<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Uğur Medya - Bölgeden Haberler - Uşak Haberleri</title>
    <link>https://www.ugurmedya.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafsız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ugurmedya.com.tr/rss/turkiye-gundemi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 05 May 2026 17:25:03 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/rss/turkiye-gundemi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Mehir Vakfı: Aile yapısının korunması için önemli bir adım atıldı]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/mehir-vakfi-aile-yapisinin-korunmasi-icin-onemli-bir-adim-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/mehir-vakfi-aile-yapisinin-korunmasi-icin-onemli-bir-adim-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mehir Aile Platformu Yönetim Kurulu Başkanı Hilal Münteha Pekkendir, Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan “Aile ve Nüfus On Yılı (2026-2035)” genelgesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Pekkendir, söz konusu genelgenin aile yapısının korunması ve güçlendirilmesi açısından önemli ve stratejik bir adım olduğunu ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mehir Aile Platformu: Sosyal ve geleneksel medyada aileyi koruyucu çalışmalar artırılmalı!<br />
Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan ve 2026 ile 2035 dönemini kapsayan “Aile ve Nüfus On Yılı” genelgesi hakkında bir değerlendirme yapan Mehir Aile Platformu Yönetim Kurulu Başkanı Hilal Münteha Pekkendir, gençlerin evliliğe erişimini kolaylaştıracak destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve medya ile dijital alanlarda aileyi koruyucu çalışmaların artırılması gerektiğini belirtti.<br />
Mehir Aile Platformu Yönetim Kurulu Başkanı Hilal Münteha Pekkendir, Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan “Aile ve Nüfus On Yılı (2026-2035)” genelgesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Pekkendir, söz konusu genelgenin aile yapısının korunması ve güçlendirilmesi açısından önemli ve stratejik bir adım olduğunu ifade etti. Başkan Hilal Münteha Pekkendir, genelgenin aile yapısının korunması, doğurganlık oranlarının desteklenmesi, gençlerin evliliğe teşvik edilmesi ve annelik ile babalık rollerinin güçlendirilmesini kapsayan önemli başlıklar içerdiğini belirtti. Pekkendir, zararlı akım ve alışkanlıklara karşı aileyi koruyucu politikaların geliştirilmesinin de toplumsal gelecek açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.</p>

<p>GENÇLERİN EVLİLİĞE HAZIRLANMASI VE AİLE İÇİ DEĞERLERİN GÜÇLENDİRİLMESİ HEDEFLENİYOR</p>

<p>Pekkendir, aile kurumunun sağlam temeller üzerine kurulmasını destekleyen, aile içi huzur ve sorumluluk bilincini artırmayı hedefleyen çalışmalar yürüttüklerini ifade ederek, gençlerin evliliğe hazırlanmasına katkı sunmaya devam edeceklerini söyledi. Toplumsal değerlerin korunması ve yaşatılmasının öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı. Başkan Pekkendir, aile dostu sosyal politikaların yaygınlaştırılması, gençlerin evliliğe erişimini kolaylaştıracak destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve medya ile dijital alanlarda aileyi koruyucu çalışmaların artırılması gerektiğini belirtti. Ayrıca genelgenin sahada etkili şekilde uygulanabilmesi için kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNE AİLEYİ GÜÇLENDİRME SEFERBERLİĞİNE DESTEK ÇAĞRISI<br />
Pekkendir, çok çocuklu aile yapısının desteklenmesi ve aile merkezli eğitim ile rehberlik çalışmalarının yaygınlaştırılmasının güçlü bir toplum inşasında belirleyici olacağını ifade ederek, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışmaya hazır olduklarını kaydetti. Tüm toplumu aileyi güçlendirme seferberliğine katkı sunmaya davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/mehir-vakfi-aile-yapisinin-korunmasi-icin-onemli-bir-adim-atildi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/05/0a0f632a-8a7a-4086-a377-e90669ef5ad1.jpeg" type="image/jpeg" length="62948"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEMA İl Temsilcisi Barış Metin “Muhtarlarımız doğayı ve yaşam alanlarını korumada öncü olmalıdır"]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/tema-il-temsilcisi-baris-metin-muhtarlarimiz-dogayi-ve-yasam-alanlarini-korumada-oncu-olmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/tema-il-temsilcisi-baris-metin-muhtarlarimiz-dogayi-ve-yasam-alanlarini-korumada-oncu-olmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Metin, TEMA Uşak İl Temsilcisi olarak muhtarlara bilgilendirme süreçlerinde destek vermeye, çevre konusunda farkındalık çalışmalarına katkı sunmaya ve yerelde birlikte hareket etmeye hazır olduklarını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Prof. Dr. Barış Metin’den dikkat çeken çağrı: “Doğayı ve yaşam alanlarını korumada öncü olun”</strong></p>

<p><strong>Uğur Medya internet haber sitesine </strong>özel bir değerlendirme yapan TEMA Vakfı Uşak İl Temsilcisi Prof. Dr. Barış Metin, yerel yönetimlerin en önemli aktörlerinden biri olan muhtarların, sadece idari değil aynı zamanda toplumsal sorumluluk taşıyan bir kimliğe sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Metin, özellikle vahşi madencilik faaliyetleri, çevre projeleri ve kırsal yaşamı etkileyen girişimler devam ederken, tarım alanlarının, meraların ve ormanların yok olma tehlikesi karşısında muhtarların aktif rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>“Muhtarlar köyün ve mahallenin nabzını tutuyor”</strong></h3>

<p>Açıklamasında Türkiye’de görev yapan 50 bini aşkın muhtarın varlığına dikkat çeken Prof. Dr. Metin, 32 binden fazla mahalle ve 18 bini aşkın köy muhtarının yerelde halk ile devlet arasında köprü görevi gördüğünü belirtti.</p>

<p>Muhtarların, bulundukları yerin sosyal yapısını, ekonomik dinamiklerini ve çevresel hassasiyetlerini en iyi bilen kişiler olduğunu dile getiren Metin, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p>“Mahallelerin ve köylerin nabzını en iyi tutan muhtarlarımızdır. Vatandaş ile devlet arasında doğrudan iletişimi sağlayan bu yapı, yerelde sözün ve iradenin gerçek gücüdür.”</p>
</blockquote>

<p>Metin ayrıca kadın muhtarların sayısının artmasının, yerel yönetimlerde katılımcılığı ve toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğine de dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Madencilik ve çevre uyarısı: “Yaşam alanları tehdit altında”</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Barış Metin, özellikle altın madenciliği ve IV. sınıf madencilik faaliyetlerinin Türkiye’nin birçok bölgesinde ciddi çevresel riskler oluşturduğunu ifade etti. Bu faaliyetlerin; su kaynakları, tarım arazileri, ormanlar ve kırsal yaşam üzerinde yıkıcı etkiler yarattığını belirten Metin, geçmiş deneyimlere dikkat çekerek Uşak örneğini gündeme getirdi.</p>

<p>Madencilik faaliyetlerinin vaat ettiği ekonomik refahın çoğu zaman gerçekleşmediğini savunan Metin, “Bu süreçlerin sonuçlarını görmek isteyenlerin, uzun yıllardır altın madeni ile yaşayan Uşak’a bakmaları yeterlidir” dedi.</p>

<h3><strong>“Muhtarlık sadece idari görev değil, toplumsal sorumluluktur”</strong></h3>

<p>Muhtarlığın yalnızca resmi işlemleri yürütmekten ibaret olmadığını vurgulayan Metin, bu görevin aynı zamanda halkı bilgilendirme, hak arama ve gerektiğinde itiraz mekanizmalarını harekete geçirme sorumluluğu taşıdığını söyledi.</p>

<p>Muhtarların;</p>

<ul>
 <li>
 <p>köy ve mahalle halkını bilinçlendirmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>yapılacak projeler hakkında erken aşamada bilgi sahibi olması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>yanlış uygulamalara karşı hukuki süreçleri başlatabilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Metin, şu çağrıda bulundu:</p>
 </li>
</ul>

<blockquote>
<p>“Yerelde alınacak kararların etkilerini en yakından görenler sizlersiniz. Bu nedenle tavrınız, duruşunuz ve zamanında müdahaleniz büyük önem taşır.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“İtiraz edemiyorsa halkı örgütlemeli”</strong></h3>

<p>Metin, muhtarların idare ile sürekli temas halinde olduğunu, toplantılara katıldığını ve projeler hakkında önceden bilgilendirildiğini belirterek, bu durumun önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Muhtarların yalnızca bireysel değil, toplumsal hareket kabiliyetini de kullanması gerektiğini belirten Metin, dikkat çeken şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Muhtarlarımız çeşitli nedenlerle konuşmaktan çekiniyorsa, olan bitene itiraz edemiyorsa; köylüsünü, mahallelisini örgütlemeli, sosyal medyayı aktif kullanmalı, halkın talebini ve sesini görünür kılmalıdır.”</p>
</blockquote>

<h3><img alt="Muhtar Karakus" class="detail-photo img-fluid" height="626" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/05/muhtar-karakus.jpg" width="1162" /></h3>

<h3><strong>Başarı örnekleri: Halkın gücü sahada sonuç veriyor</strong></h3>

<p>Metin’in değerlendirmelerinde, sahadan gelen somut örneklerin muhtarların rolünü daha da görünür kıldığına dikkat çekildi. <strong>Uşak Bağbaşı Köyü’</strong>nde planlanan GES projesine karşı köy halkıyla birlikte hareket eden <strong>Muhtar Ahmet Karakuş</strong>’un yürüttüğü süreç ile <strong>Muğla’da İkizköy Muhtarı Nejla Işık</strong> öncülüğünde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı verilen mücadele, yerel direncin ve örgütlü halk iradesinin güçlü örnekleri arasında gösterildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu süreçlerde muhtarların sadece idari temsilci olarak değil, halkın sesi olarak öne çıktığı; köylülerin hak arama mücadelesinde örgütleyici rol üstlendiği vurgulandı. Yapılan itirazlar, kamuoyu oluşturma çabaları ve sahadaki dayanışma, yerel yönetim gücünün doğru kullanıldığında nasıl etkili sonuçlar doğurabileceğini ortaya koydu.</p>

<p><img alt="Muhtar Nejla Işık" class="detail-photo img-fluid" height="582" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/05/muhtar-nejla-isik.jpg" width="1032" /></p>

