik olarak nasıl bu kadar büyük bir hareket alanına sahip oldu?”</p>

<h2>Milyonlarca Liralık Hareketlilik</h2>

<p>Soruşturma kapsamında Kütahyalı’nın hesaplarında milyonlarca liralık para hareketi tespit edildiği, bazı işlemlerin ise “olağan bireysel finansal faaliyet” kapsamında değerlendirilmediği öne sürüldü.</p>

<p>Kütahyalı ise ifadesinde söz konusu transferlerin ticari ilişkiler, kredi işlemleri ve kişisel borç alışverişlerinden kaynaklandığını savundu.</p>

<p>Ancak kamuoyundaki tartışma yalnızca para transferlerinin büyüklüğüyle sınırlı değil. Eleştirilerin merkezinde, yıllardır oluşturulan medya gücünün nasıl ekonomik nüfuza dönüştüğü sorusu yer alıyor.</p>

<h2>“Dokunulmaz Yorumcu” Eleştirisi</h2>

<p>ONLAR kanalındaki yorumcuların üzerinde durduğu bir başka konu ise Türkiye’de bazı medya figürleri etrafında oluşan <strong>“dokunulmazlık” </strong>algısı oldu.</p>

<p>Programda, sıradan vatandaşların küçük para hareketleri nedeniyle bile incelemeye tabi tutulduğu; buna karşın ekran yüzü haline gelen bazı isimlerin uzun yıllar boyunca ciddi denetimlerle karşılaşmamasının toplumdaki adalet duygusunu zedelediği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu durumun yalnızca Rasim Ozan Kütahyalı’yla sınırlı olmadığı, Türkiye’de medya-siyaset-sermaye üçgeninin genel bir sorunu haline geldiği yorumları yapıldı.</p>

<h2>Sosyal Medyada Tepki Büyüyor</h2>

<p>Sosyal medyada da konu geniş yankı uyandırdı. Birçok kullanıcı, Kütahyalı’nın geçmişte başkalarını hedef alan sert yayınlarını hatırlatarak bugün yaşananları “geç kalmış bir yüzleşme” olarak değerlendirdi.</p>

<p>Özellikle Reddit ve çeşitli sosyal platformlarda yapılan yorumlarda, Kütahyalı’nın yıllarca medya gücünü manipülatif biçimde kullandığı ve şimdi ise kendi mali ilişkileri nedeniyle kamuoyu önünde açıklama yapmak zorunda kaldığı ifade edildi.</p>

<h2>Tartışma Sadece Hukuki Değil</h2>

<p>Soruşturmanın hukuki sonucu henüz netleşmiş değil. Ancak kamuoyu açısından mesele yalnızca bir adli dosya olmaktan çıkmış durumda.</p>

<p>Rasim Ozan Kütahyalı örneği, Türkiye’de medya figürlerinin siyasetle kurduğu ilişkiyi, ekran gücünün ekonomik avantaja dönüşmesini ve yıllardır tartışılan cezasızlık algısını yeniden gündeme taşıyor.</p>

<p>Bir dönem televizyon ekranlarında başkalarını suçlayan ve sert biçimde yargılayan bir figürün bugün kendi mali ilişkileri nedeniyle savunma yapmak zorunda kalması ise birçok kişi tarafından “medya düzeninin ironik kırılması” olarak yorumlanıyor.</p>

<p>Bugün yaşanan tartışma, yalnızca Rasim Ozan Kütahyalı’nın kişisel hikâyesi değil; aynı zamanda Türkiye’de medya düzeninin nasıl şekillendiğine dair daha büyük bir sorgulamanın parçası olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/rasim-ozan-kutahyalinin-para-trafigi-tartisma-yaratti</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/05/onlar-tv.jpg" type="image/jpeg" length="41002"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Türk Gençliği Büyük Kurultayı” İçin Geri Sayım]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/turk-gencligi-buyuk-kurultayi-icin-geri-sayim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/turk-gencligi-buyuk-kurultayi-icin-geri-sayim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ülkü Ocakları’nın 19 Mayıs’ta Ankara’da düzenleyeceği Türk Gençliği Büyük Kurultayı’nda Devlet Bahçeli gençlere hitap edecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3>Bahçeli’nin Katılacağı Dev Organizasyonda Yüz Binlerce Gencin Ankara’da Buluşması Bekleniyor</h3>

<p>Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından 19 Mayıs’ta Ankara’da düzenlenecek “Türk Gençliği Büyük Kurultayı” için hazırlıklar tamamlandı. Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, kurultayın sadece bir gençlik buluşması değil, aynı zamanda Türk gençliğinin vizyonunu ortaya koyacağı büyük bir organizasyon olacağını söyledi.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de katılarak gençlere hitap edeceği kurultay için tüm Türkiye’den ve Türk dünyasından yoğun katılım bekleniyor.</p>

<h2>“Türk Yüzyılı’na Nasıl Yürüdüğümüzü Göstereceğiz”</h2>

<p>Kurultaya ilişkin açıklamalarda bulunan Ahmet Yiğit Yıldırım, hedeflerinin yalnızca konuşan değil; fikir üreten, çözüm geliştiren ve geleceğe yön veren bir gençlik anlayışı oluşturmak olduğunu belirtti.</p>

<p>Yıldırım, hazırlanan çalıştay raporlarının sonuç bildirgesinin de kurultay günü kamuoyuyla paylaşılacağını ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“19 Mayıs’ta İstiklal’in ışığında Türk Yüzyılı’na nasıl yürüdüğümüzü herkese göstereceğiz.”</p>

<h2>“Gençliğin Enerjisini Sokağa Değil, İstikbale Yönlendiriyoruz”</h2>

<p>Kurultayın önemli başlıklarından birini de teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalar oluşturacak. Kurultay kapsamında düzenlenecek Tekno Ocak Festivali’nde üniversite öğrencilerinin geliştirdiği projeler sergilenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ahmet Yiğit Yıldırım, gençlerin üretime yönlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak:</p>

<p>“Biz gençlerimizin enerjisini sokağa değil, istikbale yönlendiriyoruz. Üreten, geliştiren ve yön veren bir nesil olmalarını istiyoruz.” dedi.</p>

<h2>“Göktay” ve “Türkan” İlk Kez Tanıtılacak</h2>

<p>Festival kapsamında, Ülkü Ocakları bünyesinde geliştirilen teknoloji projeleri de görücüye çıkacak.</p>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin isim verdiği;</p>

<ul>
 <li>“Göktay 1”</li>
 <li>“Göktay 2” yarış araçları</li>
 <li>“Türkan” insansız hava aracı</li>
</ul>

<p>festivalin dikkat çeken projeleri arasında yer alacak.</p>

<p>Projelerin ilk deneme sürüşlerinin ve tanıtımlarının yapılacağı belirtilirken, bu çalışmaların Türk gençliğinin bilim, teknoloji ve savunma alanındaki potansiyelini ortaya koyacağı ifade edildi.</p>

<h2>“Ankara’dan Dünyaya Güçlü Mesaj Verilecek”</h2>

<p>Kurultayda yüz binlerce gencin Ankara’da buluşacağını belirten Yıldırım, organizasyonun Türkiye üzerinde hesap yapan çevrelere de güçlü bir mesaj niteliği taşıyacağını söyledi.</p>

<p>Yıldırım açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Çok disiplinli, çok muntazam, milli şuurun yüksek olduğu bir gençliğin burada yetiştiğini göreceğiz. Gençliğimizin ne kadar ahlaklı, bilinçli, vatansever ve kültürlü olduğunu bu salonda tüm dünyaya göstermiş olacağız.”</p>

<h2>Bahçeli Gençlere Hitap Edecek</h2>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de kurultayda gençlere hitap edeceği açıklandı. Kurultay programında ayrıca Asena Teşkilatları bünyesinde spor müsabakalarında dereceye giren üyelere plaket takdimi yapılacak, Ülkü Ocakları Genel Merkezi sanatçıları da sahne alacak.</p>

<p>Kurultayın, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Ankara’da büyük katılımla gerçekleştirilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/turk-gencligi-buyuk-kurultayi-icin-geri-sayim</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/05/ahmet-yildirim-yigit.jpeg" type="image/jpeg" length="34994"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şampiyon GS Dört Yıl Üst Üste Yine Zirvede]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/sampiyon-gs-dort-yil-ust-uste-yine-zirvede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/sampiyon-gs-dort-yil-ust-uste-yine-zirvede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray 2025-2026 sezonunda gösterdiği istikrarlı performans, güçlü kadro yapısı ve büyük taraftar desteğiyle Süper Lig tarihine bir kez daha adını yazdırdı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Galatasaray’dan Tarihi Zafer: 2025-2026 Sezonunun Şampiyonu Cimbom</h1>

<p>Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Galatasaray, RAMS Park’ta ağırladığı Hesap.com Antalyaspor’u 4-2 mağlup ederek ligin bitimine bir hafta kala 2025-2026 sezonunun şampiyonluğunu ilan etti. Sarı-kırmızılı ekip bu sonuçla üst üste dördüncü, toplamda ise 26. Süper Lig şampiyonluğunu kazanarak Türk futbol tarihindeki liderliğini daha da pekiştirdi.</p>

<p>Maçın ardından RAMS Park’ta büyük bir kutlama yaşanırken, binlerce taraftar İstanbul sokaklarını sarı-kırmızı renklere boyadı. Teknik heyet, futbolcular ve taraftarlar sezon boyunca ortaya koydukları birliktelik ve mücadeleyi tarihi bir başarıyla taçlandırdı.</p>

<h1>Şampiyonluğun Geldiği Gece</h1>

<p>Galatasaray, sezonun en kritik karşılaşmalarından birinde Antalyaspor karşısına mutlak galibiyet hedefiyle çıktı. Taraftar desteğini arkasına alan sarı-kırmızılılar, ilk dakikalardan itibaren oyunun kontrolünü eline aldı.</p>

<p>Hücum hattındaki etkili oyunuyla rakibini baskı altına alan Galatasaray, özellikle hızlı geçişler ve kanat organizasyonlarıyla sonuca gitti. Karşılaşma boyunca tempoyu düşürmeyen sarı-kırmızılı ekip, aldığı 4-2’lik galibiyetle matematiksel olarak şampiyonluğu garantiledi.</p>

