2025-2026 Eğitim öğretim yılı sonunda gerçekleştirilecek olan LGS ve YKS sürecinde öğrenci, aile ve öğretmen davranışlarını ve ilişkilerini Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Danışmanı Melek HÜSEN Uğur medya okurları için değerlendirdi:
SINAV SONUCU SADECE BİR SAYIDIR, ÖĞRENCİNİN DEĞERİ DEĞİL !
Sınav dönemleri sadece öğrenciler için değil aileler ve öğretmenler için de duygusal iniş çıkışların olabileceği hassas bir dönemdir. Bu dönemlerde öğrencilerin hem duygusal süreçlerini olumlu bir şekilde kontrol altında tutabilmeleri hem de psikolojik dayanıklıkları daha yüksek olacak şekilde sınavlara odaklanarak en iyi performansları gösterebilmeleri ailelerin ve öğretmenlerin öğrencilere yaklaşımlarının sağlıklı olmasına da bağlıdır.
Sınav Kaygısını Artıran Düşünceler
LGS ve YKS gibi sınavlara az kalan bu süreçte evlerde, okullarda ve kurslarda öğrencilerin sınav sonuçları fazlasıyla gündemde. Gündemin sıklıkla sınav olması öğrencilerde “İyi bir sonuç alabilecek miyim” “Ya ailemi ve öğretmenlerimi utandırırsam” “Arkadaşlarım benden daha iyi bir sonuç alırsa” “Emeklerimin karşılığını alamazsam ne yaparım” gibi onlarda stres ve kaygı uyandıran yanlış düşünceleri artırabiliyor. Bu olumsuz ve yanlış düşüncelerin artmasında ailelerin tutumu ve öğretmenlerin yaklaşımı da oldukça etkili. Peki sınava az kalan bu süreçte öğrencilerin, ailelerin ve öğretmenlerin nelere dikkat etmesi gerekli?
Gerçek Başarı Nedir?
Öncelikle hatırlanması ve bilinmesi gereken temel şey, gerçek başarının sadece öğrencilerin akademik performanslarından ibaret olmadığı, onların hayatlarının küçük bir kesimi olan bu süreci sevgi, güven ve psikolojik dayanıklılık içerisinde geçirebilmeleridir. Ailelerin ve öğretmenlerin bu süreçte sürekli dersten konuşarak sınavı hatırlatmaları, başka öğrencilerle sıklıkla kıyaslama yapmaları, istenen hedefe ulaşılmazsa hayal kırıklığına uğrayacaklarını ve zor bir yaşam tarzının onları bekleyeceğini ifade etmeleri gibi olumsuz ifadeleri sık kullanmaları öğrencilerin kendilerine olan güvenlerini azaltmakla kalmayıp yoğun bir stres, kaygı ve tükenmişlik içinde olmalarına sebep olabilir.
Yapıcı İletişimin Gücü
Öğrencilerin sınava az kalan bu süreci en sağlıklı şekilde yaşayabilmesi ve hazırlıklarını tamamlayabilmesi için ailelerin ve öğretmenlerin onlara yargılayıcı bir şekilde değil sevgi, anlayış ve hoşgörüyle yaklaşması gerekmektedir. Bunun en etkili yolu onlara söylediklerinize dikkat etmekten geçer. Onlara kullandığınız dili yapıcı bir dile çevirin. Örneğin; “Bu soruyu nasıl kaçırırsın” değil “Bu soruyu nasıl okuduğunu konuşalım mı”, “Sınavda kaç net yaptın” değil “Sınavda kendini nasıl hissettin” şeklinde yapıcı sorular sorun. Yapıcı sorular ve ifadeler onlarda, “Sadece sınav sonucu yüksek geldiğinde sevilir ve değer görürüm” şeklinde yanlış algıdan uzak tutacak ve “Ailem ve öğretmenlerim beni her koşulda seviyor ve bana değer veriyor” şeklinde olumlu düşünmelerine vesile olacaktır. Sınav sonucu ne gelirse gelsin her şartta sevildiğini, kabul edildiğini ve değer gördüğünü bilen çocukların ve gençlerin kendilerine olan sevgi, saygı ve güvenleri de haliyle artacaktır. Bu şekilde olumlu iç dünyasına sahip olan öğrenciler stres ve kaygıyla değil yüksek psikolojik dayanıklılıkla ve güvenle gerçek bir başarıya ulaşabilirler. Sınavdan yüksek bir puan alıp iç dünyasında karanlıklara gömülmüş bir çocuğun nasıl aydınlık bir geleceği olabilir?
Mükemmeliyet Değil Psikolojik Dayanıklılık
Ailelerin ve öğretmenlerin, öğrencilerden mükemmel olmalarını beklemeleri doğru değildir. Öğrencilerden olumlu psikolojik iç dünyasıyla beraber ellerinden geleni yapmalarını beklemeleri gerekmektedir. Ve unutulmamalıdır ki öğrencilerin sınav sonuçları nihayetinde sadece bir sayıdır. Bu sayısal sonuç onların değerini ifade etmez. Bir öğrencinin sınav sonucu ne gelirse gelsin eğer olumlu bir iç dünyasına sahipse dolayısıyla psikolojik dayanıklılığı da yüksekse mutlaka önce kendisine sonrasında başka insanlara faydalı birisi olacaktır. Aydınlık bir gelecek kendini bilen, tanıyan, seven ve bu şekilde başkalarına faydalı olabilen insanların çoğunlukta olmasıyla mümkündür.
Hayatın En Büyük Sınavı
Hayatın kendisi en büyük sınavdır. Peki siz bu sınavı geçmek için neler yapıyorsunuz? Yoksa hayatın bir sınav olduğunu unutup küçük sorulara takılarak hep yanlış seçeneklerde mi kayboluyorsunuz? Bu hassas süreci uzman psikolojik danışmanlık desteğiyle hem öğrenciler hem de aileler daha kolay, sağlıklı ve kazançlı geçirebilirsiniz. Sevgiyle, güvenle ve olumlu desteklerle gerçek başarıları yaşamak ve yaşatmak dileğiyle..
Uzman Psikolojik Danışman Aile Danışmanı Melek HÜSEN