<h3><strong>Sivil inisiyatif ve uzun vadeli bakış vurgusu</strong></h3>

<p>Açıklamada, kısa vadeli kazanımlar yerine uzun vadeli toplumsal faydanın gözetilmesi gerektiği vurgulandı. Madencilikten santral projelerine, betonlaşmadan ağaç kesimine kadar birçok konuda muhtarların sivil inisiyatifin öncüsü olması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Metin, muhtarların;</p>

<ul>
 <li>
 <p>yanlış yer seçilen organize sanayi bölgelerine,</p>
 </li>
 <li>
 <p>çevreyi tahrip eden projelere,</p>
 </li>
 <li>
 <p>doğal yaşamı tehdit eden uygulamalara karşı durması gerektiğini söyledi.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>“Muhtar halkın yarısını ikna edebilecek güçtedir”</strong></h3>

<p>Muhtarların toplum üzerindeki etkisine de değinen Metin, bu görevin güçlü bir temsil yetkisi barındırdığını belirtti. Muhtarların, bulundukları bölgede halkın önemli bir kesimini etkileyebilecek ve yönlendirebilecek konumda olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bu gücün doğru kullanılması halinde muhtarların büyük değişimlere öncülük edebileceğini belirten Metin, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Muhtar bu görevi hakkıyla yaparsa efsane olur. Halkını savunan, doğayı koruyan bir muhtar sadece yeniden seçilmekle kalmaz, halk kahramanına dönüşebilir.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Toprağın sesi önce muhtara ulaşır”</strong></h3>

<p>Açıklamasının devamında çevresel tahribatın ilk etkilerinin muhtarlar tarafından fark edildiğini belirten Metin, doğadaki değişimlerin en önce yerelde hissedildiğini söyledi.</p>

<blockquote>
<p>“Bir suyun kirlenişi, bir ağacın kesilişi, bir tarlanın yok oluşu önce muhtarın kapısına dayanır. Bu yüzden atılacak her adım büyük anlam taşır.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Uşak muhtarlarına özel çağrı</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Barış Metin, açıklamasının sonunda Uşak’taki muhtarlara özel bir çağrıda bulunarak, deneyimlerin paylaşılması ve ortak hareket edilmesi gerektiğini ifade etti. Metin, <strong>TEMA Vakfı Uşak İl Temsilcisi olarak</strong> da muhtarlara bilgilendirme süreçlerinde destek vermeye, çevre konusunda farkındalık çalışmalarına katkı sunmaya ve yerelde birlikte hareket etmeye hazır olduklarını vurguladı.</p>

<p>Muhtarların dayanışma içinde hareket etmesinin önemine değinen Metin, yaşam alanlarını koruma mücadelesinde birlik mesajı verdi:</p>

<blockquote>
<p>“Tüm muhtarlarımızı ortak sorumlulukta birlikte hareket etmeye, deneyimi büyütmeye ve yaşamı koruma mücadelesinde omuz omuza durmaya davet ediyoruz. Sizlerin desteği ile yaşam kazanacaktır.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/tema-il-temsilcisi-baris-metin-muhtarlarimiz-dogayi-ve-yasam-alanlarini-korumada-oncu-olmalidir</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/05/barismetin.jpg" type="image/jpeg" length="46264"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Birlikte Güçlüyüz: Emek İçin, Hak İçin, 1 Mayıs’ta Tek Ses Tek Yürek!”]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/birlikte-gucluyuz-emek-icin-hak-icin-1-mayista-tek-ses-tek-yurek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/birlikte-gucluyuz-emek-icin-hak-icin-1-mayista-tek-ses-tek-yurek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hak aramak yerine denge gözeten, mücadele etmek yerine konfor alanını koruyan bir anlayış, emeğin gerçek temsilcisi olamaz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü: Emeğin sesi yalnız bırakıldığında değil, birlikte yükseldiğinde anlam bulur</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün 1 Mayıs. Adı Emek ve Dayanışma Günü. Ancak ne kadar “dayanışma” var, ne kadar “emek” gerçekten korunuyor; işte asıl tartışılması gereken konu bu. Her yıl olduğu gibi yine güzel sözler söylenecek, mesajlar paylaşılacak. Fakat mesele bir gün hatırlamak değil; yılın geri kalanında ne yaptığımız.</p>

<p>Çünkü hayatın her alanı emeğin üzerine kurulu. Sabah uyandığımız andan itibaren kullandığımız her şeyde bir işçinin izi var. Madenlerde yerin altında çalışanlar, yüksek gerilim hatlarında ölümle burun buruna gelenler, köprülerde, yollarda, altyapı sistemlerinde gece gündüz görev yapanlar… Kışın ayazında kar temizleyen, yazın asfaltın sıcağında çalışan emekçiler… Kadınıyla erkeğiyle bu ülkenin yükünü omuzlayan milyonlar var.</p>

<p>Ama soralım açıkça: Bu insanlar gerçekten hak ettikleri değeri görüyor mu?</p>

<p>Ekonomik tablo ortada. Pazara çıkan bir işçi, elindeki listeyi yarıdan fazlasını sile sile tamamlamaya çalışıyorsa, burada ciddi bir adaletsizlik vardır. İnsanlar sadece çalışmak değil, insanca yaşamak istiyor. Ama bugün birçok emekçi için “geçinmek” bile başlı başına bir mücadeleye dönüşmüş durumda.</p>

<p>Ve tam da bu noktada, yıllardır emekçinin hakkını savunmakla yükümlü olan yapılar, yani sendikalar ciddi bir sınav veriyor. Açık konuşmak gerekiyor: <strong>Sendikaların önemli bir bölümü, olması gereken yerde değil. İşçinin yanında durması gerekenler, çoğu zaman sessiz kalıyor. Hak aramak yerine denge gözeten, mücadele etmek yerine konfor alanını koruyan bir anlayış, emeğin gerçek temsilcisi olamaz.</strong></p>

<p>Daha da ötesi; sendikacılığın bazı alanlarda bir “kariyer basamağına” dönüşmesi, bu yapıları asli görevinden uzaklaştırıyor. Siyasete geçiş kapısı olarak görülen, koltuk hesaplarının gölgesinde kalan bir sendikal anlayış, emekçinin derdine çare üretemez. İşçi, alın terinin karşılığını alamazken; onu temsil ettiğini söyleyenlerin sessizliği, en az haksızlık kadar ağır bir yük oluşturur.</p>

<p>Bu yüzden artık başka bir şeye ihtiyaç var: Gerçek dayanışmaya.</p>

<p>Sadece kurumsal yapılara bırakılmayan, halkın doğrudan içinde olduğu bir dayanışma kültürüne… Komşunun komşuya sahip çıktığı, vatandaşın emeğe saygıyı sadece sözde değil, davranışta da gösterdiği bir anlayışa… Çünkü emek meselesi sadece işçinin değil, toplumun tamamının meselesidir.</p>

<p>Bugün bir işçi geçinemiyorsa, bu sadece onun sorunu değildir. Bu, o ülkedeki adaletin, paylaşımın ve vicdanın da sorgulanması demektir. Bu yüzden 1 Mayıs; sadece meydanlarda kutlanan bir gün değil, toplumun kendi kendine ayna tuttuğu bir gündür.</p>

<p>Eğer gerçekten bir değişim isteniyorsa, bu değişim yukarıdan değil, aşağıdan; yani halkın içinden gelmelidir. Emekçiye sahip çıkan bir toplum, sadece 1 Mayıs’ta değil, yılın her günü bunu hissettirmelidir. Alın terine saygı, en büyük ortak değer haline gelmelidir.</p>

<p>Bugün belki birçok kişi “Bayram kutlu olsun” demekte zorlanıyor. Çünkü bayram, ancak hak yerini bulduğunda anlam kazanır. Ama umudu büyütmek de yine bizim elimizde.</p>

<p>Bu duygu ve düşüncelerle; emeğiyle ayakta duran, üretimiyle hayatı mümkün kılan tüm işçilerimizin <strong>1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü</strong> kutluyor; daha güçlü bir toplumsal dayanışma, daha adil bir paylaşım ve daha onurlu bir yaşam için herkesin sorumluluk alması gerektiğini hatırlatıyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/birlikte-gucluyuz-emek-icin-hak-icin-1-mayista-tek-ses-tek-yurek</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 01:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/05/chatgpt-image-1-may-2026-01-59-36.png" type="image/jpeg" length="78814"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnsanı yaşat ki devlet yaşasın!]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/insani-yasat-ki-devlet-yasasin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/insani-yasat-ki-devlet-yasasin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kaymakam Eligül’ün, CHP Milletvekili Umut Akdoğan'a yönelik kullandığı “kes lan” ifadesi, devlet temsilinde nezaket ve ölçülülük beklentisini gündeme taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’nın Ayaş ilçesinde yaşanan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran olay, mülki idare geleneği ve kamu görevlilerinin vatandaşla kurduğu dil üzerine yeniden bir tartışma başlattı. Ayaş Kaymakamı Muharrem Eligül’ün sosyal medyadaki bir paylaşımına karşı CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan'a yönelik kullandığı “kes lan” ifadesi, devlet temsilinde nezaket ve ölçülülük beklentisini gündeme taşıdı. Türkiye’de köklü bir geçmişe sahip olan mülki amirlik anlayışının temelinde; vakar, saygı ve vatandaş odaklı hizmet yer alırken, bu tür olaylar bu hassas dengenin önemini bir kez daha hatırlattı.</p>

<p>Tarihsel olarak da devlet geleneğimizde insan odaklı yaklaşımın altı sıkça çizilmiştir. Osmanlı’nın kuruluş felsefesine yön veren Şeyh Edebali’nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözü, bugün de kamu yönetimi açısından yol gösterici bir ilke olmayı sürdürüyor. Bu anlayış, kamu görevlilerinin sadece idari değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluk taşıdığını da ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Yaşanan gelişmenin ardından İçişleri Bakanlığı tarafından hızlı bir idari değerlendirme yapılarak Muharrem Eligül’ün görev yerinin değiştirilmesi, kamu disiplininin işletildiğini gösteren bir adım olarak değerlendirildi. Eligül’ün Edirne’ye atanması, sürecin bir yaptırım ve aynı zamanda bir idari denge mekanizması içerisinde ele alındığını ortaya koyuyor.</strong></p>