<p>Maç sonunda futbolcular saha içinde büyük sevinç yaşarken, teknik direktör ve kulüp yönetimi tribünleri selamladı. Taraftarlar uzun süre statta kalarak marşlar söyledi.</p>

<h1>Dört Yıl Üst Üste Zirvede</h1>

<p>Galatasaray, son dört sezonda Süper Lig’de kurduğu istikrarlı yapı sayesinde Türk futbolunda yeni bir dominasyon dönemi başlattı.</p>

<h2>Son Dört Sezonda Gelen Şampiyonluklar</h2>

<ul>
 <li>2022-2023 Sezonu Şampiyonu</li>
 <li>2023-2024 Sezonu Şampiyonu</li>
 <li>2024-2025 Sezonu Şampiyonu</li>
 <li>2025-2026 Sezonu Şampiyonu</li>
</ul>

<p>Üst üste gelen bu başarılar, kulübün sportif planlamasının, kadro mühendisliğinin ve teknik yapılanmasının ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gösterdi.</p>

<p>Galatasaray, sadece puan tablosunda değil; oyun kalitesi, taraftar gücü, ekonomik büyüme ve Avrupa’daki rekabet seviyesiyle de son yılların en dikkat çeken kulüplerinden biri haline geldi.</p>

<h1>Dünden Bugüne Galatasaray’ın Şampiyonluk Tarihi</h1>

<p>1905 yılında Ali Sami Yen ve arkadaşları tarafından kurulan Galatasaray Spor Kulübü, Türk futbolunun en köklü ve en başarılı takımlarından biri olarak tarih sahnesindeki yerini aldı.</p>

<p>Sarı-kırmızılı ekip, Türkiye Futbol Ligi’nin profesyonel yapıya geçtiği 1959 yılından bu yana sayısız başarıya imza attı.</p>

<h2>Galatasaray’ın Öne Çıkan Başarıları</h2>

<ul>
 <li>Türkiye’nin Avrupa kupası kazanan ilk ve tek takımı (UEFA Kupası – 2000)</li>
 <li>UEFA Süper Kupa Şampiyonluğu (2000)</li>
 <li>26 Süper Lig Şampiyonluğu</li>
 <li>Çok sayıda Türkiye Kupası ve Süper Kupa zaferi</li>
 <li>Avrupa arenasında sürekli mücadele eden Türk temsilcisi</li>
</ul>

<p>Özellikle Fatih Terim dönemleriyle özdeşleşen kazanma kültürü, sonraki yıllarda da kulübün genlerine yerleşti. Galatasaray, tarih boyunca büyük futbolcular, unutulmaz teknik direktörler ve efsane taraftar desteğiyle Türk futbolunun en büyük markalarından biri oldu.</p>

<h1>Son Yıllarda Kurulan Güçlü Yapı</h1>

<p>Galatasaray’ın son dört sezondaki başarısının temelinde güçlü kadro planlaması, istikrarlı teknik yönetim ve doğru transfer politikası yer aldı.</p>

<p>Kulüp yönetimi özellikle Avrupa seviyesinde rekabet edebilecek bir takım oluşturmak için önemli yatırımlar yaptı. Deneyimli yıldızlarla genç oyuncuların dengeli şekilde harmanlandığı kadro yapısı, Galatasaray’ı ligde rakiplerinden ayıran en önemli unsur oldu.</p>

<p>Takım savunmasındaki disiplin, orta sahadaki dinamizm ve hücum hattındaki üretkenlik sezon boyunca dikkat çekti.</p>

<h1>2025-2026 Sezonunda Öne Çıkan Performans</h1>

<p>Galatasaray bu sezon özellikle iç saha performansıyla fark yarattı. RAMS Park’ta oynadığı maçlarda yüksek tempo, baskılı oyun ve taraftar desteğiyle rakiplerine büyük üstünlük kurdu.</p>

<p>Sarı-kırmızılı ekip:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Ligin en çok gol atan takımları arasında yer aldı</li>
 <li>En az gol yiyen ekiplerden biri oldu</li>
 <li>Kritik maçlarda puan kaybetmeyerek şampiyonluk yarışında avantaj sağladı</li>
 <li>Derbi performansıyla dikkat çekti</li>
 <li>Avrupa maçlarında da rekabetçi bir görüntü sergiledi</li>
</ul>

<p>Teknik heyetin modern futbol anlayışı ve oyuncuların fiziksel seviyesi, Galatasaray’ın sezon boyunca tempolu bir oyun ortaya koymasını sağladı.</p>

<h1>Taraftar Faktörü</h1>

<p>Galatasaray taraftarı, sezon boyunca takımının en büyük gücü oldu.</p>

<p>RAMS Park’ta oluşturulan atmosfer yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’da da dikkat çekmeye devam etti. Sarı-kırmızılı taraftarlar kritik maçlarda takımlarını son dakikaya kadar destekledi.</p>

<p>Şampiyonluğun ilan edilmesinin ardından İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin birçok kentinde kutlamalar yapıldı. Meşaleler, marşlar ve konvoylarla gece boyunca büyük bir coşku yaşandı.</p>

<h1>Teknik Heyetin Rolü</h1>

<p>Teknik ekip sezon boyunca oyuncu grubunu hem fiziksel hem mental anlamda üst seviyede tutmayı başardı.</p>

<p>Özellikle yoğun fikstürde yapılan doğru rotasyonlar, sakatlık krizlerinin yönetimi ve maç içindeki taktik hamleler Galatasaray’ın yarışta öne çıkmasını sağladı.</p>

<p>Takım içindeki birlik ortamı da sezonun en önemli kazanımlarından biri olarak değerlendirildi.</p>

<h1>Avrupa Hedefi Büyüyor</h1>

<ol start="26">
 <li>şampiyonluğunu kazanan Galatasaray, artık yalnızca Türkiye’de değil Avrupa’da da daha büyük başarılar hedefliyor.</li>
</ol>

<p>Kulüp yönetiminin yeni sezon için Şampiyonlar Ligi odaklı bir kadro planlaması yaptığı konuşulurken, taraftarlar Avrupa’da ses getirecek bir takım kurulmasını bekliyor.</p>

<p>Sarı-kırmızılı camiada hedef, Türkiye’deki başarıyı Avrupa kupalarıyla taçlandırmak.</p>

<h1>Türk Futbolunda Yeni Bir Dönem</h1>

<p>Galatasaray’ın üst üste dört şampiyonluk elde etmesi, Türk futbolunda yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre sarı-kırmızılı kulüp; sportif organizasyon, ekonomik yapı, taraftar gücü ve futbol aklı açısından rakiplerinin önüne geçmiş durumda.</p>

<p>Bu başarı serisi, yalnızca bir sezonluk performansın değil; uzun vadeli planlamanın sonucu olarak görülüyor.</p>

<p>Galatasaray, 2025-2026 sezonunda gösterdiği istikrarlı performans, güçlü kadro yapısı ve büyük taraftar desteğiyle Süper Lig tarihine bir kez daha adını yazdırdı.</p>

<p>RAMS Park’ta Antalyaspor karşısında alınan 4-2’lik galibiyetle gelen şampiyonluk, sarı-kırmızılı camia için unutulmaz gecelerden biri olarak hafızalara kazındı.</p>

<p><strong>UĞUR MEDYA haber merkezi olarak Galatasaray kulübünü tebrik ediyoruz. </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/sampiyon-gs-dort-yil-ust-uste-yine-zirvede</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 22:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/05/sampiyon-cimbom.jpg" type="image/jpeg" length="30108"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yalım’ın etkin pişmanlık itirafı]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/yalimin-etkin-pismanlik-itirafi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/yalimin-etkin-pismanlik-itirafi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tv100’de açıklanan etkin pişmanlık ifadesinde eski Belediye Başkanı Özkan Yalım’a ait olduğu öne sürülen belediye, Uşakspor ve CHP kurultayıyla ilgili çarpıcı iddialar gündeme oturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tv100’de açıklanan Özkan Yalım ifadesinde belediye kaynakları, Uşakspor, CHP kurultayı ve VIP araç iddiaları yer aldı</p>

<p>Tutuklanan eski Özkan Yalım’ın etkin pişmanlık kapsamında verdiği öne sürülen ifade, gazeteci Barış Yarkadaş tarafından TV100 ekranlarında kamuoyuna açıklandı.</p>

<p>Gündeme bomba gibi düşen ifadelerde; belediye imkanlarının kişisel kullanımından, Uşakspor’a yönelik para akışına, CHP kurultayı sürecine ilişkin iddialardan belediye personelinin farklı alanlarda kullanıldığına kadar çok sayıda dikkat çekici başlık yer aldı.</p>

<p>İddiaların merkezinde ise kamu zararı, belediye kaynaklarının kullanımı ve siyasi ilişkiler bulunuyor.</p>

<p>Uşakspor için belediye kadrosu iddiası</p>

<p>İfadede en dikkat çeken bölümlerden biri, Uşakspor futbolcularına yönelik olduğu öne sürülen uygulamalar oldu.</p>

<p>Yalım’ın ifadesinde, yaklaşık 24 futbolcudan 10’unun farklı dönemlerde belediyede işçi kadrosunda gösterildiği, maaşlarının buradan ödendiği ve bu ödemelerin futbolcu alacaklarına mahsup edildiği iddia edildi.</p>

<p>Ayrıca iki futbolcu eşinin de belediyede personel olarak gösterildiği, bunlardan birinin fiilen çalıştığı, diğerinin ise çalışmadığı öne sürüldü.</p>

<p>Bu iddialar, uzun süredir kamuoyunda tartışılan “belediye kadroları üzerinden spor finansmanı” iddialarını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Basketbol takımına ayrılan para futbola mı aktarıldı?</p>

<p>İfadede yer alan bir diğer dikkat çekici bölüm ise belediyeden amatör basketbol takımına yapılan desteklerle ilgili oldu.</p>

<p>Yalım’ın ifadesine göre belediye bütçesinden “İlkler Şehri” isimli basketbol takımına aylık yaklaşık 1.4 milyon TL ödeme yapıldı. Ancak bu paranın yalnızca 400 bin TL’lik kısmının basketbol takımı için kullanıldığı, yaklaşık 1 milyon TL’lik kısmının ise Uşakspor futbolcularına yönelik ödemelerde değerlendirildiği iddia edildi.</p>

<p>İfadede ayrıca Uşakspor yönetiminde bazı belediye yöneticileri ve meclis üyelerinin bulunduğu da öne sürüldü.</p>

<p>“Uşakspor’a gelen bağışların bir kısmını kullandım”</p>

<p>Yalım’ın ifadesinde, Uşakspor adına toplanan bağışların bir bölümünü kendi şirket çalışanlarının maaşları ve SGK ödemeleri için kullandığını söylediği öne sürüldü.</p>

<p>İddialara göre bazı dönemlerde şirket hesaplarında yaşanan mali sıkışıklık nedeniyle Uşakspor’a yapılan bağışların bir kısmı şahsi şirket borçlarına mahsup edildi.</p>

<p>Bu bölüm, kamuoyunda “spor kulübü bağışlarının amacı dışında kullanıldığı” tartışmalarını beraberinde getirdi.</p>

<p>“130 bin doları battaniyeye sarılı şekilde aldım” iddiası</p>

<p>İfadede iş insanı Metin Çekçek’ten alınan borç paraya ilişkin bölüm de dikkat çekti.</p>

<p>Yalım’ın, jeotermal sahalara yakın bölgelerde bulunan arazileri satın almak amacıyla 130 bin dolar borç aldığını, paranın battaniyeye sarılmış şekilde teslim edildiğini söylediği aktarıldı.</p>

<p>İddiaya göre teslim sırasında imzalı bir borç kağıdı da verildi.</p>

<p>Belediye imkanlarıyla eşya taşındığı iddiası</p>

<p>İfadede, belediyeye ait araçların kişisel eşya taşınmasında kullanıldığı da öne sürüldü.</p>

<p>Ankara’daki ofisten alınan beyaz eşya ve mobilyaların belediye araçlarıyla Uşak’a getirildiği, İzmir’de bulunan bazı eşyaların da yine belediye araçlarıyla taşındığı iddia edildi.</p>

<p>Yine belediye personelinin bu süreçlerde görev aldığı öne sürüldü.</p>

<p>Belediye araçlarının aile kullanımına tahsis edildiği öne sürüldü</p>

<p>İfadede belediyeye ait bazı araçların aile bireylerinin kullanımına verildiği de yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle belediyeye ait Vito marka aracın küçük yaştaki oğlunun Çeşme’ye gidiş gelişlerinde kullanıldığı, bazı araçların eşinin şahsi işlerinde değerlendirildiği öne sürüldü.</p>

<p>VIP araç ve Özgür Özel iddiası</p>

<p>İfadenin en çok konuşulan bölümlerinden biri ise Özgür Özel ile ilgili iddialar oldu.</p>

<p>Yalım’ın ifadesinde, CHP Genel Başkanı için tahsis edildiği belirtilen Mercedes V300 aracın VIP dönüşüm bedelinin Uşak Belediyesi tarafından ödendiği öne sürüldü.</p>

<p>İddiaya göre kendi kullanımındaki araçla birlikte Özgür Özel’in kullanımına tahsis edilen aracın dönüşüm işlemleri aynı firmada yapıldı ve faturalar belediye şirketi üzerinden karşılandı.</p>

<p>İfadede yaklaşık 170 bin Euro + KDV tutarında ödeme yapıldığı iddiası da yer aldı.</p>

<p>“Kurultay için 1 milyon 200 bin TL verdim” iddiası</p>

<p>Tv100’de açıklanan ifadede CHP kurultayı sürecine ilişkin çok çarpıcı iddialar da bulundu.</p>

<p>Yalım’ın, 2023 yılı sonunda CHP kurultayı öncesinde kullanılmak üzere toplam 1 milyon 200 bin TL nakit para verdiğini söylediği öne sürüldü.</p>

<p>İddialara göre 200 bin TL’nin Manisa’daki eve bırakıldığı, 1 milyon TL’nin ise Denizli’de bir kişiye teslim edildiği ifade edildi.</p>

<p>Hediye saat, çanta ve otel iddiaları</p>

<p>İfadede ayrıca Özgür Özel’e saat hediye edildiği, ailesine çantalar gönderildiği ve geçmişte otelde birçok kez konakladığı iddiaları da yer aldı.</p>

<p>Pandemi döneminde bir araç için yaklaşık 180 bin TL’lik fiyat farkının da Yalım tarafından ödendiği öne sürüldü.</p>

<p>“Özel hayatım ile görevimi karıştırdım”</p>

<p>Yalım’ın ifadesinin sonunda ise “özel hayatı ile görevini karıştırdığı için pişman olduğunu” söylediği aktarıldı.</p>

<p>İfadede, oluştuğu iddia edilen kamu zararını ödemek istediği ve etkin pişmanlık kapsamında bildiklerini anlattığı belirtildi.</p>

<p>Öte yandan kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu iddialarla ilgili soruşturma ve yargı süreci devam ediyor. İfadede adı geçen kişi ve kurumların süreç içerisinde nasıl açıklamalar yapacağı ise merak konusu oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Tv100</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/yalimin-etkin-pismanlik-itirafi</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 04:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/05/3-d9-f-f82-c-3-f14-4-c-c-e-a33-f-904623-f-a-f-b58.png" type="image/jpeg" length="62962"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mehir Vakfı: Aile yapısının korunması için önemli bir adım atıldı]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/mehir-vakfi-aile-yapisinin-korunmasi-icin-onemli-bir-adim-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/mehir-vakfi-aile-yapisinin-korunmasi-icin-onemli-bir-adim-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mehir Aile Platformu Yönetim Kurulu Başkanı Hilal Münteha Pekkendir, Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan “Aile ve Nüfus On Yılı (2026-2035)” genelgesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Pekkendir, söz konusu genelgenin aile yapısının korunması ve güçlendirilmesi açısından önemli ve stratejik bir adım olduğunu ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mehir Aile Platformu: Sosyal ve geleneksel medyada aileyi koruyucu çalışmalar artırılmalı!<br />
Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan ve 2026 ile 2035 dönemini kapsayan “Aile ve Nüfus On Yılı” genelgesi hakkında bir değerlendirme yapan Mehir Aile Platformu Yönetim Kurulu Başkanı Hilal Münteha Pekkendir, gençlerin evliliğe erişimini kolaylaştıracak destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve medya ile dijital alanlarda aileyi koruyucu çalışmaların artırılması gerektiğini belirtti.<br />
Mehir Aile Platformu Yönetim Kurulu Başkanı Hilal Münteha Pekkendir, Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan “Aile ve Nüfus On Yılı (2026-2035)” genelgesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Pekkendir, söz konusu genelgenin aile yapısının korunması ve güçlendirilmesi açısından önemli ve stratejik bir adım olduğunu ifade etti. Başkan Hilal Münteha Pekkendir, genelgenin aile yapısının korunması, doğurganlık oranlarının desteklenmesi, gençlerin evliliğe teşvik edilmesi ve annelik ile babalık rollerinin güçlendirilmesini kapsayan önemli başlıklar içerdiğini belirtti. Pekkendir, zararlı akım ve alışkanlıklara karşı aileyi koruyucu politikaların geliştirilmesinin de toplumsal gelecek açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.</p>

<p>GENÇLERİN EVLİLİĞE HAZIRLANMASI VE AİLE İÇİ DEĞERLERİN GÜÇLENDİRİLMESİ HEDEFLENİYOR</p>

<p>Pekkendir, aile kurumunun sağlam temeller üzerine kurulmasını destekleyen, aile içi huzur ve sorumluluk bilincini artırmayı hedefleyen çalışmalar yürüttüklerini ifade ederek, gençlerin evliliğe hazırlanmasına katkı sunmaya devam edeceklerini söyledi. Toplumsal değerlerin korunması ve yaşatılmasının öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı. Başkan Pekkendir, aile dostu sosyal politikaların yaygınlaştırılması, gençlerin evliliğe erişimini kolaylaştıracak destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve medya ile dijital alanlarda aileyi koruyucu çalışmaların artırılması gerektiğini belirtti. Ayrıca genelgenin sahada etkili şekilde uygulanabilmesi için kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNE AİLEYİ GÜÇLENDİRME SEFERBERLİĞİNE DESTEK ÇAĞRISI<br />
Pekkendir, çok çocuklu aile yapısının desteklenmesi ve aile merkezli eğitim ile rehberlik çalışmalarının yaygınlaştırılmasının güçlü bir toplum inşasında belirleyici olacağını ifade ederek, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışmaya hazır olduklarını kaydetti. Tüm toplumu aileyi güçlendirme seferberliğine katkı sunmaya davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/mehir-vakfi-aile-yapisinin-korunmasi-icin-onemli-bir-adim-atildi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/05/0a0f632a-8a7a-4086-a377-e90669ef5ad1.jpeg" type="image/jpeg" length="89924"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEMA İl Temsilcisi Barış Metin “Muhtarlarımız doğayı ve yaşam alanlarını korumada öncü olmalıdır"]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/tema-il-temsilcisi-baris-metin-muhtarlarimiz-dogayi-ve-yasam-alanlarini-korumada-oncu-olmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/tema-il-temsilcisi-baris-metin-muhtarlarimiz-dogayi-ve-yasam-alanlarini-korumada-oncu-olmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Metin, TEMA Uşak İl Temsilcisi olarak muhtarlara bilgilendirme süreçlerinde destek vermeye, çevre konusunda farkındalık çalışmalarına katkı sunmaya ve yerelde birlikte hareket etmeye hazır olduklarını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Prof. Dr. Barış Metin’den dikkat çeken çağrı: “Doğayı ve yaşam alanlarını korumada öncü olun”</strong></p>