<p>Uzmanlara göre bu tür olaylar, kamu yönetiminde iletişim dilinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle yerel yöneticilerin vatandaşla birebir temas halinde olduğu düşünüldüğünde, kullanılan her ifadenin devletin itibarıyla doğrudan ilişkili olduğu vurgulanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaşanan bu gelişme, bir yandan kamu görevlilerinin sorumluluk sınırlarını hatırlatırken, diğer yandan kurumların hızlı refleks göstererek süreci yönetebilme kapasitesini de ortaya koydu. Bundan sonraki süreçte benzer durumların yaşanmaması adına hizmet içi eğitimler, iletişim dili ve kriz yönetimi konularında daha güçlü bir farkındalık oluşturulması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/insani-yasat-ki-devlet-yasasin</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/muharrem-eligul-ayas.jpg" type="image/jpeg" length="68257"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Uşak Taban Hareketi’nden Genel Merkez’e “İhraç” Çağrısı]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/chp-usak-taban-hareketinden-genel-merkeze-ihrac-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/chp-usak-taban-hareketinden-genel-merkeze-ihrac-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Uşak Taban Hareketi, Özkan Yalım hakkındaki iddiaların partiye zarar verdiğini belirterek Genel Merkez’e ihraç çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak’ta yaşanan gelişmelerin ardından Cumhuriyet Halk Partisi içinde dikkat çeken bir çıkış geldi. “CHP Uşak Taban Hareketi” imzasıyla yayımlanan bildiride, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne açık çağrıda bulunularak eski Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında ihraç talebi dile getirildi.</p>

<p>[related-posts id="7660" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<h3><img align="left" alt="Ihraç Talebi" class="detail-photo img-fluid" height="625" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/ihrac-talebi.jpg" style="margin-left:10px; margin-right:10px" width="500" /><strong>“Partimize zarar veriyor” vurgusu</strong></h3>

<p>Bildiride, Yalım ve yakın çevresi hakkında ortaya atılan yolsuzluk, rüşvet ve benzeri iddialara dikkat çekilerek, sürecin yargıda devam ettiği ifade edildi. Ancak kamuoyuna yansıyan bazı görüntü ve iddiaların partiye ciddi zarar verdiği savunuldu.</p>

<p>Açıklamada, söz konusu görüntülerin kamuoyuna servis edilmesinin kabul edilemez olduğu belirtilirken, yaşanan sürecin yalnızca Uşak’ta değil, ülke genelinde partiye olumsuz yansıdığı ifade edildi.</p>

<h3><strong>“Amaç partiyi yıpratmak” iddiası</strong></h3>

<p>Bildiride ayrıca, yaşanan gelişmelerin Özkan Yalım üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi’ni hedef aldığı ve itibarsızlaştırma amacı taşıdığı öne sürüldü. Parti tabanında bu durumun rahatsızlık yarattığı ve teşkilat içinde tartışmalara neden olduğu vurgulandı.</p>

<h3><strong>Genel Merkez’e açık çağrı</strong></h3>

<p>CHP Uşak Taban Hareketi, açıklamasının sonunda Genel Merkez’e seslenerek, kamuoyundaki beklentiye dikkat çekti ve Özkan Yalım’ın <strong>partiden ihraç edilmesi</strong> yönünde adım atılmasını talep etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Parti içinden gelen bu çıkışın ardından gözler, Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin nasıl bir tutum alacağına çevrildi.</p>

<p>[related-posts id="7566" color="bg-primary"][/related-posts]</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/chp-usak-taban-hareketinden-genel-merkeze-ihrac-cagrisi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 19:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/ihrac-talebi.jpg" type="image/jpeg" length="37127"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SMMMO’ya Çağrı: “Meslek Yemini Nerede Kaldı?”]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/smmoya-cagri-meslek-yemini-nerede-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/smmoya-cagri-meslek-yemini-nerede-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Uşak İl Başkanı  Celalettin Çoban’ın gözaltına alınması, meslek etiği tartışmalarını da beraberinde getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak’ta son günlerde yaşanan gelişmelerin ardından kamuoyunun gözü şimdi <strong>Uşak Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası’na (SMMMO)</strong> çevrildi. Hafta sonu yapılan haberin ardından CHP Uşak İl Başkanı ve aynı zamanda belediye muhasebecisi olduğu belirtilen Celalettin Çoban’ın gözaltına alınması, meslek etiği tartışmalarını da beraberinde getirdi.</p>

<p>[related-posts id="7657" color="bg-danger"][/related-posts]<br />
<br />
<strong>Meslek Etiği ve Sorumluluk Tartışması</strong></p>

<p>Serbest muhasebeci ve mali müşavirlik mesleği, yalnızca kayıt tutmak ve mali işlemleri yürütmekten ibaret değil. Meslek mensuplarının; <strong>dürüstlük, tarafsızlık, gizlilik ve kamu yararını gözetme</strong> ilkelerine bağlı kalacağına dair bir meslek yemini ve etik sorumluluğu bulunuyor.</p>

<p>Ancak ortaya atılan iddialar, bu temel ilkelerin ihlal edilip edilmediği sorusunu gündeme taşıdı. Özellikle kamuoyunda geniş yankı uyandıran olaylarda adı geçen bir muhasebecinin varlığı, “mesleğe ihanet” tartışmalarını da beraberinde getirdi.</p>

<h3><strong>“Muhasebeci Sadece Kayıt mı Tutar?”</strong></h3>

<p>Uzmanlara göre bir mali müşavir;</p>

<ul>
 <li>Şüpheli işlemleri görmezden gelemez,</li>
 <li>Hukuka aykırı işlemlerde taraf olamaz,</li>
 <li>Mesleğini suç unsuru taşıyan faaliyetlerin aracı haline getiremez.</li>
</ul>

<p>Bu noktada kamuoyunda şu soru yüksek sesle soruluyor:<br />
<strong>“Eğer iddialar doğruysa, bu kişi sadece muhasebe mi yaptı, yoksa sürecin bir parçası mı oldu?”</strong></p>

<p>[related-posts id="7660" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<h3><strong>SMMMO’ya Açık Çağrı</strong></h3>

<p>Tüm bu gelişmelerin ardından gözler SMMMO yönetimine çevrilmiş durumda. Odanın;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>İlgili kişi hakkında disiplin süreci başlatıp başlatmayacağı,</li>
 <li>Meslek etik kuralları çerçevesinde inceleme yapıp yapmayacağı,</li>
 <li>Kamuoyunu bilgilendirip bilgilendirmeyeceği</li>
</ul>

<p>merak konusu oldu.</p>

<p>Vatandaşlar ve meslek camiası, <strong>“meslek yemini ve etik ilkelerin gereği neyse onun yapılmasını”</strong> bekliyor.</p>

<p>[related-posts id="7566" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<h3><strong>Toplumsal Güven Meselesi</strong></h3>

<p>Uzmanlar, bu tür iddiaların yalnızca bireysel değil, tüm meslek grubunun itibarını zedelediğine dikkat çekiyor. Mali müşavirlik mesleğinin temelinde güven olduğunu hatırlatan değerlendirmelerde, <strong>“bir kişinin hatası tüm camiaya mal edilmemeli, ancak gerekli denetim ve yaptırım da gecikmemeli”</strong> görüşü öne çıkıyor.</p>

<p>Uşak’ta yaşanan gelişmelerin ardından şimdi en kritik soru şu:<br />
<strong>SMMMO bu süreçte nasıl bir tavır alacak?</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/smmoya-cagri-meslek-yemini-nerede-kaldi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/smmmo.jpg" type="image/jpeg" length="73581"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Belediyede “hukuk” tartışması: Sorumluluk kimin?]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/belediyede-hukuk-tartismasi-sorumluluk-kimin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/belediyede-hukuk-tartismasi-sorumluluk-kimin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak Belediyesi’ne yönelik soruşturma sonrası Hukuk İşleri Müdürlüğü'nün fonksiyonu tartışılıyor. “Önleyici hukuk neden işlemedi?” sorusu gündemde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ortaya çıkan iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, tartışmalar bu kez belediyenin hukuk mekanizmasına yöneldi. Özellikle Hukuk İşleri Müdürlüğü’nün süreçteki rolü ve sorumluluğu yoğun şekilde sorgulanmaya başlandı.</p>

<h3><strong>“Sadece dava takibi mi yapıldı?”</strong></h3>

<p>Belediyelerde hukuk birimlerinin yalnızca açılan davaları takip etmekle sınırlı olmadığı, aynı zamanda idari işlemlerin hukuka uygunluğunu denetlemek ve olası riskleri önceden tespit ederek yönetime uyarıda bulunmakla da görevli olduğu biliniyor.</p>

<p>Bu kapsamda, kamuoyunda “<strong>önleyici hukuk hizmetleri</strong>nin neden devreye girmediği” sorusu öne çıkıyor. Belediyede yaşandığı iddia edilen usulsüzlüklerin, süreç içinde hukuk birimi tarafından fark edilip edilmediği tartışma konusu oldu.</p>

<h3><strong>Gözler Meral Gülmez Saçar’a çevrildi</strong></h3>

<p>Özellikle dönemin Hukuk İşleri Müdürü ve aynı zamanda <strong>belediye başkan yardımcısı </strong>olan Meral Gülmez Saçar’ın süreçteki konumu dikkat çekiyor.</p>

<p>Hem hukuk işlerinden sorumlu bir yönetici hem de belediye başkan yardımcısı sıfatını taşıyan Saçar’ın, iddialara konu işlemler karşısında <strong>nasıl bir tutum aldığı</strong> kamuoyunda merak ediliyor.</p>

<h3><strong>“Fark edilmedi mi, uyarı yapılmadı mı?”</strong></h3>

<p>Kamuoyunda dile getirilen eleştirilerde şu sorular öne çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>Hukuk İşleri Müdürlüğü, iddia edilen işlemlerden haberdar değil miydi?</li>
 <li>Haberdarsa neden gerekli hukuki uyarılar yapılmadı?</li>
 <li>Yapıldıysa, bu uyarılar neden hayata geçirilmedi?</li>
</ul>

<p>Bu sorular, yalnızca bireysel değil kurumsal sorumluluğun da tartışılmasına neden oldu.</p>

<h3><strong>Başkan yardımcılığı sorumluluğu</strong></h3>

<p>Meral Gülmez Saçar’ın aynı zamanda belediye başkan yardımcısı olarak görev yapması, sorumluluk tartışmasını daha da derinleştirdi. Belediye yönetiminde üst düzey konumda bulunan bir ismin, hukuki süreçlere daha etkin müdahil olması gerektiği yönünde görüşler dile getiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Hukuki çerçeve ne diyor?</strong></h3>