<p><strong>Uğur Medya internet haber sitesine </strong>özel bir değerlendirme yapan TEMA Vakfı Uşak İl Temsilcisi Prof. Dr. Barış Metin, yerel yönetimlerin en önemli aktörlerinden biri olan muhtarların, sadece idari değil aynı zamanda toplumsal sorumluluk taşıyan bir kimliğe sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Metin, özellikle vahşi madencilik faaliyetleri, çevre projeleri ve kırsal yaşamı etkileyen girişimler devam ederken, tarım alanlarının, meraların ve ormanların yok olma tehlikesi karşısında muhtarların aktif rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>“Muhtarlar köyün ve mahallenin nabzını tutuyor”</strong></h3>

<p>Açıklamasında Türkiye’de görev yapan 50 bini aşkın muhtarın varlığına dikkat çeken Prof. Dr. Metin, 32 binden fazla mahalle ve 18 bini aşkın köy muhtarının yerelde halk ile devlet arasında köprü görevi gördüğünü belirtti.</p>

<p>Muhtarların, bulundukları yerin sosyal yapısını, ekonomik dinamiklerini ve çevresel hassasiyetlerini en iyi bilen kişiler olduğunu dile getiren Metin, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p>“Mahallelerin ve köylerin nabzını en iyi tutan muhtarlarımızdır. Vatandaş ile devlet arasında doğrudan iletişimi sağlayan bu yapı, yerelde sözün ve iradenin gerçek gücüdür.”</p>
</blockquote>

<p>Metin ayrıca kadın muhtarların sayısının artmasının, yerel yönetimlerde katılımcılığı ve toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğine de dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Madencilik ve çevre uyarısı: “Yaşam alanları tehdit altında”</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Barış Metin, özellikle altın madenciliği ve IV. sınıf madencilik faaliyetlerinin Türkiye’nin birçok bölgesinde ciddi çevresel riskler oluşturduğunu ifade etti. Bu faaliyetlerin; su kaynakları, tarım arazileri, ormanlar ve kırsal yaşam üzerinde yıkıcı etkiler yarattığını belirten Metin, geçmiş deneyimlere dikkat çekerek Uşak örneğini gündeme getirdi.</p>

<p>Madencilik faaliyetlerinin vaat ettiği ekonomik refahın çoğu zaman gerçekleşmediğini savunan Metin, “Bu süreçlerin sonuçlarını görmek isteyenlerin, uzun yıllardır altın madeni ile yaşayan Uşak’a bakmaları yeterlidir” dedi.</p>

<h3><strong>“Muhtarlık sadece idari görev değil, toplumsal sorumluluktur”</strong></h3>

<p>Muhtarlığın yalnızca resmi işlemleri yürütmekten ibaret olmadığını vurgulayan Metin, bu görevin aynı zamanda halkı bilgilendirme, hak arama ve gerektiğinde itiraz mekanizmalarını harekete geçirme sorumluluğu taşıdığını söyledi.</p>

<p>Muhtarların;</p>

<ul>
 <li>
 <p>köy ve mahalle halkını bilinçlendirmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>yapılacak projeler hakkında erken aşamada bilgi sahibi olması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>yanlış uygulamalara karşı hukuki süreçleri başlatabilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Metin, şu çağrıda bulundu:</p>
 </li>
</ul>

<blockquote>
<p>“Yerelde alınacak kararların etkilerini en yakından görenler sizlersiniz. Bu nedenle tavrınız, duruşunuz ve zamanında müdahaleniz büyük önem taşır.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“İtiraz edemiyorsa halkı örgütlemeli”</strong></h3>

<p>Metin, muhtarların idare ile sürekli temas halinde olduğunu, toplantılara katıldığını ve projeler hakkında önceden bilgilendirildiğini belirterek, bu durumun önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Muhtarların yalnızca bireysel değil, toplumsal hareket kabiliyetini de kullanması gerektiğini belirten Metin, dikkat çeken şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Muhtarlarımız çeşitli nedenlerle konuşmaktan çekiniyorsa, olan bitene itiraz edemiyorsa; köylüsünü, mahallelisini örgütlemeli, sosyal medyayı aktif kullanmalı, halkın talebini ve sesini görünür kılmalıdır.”</p>
</blockquote>

<h3><img alt="Muhtar Karakus" class="detail-photo img-fluid" height="626" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/05/muhtar-karakus.jpg" width="1162" /></h3>

<h3><strong>Başarı örnekleri: Halkın gücü sahada sonuç veriyor</strong></h3>

<p>Metin’in değerlendirmelerinde, sahadan gelen somut örneklerin muhtarların rolünü daha da görünür kıldığına dikkat çekildi. <strong>Uşak Bağbaşı Köyü’</strong>nde planlanan GES projesine karşı köy halkıyla birlikte hareket eden <strong>Muhtar Ahmet Karakuş</strong>’un yürüttüğü süreç ile <strong>Muğla’da İkizköy Muhtarı Nejla Işık</strong> öncülüğünde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı verilen mücadele, yerel direncin ve örgütlü halk iradesinin güçlü örnekleri arasında gösterildi.</p>

<p>Bu süreçlerde muhtarların sadece idari temsilci olarak değil, halkın sesi olarak öne çıktığı; köylülerin hak arama mücadelesinde örgütleyici rol üstlendiği vurgulandı. Yapılan itirazlar, kamuoyu oluşturma çabaları ve sahadaki dayanışma, yerel yönetim gücünün doğru kullanıldığında nasıl etkili sonuçlar doğurabileceğini ortaya koydu.</p>

<p><img alt="Muhtar Nejla Işık" class="detail-photo img-fluid" height="582" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/05/muhtar-nejla-isik.jpg" width="1032" /></p>

<h3><strong>Sivil inisiyatif ve uzun vadeli bakış vurgusu</strong></h3>

<p>Açıklamada, kısa vadeli kazanımlar yerine uzun vadeli toplumsal faydanın gözetilmesi gerektiği vurgulandı. Madencilikten santral projelerine, betonlaşmadan ağaç kesimine kadar birçok konuda muhtarların sivil inisiyatifin öncüsü olması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Metin, muhtarların;</p>

<ul>
 <li>
 <p>yanlış yer seçilen organize sanayi bölgelerine,</p>
 </li>
 <li>
 <p>çevreyi tahrip eden projelere,</p>
 </li>
 <li>
 <p>doğal yaşamı tehdit eden uygulamalara karşı durması gerektiğini söyledi.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>“Muhtar halkın yarısını ikna edebilecek güçtedir”</strong></h3>

<p>Muhtarların toplum üzerindeki etkisine de değinen Metin, bu görevin güçlü bir temsil yetkisi barındırdığını belirtti. Muhtarların, bulundukları bölgede halkın önemli bir kesimini etkileyebilecek ve yönlendirebilecek konumda olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bu gücün doğru kullanılması halinde muhtarların büyük değişimlere öncülük edebileceğini belirten Metin, şu değerlendirmeyi yaptı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Muhtar bu görevi hakkıyla yaparsa efsane olur. Halkını savunan, doğayı koruyan bir muhtar sadece yeniden seçilmekle kalmaz, halk kahramanına dönüşebilir.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Toprağın sesi önce muhtara ulaşır”</strong></h3>

<p>Açıklamasının devamında çevresel tahribatın ilk etkilerinin muhtarlar tarafından fark edildiğini belirten Metin, doğadaki değişimlerin en önce yerelde hissedildiğini söyledi.</p>

<blockquote>
<p>“Bir suyun kirlenişi, bir ağacın kesilişi, bir tarlanın yok oluşu önce muhtarın kapısına dayanır. Bu yüzden atılacak her adım büyük anlam taşır.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Uşak muhtarlarına özel çağrı</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Barış Metin, açıklamasının sonunda Uşak’taki muhtarlara özel bir çağrıda bulunarak, deneyimlerin paylaşılması ve ortak hareket edilmesi gerektiğini ifade etti. Metin, <strong>TEMA Vakfı Uşak İl Temsilcisi olarak</strong> da muhtarlara bilgilendirme süreçlerinde destek vermeye, çevre konusunda farkındalık çalışmalarına katkı sunmaya ve yerelde birlikte hareket etmeye hazır olduklarını vurguladı.</p>

<p>Muhtarların dayanışma içinde hareket etmesinin önemine değinen Metin, yaşam alanlarını koruma mücadelesinde birlik mesajı verdi:</p>

<blockquote>
<p>“Tüm muhtarlarımızı ortak sorumlulukta birlikte hareket etmeye, deneyimi büyütmeye ve yaşamı koruma mücadelesinde omuz omuza durmaya davet ediyoruz. Sizlerin desteği ile yaşam kazanacaktır.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/tema-il-temsilcisi-baris-metin-muhtarlarimiz-dogayi-ve-yasam-alanlarini-korumada-oncu-olmalidir</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/05/barismetin.jpg" type="image/jpeg" length="69793"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Birlikte Güçlüyüz: Emek İçin, Hak İçin, 1 Mayıs’ta Tek Ses Tek Yürek!”]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/birlikte-gucluyuz-emek-icin-hak-icin-1-mayista-tek-ses-tek-yurek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/birlikte-gucluyuz-emek-icin-hak-icin-1-mayista-tek-ses-tek-yurek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hak aramak yerine denge gözeten, mücadele etmek yerine konfor alanını koruyan bir anlayış, emeğin gerçek temsilcisi olamaz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü: Emeğin sesi yalnız bırakıldığında değil, birlikte yükseldiğinde anlam bulur</strong></p>

<p>Bugün 1 Mayıs. Adı Emek ve Dayanışma Günü. Ancak ne kadar “dayanışma” var, ne kadar “emek” gerçekten korunuyor; işte asıl tartışılması gereken konu bu. Her yıl olduğu gibi yine güzel sözler söylenecek, mesajlar paylaşılacak. Fakat mesele bir gün hatırlamak değil; yılın geri kalanında ne yaptığımız.</p>

<p>Çünkü hayatın her alanı emeğin üzerine kurulu. Sabah uyandığımız andan itibaren kullandığımız her şeyde bir işçinin izi var. Madenlerde yerin altında çalışanlar, yüksek gerilim hatlarında ölümle burun buruna gelenler, köprülerde, yollarda, altyapı sistemlerinde gece gündüz görev yapanlar… Kışın ayazında kar temizleyen, yazın asfaltın sıcağında çalışan emekçiler… Kadınıyla erkeğiyle bu ülkenin yükünü omuzlayan milyonlar var.</p>

<p>Ama soralım açıkça: Bu insanlar gerçekten hak ettikleri değeri görüyor mu?</p>

<p>Ekonomik tablo ortada. Pazara çıkan bir işçi, elindeki listeyi yarıdan fazlasını sile sile tamamlamaya çalışıyorsa, burada ciddi bir adaletsizlik vardır. İnsanlar sadece çalışmak değil, insanca yaşamak istiyor. Ama bugün birçok emekçi için “geçinmek” bile başlı başına bir mücadeleye dönüşmüş durumda.</p>

<p>Ve tam da bu noktada, yıllardır emekçinin hakkını savunmakla yükümlü olan yapılar, yani sendikalar ciddi bir sınav veriyor. Açık konuşmak gerekiyor: <strong>Sendikaların önemli bir bölümü, olması gereken yerde değil. İşçinin yanında durması gerekenler, çoğu zaman sessiz kalıyor. Hak aramak yerine denge gözeten, mücadele etmek yerine konfor alanını koruyan bir anlayış, emeğin gerçek temsilcisi olamaz.</strong></p>

<p>Daha da ötesi; sendikacılığın bazı alanlarda bir “kariyer basamağına” dönüşmesi, bu yapıları asli görevinden uzaklaştırıyor. Siyasete geçiş kapısı olarak görülen, koltuk hesaplarının gölgesinde kalan bir sendikal anlayış, emekçinin derdine çare üretemez. İşçi, alın terinin karşılığını alamazken; onu temsil ettiğini söyleyenlerin sessizliği, en az haksızlık kadar ağır bir yük oluşturur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yüzden artık başka bir şeye ihtiyaç var: Gerçek dayanışmaya.</p>

<p>Sadece kurumsal yapılara bırakılmayan, halkın doğrudan içinde olduğu bir dayanışma kültürüne… Komşunun komşuya sahip çıktığı, vatandaşın emeğe saygıyı sadece sözde değil, davranışta da gösterdiği bir anlayışa… Çünkü emek meselesi sadece işçinin değil, toplumun tamamının meselesidir.</p>

<p>Bugün bir işçi geçinemiyorsa, bu sadece onun sorunu değildir. Bu, o ülkedeki adaletin, paylaşımın ve vicdanın da sorgulanması demektir. Bu yüzden 1 Mayıs; sadece meydanlarda kutlanan bir gün değil, toplumun kendi kendine ayna tuttuğu bir gündür.</p>

<p>Eğer gerçekten bir değişim isteniyorsa, bu değişim yukarıdan değil, aşağıdan; yani halkın içinden gelmelidir. Emekçiye sahip çıkan bir toplum, sadece 1 Mayıs’ta değil, yılın her günü bunu hissettirmelidir. Alın terine saygı, en büyük ortak değer haline gelmelidir.</p>

<p>Bugün belki birçok kişi “Bayram kutlu olsun” demekte zorlanıyor. Çünkü bayram, ancak hak yerini bulduğunda anlam kazanır. Ama umudu büyütmek de yine bizim elimizde.</p>

<p>Bu duygu ve düşüncelerle; emeğiyle ayakta duran, üretimiyle hayatı mümkün kılan tüm işçilerimizin <strong>1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü</strong> kutluyor; daha güçlü bir toplumsal dayanışma, daha adil bir paylaşım ve daha onurlu bir yaşam için herkesin sorumluluk alması gerektiğini hatırlatıyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/birlikte-gucluyuz-emek-icin-hak-icin-1-mayista-tek-ses-tek-yurek</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 01:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/05/chatgpt-image-1-may-2026-01-59-36.png" type="image/jpeg" length="52167"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnsanı yaşat ki devlet yaşasın!]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/insani-yasat-ki-devlet-yasasin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/insani-yasat-ki-devlet-yasasin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kaymakam Eligül’ün, CHP Milletvekili Umut Akdoğan'a yönelik kullandığı “kes lan” ifadesi, devlet temsilinde nezaket ve ölçülülük beklentisini gündeme taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’nın Ayaş ilçesinde yaşanan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran olay, mülki idare geleneği ve kamu görevlilerinin vatandaşla kurduğu dil üzerine yeniden bir tartışma başlattı. Ayaş Kaymakamı Muharrem Eligül’ün sosyal medyadaki bir paylaşımına karşı CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan'a yönelik kullandığı “kes lan” ifadesi, devlet temsilinde nezaket ve ölçülülük beklentisini gündeme taşıdı. Türkiye’de köklü bir geçmişe sahip olan mülki amirlik anlayışının temelinde; vakar, saygı ve vatandaş odaklı hizmet yer alırken, bu tür olaylar bu hassas dengenin önemini bir kez daha hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarihsel olarak da devlet geleneğimizde insan odaklı yaklaşımın altı sıkça çizilmiştir. Osmanlı’nın kuruluş felsefesine yön veren Şeyh Edebali’nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözü, bugün de kamu yönetimi açısından yol gösterici bir ilke olmayı sürdürüyor. Bu anlayış, kamu görevlilerinin sadece idari değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluk taşıdığını da ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Yaşanan gelişmenin ardından İçişleri Bakanlığı tarafından hızlı bir idari değerlendirme yapılarak Muharrem Eligül’ün görev yerinin değiştirilmesi, kamu disiplininin işletildiğini gösteren bir adım olarak değerlendirildi. Eligül’ün Edirne’ye atanması, sürecin bir yaptırım ve aynı zamanda bir idari denge mekanizması içerisinde ele alındığını ortaya koyuyor.</strong></p>

<p>Uzmanlara göre bu tür olaylar, kamu yönetiminde iletişim dilinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle yerel yöneticilerin vatandaşla birebir temas halinde olduğu düşünüldüğünde, kullanılan her ifadenin devletin itibarıyla doğrudan ilişkili olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>Yaşanan bu gelişme, bir yandan kamu görevlilerinin sorumluluk sınırlarını hatırlatırken, diğer yandan kurumların hızlı refleks göstererek süreci yönetebilme kapasitesini de ortaya koydu. Bundan sonraki süreçte benzer durumların yaşanmaması adına hizmet içi eğitimler, iletişim dili ve kriz yönetimi konularında daha güçlü bir farkındalık oluşturulması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/insani-yasat-ki-devlet-yasasin</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/muharrem-eligul-ayas.jpg" type="image/jpeg" length="76097"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Uşak Taban Hareketi’nden Genel Merkez’e “İhraç” Çağrısı]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/chp-usak-taban-hareketinden-genel-merkeze-ihrac-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/chp-usak-taban-hareketinden-genel-merkeze-ihrac-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Uşak Taban Hareketi, Özkan Yalım hakkındaki iddiaların partiye zarar verdiğini belirterek Genel Merkez’e ihraç çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak’ta yaşanan gelişmelerin ardından Cumhuriyet Halk Partisi içinde dikkat çeken bir çıkış geldi. “CHP Uşak Taban Hareketi” imzasıyla yayımlanan bildiride, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne açık çağrıda bulunularak eski Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında ihraç talebi dile getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[related-posts id="7660" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<h3><img align="left" alt="Ihraç Talebi" class="detail-photo img-fluid" height="625" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/ihrac-talebi.jpg" style="margin-left:10px; margin-right:10px" width="500" /><strong>“Partimize zarar veriyor” vurgusu</strong></h3>

<p>Bildiride, Yalım ve yakın çevresi hakkında ortaya atılan yolsuzluk, rüşvet ve benzeri iddialara dikkat çekilerek, sürecin yargıda devam ettiği ifade edildi. Ancak kamuoyuna yansıyan bazı görüntü ve iddiaların partiye ciddi zarar verdiği savunuldu.</p>

<p>Açıklamada, söz konusu görüntülerin kamuoyuna servis edilmesinin kabul edilemez olduğu belirtilirken, yaşanan sürecin yalnızca Uşak’ta değil, ülke genelinde partiye olumsuz yansıdığı ifade edildi.</p>

<h3><strong>“Amaç partiyi yıpratmak” iddiası</strong></h3>

<p>Bildiride ayrıca, yaşanan gelişmelerin Özkan Yalım üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi’ni hedef aldığı ve itibarsızlaştırma amacı taşıdığı öne sürüldü. Parti tabanında bu durumun rahatsızlık yarattığı ve teşkilat içinde tartışmalara neden olduğu vurgulandı.</p>

<h3><strong>Genel Merkez’e açık çağrı</strong></h3>

<p>CHP Uşak Taban Hareketi, açıklamasının sonunda Genel Merkez’e seslenerek, kamuoyundaki beklentiye dikkat çekti ve Özkan Yalım’ın <strong>partiden ihraç edilmesi</strong> yönünde adım atılmasını talep etti.</p>

<p>Parti içinden gelen bu çıkışın ardından gözler, Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin nasıl bir tutum alacağına çevrildi.</p>

<p>[related-posts id="7566" color="bg-primary"][/related-posts]</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/chp-usak-taban-hareketinden-genel-merkeze-ihrac-cagrisi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 19:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/ihrac-talebi.jpg" type="image/jpeg" length="12815"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SMMMO’ya Çağrı: “Meslek Yemini Nerede Kaldı?”]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/smmoya-cagri-meslek-yemini-nerede-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/smmoya-cagri-meslek-yemini-nerede-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Uşak İl Başkanı  Celalettin Çoban’ın gözaltına alınması, meslek etiği tartışmalarını da beraberinde getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak’ta son günlerde yaşanan gelişmelerin ardından kamuoyunun gözü şimdi <strong>Uşak Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası’na (SMMMO)</strong> çevrildi. Hafta sonu yapılan haberin ardından CHP Uşak İl Başkanı ve aynı zamanda belediye muhasebecisi olduğu belirtilen Celalettin Çoban’ın gözaltına alınması, meslek etiği tartışmalarını da beraberinde getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[related-posts id="7657" color="bg-danger"][/related-posts]<br />
<br />
<strong>Meslek Etiği ve Sorumluluk Tartışması</strong></p>