<p>Uzmanlara göre belediyelerde hukuk birimleri doğrudan icra yetkisine sahip olmasa da, hukuka aykırılık risklerini tespit etmek ve yazılı görüş sunmakla <strong>yükümlü</strong>. Bu çerçevede, süreç içinde verilen hukuki görüşler ve uyarıların varlığı ya da yokluğu, olası sorumlulukların belirlenmesinde kritik rol oynayacak.</p>

<h3><strong>Kurumsal yapı da tartışılıyor</strong></h3>

<p>Yaşanan gelişmeler, yalnızca bireysel sorumlulukları değil, belediye içindeki denetim ve karar alma mekanizmalarının işleyişini de gündeme getirdi. Uzmanlar, benzer durumların önüne geçilmesi için belediyelerde “<strong>önleyici hukuk</strong>” anlayışının daha etkin işletilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Uşak Belediyesi’ne yönelik soruşturma sürerken, hukuk biriminin süreçteki rolüne ilişkin tartışmaların önümüzdeki günlerde daha da artması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/belediyede-hukuk-tartismasi-sorumluluk-kimin</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/hukuk-isleri-mudurlugu.png" type="image/jpeg" length="63485"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak Belediyesi’ne 2. dalga: 25 Gözaltı Daha]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/usak-belediyesine-2-dalga-25-gozalti-daha</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/usak-belediyesine-2-dalga-25-gozalti-daha" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında ikinci dalga operasyon düzenlendi. Aralarında Celalettin Çoban ve Özhan Özgöbek’in de bulunduğu 25 kişi gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Uşak Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasında ikinci dalga operasyon gerçekleştirildi.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “rüşvet”, “irtikap” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında daha önce 27 Mart’ta Uşak, Kocaeli ve Ankara’da eş zamanlı operasyonlar düzenlenmişti.</p>

<p>[related-posts id="7660" color="bg-danger"][/related-posts]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İkinci dalga operasyon başlatıldı</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında elde edilen yeni delil ve belgeler doğrultusunda ikinci dalga operasyon için düğmeye basıldı. Savcılık talimatıyla harekete geçen mali suçlarla mücadele ekipleri, farklı adreslere eş zamanlı baskınlar gerçekleştirdi.</p>

<h3><strong>25 kişi gözaltında</strong></h3>

<p>Operasyon kapsamında belediye çalışanları ve iş insanlarının da aralarında bulunduğu toplam 25 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p>Gözaltına alınan isimler arasında CHP Uşak İl Başkanı ve aynı zamanda belediyenin muhasebecisi olduğu belirtilen Celalettin Çoban ile Özhan Özgöbek’in de yer aldığı öğrenildi.</p>

<h3><strong>Soruşturma genişleyebilir</strong></h3>

<p>Şüpheliler emniyete götürülerek sorguya alınırken, soruşturmanın genişleyebileceği ve gözaltı sayısının artabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Uşak Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, gelişmeler yakından takip ediliyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/usak-belediyesine-2-dalga-25-gozalti-daha</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/celalettin-coban-3.png" type="image/jpeg" length="28822"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Valiyi Gözaltına Aldılar: Gülistan Doku Dosyasında Önemli Gelişme]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/valiyi-gozaltina-aldilar-gulistan-doku-dosyasinda-onemli-gelisme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/valiyi-gozaltina-aldilar-gulistan-doku-dosyasinda-onemli-gelisme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika: Gülistan Doku dosyasında 'delil karartma' iddialarıyla hakkında soruşturma başlatılan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Elazığ’da gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA KRİTİK GELİŞME: ESKİ VALİ GÖZALTINDA</strong></p>

<p>Yaklaşık altı yıldır kamuoyunun gündeminde olan Gülistan Doku dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. “Delil karartma” iddiaları kapsamında başlatılan soruşturma çerçevesinde, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel Elazığ’da gözaltına alındı. Gelişme, hem hukuk çevrelerinde hem de kamuoyunda dosyanın seyrine ilişkin yeni tartışmaları beraberinde getirdi.</p>

<h3>OLAYIN GEÇMİŞİ: GÜLİSTAN DOKU NASIL KAYBOLDU?</h3>

<p>Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli’de kayboldu. Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi olan Doku’nun en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki köprü civarında görüldüğü tespit edildi. O tarihten bu yana yapılan arama çalışmalarına rağmen kendisine ulaşılamadı.</p>

<p>Olayın ilk günlerinden itibaren hem ailesi hem de kamuoyu, soruşturmanın yeterince etkin yürütülmediği yönünde eleştirilerde bulundu. Özellikle bazı şüpheliler hakkında yeterli işlem yapılmadığı ve dosyanın derinleştirilmediği iddiaları sıkça gündeme geldi.</p>

<h3>ŞÜPHELER VE İDDİALAR: DELİL KARARTMA TARTIŞMALARI</h3>

<p>Dosyada en çok tartışılan başlıklardan biri, olayla bağlantılı olduğu öne sürülen bazı kişilerin korunmuş olabileceği yönündeki iddialar oldu. Bu kapsamda, dönemin Tunceli Valiliği başta olmak üzere bazı kamu görevlilerinin soruşturma sürecinde ihmali ya da yönlendirici rol oynadığı ileri sürüldü.</p>

<p>“Delil karartma” iddiaları özellikle son dönemde yeniden gündeme gelirken, bazı kamera kayıtlarının eksik olduğu, ifadelerin yeterince derinleştirilmediği ve kritik detayların göz ardı edildiği öne sürüldü. Bu iddialar üzerine savcılık tarafından yeni bir inceleme başlatıldığı öğrenildi.</p>

<p><img alt="Valisonel" class="detail-photo img-fluid" height="431" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/valisonel.jpg" width="706" /></p>

<h3>GÖZALTILAR: SORUŞTURMA GENİŞLİYOR MU?</h3>

<p>Soruşturma kapsamında yalnızca Tuncay Sonel değil, dosyada adı geçen bazı kamu görevlileri ve ilgili kişiler hakkında da işlem yapıldığı iddia ediliyor. Ancak resmi makamlar tarafından gözaltı sayısı ve kapsamına ilişkin detaylı bir açıklama henüz yapılmış değil.</p>

<p>Elazığ’da gerçekleştirilen operasyonun, dosyanın yeniden ele alındığının bir göstergesi olduğu değerlendiriliyor. Gözaltı kararlarının, mevcut delillerin yeniden incelenmesi ve yeni bulgular ışığında verildiği ifade ediliyor.</p>

<h3>AİLENİN TALEBİ: “DOSYA AYDINLATILSIN”</h3>

<p>Gülistan Doku’nun ailesi, yıllardır adalet arayışını sürdürüyor. Aile, dosyanın etkin şekilde soruşturulmadığını savunarak sorumluların ortaya çıkarılmasını talep ediyor. Son gelişmelerin ardından aileye yakın kaynaklar, sürecin şeffaf şekilde yürütülmesi gerektiğini ve tüm iddiaların titizlikle incelenmesini istediklerini dile getirdi.</p>

<p><img alt="Guldoku" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/guldoku.jpg" width="1280" />KAMUOYUNDA YANKI: YENİ BİR DÖNEM Mİ?</p>

<p>Yaşanan son gelişme, Gülistan Doku dosyasında yeni bir dönemin başlayabileceği şeklinde yorumlanıyor. Uzmanlar, “delil karartma” iddialarının ciddi suçlamalar içerdiğini ve soruşturmanın derinleşmesi halinde dosyanın seyrinin tamamen değişebileceğini belirtiyor.</p>

<p>Yetkililerden yapılacak resmi açıklamalar ve soruşturmanın ilerleyen aşamaları, kamuoyunun yakından takip ettiği bu dosyada belirleyici olacak. Dosyanın akıbeti, hem adalet arayışındaki aile hem de toplum açısından büyük önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uşaklı vatandaşlar da dosyanın akıbetini ve adaletin bir an önce tecelli etmesini istiyorlar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/valiyi-gozaltina-aldilar-gulistan-doku-dosyasinda-onemli-gelisme</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/gulistan-doku-999.jpg" type="image/jpeg" length="98654"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Acının Gölgesinde Okunan Hutbe: Yetersiz, mesafeli, sığ ve etkisiz!]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/acinin-golgesinde-okunan-hutbe-yetersiz-mesafeli-sig-ve-etkisiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/acinin-golgesinde-okunan-hutbe-yetersiz-mesafeli-sig-ve-etkisiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cuma namazı çıkışında konuşan cami cemaatinden bazıları kendi aralarında hutbenin olayları anlatmaya yetmeyecek kadar kısa olduğunu bundan daha önemsiz konular için daha uzun hutbeler dinlediklerini belirttiler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Acının Gölgesinde Okunan Hutbe: Yetersiz, mesafeli, sığ ve etkisiz!</strong></p>

<p>Türkiye’nin yüreğini dağlayan okul saldırıları ve cinayetlerinin ardından gözler, toplumun en güçlü manevi kürsülerinden biri olan Diyanet İşleri Başkanlığı’na çevrildi. Ancak okunan son cuma hutbesi, yaşanan travmanın büyüklüğüyle kıyaslandığında birçok kesimde “yetersiz”, “mesafeli” ve “etkisiz” bulunarak eleştiri konusu oldu.</p>

<p>Tüm Türkiye genelinde okutulan hutbe metni, “birbirimize kenetlenelim” çağrısıyla başlasa da, toplumun beklediği yüzleşme ve derinlikten uzak bir çerçevede kaldı. Oysa yaşananlar sıradan bir “üzüntü” değil; eğitim yuvalarına yönelen, çocukları ve öğretmenleri hedef alan bir şiddet dalgasıydı. Böyle bir tabloda, sadece teselli cümleleriyle yetinmek, kamuoyunda “söz var ama sarsıntı yok” eleştirilerini beraberinde getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Metinde yer alan “dijital bağımlılıklar”, “zararlı alışkanlıklar” ve “olumsuz iletişim dili” vurguları ise dikkat çekici olmakla birlikte, yaşanan olayların doğrudan sebepleriyle bağ kurmakta yetersiz kaldı. Toplumun önemli bir kesimi, bu tür genellemelerin, meselenin özünü perdelediğini düşünüyor. Zira ortada yalnızca bireysel zaaflarla açıklanamayacak kadar derin bir sosyal kırılma söz konusu.</p>

<p><strong>Eleştirilerin odak noktası ise hutbenin “fail”, “sorumluluk” ve “önleyici mekanizmalar” konusunda neredeyse hiçbir somut vurgu içermemesi.</strong> Eğitim kurumlarında artan şiddetin nedenlerine dair açık bir analiz yapılmaması, dini ve ahlaki sorumlulukların daha güçlü bir dille hatırlatılmaması, hutbenin etkisini sınırlayan başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.</p>

<p><strong>Oysa cami kürsüleri, sadece teselli dağıtan değil, aynı anda binlerce camide milyonlarca insanın pür dikkat kesildiği bir anda topluma çok daha etkili mesajların verilebileceği manevi mekanlardır. Hz. Muhammed’in hayatına bakıldığında, haksızlık ve zulüm karşısında açık ve net bir duruşun esas olduğu görülür. </strong>Böylesi zamanlarda daha güçlü, daha doğrudan ve daha sarsıcı bir dil beklemek, toplumun en doğal hakkı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Hutbenin sonunda yapılan “kendinizi ve ailenizi koruyun” çağrısı ise sorumluluğu büyük ölçüde bireylere yükleyen bir çerçeve çiziyor. Ancak kamuoyuna göre, bu tür trajediler sadece ailelerin değil; eğitim sisteminden güvenlik politikalarına, sosyal medyadan kültürel iklime kadar geniş bir alanın ortak sorumluluğunu gerektiriyor.</p>

<p>Türkiye’nin içinden geçtiği bu ağır süreçte, toplumun beklentisi yalnızca “kenetlenme” çağrıları değil; aynı zamanda açık bir muhasebe, güçlü bir uyarı ve yol gösterici bir irade. Çünkü böylesi zamanlarda söylenen sözler, sadece kulaklara değil, kalplere de hitap etmek zorunda. Aksi halde, en yüksek kürsülerden yükselen cümleler bile, toplumun derin yaralarına temas edemeden havada asılı kalıyor.</p>

<p>Cuma namazından çıkan cami cemaatinden bazılarının kendi aralarında hutbenin olayları anlatmaya yetmeyecek kadar kısa olduğunu bundan daha önemsiz konular için daha uzun hutbeler okunduğunu belirttiler.</p>

<p>Bir grup vatandaş da okunan hutbeyi yaşanan acı olayları hafifletmeyecek kadar sığ bulduklarını ifade ettiler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/acinin-golgesinde-okunan-hutbe-yetersiz-mesafeli-sig-ve-etkisiz</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 20:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/hutbe-okuma.jpg" type="image/jpeg" length="42670"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman Psikolojik Danışman Melek HÜSEN, "Bekçiyi okul önlerine değil çocuklarımızın içine dikmeliyiz"]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/uzman-psikolojik-danisman-melek-husen-bekciyi-okul-onlerine-degil-cocuklarimizin-icine-dikmeliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/uzman-psikolojik-danisman-melek-husen-bekciyi-okul-onlerine-degil-cocuklarimizin-icine-dikmeliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklarımız öncelikle anne babaların ve tüm insanların emanetidir. Bu bakımdan onlar hem büyük bir hediye hem de bir imtihandır. Her insan kendisine verilen emaneti koruyup kollamak ister. Bunun temelinde ise sevgi yatmaktadır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Bekçiyi okul önlerine değil çocuklarımızın içine dikmeliyiz</strong></h3>

<p><strong>Artan Endişeler ve Çözüm Arayışları</strong></p>

<p>Çocuklarımız ve gençlerimizde giderek artan olumsuz tutum ve davranışların nasıl bir noktaya geldiğini ne yazık ki son zamanlarda daha net görür olduk. Bu durum hem anne babaların hem de öğretmenlerin endişelerini oldukça artırmıştır. Bu endişeler beraberinde “Acaba çocuklarımıza veya öğrencilerimize nasıl yaklaşmalıyız, onları geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için olumsuzluklardan nasıl uzak tutmalı, korumalı ve eğitmeliyiz?” şeklinde soru işaretlerini de getirmektedir.</p>

<p>Haliyle çoğalan bu tarz sorulara çeşitli cevaplar da gündemde yerini almaya başladı. Gündemdeki önerilerden biri de okulların önüne polis ve bekçi dikmek şeklindeydi. Peki bu tarz önlemler çocuklarımızı ve gençlerimizi gerçekten tüm tehlikelerden korumak ve onların iyi birer insan olmaları adına yeterli olabilir mi? Hem uzman bakış açısıyla hem de yapılan araştırmalar ışığında bu tarz önlemlerin yeterli olmayacağı görüşündeyim.</p>

<h3><strong>Sevgi Temelli Eğitim ve Emanet Bilinci</strong></h3>

<p>Çocuklarımız öncelikle anne babaların ve tüm insanların emanetidir. Bu bakımdan onlar hem büyük bir hediye hem de bir imtihandır. Her insan kendisine verilen emaneti koruyup kollamak ister. Bunun temelinde ise sevgi yatmaktadır.</p>

<p>Temeli sevgiyle kurulan bir yuvada yetişen çocuklar ve gençler olumlu değerlere daha çok yönelecek ve bu değerleri ilke edinecektir. Çocuklarınızı ve öğrencilerinizi çok sevin. Ancak bu sevginin, onların tüm taleplerini sınırsızca yerine getirmek anlamına gelmesine izin vermeyin. Aksi halde bu durum yozlaşmaya sebep olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İnsanın Fıtratı: Nefs ve Ruh Dengesi</strong></h3>

<p>Yozlaşma, insanın fıtratında var olan bir eğilimdir. Bu fıtratı anlamak için insanı sadece psikolojik açıdan değil, manevi açıdan da ele almak gerekir. Tasavvufi bakış açısına göre insan; fiziksel beden, nefs ve ruhtan oluşur.</p>

<p>Nefsin manevi kalbinde doğuştan itibaren karanlık ve 19 grup afet (kin, nefret, yalan, zulüm, zan, cehalet, öfke, kıskançlık, küfür, cimrilik, isyan, sabırsızlık, kibir ve gurur, hırs ve şehvet, nankörlük, dedikodu, iptilalar, vefasızlık, mürailik, fitne ve fesat) bulunur. Buna karşılık ruhun manevi kalbinde ise aydınlık ve 19 grup haslet (sevgi, iman, doğruluk, adalet, edep, ilim, cömertlik, sekinet, itaat, sabır, tevazu, kanaat, şükür, ketumiyet, hakikat, faziletler, vefa, ihlas ve tevhit) yer alır.</p>

<h3><strong>Sınır Koymak ve Doğru Yönlendirme</strong></h3>

<p>Çocuklarımızın ve gençlerimizin nefsani talepler doğrultusunda istediği gibi davranmasına müsaade etmemek; anne babaların, öğretmenlerin ve toplumun ortak sorumluluğudur.</p>

<p>Çocukların her istediğini almak onların gelişimine değil, yozlaşmasına katkı sağlar. Eğer bir şey verilecekse, bunun bir sebebe bağlı olması gerekir. Bu yaklaşım çocuğu doğru istikamete yönlendirir ve gelişimine katkı sağlar.</p>

<p>Aynı zamanda çocukların kendilerini ifade etmelerine fırsat tanımak da önemlidir. Onları dinlemeden karar vermek doğru değildir. Ancak kararlılık gösterilmesi gereken durumlarda, çocukların inadından daha güçlü bir duruş sergilenmelidir. Şiddet ve hakaret ise kesinlikle kaçınılması gereken yöntemlerdir.</p>

<h3><strong>Özgürlük, Sorumluluk ve Dijital Denetim</strong></h3>

<p>Herkesin özgürlüğü, başkalarının özgürlüğüne zarar verdiği noktada sona erer. Bu bilinç çocuklara mutlaka kazandırılmalıdır. Başkalarına verilen rahatsızlıkların bir karşılığı olduğu anlatılmalıdır.</p>

<p>Günümüzde dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri de çocukların dijital dünyadaki yaşamlarıdır. İzledikleri içerikler, oynadıkları oyunlar ve iletişim kurdukları kişiler mutlaka denetim altında tutulmalıdır. Bu denetim baskı yoluyla değil, bilinç kazandırarak yapılmalıdır.</p>

<h3><strong>İçsel Bekçi: Ahlak ve Erdem</strong></h3>

<p>Çocuk ve gençlerimiz geleceğin büyükleridir. Onları geleceğe hazırlamanın yolu, dışarıdan bir bekçi koymaktan değil, içlerine bir bekçi yerleştirmekten geçer. Bu bekçi; ahlak, erdem ve fazilettir.</p>

<p>Bu değerler zorla değil, sevgiyle kazandırılabilir. Çocukların hem kendilerini hem çevrelerini sevebilmeleri için doğru yönlendirilmesi gerekir. Manevi gelişim de bu sürecin önemli bir parçasıdır.</p>

<h3><strong>Sevgiyle İnşa Edilen Gelecek</strong></h3>

<p>İnsanın iç dünyasında sevgi ve aydınlık arttıkça, davranışları da olumlu yönde değişir. Bu değişim hem bireysel hem toplumsal ilişkileri etkiler. Her bireyin bu yönde gelişim göstermesi, daha yaşanabilir bir dünyanın kapılarını aralar.</p>

<h3><strong>Zorlu Ama Değerli Bir Yol</strong></h3>

<p>Çocuklarımızı ve gençlerimizi sevgiyle ve akılcı bir yöntem olan ikna yöntemiyle doğru tutum ve davranışlara yönlendirmek çok dik bir yokuşa benzer. Bu dik yokuşu kalıcı bir şekilde ve kolaylıkla aşarak çocukların ve gençlerin doğru düşünme alışkanlıklarını artırmak için uzman desteği almanız oldukça önemlidir.</p>

<p>Yalnız değilsiniz. Çocuklarımız ve gençlerimizden hepimiz sorumluyuz. Birlik ve beraberlik içerisinde bu dik yokuşu sevgiyle aşarak aydınlık bir geleceğe emin adımlarla yürümek dileğiyle..</p>