<p>Serbest muhasebeci ve mali müşavirlik mesleği, yalnızca kayıt tutmak ve mali işlemleri yürütmekten ibaret değil. Meslek mensuplarının; <strong>dürüstlük, tarafsızlık, gizlilik ve kamu yararını gözetme</strong> ilkelerine bağlı kalacağına dair bir meslek yemini ve etik sorumluluğu bulunuyor.</p>

<p>Ancak ortaya atılan iddialar, bu temel ilkelerin ihlal edilip edilmediği sorusunu gündeme taşıdı. Özellikle kamuoyunda geniş yankı uyandıran olaylarda adı geçen bir muhasebecinin varlığı, “mesleğe ihanet” tartışmalarını da beraberinde getirdi.</p>

<h3><strong>“Muhasebeci Sadece Kayıt mı Tutar?”</strong></h3>

<p>Uzmanlara göre bir mali müşavir;</p>

<ul>
 <li>Şüpheli işlemleri görmezden gelemez,</li>
 <li>Hukuka aykırı işlemlerde taraf olamaz,</li>
 <li>Mesleğini suç unsuru taşıyan faaliyetlerin aracı haline getiremez.</li>
</ul>

<p>Bu noktada kamuoyunda şu soru yüksek sesle soruluyor:<br />
<strong>“Eğer iddialar doğruysa, bu kişi sadece muhasebe mi yaptı, yoksa sürecin bir parçası mı oldu?”</strong></p>

<p>[related-posts id="7660" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<h3><strong>SMMMO’ya Açık Çağrı</strong></h3>

<p>Tüm bu gelişmelerin ardından gözler SMMMO yönetimine çevrilmiş durumda. Odanın;</p>

<ul>
 <li>İlgili kişi hakkında disiplin süreci başlatıp başlatmayacağı,</li>
 <li>Meslek etik kuralları çerçevesinde inceleme yapıp yapmayacağı,</li>
 <li>Kamuoyunu bilgilendirip bilgilendirmeyeceği</li>
</ul>

<p>merak konusu oldu.</p>

<p>Vatandaşlar ve meslek camiası, <strong>“meslek yemini ve etik ilkelerin gereği neyse onun yapılmasını”</strong> bekliyor.</p>

<p>[related-posts id="7566" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<h3><strong>Toplumsal Güven Meselesi</strong></h3>

<p>Uzmanlar, bu tür iddiaların yalnızca bireysel değil, tüm meslek grubunun itibarını zedelediğine dikkat çekiyor. Mali müşavirlik mesleğinin temelinde güven olduğunu hatırlatan değerlendirmelerde, <strong>“bir kişinin hatası tüm camiaya mal edilmemeli, ancak gerekli denetim ve yaptırım da gecikmemeli”</strong> görüşü öne çıkıyor.</p>

<p>Uşak’ta yaşanan gelişmelerin ardından şimdi en kritik soru şu:<br />
<strong>SMMMO bu süreçte nasıl bir tavır alacak?</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/smmoya-cagri-meslek-yemini-nerede-kaldi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/smmmo.jpg" type="image/jpeg" length="21189"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Belediyede “hukuk” tartışması: Sorumluluk kimin?]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/belediyede-hukuk-tartismasi-sorumluluk-kimin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/belediyede-hukuk-tartismasi-sorumluluk-kimin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak Belediyesi’ne yönelik soruşturma sonrası Hukuk İşleri Müdürlüğü'nün fonksiyonu tartışılıyor. “Önleyici hukuk neden işlemedi?” sorusu gündemde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ortaya çıkan iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, tartışmalar bu kez belediyenin hukuk mekanizmasına yöneldi. Özellikle Hukuk İşleri Müdürlüğü’nün süreçteki rolü ve sorumluluğu yoğun şekilde sorgulanmaya başlandı.</p>

<h3><strong>“Sadece dava takibi mi yapıldı?”</strong></h3>

<p>Belediyelerde hukuk birimlerinin yalnızca açılan davaları takip etmekle sınırlı olmadığı, aynı zamanda idari işlemlerin hukuka uygunluğunu denetlemek ve olası riskleri önceden tespit ederek yönetime uyarıda bulunmakla da görevli olduğu biliniyor.</p>

<p>Bu kapsamda, kamuoyunda “<strong>önleyici hukuk hizmetleri</strong>nin neden devreye girmediği” sorusu öne çıkıyor. Belediyede yaşandığı iddia edilen usulsüzlüklerin, süreç içinde hukuk birimi tarafından fark edilip edilmediği tartışma konusu oldu.</p>

<h3><strong>Gözler Meral Gülmez Saçar’a çevrildi</strong></h3>

<p>Özellikle dönemin Hukuk İşleri Müdürü ve aynı zamanda <strong>belediye başkan yardımcısı </strong>olan Meral Gülmez Saçar’ın süreçteki konumu dikkat çekiyor.</p>

<p>Hem hukuk işlerinden sorumlu bir yönetici hem de belediye başkan yardımcısı sıfatını taşıyan Saçar’ın, iddialara konu işlemler karşısında <strong>nasıl bir tutum aldığı</strong> kamuoyunda merak ediliyor.</p>

<h3><strong>“Fark edilmedi mi, uyarı yapılmadı mı?”</strong></h3>

<p>Kamuoyunda dile getirilen eleştirilerde şu sorular öne çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>Hukuk İşleri Müdürlüğü, iddia edilen işlemlerden haberdar değil miydi?</li>
 <li>Haberdarsa neden gerekli hukuki uyarılar yapılmadı?</li>
 <li>Yapıldıysa, bu uyarılar neden hayata geçirilmedi?</li>
</ul>

<p>Bu sorular, yalnızca bireysel değil kurumsal sorumluluğun da tartışılmasına neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Başkan yardımcılığı sorumluluğu</strong></h3>

<p>Meral Gülmez Saçar’ın aynı zamanda belediye başkan yardımcısı olarak görev yapması, sorumluluk tartışmasını daha da derinleştirdi. Belediye yönetiminde üst düzey konumda bulunan bir ismin, hukuki süreçlere daha etkin müdahil olması gerektiği yönünde görüşler dile getiriliyor.</p>

<h3><strong>Hukuki çerçeve ne diyor?</strong></h3>

<p>Uzmanlara göre belediyelerde hukuk birimleri doğrudan icra yetkisine sahip olmasa da, hukuka aykırılık risklerini tespit etmek ve yazılı görüş sunmakla <strong>yükümlü</strong>. Bu çerçevede, süreç içinde verilen hukuki görüşler ve uyarıların varlığı ya da yokluğu, olası sorumlulukların belirlenmesinde kritik rol oynayacak.</p>

<h3><strong>Kurumsal yapı da tartışılıyor</strong></h3>

<p>Yaşanan gelişmeler, yalnızca bireysel sorumlulukları değil, belediye içindeki denetim ve karar alma mekanizmalarının işleyişini de gündeme getirdi. Uzmanlar, benzer durumların önüne geçilmesi için belediyelerde “<strong>önleyici hukuk</strong>” anlayışının daha etkin işletilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Uşak Belediyesi’ne yönelik soruşturma sürerken, hukuk biriminin süreçteki rolüne ilişkin tartışmaların önümüzdeki günlerde daha da artması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/belediyede-hukuk-tartismasi-sorumluluk-kimin</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/hukuk-isleri-mudurlugu.png" type="image/jpeg" length="29597"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak Belediyesi’ne 2. dalga: 25 Gözaltı Daha]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/usak-belediyesine-2-dalga-25-gozalti-daha</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/usak-belediyesine-2-dalga-25-gozalti-daha" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında ikinci dalga operasyon düzenlendi. Aralarında Celalettin Çoban ve Özhan Özgöbek’in de bulunduğu 25 kişi gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Uşak Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasında ikinci dalga operasyon gerçekleştirildi.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “rüşvet”, “irtikap” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında daha önce 27 Mart’ta Uşak, Kocaeli ve Ankara’da eş zamanlı operasyonlar düzenlenmişti.</p>

<p>[related-posts id="7660" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<h3><strong>İkinci dalga operasyon başlatıldı</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında elde edilen yeni delil ve belgeler doğrultusunda ikinci dalga operasyon için düğmeye basıldı. Savcılık talimatıyla harekete geçen mali suçlarla mücadele ekipleri, farklı adreslere eş zamanlı baskınlar gerçekleştirdi.</p>

<h3><strong>25 kişi gözaltında</strong></h3>

<p>Operasyon kapsamında belediye çalışanları ve iş insanlarının da aralarında bulunduğu toplam 25 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p>Gözaltına alınan isimler arasında CHP Uşak İl Başkanı ve aynı zamanda belediyenin muhasebecisi olduğu belirtilen Celalettin Çoban ile Özhan Özgöbek’in de yer aldığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Soruşturma genişleyebilir</strong></h3>

<p>Şüpheliler emniyete götürülerek sorguya alınırken, soruşturmanın genişleyebileceği ve gözaltı sayısının artabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Uşak Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, gelişmeler yakından takip ediliyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/usak-belediyesine-2-dalga-25-gozalti-daha</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/celalettin-coban-3.png" type="image/jpeg" length="71142"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Valiyi Gözaltına Aldılar: Gülistan Doku Dosyasında Önemli Gelişme]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/valiyi-gozaltina-aldilar-gulistan-doku-dosyasinda-onemli-gelisme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/valiyi-gozaltina-aldilar-gulistan-doku-dosyasinda-onemli-gelisme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika: Gülistan Doku dosyasında 'delil karartma' iddialarıyla hakkında soruşturma başlatılan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Elazığ’da gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA KRİTİK GELİŞME: ESKİ VALİ GÖZALTINDA</strong></p>

<p>Yaklaşık altı yıldır kamuoyunun gündeminde olan Gülistan Doku dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. “Delil karartma” iddiaları kapsamında başlatılan soruşturma çerçevesinde, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel Elazığ’da gözaltına alındı. Gelişme, hem hukuk çevrelerinde hem de kamuoyunda dosyanın seyrine ilişkin yeni tartışmaları beraberinde getirdi.</p>