<p><strong>Uzman Psikolojik Danışman</strong><br />
<strong>Aile Danışmanı</strong><br />
<strong>Melek HÜSEN</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/uzman-psikolojik-danisman-melek-husen-bekciyi-okul-onlerine-degil-cocuklarimizin-icine-dikmeliyiz</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 18:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/melek-husun.jpg" type="image/jpeg" length="12588"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okul saldırılarının ardından İçişleri Bakanının başkanlık edeceği kritik toplantı yarın]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/okul-saldirilarinin-ardindan-icisleri-bakaninin-baskanlik-edecegi-kritik-toplanti-yarin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/okul-saldirilarinin-ardindan-icisleri-bakaninin-baskanlik-edecegi-kritik-toplanti-yarin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Çiftçi, toplantının ardından saldırıda hayatını kaybedenler için düzenlenecek cenaze törenlerine katılmak üzere Kahramanmaraş'a geçecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanlığı'ndan Okul Güvenliği Açıklaması</strong></p>

<p>İçişleri Bakanlığı, Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'nda yaşanan silahlı saldırının ardından okul güvenliğine ilişkin kapsamlı adımlar atıldığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yarın Kritik Toplantı</strong></p>

<p>Bakanlık bünyesindeki Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi'nde (GAMER) yarın saat 09.00'da üst düzey bir değerlendirme toplantısı düzenlenecek. İçişleri Bakanı Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Tekin'in bir araya geleceği toplantıya valiler, il emniyet müdürleri, il jandarma komutanları ve il milli eğitim müdürleri video konferans yoluyla katılacak. Toplantıda okullar ile okul çevrelerinde alınacak güvenlik önlemleri tüm boyutlarıyla ele alınacak.</p>

<p><strong>Devlet Tüm Kurumlarıyla Sahada</strong></p>

<p>Bakanlık açıklamasında olayın ilk anından itibaren devletin tüm kurumlarıyla müdahil olduğu vurgulandı. Bu çerçevede:</p>

<ul>
 <li><strong>İçişleri Bakanlığı</strong> mülkiye ve polis başmüfettişlerini görevlendirdi.</li>
 <li><strong>Adalet Bakanlığı</strong> koordinasyonunda adli süreç titizlikle yürütülüyor.</li>
 <li><strong>Milli Eğitim Bakanlığı</strong> 4 başmüfettişle idari inceleme başlattı.</li>
 <li><strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı</strong> saldırıdan etkilenen bireyler ve ailelerin rehabilitasyon sürecini üstlendi.</li>
</ul>

<p><strong>Güvenlik Tedbirleri Artırıldı</strong></p>

<p>Açıklamada okullardaki güvenlik önlemlerinin güçlendirildiği belirtildi. Sosyal medyada siber devriye çalışmalarının da kesintisiz sürdürüldüğü ifade edildi. Saldırı üzerinden provokasyon yapmaya, dezenformasyon yaymaya ya da suçu övmeye çalışanlar hakkında Siber Suçlar, İstihbarat, Güvenlik ve Asayiş Daire Başkanlıkları tarafından gerekli işlemlerin kararlılıkla yürütüldüğü bildirildi.</p>

<p><strong>Cenaze Töreni İçin Kahramanmaraş'a Hareket</strong></p>

<p>Bakan Çiftçi, toplantının ardından saldırıda hayatını kaybedenler için düzenlenecek cenaze törenlerine katılmak üzere Kahramanmaraş'a geçecek. Bakanlık açıklaması, hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına ve tüm eğitim camiasına başsağlığı, yaralılara ise acil şifa dileğiyle son buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/okul-saldirilarinin-ardindan-icisleri-bakaninin-baskanlik-edecegi-kritik-toplanti-yarin</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 01:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ugurmedya.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" type="image/jpeg" length="42983"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Konya’dan yola çıktılar: “Vicdan ve merhamet” seferberliği]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/konyadan-yola-ciktilar-vicdan-ve-merhamet-seferberligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/konyadan-yola-ciktilar-vicdan-ve-merhamet-seferberligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mehir Vakfı bünyesindeki Vicdan ve Merhamet Platformu, Türkiye genelinde teşkilatlanarak toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img align="left" alt="Mehir Aile Platformu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="259" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/mehir-aile-platformu-2.webp" style="margin-left:10px; margin-right:10px" width="400" />Mehir Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren Vicdan ve Merhamet Platformu, toplumsal dayanışmayı artırmak ve insani değerleri yeniden hatırlatmak amacıyla Türkiye genelinde çalışmalarını hızlandırdı.</p>

<p>2016 yılında kurulan platformun, 10 bölgede ve 81 ilde teşkilatlanma çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. Platformun, toplumda güven, adalet, empati ve sorumluluk gibi değerleri güçlendirerek geniş çaplı bir iyilik hareketi oluşturmayı hedeflediği ifade edildi.</p>

<h3>“Empati ve merhamet temel rol oynuyor”</h3>

<p>Platformun Onursal Başkanı ve Mehir Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa Özdemir, modern dünyanın bireyleri yalnızlaştırdığına dikkat çekerek, toplumsal sorunların çözümünde empati ve merhametin belirleyici olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özdemir, “Vicdan, insanın içindeki en güçlü pusuladır. Bu pusulayı kaybettiğimizde yönümüzü de kaybederiz” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>“Merhamet toplumsal sorumluluktur”<img align="right" alt="Mehir Aile Platformu (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="267" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/mehir-aile-platformu-1-1.webp" style="margin-left:10px; margin-right:10px" width="400" /></h3>

<p>Mehir Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanvekili Saffet Köse ise merhametin yalnızca bireysel bir duygu olmadığını belirterek, toplumsal bir sorumluluk olduğuna işaret etti.</p>

<p>Köse, merhametin harekete geçmeyi gerektirdiğini vurgulayarak, ihtiyaç sahiplerine ulaşmanın ve adaleti gözetmenin bu anlayışın temel unsurları olduğunu ifade etti.</p>

<h3>Hedef: Küresel bir iyilik hareketi</h3>

<p>Platformun Genel Başkanı Esra Ay da farklı kesimlerden insanları ortak değerler etrafında buluşturmayı amaçladıklarını belirtti.</p>

<p>Gönüllülük esasına dayalı olarak faaliyet gösterdiklerini ifade eden Ay, vicdan ve merhametin yalnızca söylemde kalmaması gerektiğini, günlük hayatın bir parçası haline getirilmesinin önem taşıdığını dile getirdi.</p>

<p>Platform yetkilileri, uzun vadede vicdan ve merhamet temelli bir anlayışı yalnızca Türkiye’de değil, tüm dünyada yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirtti.</p>

<p><img align="left" alt="Mehir Aile Platformu (1)" class="detail-photo img-fluid" height="318" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/mehir-aile-platformu-1.jpg" style="margin-left:10px; margin-right:10px" width="400" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/konyadan-yola-ciktilar-vicdan-ve-merhamet-seferberligi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 22:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/mehir-aile-platformu-1-2.jpeg" type="image/jpeg" length="87139"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avukat Baki Kantar "Tutuklama bir istisnadır ancak bugün neredeyse sıradan bir uygulama haline geldi."]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/avukat-baki-kantar-tutuklama-bir-istisnadir-ancak-bugun-neredeyse-siradan-bir-uygulama-haline-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/avukat-baki-kantar-tutuklama-bir-istisnadir-ancak-bugun-neredeyse-siradan-bir-uygulama-haline-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vatandaşların doğayı, suyu ve yaşam alanlarını koruma çabasının temel bir hak olduğunu vurgulayan Kantar, “Devlet bir bütündür ancak uygulayıcıların kararları tartışılabilir. Özellikle bilirkişi raporları ve teknik süreçlerde ciddi sorunlar yaşanabiliyor.”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak’ta katıldığı, <strong>Hüseyin Özbek ile Şehirde Hayat </strong>isimli radyo programında değerlendirmelerde bulunan Avukat Baki Kantar, son yıllarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının Türkiye’deki yansımalarına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Türkiye’de istinaf, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi gibi iç hukuk yolları varken vatandaşların neden AİHM’e gitmek zorunda kaldığını sorgulayan Kantar, “Yerel mahkemelerde daha titiz ve hassas bir yargılama süreci işletilse, birçok dosya üst mahkemelere hatta Avrupa’ya taşınmadan çözülebilir” dedi.</p>

<p>Kantar, adaletin sadece sağlanmasının değil, toplumda buna olan inancın korunmasının da büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Bugün toplumda adaletin gerçekleştiğine dair inanç giderek zayıflıyor. Bu durum vatandaşları iç hukuk yollarını sonuna kadar zorlamaya ve ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitmeye yöneltiyor” ifadelerini kullandı. Özellikle bazı mahkeme kararlarının uygulanmamasının hukuk düzeninde ciddi bir kargaşaya yol açtığını belirten Kantar, “En yüksek yargı organının kararlarının dahi tartışmaya açılması, sistemin kendi içinde çelişki yaşadığını gösteriyor” diye konuştu.</p>

<p>Uluslararası yükümlülüklere de dikkat çeken Kantar, Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmeler gereği AİHM kararlarının uygulanmasının bir devlet taahhüdü olduğunu ifade ederek, “Eğer bu kararlar uygulanmayacaksa bunun yolu bellidir; aksi halde imza atılan sözleşmelere uyulması gerekir. Bu, devletin itibarıyla doğrudan ilgilidir” dedi. Aksi durumun hukuk sistemine olan güveni daha da zedelediğini dile getiren Kantar, kuvvetler ayrılığı ilkesinin zayıflamasının da bu süreçte etkili olduğunu savundu.</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 04 13 172028" class="detail-photo img-fluid" height="708" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-13-172028.png" width="1188" /></p>

<p>Avukatlık mesleğinin doğası gereği “<strong>muhalif</strong>” bir karakter taşıdığını belirten Kantar, bu durumun yanlış anlaşıldığını ifade etti. “Avukatın görevi yapılan işlemi sorgulamak, hatayı ortaya koymak ve doğruya ulaşılmasına katkı sağlamaktır. Bu muhalefet değil, hukukun gereğidir” diyen Kantar, baroların da toplumsal konularda söz almasının doğal olduğunu söyledi.</p>