<h3>OLAYIN GEÇMİŞİ: GÜLİSTAN DOKU NASIL KAYBOLDU?</h3>

<p>Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli’de kayboldu. Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi olan Doku’nun en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki köprü civarında görüldüğü tespit edildi. O tarihten bu yana yapılan arama çalışmalarına rağmen kendisine ulaşılamadı.</p>

<p>Olayın ilk günlerinden itibaren hem ailesi hem de kamuoyu, soruşturmanın yeterince etkin yürütülmediği yönünde eleştirilerde bulundu. Özellikle bazı şüpheliler hakkında yeterli işlem yapılmadığı ve dosyanın derinleştirilmediği iddiaları sıkça gündeme geldi.</p>

<h3>ŞÜPHELER VE İDDİALAR: DELİL KARARTMA TARTIŞMALARI</h3>

<p>Dosyada en çok tartışılan başlıklardan biri, olayla bağlantılı olduğu öne sürülen bazı kişilerin korunmuş olabileceği yönündeki iddialar oldu. Bu kapsamda, dönemin Tunceli Valiliği başta olmak üzere bazı kamu görevlilerinin soruşturma sürecinde ihmali ya da yönlendirici rol oynadığı ileri sürüldü.</p>

<p>“Delil karartma” iddiaları özellikle son dönemde yeniden gündeme gelirken, bazı kamera kayıtlarının eksik olduğu, ifadelerin yeterince derinleştirilmediği ve kritik detayların göz ardı edildiği öne sürüldü. Bu iddialar üzerine savcılık tarafından yeni bir inceleme başlatıldığı öğrenildi.</p>

<p><img alt="Valisonel" class="detail-photo img-fluid" height="431" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/valisonel.jpg" width="706" /></p>

<h3>GÖZALTILAR: SORUŞTURMA GENİŞLİYOR MU?</h3>

<p>Soruşturma kapsamında yalnızca Tuncay Sonel değil, dosyada adı geçen bazı kamu görevlileri ve ilgili kişiler hakkında da işlem yapıldığı iddia ediliyor. Ancak resmi makamlar tarafından gözaltı sayısı ve kapsamına ilişkin detaylı bir açıklama henüz yapılmış değil.</p>

<p>Elazığ’da gerçekleştirilen operasyonun, dosyanın yeniden ele alındığının bir göstergesi olduğu değerlendiriliyor. Gözaltı kararlarının, mevcut delillerin yeniden incelenmesi ve yeni bulgular ışığında verildiği ifade ediliyor.</p>

<h3>AİLENİN TALEBİ: “DOSYA AYDINLATILSIN”</h3>

<p>Gülistan Doku’nun ailesi, yıllardır adalet arayışını sürdürüyor. Aile, dosyanın etkin şekilde soruşturulmadığını savunarak sorumluların ortaya çıkarılmasını talep ediyor. Son gelişmelerin ardından aileye yakın kaynaklar, sürecin şeffaf şekilde yürütülmesi gerektiğini ve tüm iddiaların titizlikle incelenmesini istediklerini dile getirdi.</p>

<p><img alt="Guldoku" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/guldoku.jpg" width="1280" />KAMUOYUNDA YANKI: YENİ BİR DÖNEM Mİ?</p>

<p>Yaşanan son gelişme, Gülistan Doku dosyasında yeni bir dönemin başlayabileceği şeklinde yorumlanıyor. Uzmanlar, “delil karartma” iddialarının ciddi suçlamalar içerdiğini ve soruşturmanın derinleşmesi halinde dosyanın seyrinin tamamen değişebileceğini belirtiyor.</p>

<p>Yetkililerden yapılacak resmi açıklamalar ve soruşturmanın ilerleyen aşamaları, kamuoyunun yakından takip ettiği bu dosyada belirleyici olacak. Dosyanın akıbeti, hem adalet arayışındaki aile hem de toplum açısından büyük önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uşaklı vatandaşlar da dosyanın akıbetini ve adaletin bir an önce tecelli etmesini istiyorlar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/valiyi-gozaltina-aldilar-gulistan-doku-dosyasinda-onemli-gelisme</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/gulistan-doku-999.jpg" type="image/jpeg" length="16746"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Acının Gölgesinde Okunan Hutbe: Yetersiz, mesafeli, sığ ve etkisiz!]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/acinin-golgesinde-okunan-hutbe-yetersiz-mesafeli-sig-ve-etkisiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/acinin-golgesinde-okunan-hutbe-yetersiz-mesafeli-sig-ve-etkisiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cuma namazı çıkışında konuşan cami cemaatinden bazıları kendi aralarında hutbenin olayları anlatmaya yetmeyecek kadar kısa olduğunu bundan daha önemsiz konular için daha uzun hutbeler dinlediklerini belirttiler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Acının Gölgesinde Okunan Hutbe: Yetersiz, mesafeli, sığ ve etkisiz!</strong></p>

<p>Türkiye’nin yüreğini dağlayan okul saldırıları ve cinayetlerinin ardından gözler, toplumun en güçlü manevi kürsülerinden biri olan Diyanet İşleri Başkanlığı’na çevrildi. Ancak okunan son cuma hutbesi, yaşanan travmanın büyüklüğüyle kıyaslandığında birçok kesimde “yetersiz”, “mesafeli” ve “etkisiz” bulunarak eleştiri konusu oldu.</p>

<p>Tüm Türkiye genelinde okutulan hutbe metni, “birbirimize kenetlenelim” çağrısıyla başlasa da, toplumun beklediği yüzleşme ve derinlikten uzak bir çerçevede kaldı. Oysa yaşananlar sıradan bir “üzüntü” değil; eğitim yuvalarına yönelen, çocukları ve öğretmenleri hedef alan bir şiddet dalgasıydı. Böyle bir tabloda, sadece teselli cümleleriyle yetinmek, kamuoyunda “söz var ama sarsıntı yok” eleştirilerini beraberinde getirdi.</p>

<p>Metinde yer alan “dijital bağımlılıklar”, “zararlı alışkanlıklar” ve “olumsuz iletişim dili” vurguları ise dikkat çekici olmakla birlikte, yaşanan olayların doğrudan sebepleriyle bağ kurmakta yetersiz kaldı. Toplumun önemli bir kesimi, bu tür genellemelerin, meselenin özünü perdelediğini düşünüyor. Zira ortada yalnızca bireysel zaaflarla açıklanamayacak kadar derin bir sosyal kırılma söz konusu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Eleştirilerin odak noktası ise hutbenin “fail”, “sorumluluk” ve “önleyici mekanizmalar” konusunda neredeyse hiçbir somut vurgu içermemesi.</strong> Eğitim kurumlarında artan şiddetin nedenlerine dair açık bir analiz yapılmaması, dini ve ahlaki sorumlulukların daha güçlü bir dille hatırlatılmaması, hutbenin etkisini sınırlayan başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.</p>

<p><strong>Oysa cami kürsüleri, sadece teselli dağıtan değil, aynı anda binlerce camide milyonlarca insanın pür dikkat kesildiği bir anda topluma çok daha etkili mesajların verilebileceği manevi mekanlardır. Hz. Muhammed’in hayatına bakıldığında, haksızlık ve zulüm karşısında açık ve net bir duruşun esas olduğu görülür. </strong>Böylesi zamanlarda daha güçlü, daha doğrudan ve daha sarsıcı bir dil beklemek, toplumun en doğal hakkı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Hutbenin sonunda yapılan “kendinizi ve ailenizi koruyun” çağrısı ise sorumluluğu büyük ölçüde bireylere yükleyen bir çerçeve çiziyor. Ancak kamuoyuna göre, bu tür trajediler sadece ailelerin değil; eğitim sisteminden güvenlik politikalarına, sosyal medyadan kültürel iklime kadar geniş bir alanın ortak sorumluluğunu gerektiriyor.</p>

<p>Türkiye’nin içinden geçtiği bu ağır süreçte, toplumun beklentisi yalnızca “kenetlenme” çağrıları değil; aynı zamanda açık bir muhasebe, güçlü bir uyarı ve yol gösterici bir irade. Çünkü böylesi zamanlarda söylenen sözler, sadece kulaklara değil, kalplere de hitap etmek zorunda. Aksi halde, en yüksek kürsülerden yükselen cümleler bile, toplumun derin yaralarına temas edemeden havada asılı kalıyor.</p>

<p>Cuma namazından çıkan cami cemaatinden bazılarının kendi aralarında hutbenin olayları anlatmaya yetmeyecek kadar kısa olduğunu bundan daha önemsiz konular için daha uzun hutbeler okunduğunu belirttiler.</p>

<p>Bir grup vatandaş da okunan hutbeyi yaşanan acı olayları hafifletmeyecek kadar sığ bulduklarını ifade ettiler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/acinin-golgesinde-okunan-hutbe-yetersiz-mesafeli-sig-ve-etkisiz</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 20:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/hutbe-okuma.jpg" type="image/jpeg" length="46639"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman Psikolojik Danışman Melek HÜSEN, "Bekçiyi okul önlerine değil çocuklarımızın içine dikmeliyiz"]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/uzman-psikolojik-danisman-melek-husen-bekciyi-okul-onlerine-degil-cocuklarimizin-icine-dikmeliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/uzman-psikolojik-danisman-melek-husen-bekciyi-okul-onlerine-degil-cocuklarimizin-icine-dikmeliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklarımız öncelikle anne babaların ve tüm insanların emanetidir. Bu bakımdan onlar hem büyük bir hediye hem de bir imtihandır. Her insan kendisine verilen emaneti koruyup kollamak ister. Bunun temelinde ise sevgi yatmaktadır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Bekçiyi okul önlerine değil çocuklarımızın içine dikmeliyiz</strong></h3>

<p><strong>Artan Endişeler ve Çözüm Arayışları</strong></p>

<p>Çocuklarımız ve gençlerimizde giderek artan olumsuz tutum ve davranışların nasıl bir noktaya geldiğini ne yazık ki son zamanlarda daha net görür olduk. Bu durum hem anne babaların hem de öğretmenlerin endişelerini oldukça artırmıştır. Bu endişeler beraberinde “Acaba çocuklarımıza veya öğrencilerimize nasıl yaklaşmalıyız, onları geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için olumsuzluklardan nasıl uzak tutmalı, korumalı ve eğitmeliyiz?” şeklinde soru işaretlerini de getirmektedir.</p>