<p>Çevre ve yaşam hakkı mücadelelerine de değinen Kantar, özellikle Akbelen Ormanı ve Murat Dağı gibi bölgelerde yaşanan gelişmeler üzerinden önemli mesajlar verdi. Vatandaşların doğayı, suyu ve yaşam alanlarını koruma çabasının temel bir hak olduğunu vurgulayan Kantar, <strong>“Devlet bir bütündür ancak uygulayıcıların kararları tartışılabilir. Özellikle bilirkişi raporları ve teknik süreçlerde ciddi sorunlar yaşanabiliyor”</strong> dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tutuklama uygulamalarına da değinen Kantar, ceza hukukunda tutuksuz yargılamanın esas olması gerektiğini hatırlatarak, “<strong>Tutuklama</strong> bir istisnadır ancak bugün neredeyse sıradan bir uygulama haline geldi. Bu durum hem bireysel özgürlükler hem de adalet algısı açısından ciddi riskler barındırıyor” şeklinde konuştu.</p>

<p>Açıklamalarının sonunda toplumsal duyarlılığa da vurgu yapan Kantar, hukuk sisteminin sağlıklı işlemesi için hem kurumların hem de vatandaşların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/avukat-baki-kantar-tutuklama-bir-istisnadir-ancak-bugun-neredeyse-siradan-bir-uygulama-haline-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/baki-kantar-baro.jpg" type="image/jpeg" length="90271"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avukat Baki Kantar’dan çarpıcı uyarı "Açlık kapıyı çalıyor"]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/avukat-baki-kantardan-carpici-uyari-aclik-kapiyi-caliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/avukat-baki-kantardan-carpici-uyari-aclik-kapiyi-caliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gıdanın, teknolojik gelişmelerden çok daha temel bir ihtiyaç olduğunun altını çizen Avukat Baki Kantar, “İHA da yapsak, uçak da üretsek, bunları yiyemeyiz."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UĞUR FM’de yayınlanan “Hüseyin Özbek ile Şehirde Hayat” programına konuk olan Avukat Baki Kantar, tarım, eğitim ve kırsal yaşam üzerine dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Kantar, özellikle tarımsal üretimin ihmal edilmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<p>Kantar, Türkiye’nin gıda konusunda dışa bağımlı hale gelmesinin risklerine dikkat çekerek, “Bugün buğday ithal edebiliriz. Ancak yarın bu kapılar kapandığında, tıpkı enerji hatlarında yaşanabilecek krizler gibi, toplum olarak açlıkla karşı karşıya kalabiliriz” ifadelerini kullandı. Gıdanın, teknolojik gelişmelerden çok daha temel bir ihtiyaç olduğunun altını çizen Kantar, “İHA da yapsak, uçak da üretsek, bunları yiyemeyiz. İnsan yaşamı için esas olan gıdadır” dedi.</p>

<p>Konuşmasında köy yaşamındaki değişime de değinen Kantar, geçmişte köylerdeki okulların sadece eğitim değil, aynı zamanda milli ve sosyal değerlerin yaşatıldığı merkezler olduğunu belirtti. Bayrak törenleri, İstiklal Marşı ve milli bayram kutlamalarının çocukların gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Kantar, köylerin boşalmasıyla birlikte bu değerlerin de zayıfladığını söyledi.</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 04 13 172028" class="detail-photo img-fluid" height="708" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-13-172028.png" width="1188" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kantar, köy okullarının kapanması ve kırsal yaşamın gerilemesiyle birlikte yeni nesillerin tarımdan uzaklaştığını belirterek, “Bugün şehirde yetişen bir genç arpayla buğdayı ayırt edemeyebiliyor. Bu durum geleceğimiz açısından endişe verici” diye konuştu.</p>

<p>Eğitim sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kantar, geçmişte öğretmen okullarının yaygın olduğunu ve mezunların doğrudan göreve başlayabildiğini hatırlattı. O dönemde öğretmenliğin bir ideal ve yaşam biçimi olarak benimsendiğini ifade eden Kantar, günümüzde ise eğitim sisteminin sık sık değişmesinin sorunlara yol açtığını dile getirdi.</p>

<p>Kantar, çözümün köy ve tarıma yeniden yönelmekten geçtiğini vurgulayarak, “Kendi kendine yetebilen bir üretim modeli oluşturmak zorundayız. Köye dönüşü sağlayacak kalıcı politikalar artık bir tercih değil, zorunluluktur” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/avukat-baki-kantardan-carpici-uyari-aclik-kapiyi-caliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/baki-kantar.jpg" type="image/jpeg" length="59590"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[S.A'nın avukatından açıklama: “İddialar gerçeği yansıtmıyor”]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/sanin-avukatindan-aciklama-iddialar-gercegi-yansitmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/sanin-avukatindan-aciklama-iddialar-gercegi-yansitmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özkan Yalım’la birlikte gözaltına alınan belediye personeli S.A.’nın avukatı, “Bankamatik personeli değil, hedef gösteriliyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özkan Yalım’ın gözaltına alındığı süreçte yanında bulunan S.A hakkında ortaya atılan iddialara ilişkin avukatı Ali Fatih Çetin kamuoyuna yazılı bir açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avukat Çetin, son günlerde basın ve sosyal medyada yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, müvekkili hakkında “yanlış ve yönlendirici bir algı” oluşturulduğunu ifade etti.</p>

<h3>“Bankamatik personeli değil”</h3>

<p>Açıklamada, S.A'nın kamuoyuna yansıtıldığı şekilde “bankamatik personeli” olmadığı vurgulanarak, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık lisans mezunu olduğu ve belediye bünyesinde aktif görev yapan bir personel olduğu belirtildi.</p>

<p>Müvekkilin herhangi bir ayrıcalıklı kadroda bulunmadığını ifade eden Çetin, görevini fiilen yerine getirdiğini ve özellikle sosyal sorumluluk projelerinde sahada aktif rol aldığını kaydetti.</p>

<h3>“Tek geliri maaşı”</h3>

<p>Açıklamada, S.S'nın herhangi bir mal varlığı bulunmadığı, tek gelirinin maaşı olduğu ve herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı bilgisine yer verildi.</p>

<h3><img align="left" alt="S." class="detail-photo img-fluid" height="210" src="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/s.JPG" style="margin-left:10px; margin-right:10px" width="112" />“Dezenformasyon ve linç süreci”</h3>

<p>Avukat Çetin, müvekkilinin sistematik bir dezenformasyona maruz kaldığını savunarak, bunun kamuoyu nezdinde bir “itibar suikastına” dönüştüğünü ifade etti. Bu tür paylaşımların masumiyet karinesini ihlal ettiğini vurguladı.</p>

<h3>Hukuki süreç başlatılacak</h3>

<p>Müvekkiline yönelik hakaret ve iftira içeren paylaşımların tespit edildiğini belirten Çetin, bu paylaşımları yapan kişiler hakkında hukuki ve cezai süreç başlatılacağını açıkladı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında gizlilik kararı bulunduğunu hatırlatan Çetin, süreç ilerledikçe gerçeklerin ortaya çıkacağını ve müvekkilinin maruz kaldığı haksızlıkların netleşeceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/sanin-avukatindan-aciklama-iddialar-gercegi-yansitmiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/s-a.jpg" type="image/jpeg" length="57896"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel Kütahya mitinginde Yalım’a değinmedi]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/ozgur-ozel-kutahya-mitinginde-yalima-deginmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/ozgur-ozel-kutahya-mitinginde-yalima-deginmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye gündeminde yer alan Özkan Yalım hakkında konuşması beklenen Özgür Özel, Kütahya mitinginde ekonomi vurgusu yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kütahya’da düzenlediği mitingde konuşan Özgür Özel, ülke gündeminde geniş yer bulan Özkan Yalım hakkında herhangi bir değerlendirmede bulunmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>27 Mart sabahı düzenlenen operasyonla gözaltına alınan, ardından tutuklanan ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan Yalım, Türkiye genelinde tartışılmaya devam ederken, gözler CHP liderinin mitingde yapacağı açıklamalara çevrilmişti.</p>

<h3>Gündem ekonomi oldu</h3>

<p>Özgür Özel, Kütahya mitinginde konuşmasını ağırlıklı olarak ekonomi üzerine kurdu. Emekliler ve çiftçilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çeken Özel, CHP iktidarında bu kesimlerin haklarının verileceğini söyledi.</p>

<p>Vergi politikalarına da değinen Özel, “Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alacağız. Kazanmayanlardan ise vergi almayacağız” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Yalım hakkında açıklama gelmedi</h3>

<p>Tüm ülke genelinde Özkan Yalım ile ilgili gelişmeler gündemdeki yerini korurken, CHP liderinin bu konuya değinmemesi dikkat çekti.</p>

<p>Kamuoyunda Yalım hakkında yapılacak açıklamalar merak edilirken, Kütahya mitinginde bu yönde bir değerlendirme yapılmaması farklı yorumlara neden oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/ozgur-ozel-kutahya-mitinginde-yalima-deginmedi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/ozgur-ozel-kutahya.JPG" type="image/jpeg" length="36069"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hakan Savaş’tan Yalım iddiası: “Rüşvet verenler kim?”]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/hakan-savastan-yalim-iddiasi-rusvet-verenler-kim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/hakan-savastan-yalim-iddiasi-rusvet-verenler-kim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aktivist Hakan Savaş, Özkan Yalım hakkında dikkat çeken iddialar ortaya attı: “MASAK verilerine göre 800 milyon TL bağış konuşuluyor.”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Siyasetçi ve aktivist Hakan Savaş, sosyal medya hesabından paylaştığı video ile Özkan Yalım hakkında dikkat çeken iddialarda bulundu.</p>

<p>Savaş, MASAK raporlarına dayandırdığını ifade ettiği açıklamasında, “Uşakspor adı altında toplanan resmi veya gayri resmi bağış miktarının 800 milyon TL civarında olduğu konuşuluyor” dedi. Söz konusu iddiaların kamuoyunda tartışma yaratması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Belediyenin bağışı 141 milyon TL”</strong></h3>

<p>Paylaşımında Sayıştay verilerine de atıfta bulunan Savaş, Uşak Belediyesi’nin 2024 yılı içerisinde yaklaşık 141 milyon TL bağış topladığını belirtti. Bu rakama 2025 ve 2026 yıllarının dahil olmadığını vurguladı.</p>

<h3><strong>“Rüşvetin veren tarafı da konuşulmalı”</strong></h3>

<p>Savaş, bağış adı altında alınan paraların “rüşvet” niteliği taşıdığı iddiasını dile getirerek, yalnızca alan tarafın değil veren tarafın da sorgulanması gerektiğini ifade etti.<br />
“Soru şu; rüşveti verenler kim?” diyen Savaş, konuyla ilgili yeni açıklamalar yapacağını belirterek, “Yarın anlatacağım” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Gözler yeni açıklamalarda</strong></h3>