<p>Haliyle çoğalan bu tarz sorulara çeşitli cevaplar da gündemde yerini almaya başladı. Gündemdeki önerilerden biri de okulların önüne polis ve bekçi dikmek şeklindeydi. Peki bu tarz önlemler çocuklarımızı ve gençlerimizi gerçekten tüm tehlikelerden korumak ve onların iyi birer insan olmaları adına yeterli olabilir mi? Hem uzman bakış açısıyla hem de yapılan araştırmalar ışığında bu tarz önlemlerin yeterli olmayacağı görüşündeyim.</p>

<h3><strong>Sevgi Temelli Eğitim ve Emanet Bilinci</strong></h3>

<p>Çocuklarımız öncelikle anne babaların ve tüm insanların emanetidir. Bu bakımdan onlar hem büyük bir hediye hem de bir imtihandır. Her insan kendisine verilen emaneti koruyup kollamak ister. Bunun temelinde ise sevgi yatmaktadır.</p>

<p>Temeli sevgiyle kurulan bir yuvada yetişen çocuklar ve gençler olumlu değerlere daha çok yönelecek ve bu değerleri ilke edinecektir. Çocuklarınızı ve öğrencilerinizi çok sevin. Ancak bu sevginin, onların tüm taleplerini sınırsızca yerine getirmek anlamına gelmesine izin vermeyin. Aksi halde bu durum yozlaşmaya sebep olabilir.</p>

<h3><strong>İnsanın Fıtratı: Nefs ve Ruh Dengesi</strong></h3>

<p>Yozlaşma, insanın fıtratında var olan bir eğilimdir. Bu fıtratı anlamak için insanı sadece psikolojik açıdan değil, manevi açıdan da ele almak gerekir. Tasavvufi bakış açısına göre insan; fiziksel beden, nefs ve ruhtan oluşur.</p>

<p>Nefsin manevi kalbinde doğuştan itibaren karanlık ve 19 grup afet (kin, nefret, yalan, zulüm, zan, cehalet, öfke, kıskançlık, küfür, cimrilik, isyan, sabırsızlık, kibir ve gurur, hırs ve şehvet, nankörlük, dedikodu, iptilalar, vefasızlık, mürailik, fitne ve fesat) bulunur. Buna karşılık ruhun manevi kalbinde ise aydınlık ve 19 grup haslet (sevgi, iman, doğruluk, adalet, edep, ilim, cömertlik, sekinet, itaat, sabır, tevazu, kanaat, şükür, ketumiyet, hakikat, faziletler, vefa, ihlas ve tevhit) yer alır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Sınır Koymak ve Doğru Yönlendirme</strong></h3>

<p>Çocuklarımızın ve gençlerimizin nefsani talepler doğrultusunda istediği gibi davranmasına müsaade etmemek; anne babaların, öğretmenlerin ve toplumun ortak sorumluluğudur.</p>

<p>Çocukların her istediğini almak onların gelişimine değil, yozlaşmasına katkı sağlar. Eğer bir şey verilecekse, bunun bir sebebe bağlı olması gerekir. Bu yaklaşım çocuğu doğru istikamete yönlendirir ve gelişimine katkı sağlar.</p>

<p>Aynı zamanda çocukların kendilerini ifade etmelerine fırsat tanımak da önemlidir. Onları dinlemeden karar vermek doğru değildir. Ancak kararlılık gösterilmesi gereken durumlarda, çocukların inadından daha güçlü bir duruş sergilenmelidir. Şiddet ve hakaret ise kesinlikle kaçınılması gereken yöntemlerdir.</p>

<h3><strong>Özgürlük, Sorumluluk ve Dijital Denetim</strong></h3>

<p>Herkesin özgürlüğü, başkalarının özgürlüğüne zarar verdiği noktada sona erer. Bu bilinç çocuklara mutlaka kazandırılmalıdır. Başkalarına verilen rahatsızlıkların bir karşılığı olduğu anlatılmalıdır.</p>

<p>Günümüzde dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri de çocukların dijital dünyadaki yaşamlarıdır. İzledikleri içerikler, oynadıkları oyunlar ve iletişim kurdukları kişiler mutlaka denetim altında tutulmalıdır. Bu denetim baskı yoluyla değil, bilinç kazandırarak yapılmalıdır.</p>

<h3><strong>İçsel Bekçi: Ahlak ve Erdem</strong></h3>

<p>Çocuk ve gençlerimiz geleceğin büyükleridir. Onları geleceğe hazırlamanın yolu, dışarıdan bir bekçi koymaktan değil, içlerine bir bekçi yerleştirmekten geçer. Bu bekçi; ahlak, erdem ve fazilettir.</p>

<p>Bu değerler zorla değil, sevgiyle kazandırılabilir. Çocukların hem kendilerini hem çevrelerini sevebilmeleri için doğru yönlendirilmesi gerekir. Manevi gelişim de bu sürecin önemli bir parçasıdır.</p>

<h3><strong>Sevgiyle İnşa Edilen Gelecek</strong></h3>

<p>İnsanın iç dünyasında sevgi ve aydınlık arttıkça, davranışları da olumlu yönde değişir. Bu değişim hem bireysel hem toplumsal ilişkileri etkiler. Her bireyin bu yönde gelişim göstermesi, daha yaşanabilir bir dünyanın kapılarını aralar.</p>

<h3><strong>Zorlu Ama Değerli Bir Yol</strong></h3>

<p>Çocuklarımızı ve gençlerimizi sevgiyle ve akılcı bir yöntem olan ikna yöntemiyle doğru tutum ve davranışlara yönlendirmek çok dik bir yokuşa benzer. Bu dik yokuşu kalıcı bir şekilde ve kolaylıkla aşarak çocukların ve gençlerin doğru düşünme alışkanlıklarını artırmak için uzman desteği almanız oldukça önemlidir.</p>

<p>Yalnız değilsiniz. Çocuklarımız ve gençlerimizden hepimiz sorumluyuz. Birlik ve beraberlik içerisinde bu dik yokuşu sevgiyle aşarak aydınlık bir geleceğe emin adımlarla yürümek dileğiyle..</p>

<p><strong>Uzman Psikolojik Danışman</strong><br />
<strong>Aile Danışmanı</strong><br />
<strong>Melek HÜSEN</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/uzman-psikolojik-danisman-melek-husen-bekciyi-okul-onlerine-degil-cocuklarimizin-icine-dikmeliyiz</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 18:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/melek-husun.jpg" type="image/jpeg" length="88446"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okul saldırılarının ardından İçişleri Bakanının başkanlık edeceği kritik toplantı yarın]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/okul-saldirilarinin-ardindan-icisleri-bakaninin-baskanlik-edecegi-kritik-toplanti-yarin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/okul-saldirilarinin-ardindan-icisleri-bakaninin-baskanlik-edecegi-kritik-toplanti-yarin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Çiftçi, toplantının ardından saldırıda hayatını kaybedenler için düzenlenecek cenaze törenlerine katılmak üzere Kahramanmaraş'a geçecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanlığı'ndan Okul Güvenliği Açıklaması</strong></p>

<p>İçişleri Bakanlığı, Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'nda yaşanan silahlı saldırının ardından okul güvenliğine ilişkin kapsamlı adımlar atıldığını duyurdu.</p>

<p><strong>Yarın Kritik Toplantı</strong></p>

<p>Bakanlık bünyesindeki Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi'nde (GAMER) yarın saat 09.00'da üst düzey bir değerlendirme toplantısı düzenlenecek. İçişleri Bakanı Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Tekin'in bir araya geleceği toplantıya valiler, il emniyet müdürleri, il jandarma komutanları ve il milli eğitim müdürleri video konferans yoluyla katılacak. Toplantıda okullar ile okul çevrelerinde alınacak güvenlik önlemleri tüm boyutlarıyla ele alınacak.</p>

<p><strong>Devlet Tüm Kurumlarıyla Sahada</strong></p>

<p>Bakanlık açıklamasında olayın ilk anından itibaren devletin tüm kurumlarıyla müdahil olduğu vurgulandı. Bu çerçevede:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>İçişleri Bakanlığı</strong> mülkiye ve polis başmüfettişlerini görevlendirdi.</li>
 <li><strong>Adalet Bakanlığı</strong> koordinasyonunda adli süreç titizlikle yürütülüyor.</li>
 <li><strong>Milli Eğitim Bakanlığı</strong> 4 başmüfettişle idari inceleme başlattı.</li>
 <li><strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı</strong> saldırıdan etkilenen bireyler ve ailelerin rehabilitasyon sürecini üstlendi.</li>
</ul>

<p><strong>Güvenlik Tedbirleri Artırıldı</strong></p>

<p>Açıklamada okullardaki güvenlik önlemlerinin güçlendirildiği belirtildi. Sosyal medyada siber devriye çalışmalarının da kesintisiz sürdürüldüğü ifade edildi. Saldırı üzerinden provokasyon yapmaya, dezenformasyon yaymaya ya da suçu övmeye çalışanlar hakkında Siber Suçlar, İstihbarat, Güvenlik ve Asayiş Daire Başkanlıkları tarafından gerekli işlemlerin kararlılıkla yürütüldüğü bildirildi.</p>

<p><strong>Cenaze Töreni İçin Kahramanmaraş'a Hareket</strong></p>

<p>Bakan Çiftçi, toplantının ardından saldırıda hayatını kaybedenler için düzenlenecek cenaze törenlerine katılmak üzere Kahramanmaraş'a geçecek. Bakanlık açıklaması, hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına ve tüm eğitim camiasına başsağlığı, yaralılara ise acil şifa dileğiyle son buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/okul-saldirilarinin-ardindan-icisleri-bakaninin-baskanlik-edecegi-kritik-toplanti-yarin</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 01:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ugurmedya.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" type="image/jpeg" length="23774"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