<p>Savaş’ın yeni açıklamalarında hangi detayları paylaşacağı merak edilirken, iddiaların önümüzdeki günlerde siyasi tartışmaları daha da artırması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/hakan-savastan-yalim-iddiasi-rusvet-verenler-kim</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/04/hakan-savas-2.jpg" type="image/jpeg" length="29910"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD askeri üslerinin kullandırmayan İspanyol Başbakana Türk sosyal medyasından büyük destek]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/abd-askeri-uslerinin-kullandirmayan-ispanyol-basbakana-turk-sosyal-medyasindan-buyuk-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/abd-askeri-uslerinin-kullandirmayan-ispanyol-basbakana-turk-sosyal-medyasindan-buyuk-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, hem söylemiyle hem de somut adımlarıyla tarihe geçecek bir duruş sergiledi. Bu duruş Türkiye'de büyük yankı uyandırdı; sosyal medya Sánchez'i bağrına basarken binlerce Türk kullanıcı İspanyol lidere destek mesajları yağdırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının tüm dünyayı sarstığı günlerde Batı'dan beklenmedik ama bir o kadar güçlü bir ses yükseldi. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, hem söylemiyle hem de somut adımlarıyla tarihe geçecek bir duruş sergiledi. Bu duruş Türkiye'de büyük yankı uyandırdı; sosyal medya Sánchez'i bağrına basarken binlerce Türk kullanıcı İspanyol lidere destek mesajları yağdırdı.</strong></p>

<p><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">"SAVAŞA HAYIR" — İKİ KELİMEDE TARİHİ TAVIR</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının başlamasından kısa süre sonra Sánchez, X hesabından yaptığı açıklamada "Daha belirsiz ve düşmanca bir uluslararası düzene katkıda bulunan ve gerilimi tırmandıran ABD ve İsrail'in tek taraflı askeri operasyonunu reddediyoruz" ifadelerini kullandı. </strong></p>

<p><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">Bununla da kalmadı. Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, İspanya'daki ABD ile ortak işletilen askeri üslerin İran'a yönelik saldırılarda kullanılmasına kesinlikle izin verilmeyeceğini açıkladı. </strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">Uçuş takip sitesi FlightRadar24 verilerine göre ABD'ye ait 15 uçak daha önce İspanya'nın güneyindeki Rota ve Morón üslerinden ayrılmıştı; Savunma Bakanı Robles ise ABD'nin "muhtemelen bu üslerden operasyon yürütemeyeceğini bildiği için bu adımı attığını" söyledi. </strong></p>

<p><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">Kameraların karşısına geçen Sánchez, İspanya'nın tutumunu iki kelimeyle özetledi: "Savaşa hayır." Geçmişteki hataları tekrar etmeme çağrısı yapan Sánchez, hükümetinin bu tutumunun "Ukrayna ve Gazze'dekiyle aynı" olduğunu vurguladı ve "Bir yandan nefret dolu bir rejime karşı olunurken diğer yandan haksız ve tehlikeli bir askeri müdahaleye de karşı durulabileceğini" belirtti. </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">TRUMP TEHDİT ETTİ, SÁNCHEZ EĞİLMEDİ</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">ABD Başkanı Trump, bu tutum nedeniyle İspanya ile ticari ilişkileri kesme tehdidinde bulunurken Almanya Başbakanı Merz'in yanında Sánchez'i "berbat davranmakla" itham etti. Hürriyet Sánchez yılmadı ve tutumundan geri adım atmadı.</strong></p>

<p><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">GAZZEDEKİ SOYKIRIMDAN BU YANA TUTARLI BİR ÇIZGI</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">Sánchez'in bu çıkışı aslında yıllara yayılan tutarlı bir duruşun son halkası. Gazze soykırımının başında İsrail'in saldırılarının uluslararası hukuka uygunluğunu sorgulayan az sayıdaki Batılı liderden biri olan Sánchez, Mayıs 2024'te Norveç ve İrlanda ile birlikte Filistin'i resmen tanıdı. </strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">Ekim 2024'te ise Uluslararası Adalet Divanı'nda Güney Afrika'nın İsrail'e karşı soykırım suçlamasıyla açtığı davaya müdahil oldu. </strong></p>

<p><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">İspanya ayrıca İsrail'e silah ve askeri ekipman alım ya da satışını kalıcı olarak yasaklayan kanun hükmünde bir kararname çıkardı; Sánchez, Netanyahu hükümetini "masum çocukları açlıkla öldürerek savunmasız bir halkı yok etmekle" suçladı. </strong></p>

<p><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">Madrid, Trump öncülüğünde oluşturulan "Gazze Barış Kurulu"na katılma davetini de reddeden ilk ülkelerden biri oldu. Sánchez, Filistin yönetiminin kurulda yer almadığına dikkat çekerek bu girişimin uluslararası hukuka bağlılıkla bağdaşmadığını açıkladı. </strong></p>

<p><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">TÜRKİYE SOSYAL MEDYADA SÁNCHEZ'E KOŞTU</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">Bu onurlu duruş Türkiye'de büyük bir sempati dalgası yarattı. Bayrak asan capslerden saç ekimi esprilerine, kardeş ülke ilanlarına kadar uzanan bir dijital dayanışma patladı. Binlerce Türk kullanıcı Sánchez'in sosyal medya hesaplarına destek mesajları bıraktı; İspanya-Türkiye arasında beklenmedik bir gönül köprüsü kuruldu.</strong></p>

<p><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">AVRUPA'DA YALNIZ, VİCDANDA ÇOĞUNLUK</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">İngiltere, Fransa ve Almanya'nın yayımladığı ortak açıklamada İran'ın füze ve insansız hava aracı kapasitesini imha etmeye yönelik operasyonlar "gerekli ve orantılı savunma adımları" olarak desteklendi. Hürriyet Sánchez bu tabloda Avrupa'da gerçek anlamda yalnız kaldı. Ama vicdanda değil.</strong></p>

<p><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">İSLAM ÜLKELERİNE ÇAĞRI</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">Bir Batılı sosyalist liderin sergilediği bu onurlu duruş karşısında sormadan geçemiyoruz: Filistin'de, Sudan'da, Yemen'de, Doğu Türkistan'da zulme uğrayan halklara en yakın durması gereken İslam ülkeleri nerededir? Uluslararası hukuku ayaklar altına alan bu saldırganlık karşısında İslam coğrafyasının büyük çoğunluğunun sessizliği, tarihin en ağır sorularından birini sormamızı zorunlu kılıyor.</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">Sánchez'in "savaşa hayır" diyebilmesi için sosyalist olmasına gerek yok; insan olması yeter. Bu dersi bugün en net biçimde söyleyen İspanya oldu.</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-3ab8da24-7fff-eac8-0107-e35c9cd2650a">Uşak'tan ve Türkiye'den bu yürekli duruşa selam olsun.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/abd-askeri-uslerinin-kullandirmayan-ispanyol-basbakana-turk-sosyal-medyasindan-buyuk-destek</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 20:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/03/pedro-sancez.jpg" type="image/jpeg" length="59959"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayakkabısı hazırlanan kaymakamdan sonra kaymakam hanıma da şemsiye tutuldu]]></title>
      <link>https://www.ugurmedya.com.tr/ayakkabisi-hazirlanan-kaymakamdan-sonra-kaymakam-hanima-da-semsiye-tutuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ugurmedya.com.tr/ayakkabisi-hazirlanan-kaymakamdan-sonra-kaymakam-hanima-da-semsiye-tutuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kaymakam Duman’a kortej yürüyüşünde bir koruma polisinin şemsiye tuttuğu anlar, kısa sürede kamuoyunda gündem oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Tercan’ın kurtuluş kortejinde “şemsiye” tartışması: Kaymakamın görüntüleri sosyal medyada gündem oldu</h2>

<p>Geçtiğimiz günlerde cami çıkışı ayakkabısı ve çekeceği koruması tarafından hazır bekletilen kaymakam haberinden sonra Erzincan’ın Tercan ilçesinde düzenlenen kurtuluş günü etkinliklerinde çekilen bir görüntü, sosyal medyada yankı buldu. Tercan Kaymakamı Neslihan Kısa Duman’ın kortej yürüyüşü sırasında bir koruma polisinin kaymakamın arkasından şemsiye taşıdığı anlar, kısa sürede kamuoyunun gündem oldu.</p>

<h3>Protokol yürüyüşünde dikkat çeken detay</h3>

<p>Tercan’ın düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende, ilçe protokolü ve vatandaşlar kortej eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi. Etkinliğe katılan Kaymakam Neslihan Kısa Duman’ın yürüyüş sırasında yağmurdan korunması amacıyla bir koruma polisinin şemsiye tuttuğu görüldü.</p>

<p>Kortejde yer alan diğer katılımcıların ise herhangi bir şemsiye veya benzeri bir koruma olmadan yürüdüğü dikkat çekti. Bu anlara ait görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından konu kısa sürede tartışma konusu haline geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KAYMAKAM SESSİZLİĞİNİ BOZDU</strong></p>

<p>İlçe Kaymakamı Neslihan Kısa Duman sosyal medyadaki tepkiler üzerine yağmur altında koruma polisine şemsiye taşıttığı anlar için bir açıklama metni yayınladı.</p>

<p><strong>'DUYDUĞUM ÜZÜNTÜYÜ İFADE ETMEK İSTERİM...'</strong></p>

<p>Kaymakam Duman açıklamasında şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Yağmurlu bir anın görüntüsü üzerinden oluşan hassasiyeti anlıyorum. Paylaşılan video programın bir kesitine ilişkin olmakla beraber durumu fark ettiğim an şemsiyeyi alarak kendim taşımış olsam da görüntünün oluşturduğu izlenimin sorumluluğunu üzerimde görüyorum. Kamuoyunu meşgul etmiş olmaktan duyduğum üzüntüyü ifade etmek isterim. Saygılarımla."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ülke Gündemi</category>
      <guid>https://www.ugurmedya.com.tr/ayakkabisi-hazirlanan-kaymakamdan-sonra-kaymakam-hanima-da-semsiye-tutuldu</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Feb 2026 22:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ugurmedyacomtr.teimg.com/crop/1280x720/ugurmedya-com-tr/uploads/2026/02/kaymakam-semsiye.jpg" type="image/jpeg" length="46224"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
